T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/106 Esas
KARAR NO :2024/870
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/12/2014
KARAR TARİHİ:05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekiledeni ... A.Ş. (...)'nun %99,98 hissesine sahip olduğu ... ... AŞ (...) ile davalı arasındaki bayilik ilişkisi nedeniyle, davalı tarafından, ... ili ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 604 parselde kain 9.298 m2 yüzölçümlü taşınmaz üzerinde ... Petrol ... A.Ş. lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, akabinde de 22.06.2004 tarihinde taraflar arasında 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi bağıtlandığını, taraflar arasındaki ilişki devam ederken Rekabet Kurulunun 05.03.2009 tarihli kararları ve 12.03.2009 tarihli duyurusu üzerine dava dışı ... Petrol.. A.Ş. , davalı ve vekiledeni şirket arasında, sektörde oluşan bu yeni düzenlemeye uyarlamanın sağlanması yönünde, dava dışı ... Petrol ... A.Ş. ve davalı arasında mevcut "dikey anlaşmanın" sonlandırıldığı ve 14.09.2010 tarihinde üçlü bir Protokol bağıtlandığını, buna göre Protokolün 2, 3, 4 ve 8. maddeleriyle 18.09.2010 tarihinde, ... Petrol ... A.Ş. lehine tesis edilmiş 15 yıl süreli intifanın 18.09.2015 tarihinde sona erecek şekilde kısaltıldığını ve dava dışı ......A.Ş. ile davalı arasında 18.09.2010- 31.12.2010 tarihleri arasını kapsayan bir Bayilik Sözleşmesi bağıtlandığını ve 01.01.2011 tarihinden 18.09.2015 tarihine kadar kısaltılmış intifa kullanım hakkının vekiledeni şirkete devri ve yine bu tarihten 18.09.2015 tarihine kadar süreli olmak üzere ... Bayiliği tesis edilmesinin kararlaştırıldığını, 01.01.2011 tarihinde vekiledeni şirket ile davalı arasında Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi bağıtlandığını, 14.09.2010 tarihli Protokolün 10. maddesinde de davalının istasyonunda ... satışlarının, bayilik sözleşmesinde belirtilen süre boyunca dava dışı ...... A.Ş. veya vekiledeni şirket tarafından yapılacağı hükme bağlanmış olduğundan, bu kez vekiledeni ile davalı arasında 18.09.2010 tarihinde 5 yıl süreli bir "Otogaz Bayilik Sözleşmesi" bağıtlandığını, işbu sözleşmenin 4/a maddesinde davalının, istasyonunda münhasıran vekiledeni ...'dan ve/veya vekiledeni ...'nun belirleyeceği yerden satın alacağı ...-oto gazı bulundurmayı, teşhir etmeyi ve satmayı, bu yerde vekiledeni ... tarafından tespit ve tayin olunacak şirketlerin malları dışında başka şirketlerin mallarını satmamayı, bulundurmamayı ve teşhir etmemeyi kabul ve taahhüt ettiği halde ve yine Otogaz Bayilik Sözleşmesinin 11. maddesinde; bayinin, mahalli piyasa ihtiyaçlarını karşılamak için satış yerinde; mutat satışı, olağanüstü hal ve vaziyetleri ve tatil günlerini göz önünde tutarak 24 saat kesintisiz bir şekilde mal satışını sürdürecek yeterli mal ve stoku bulundurmakla yükümlü olduğunun kararlaştırıldığı halde davalının, akaryakıt bayiliği devam etmekteyken taraflar arasındaki 14.09.2010 tarihli Protokol ve 18.09.2010 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi gereği üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, istasyonda sözleşmelerde belirtildiği şekilde vekiledeninden veya vekiledeninin belirlediği bir kaynaktan ...- Otogaz temin etmediğini, ancak istasyonunda bir başka otogaz dağıtım şirketinin (... ... Tic. ve San. A.Ş) Bayiliğini sürdürdüğünü, sözlü uyarılara rağmen vekiledenini oyalaması üzerine vekiledeni şirket tarafından davalıya Beyoğlu 41. Noterliğinden 11.11.2013 tarih ve 33636 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, işbu ihtarnameye rağmen davalı, taraflar arasında mevcut Otogaz Bayilik Sözleşmesi gereği üzerine düşen edimini yerine getirmediğinden vekiledeninin taraflar arasındaki 18.09.2010 tarihli Oto gaz Bayilik Sözleşmesini, .... Noterliğinden keşide ettiği 17.11.2014 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile feshettiğini, fesih ihtarında 14.09.2010 tarihli Protokol ve Otogaz Bayilik sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca haklı fesih sebebiyle 150.000 USD tutarındaki cezai şartın ve protokolün 10. Maddesine göre hesaplanacak kar mahrumiyeti bedelinin ihtarnamenin tebliğini takip eden 7 gün içinde ödenmesinin istendiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini beyanla 14.09.2010 tarihli protokolün "Feshin Sonuçları" başlıklı 14/a maddesi uyarınca davalının 150.000,-USD cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının ABD Doları ile açılmış 1 yıl vadeli mevdut hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile, sözü edilen protokolün 10. Maddesini gereğini yerine getirmediğinden, Otogaz Bayilik Sözleşmesinin Kâr Mahrumiyetini başlıklı 22 ve Feshin Sonuçları başlıklı 35/c maddeleri uyarınca, 18.09.2010 tarihinden, otogaz bayiliğinin ... tarafından haklı sebeple feshedildiği 17.11.2014 tarihine kadar işlemiş kar mahrumiyeti zararı ile, bu tarihten Otogaz Bayilik Sözleşmesinin normalde sona ereceği 18.09.2015 tarihine kadar işleyecek kar mahrumiyeti alacağından dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.09.2010-18.09.2015 Otogaz Bayilik Sözleşmesi dönemi için şimdilik 60.000-TL kar mahrumiyeti alacağının 3095 Sayılı yasanın 2 maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, vekiledeninin davacı yanın iddialarını dayandırdığı 18.09.2010 tarihli otogaz bayilik sözleşmesinden öncesine dayanan bayilik sözleşmesi ile dava dışı ... ... A.Ş. 'nin oto-gaz bayiliğini yaptığını, davacı yan vekiledeninin başka bir şirketin oto-gaz bayiliğini yaptığını başından beri bilmekte ve bu ticari ilişkiye vakıf basiretli bir tacir olarak vekiledeni ile 2004 yılından buyana en son 01.01.2011 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi çerçevesinde ticari ilişkisini aralıksız olarak bugüne kadar devam ettirdiğini, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, vekiledeni ile dava dışı ... ... A.Ş. arasında oto-gaz bayilik ilişkisi 2006 yılından buyana devam ederken davacı yan ile vekiledeni arasında 18.09.2010 tarihli oto-gaz bayilik ilişkisinin kurulduğu kabul edilse dahi, davacı yan ile vekiledeni arasında 18.09.2010 tarihinden sözleşmenin davacı yan tarafından fesih edildiği 17.11.2014 tarihine kadar hiçbir otogaz ... alım satımı olmadığını, oto-gaz bayilik ilişkisinin fiilen hayata geçmediği, davacı yanın oto- gaz satışı için ne teknik ne hukuki nede ticari olarak hiçbir girişim veya talebi olmadığını, davacının 11.11.2013 tarihli uyarı ihtarnamesine kadar geçen 3 yıl 3 aylık sürede taraflar arasında otogaz bayilik ilişkisinin fiilen başlamamış olmasına rağmen ne sözleşmeyi fesih ettiğini, ne de uyarı ihtarı çektiğini, esasen vekiledeni ile akaryakıt bayilik ilişkisinden kaynaklı ticari ilişkisini devam ettirdiği halde davaya konu 5 yıl süreli otogaz bayilik sözleşmesinin bitimine 10 ay kala vekiledeninin kendilerinden ... almadığı nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığından bahisle sözleşmeyi fesih etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, esasen vekiledeninin davacının taraflar arasında düzenlendiğini iddia ettiği 18.09.2010 tarihli otogaz bayilik sözleşmesinden çok daha önce ... ... Dağ. Tic. ve San. A.Ş. ile otogaz bayilik sözleşmesi bağıtlandığını ve ilk lisans aldığı 26.05.2006 tarihinden bu yana dava dışı ... A.Ş. nin otogaz bayilik faaliyetini yürüttüğünü, davacının iddia ettiği 18.09.2010 tarihli oto-gaz bayilik sözleşmesinin hiçbir şekilde fiilen yürürlüğe girmediğini, davacının 3 yıl 3 ay bekleyip .... Noterliğinin 17.11.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle bayilik sözleşmesini haklı nedenle feshettiği iddiasının hukuksal ve sektörel teammüller gereği kabul görmeyeceği sabit iken, vekiledeninden cezai şart talep edilmesinin hakkın açıkça kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, vekiledeninden kar mahrumiyeti talep etme hakkının da söz konusu olmadığını, davacının da kabulü olduğu üzere davaya konu 18.09.2010 tarihli otogaz bayilik sözleşmesinin fiilen hiçbir suretle yürürlüğe girmediğini, davaya konu 18.09.2010 tarihli sözleşme hükümleri gereği geçmişe yönelik olarak kar mahrumiyeti talebinde bulunamayacağının açık olduğunu beyanla, davacı yana karşı haksız rekabet teşkil eder netilekteki tutum ve davranışlarından ötürü her türlü hukuki yollara başvurma hakları saklı kalmak kaydı ile davacı yanın hiçbir suretle fiilen yürürlüğe girmemiş bir sözleşmeye dayanarak MK. 2 maddesi gereği dürüstlük ve iyi niyet kaidelerine aykırı bir şekilde vekiledeninden cezai şart ve kar mahrumiyeti taleplerinin haksız olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmelerinden kaynaklanan cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağı talebine ilişkindir.
Mahkememizin 2014/... Esas - 2018/... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, verilen bu kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği,
İstanbul BAM 43. HD nin 2020/98 E - 2020/377 K sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, verilen bu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2022 tarih ve 2021/1885 - 2022/6668 E.K. sayılı ilamı ile; "...14.09.2010 tarihinde düzenlenen protokolün ... Tesis, İkmal ve Satımı başlıklı 10/1. maddesi “Bayilik ilişkisi süresi içinde herhangi bir zamanda satış yerinde ... ünitesi tesisi ve satış söz konusu olduğunda, ... ikmal işlemleri bayilik sözleşme süreleri kapsamında ... veya ... tarafından yapılacaktır. BAYİ bu hususa ilişkin olarak, ... veya ... ile yine ... veya ...’nun tespit ve tayin edeceği şartlarla ... Otogaz Bayilik Sözleşmesi akdetmeyi beyan, kabul ve taahhüt etmiştir. Kar paylaşımı, otogaz konusunda yürürlükte olan kanun, kararname, tüzük, yönetmelik, tebliğ ve mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleşir.”. fesih başlıklı 13. maddesinin (a) bendinde “Bayinin işbu protokol veya taraflar arasında akdedilecek bayilik sözleşmesinin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiği veya borç ve taahhütlerine yerine getirmediği ahvalde, ... veya ... işbu protokol ve/veya buna uygun olarak akdedilecek sözleşmelerden dilediklerini feshetmek yetkisine haizdir.” feshin sonuçları başlıklı 14/a maddesinde “İşbu protokolün ve/veya taraflar arasında akdedilecek Bayilik Sözleşmesinin ... veya ... tarafından protokolün “FESİH” başlıklı maddesinin (a) bendi hükmüne göre feshi ya da BAYİ tarafından haksız surette feshi halinde, BAYİ; ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası Döviz Satış Kuru üzerinden 150,000 USD (Yüzellibin Amerikan Doları) tutarında cezai şartı ... veya ...’ya ödemekle birlikte ayrıca ... veya ...’nun doğmuş ve doğacak bilcümle zararlarını ve sözleşmenin vaktinden önce sona ermesi nedeniyle ... veya ...’nun kar mahrumiyetini derhal tazmin etmeyi kabul ve taahhüt eder. Bu halde ... veya ...’nun intifalı taşınmazın (Satış Yeri’nin) üzerindeki tüm tesisler, eklentiler, makine ve techizatla birlikte kendisine teslimini isteme hakkı olduğu gibi, bu hakkı kullanmayarak intifanın da terkinini talep hakkı vardır.”. hükmünü içermekte olup, bahse konu protokolün son cümlesinde ise işbu protokolün, taraflar arasında atfedilecek bayilik sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilmiştir.
Protokol uyarınca taraflar arasında düzenlenen 18.09.2010 tarihli otogaz bayilik sözleşmesinin 4/k maddesinde “..., satış yeri ile ilgili olarak yıllık satış hedeflerini yazılı olarak BAYİ’ye bildirecektir. BAYİ, kendisine bildirilen satış hedeflerini tahakkuk ile mükellef olup, kendisine bildirilen satış hedeflerini gerçekleştirememesi halinde, ...’nun süresinden evvel, işbu sözleşmeyi fesih yetkisini haiz olduğunu kabul etmiştir. BAYİ, işbu sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren 60 (altmış) gün içerisinde ...-Otogaz’ı satın almaya başlamak zorundadır.”. Kar mahrumiyeti başlıklı 22.maddesinde “BAYİ’nin işbu sözleşme mevzuu edimlerini basiretli bir tacirden beklenen gayret ve özenle yerine getirmemesi neticesi, ...-Otogazın bayi eliyle satışının gerekli düzeyin altında kalması halinde, BAYİ, bu sebeple ...’nun uğrayacağı kar mahrumiyetini tazmin etmekle yükümlüdür. Keza işbu sözleşmenin BAYİ’nin sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle ... tarafından ya da haksız surette BAYİ tarafından feshedilmesi halinde BAYİ, ...’nun bu yüzden doğabilecek tüm menfi ve müspet zararlarını ve bu arada sözleşme fesdehilmemiş olsaydı, ifa edileceği süre sonuna kadarki döneme ait olmakla üzere, ...’nun ileriye dönük kar mahrumiyetini derhal ödemekle yükümlüdür.”. Fesih başlıklı 34. maddenin (a) bendinde “İşbu sözleşmede açıkça belirtilen haller ve bayinin sözleşme mevzuu vecibeleri ile borç ve taahhütlerini kısmen ya da tamamen yerine getirmemesi halinde ...’nun sözleşmeyi tek tarafları olarak ve önel vermeksizin derhal feshetme hakkına haiz olduğu”. Feshin sonuçları başlıklı 35. maddenin (c) bendinde ise “İşbu sözleşmenin BAYİ’nin sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle ... tarafından ya da haksız surette BAYİ tarafından feshedilmesi halinde; BAYİ, ...’nun menfi ve müspet bilcümle zararlarını ve bu arada sözleşme feshedilmemiş olsaydı ifa edileceği süre sonuna kadar ki döneme ait olmak üzere ...’nun ileriye dönük kar mahrumiyetine derhal ödemekle yükümlüdür.” hükümlerine yer verilmiştir. Protokol ve otogaz sözleşmesinin imzalandığı ve yürürlüğe girdiği tarihte davalının, dava dışı ... Şirketi ile otogaz bayilik sözleşmesinin devam ettiği, tarafların bu durumu bildikleri ve bu sözleşmenin bitim tarihinde otogaz bayilik sözleşmesinin yürürlüğe girmesi konusunda zımnen anlaştıkları, davalının ... Şirketi ile olan 5 yıllık sözleşmesinin dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre 22.11.2013 tarihinde sona erdiği, davacının sözleşme bitim tarihinden önce davalıya gönderdiği 11.11.2013 tarihli ihtarnamede 3 gün içinde sözleşme şartlarına uyulmasını ihtar ettiği ancak davalının ihtara rağmen ... Şirketi ile olan Otogaz Bayilik Sözleşmesini uzattığı, bunun üzerine davacının 17.11.2014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 34/a maddesi uyarınca sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Davalı, davacı ile yapılan Otogaz Bayilik Sözleşmesinin, ... Şirketi ile yapılan sözleşmenin bitim tarihi olan 22.11.2013 tarihinde yürürlüğe gireceğini bildiği halde, ihtarnameye rağmen sözleşmesini uzatmak suretiyle davacı ile yapılan protokol ve Otogaz Bayilik Sözleşmesinin yürürlüğe girmesini engellemek suretiyle yukarıda belirtilen sözleşme hükümlerini açıkça ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olup, davacı sözleşmeyi feshetmekte haklıdır.
Anılan protokol ve sözleşme hükümleri uyarınca davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti taleplerinin yerinde olduğu; ancak davalı cezai şartın miktarının pek fahiş olduğunu ileri sürmesi nedeniyle davalının ekonomik durumu ve ticari faaliyetinin kapsamı dikkate alındığında talep edilen cezai şart miktarının pek fahiş olup olmadığı, davalının ekonomik açıdan mahvına sebep olup olmayacağı hususu ve davacının sözleşmenin feshinden sonra aynı şartlarda başka bir bayi ile ne kadar süre içerisinde sözleşme yapabileceğinin tespiti ile bu süre kadar ancak ve en fazla sözleşmenin fesih tarihi olan 17.11.2014 ila taraflar arasındaki sözleşmenin bitim tarihi arasındaki süre kadar yoksun kaldığı kar mahrumiyetini talep edilebileceği gözönüne alınarak bu hususlarda uzman bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ve eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın yazılı gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
Sonuç: yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına...." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalının ekonomik durumu ve ticari faaliyeti kapsamı dikkate alınarak talep edilen cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı, davalının ekonomik açıdan mahvına yol açıp açmayacağı hususlarının tespiti için davalının defterleri incelenmek suretiyle rapor tanzimi amacıyla bilirkişi ...'den talimat yolu ile alınan 20/02/2024 havale tarihli raporda özetle: ''...herhangi bir işletmenin cari oranı analiz edilirken yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda hareket edilir ve ilgili işletmenin bulunduğu sektör ve ülke dikkate alınırsa cari oran gerek işletmenin borç ödeme gücü hakkında gerekse çalışma sermayesi ihtiyacı hakkında faydalı bilgiler verecektir. Cari oranın işletme yöneticisine veya ilgili kişiye doğru bilgi verebilmesi için bilançoların cari oran hesabına uygun hale getirilmiş olması gerekir.
Cari oran aynı zamanda işletmenin finansman durumunda düzelme olup olmadığını da gösterir. Bu nedenle cari oranın dönemler arasındaki seyri, belirli bir döneme ait orandan daha önemlidir.
Bu bağlamda; Gelir idaresine gönderilen en son 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannamesi ne göre işletme aktifine kayıtlı arsa, bina ve taşıtlar 2020 yılına kadar bilançoda mevcut olup; 2021 yılı yıllık Gelir Vergisi beyannamesi'nde mevcut olmadıkları da görülmektedir. Verilen cezanın davalının ekonomik açıdan mahvına sebep olabileceği..."nin tespit ve rapor edildiği görülmüştür.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacı yanın sözleşmenin feshinden sonra hangi şartlarda başka bir bayii ile ne kadar süre içerisinde sözleşmeyi yapabileceğinin tespiti ile bu süre kadar ancak ve en fazla sözleşmenin fesih tarihi olan 17/11/2014 ile taraflar arasındaki sözleşmenin bitim tarihi arasındaki süre kadar yoksun kaldığı kar mahrumiyeti tutarının hesaplanması için davacı defterleri üzerinde yaptırılan incelem sonucu sunulan 30/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "...Davacı ile davalı arasında, davacının büyük oranda hissedarı olduğu dava dışı ... A.Ş. aracılığıyla 22.06.2004 tarihinde 5 yıl süreli bir Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzaladığı,
Rekabet Kurulu'nun 05.03.2009 tarihli kararı doğrultusunda, taraflar arasında 01.01.2011 - 18.09.2015 tarihileri arasında olmak üzere Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin imzalandığı,
İşbu protokolün 10. maddesi kapsamında taraflar arasında 18.09.2010 tarihli Oto gaz ... Bayilik Sözleşmesinin akdedildiği,
Otogaz bayilik sektöründe, aynı anda birden fazla dağıtıcıyla çalışmanın hukuki olarak mümkün olmaması ve sektörel teamüller çerçevesinde önceki bayilik ilişkisinin sona erdirilmeden yeni bir bayilik faaliyetinin başlatılamayacağı,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/1885 Esas No ve 2022/6668 Karar No'lu bozma ilamı kapsamında, “...Davalı davacı ile yapılan otogaz bayilik sözleşmesinin ... şirketiyle yapılan sözleşmenin bitim tarihi olan 22.11.2013 tarihinde yürürlüğe gireceğini bildiği halde ihtarnameye rağmen sözleşmesini uzatmak Suretiyle davacı ile yapılan protokol ve otogaz bayilik sözleşmesinin yürürlüğe girmesini engellemek suretiyle belirtilen sözleşme hükümlerini açıkça ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olup ve davacı sözleşmeyi feshetmekle haklıdır...” şeklinde karar verdiği,
10.02.2024 tarihli talimat raporun sonuç kısmında; Gelir idaresine gönderilen en son 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannamesine göre işletme aktifine kayıtlı arsa, bina ve taşıtlar 2020 yılına kadar bilançoda mevcut olup; 2021 yılı yıllık Gelir Vergisi beyannamesinde mevcut olmadıkları görüldüğünü ve verilen cezanın davalının ekonomik açıdan mahvına sebep olabileceği kanaatine varıldığı,
Yargıtay bozma ilamında davacının talep ettiği kar mahrumiyetinin, ancak Yargıtay’ın belirlediği 17.11.2014 - 18.09.2015 tarihleri arasında sınırlı bir dönemi kapsadığını ve davalı şirketin dava dışı ...’ dan yapmış olduğu fiili alım miktarları dikkate alınarak, davacı yanın talep edebileceği kar mahrumiyeti tutarının 50.945,00 TL olabileceği..."nin tespit ve rapor edildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli buluna bilirkişi raporların ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2022 tarih ve 2021/1885-2022/6668 E.K. sayılı ilamındaki gerektirici nedenlere göre; davanın taraflar arasında düzenlenen protokol ve otogaz bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve kâr mahrumiyeti istemine ilişkin olduğu, davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinin kabul edildiği, protokol ve sözleşme hükümleri uyarınca davacının cezai şart ve kâr mahrumiyeti taleplerinin yerinde olduğu, davacı yanın 150.000,00 USD cezai şart ve 60.000,00 TL kâr mahrumiyeti talebinin bulunduğu, 150.000 USD cezai şarta ilişkin talebin yerinde olduğu ancak bilirkişi heyetinin 30/10/2024 tarihli raporuna göre; davacı yanın 17/11/2014-18/09/2015 tarihleri arasında talep edebileceği kâr mahrumiyeti tutarının 50.945,00 TL olduğu, yine bilirkişi ...'in talimat yoluyla alınan raporuna göre talep edilen 150.000 USD cezai şartın davalının ekonomik yönden mahvına neden olacağının tespit edildiği anlaşılmakla, talep edilen cezai şartın takdiren %50 oranında tenkis edilmesi sonucunda cezai şarta ilişkin talebin kabulüne, 150.000,00 USD'nin %50 tenkisi sonucu 75.000,00 USD cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4-a md gereğince faiz işletilmek sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kar mahrumiyetine ilişkin talebin kısmen kabulüne, 50.945,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Cezai şarta ilişkin talebin KABULÜNE, 150.000,00 USD'nin %50 tenkisi sonucu 75.000,00 USD cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4-a md gereğince faiz işletilmek sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kar mahrumiyetine ilişkin talebin KISMEN KABULÜNE, 50.945,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine
3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 26.900,47-TL harçtan peşin alınan 7.172,55 -TL'nin mahsubu ile bakiye 19.727,92-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 25,20 -TL başvurma harcı, 7.172,55 -TL peşin harç, 3,80 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.201,55-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan 789,95 -TL davetiye gideri 20.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.789,95-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 20.322,26-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; (karar tarihindeki kur üzerinden 150.000 USD cezai şart= 5.218.485,00 TL + kabul edilen kâr mahrumiyeti 50.945 TL olmak üzere toplam 5.269.430,00 TL üzerinden hesaplanan)
539.471,50 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.055,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, cezai şart tutarından takdiren indirim yapılarak hüküm kurulduğundan, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-)Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır