T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/126 Esas
KARAR NO :2024/751
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:21/02/2023
KARAR TARİHİ:24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından 23/05/2019 tarihinde iflas kararı verdiğini, iflas işlemlerinin basit usulde iflas müdürlüğünce yürütüldüğünü, iflas müdürlüğünce bilirkişi marifetiyle müflis şirketin ticari defterleri incelettirildiğini, müflis şirketin iflas tarihi itibariyle ortaklardan davalı ...'dan 6.368.476,36-TL tutarında alacağının olduğunun tespit edildiğini, iflas müdürlüğünce bilirkişi raporuyla sabit alacağın tahsiline yönelik icra takibi başlatılması konusunda karar alındığını, masa menfaatine uygun olarak müflis şirketin alacağının tahsili zımmında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı, vekil vasıtasıyla haksız ve kötü niyetli olarak takibe itirazda bulunduğunu, davalının itirazları soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müflis şirketin, davalıdan olan alacağı, ticari defterler ve her türlü delil ile sabit olduğunu, bu sebeple itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi için iş bu huzurda görülen davayı açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkil şirketin alacağı sabit ve likit olduğu gibi davalı tarafın itirazı kötü niyetli ve sırf zaman kazanmaya yönelik olduğu, bu sebeple davalının dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ettiklerini, müflis şirketin fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak üzere takip tarihi itibariyle 6.368.476,36-TL Asıl alacak ve 3.467.330,04-TL faiz alacağı bulunduğunu, davalı yan hiçbir haklı gerekçe olmaksızın ticari defterlerle sabit olan borcunu ödemediği gibi 04/12/2021 tarihide Bulgaristan'a taşındığını, huzurdaki dava iflas masasının menfaati doğrultusunda açıldığını, alacak kaydı yaptıranlar arasından şahsi alacaklılar olduğu gibi kamu kurumlarının amme alacaklı da bulunduğunu, davalı yanın, müflis şirkete olan borcunu ödemekten kaçtığının sabit olduğunu, davalı , huzurdaki dava neticesinde alınacak ilamı etkisiz hale getirmek için mal varlığı değerlerinin tamamını elden çıkarma yoluna gidebileceği endişesini yaratmakta olduğunu, müflis şirketin alacağın rehinle temin edilmediğini, davalı borçlu hiçbir açıklama göstermeksizin likit borcunu ödemekten kaçındığını, yurt dışında yaşadığı gibi hususlar da birlikte değerlendirildiğine iflas masasının, alacağına kavuşmasının zorlaşacağı ve hatta imkansız hale geleceği izahtan vareste olduğu, bu nedenlerle dli yardım talebimizin kabulü ile, müvekkilinin dava ile ilgili harç ve masraflar bakımından adli yardımdan faydalanmasına, borçlunun taşınır taşınmaz malları ile 3. kişilerde hak ve alacaklarının borca yetecek kadar olan kısmının ihtiyaten haczine, davamızın kabulüne ile ile itirazın iptaline, Asıl alacağa (6.368.476,36 TL) takip öncesi faiz ticari avans faizi işletilerek 9.835.806,40 TL yönünden takibin devamına, (takip sonrası asıl alacağa işletilecek ticari avans faiziyle birlikte devamına,) Davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle takip durmuş olduğundan alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, Fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının genel ifadelerle delillerini belirtmesi yeterli sayılmayıp hangi delillere dayandığının dava dilekçesinden açıkça anlaşılması, açıkça belirttiği ve mahkeme dosyasına sunduğu delillerinin tamamının birer suretlerini aynı zamanda dava dilekçesiyle birlikte davalı müvekkile tebliği gerektiği, deliller gösterilirken hangi delilin hangi hususta ve hangi vakıaları ispat için gösterileceğinin açıkça belirtilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığı, Davacının bundan sonra delil listesi sunmasına da muvafakatleri olmadığı, Müflis şirketin kamu kurumlarından başka kimseye şirketin iflasını gerektirecek borcu kalmadığı, ticari defterlerin sunulmaması gibi bir durum olmadığı gibi, tam aksine değişen mevzuata uygun şekilde İflas Müdürlüğüne süresi içerisinde e-defter şeklinde sunulduğu, müflis şirket adına mal kaçırılması gibi bir durumdan söz edilemeyeceği, tam aksine uhdesinde olan kumaşların İflas Müdürlüğünce şirket adresinde muhafaza altına alındığı, müflis adına kayıtlı en değerli malvarlığı olan İş Hanı değerinin oldukça altında cebri icra yoluyla satıldığı, üstelik bu İş Hanının satışının kaynağı müflis şirketin en büyük iki alacaklısı olan ... A.Ş. ve ... şirketine olan borçlardan ötürü alacaklarını teminat altına alabilmeleri adına iyiniyetli şekilde kendilerine ipotek hakkı verilmesi olduğu, yasal süre olan 5 gün gibi kısa sürede 4.000.000 TL'yi dosyaya yatırılması mümkün olmadığından, ... firması alelacele mahkemeden şirketin iflasını istediği, Bulgaristan vatandaşı da olan müflis şirketin yetklisi yurt dışında olduğundan depo kararı uyarınca Mahkemeye yatırılması gereken bedelin süresi içinde yatırılamadığı, duruşma günü Mahkemeden kısa bir süre istenmiş ise de mahkemece şirketin doğrudan iflasına karar verildiği, yani müflis şirket esasen ortada teknik anlamda bir iflas söz konusu olmamasına rağmen çok kısa sürede hakkında iflas kararı verildiğinden, elinde değerinde satabileceği taşınmazı, kumaşları, şirket malzemeleri vs. bulunmasına ve bu malvarlığının borçları rahatlıkla karşılayabilecek olmasına rağmen, tüm bu mallar cebri icra ile değerinin oldukça altında satıldığı, .... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında Adil Yargılanma Hakkına aykırı şekilde savunması dahi alınmadan ve yeni bir rapora ihtiyaç duymaksızın salt 20.07.2022 tarihli rapor uyarınca müvekkilin borçlu olduğu kanaatine varıldığı, ancak 20/07/2022 tarihli bilirkişi raporu hatalı ve hukuka aykırı olduğundan denetime elverişli olmayıp, karara esas alınamayacağı, raporda söz konusu dönemlere ilişkin şirketin malvarlığı ve borç tutarlarının eksik ve hatalı değerlendirildiği, 40 yıllık köklü geçmişi ile kumaş satımı-imalatı-ithalatını gerçekleştiren ve sektöründe saygın firmalardan olan ... Ticaret A.Ş., 2015 yılına kadar altı işçi çalıştırabilirken, çalışan sayısını iflas tarihine kadar tek kişiye kadar düşürmek durumunda kaldığı, buna rağmen çalışanların tazminatlarının tamamının ödendiği, şirketin tekrar eski günlerde olduğu gibi ticari hayatına devam edebilmesi adına, borçlarının ödenmesi konusunda mümkün olduğunca titiz davranılmaya çalışıldığı, başta iflas isteminde bulunan ... olmak üzere alacaklıların mağduriyet yaşamaması adına iyiniyetli bir yaklaşımla, taşınmazları üzerinde ipotekler tesis edilmiş, müşteri çek ve senetleri alacaklılarına ödeme aracı olarak sunulduğu, esasen davacı şirketin ... 'a borcunun iddia edildiği miktarlarda da olmadığı, ... A.Ş., daha sonra müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin yabancılara satılacağına yönelik duyumundan kaynaklı teminat senetleri istediği ve davacı şirkete teslim edilmiş olup henüz o tarihe kadar satışı yapılamamış ve stoklarında bulunan kumaşların ... tarafından iade alınarak, alacağından mahsubu konusunda şirket ve yetkilileri arasında çok defa telefon ve whatsapp yolu ile görüşmeler yapıldığı bu hususta .... Noterliğinin 18.01.2019 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile noter kanalı ile ...'a bildirimde bulunulduğu, buna karşın ... 'ın bizzat vermiş olduğu kumaşlar alacağına mahsuben iade alınmadığı gibi, teminat senetlerinin de takibe konu edildiği, ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığı, takibin kesinleştiği, bunun üzerine ...'ın 15.11.2018 tarihinde yine kötüniyetli şekilde alelacele şirketin iflasını talep etmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından iflas isteminde bulunduğu, eksik hususların giderilmesi için Mahkemeden kısa bir süre istenmiş ise de mahkemece şirketin iflasına karar verildiği, talebe konu alacağın varlığı ve miktarı ile muacceliyet durumunun tespiti tamamen yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddini talep ettikleri, bu nedenlerle Davacı tarafından İspat edilemeyen işbu haksız ve dayanaksız davanın reddine, haksız ve kötüniyetli davacının aleyhine %20’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, ....İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyası, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Son Tutanağı, ticari defterler ve kayıtlar, keşif, bilirkişi incelemesi ve raporu, şahit, yemin, isticvap ve yasal her türlü yasal delile dayanmışlardır.
.... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası sureti UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlu ... olduğu, 6.368.476,36 TL asıl alacak, 3.467.330,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.835.806,40 TL alacak için 02/12/2022 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişi ...'tan alınan 20/05/2024 tarihli raporlarında: ''...Tüm delillerin takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere;
Davalı tarafça elektronik ortamda tutulmuş olduğu iddia edilen müflis şirkete ait elektronik defterlerin incelemeye sunulamamış olması nedeniyle müflis şirket ticari defterlerinin usulüne uygun bir şekilde düzenlenmiş olup olmadığı konusunda her hangi bir tespit ve değerlendirmenin yapılamadığı, ancak HMK 222/4 fıkrası gereği usulüne uygun tutulmamış olan ticari defterlerin sahibi aleyhine delil niteliği taşıyacağı hususu dikkate alındığında, davalı tarafça İflas Müdürlüğü'ne sunulan defter ve belgelerin davalı aleyhine delil niteliği taşıdığı,
Davalı tarafça iflas Müdürlüğü'ne teslim edilen 2017-2018-2019 yıllarına ait ticari defter ve belge suretlerinin incelenmesiyle, nakit mevcudunu şahsi mal varlığına aktarmak suretiyle şirketin iflasına sebebiyet veren davalı tarafın takip tarihi itibarıyla müflis şirkete takip tutarı kadar borçlu olduğunun anlaşıldığı,
Takip konusu borcun dayanağının haksız fiil olması nedeniyle davalı tarafça ileri sürülen temerrüt koşulunun gerçekleşmemiş olduğu yönündeki itirazın yerinde olmadığı,
Olağan koşullarda şirketin ortağından olan alacaklarına uygulanması gereken faiz oranının ortalama ticari faiz oranlarının altında olamayacağı hususu dikkate alındığında, davacı tarafça iflas tarihinden itibaren talep edilen avans faizinin fahiş bir talep olarak değerlendirilemeyeceği, bu itibarla davacı tarafça talep edilen işlemiş faiz miktarına davalı tarafça yapılan itirazın haklı bir itiraz olmadığı.." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, müflis şirket alacağının tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı yan, davacı şirketin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında 23/05/2019 tarihinde iflasına kararı verdiğini, iflas müdürlüğünce bilirkişi marifetiyle yaptırılan incelemeye göre, iflas tarihi itibariyle davacı şirketin ortaklarından olan davalı ...'dan 6.368.476,36-TL tutarında alacağının olduğu tespit edildiğinden bahiste bu tutarın tahsili için icra takibi başlatmış, itiraz üzerene eldeki davayı açmış olup, davalı yan ise; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkememizce dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 20/05/2024 tarihli raporlarda özetle; davalıya "Tediye İşlemi - ... Ödenen" açıklamasıyla 08.02.2019 tarihide 3.189.934,65 TL, 08.02.2019 tarihinde 115.541,72 TL ve 13.03.2019 tarihinde 3.063.000,00 TL olmak üzere toplam 6.368.476,37 TL ödeme yapıldığı, incelenen kayıtlara göre iflas tarihi itibarıyla müflis şirketin Ortaklardan Alacaklar hesabında görülen alacak bakiyesinin 6.368.476,36 TL'ye ulaşmış olup, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip konusu yapılan alacak miktarının aynı oyduğu, takip konusu yapılan borç, iki gerçek veya tüzel kişi arasında akdedilen herhangi bir sözleşmeden kaynaklanan vadeye bağlı bir borç olmayıp, şirketin nakit varlıklarını uhdesine geçirmek suretiyle davalının haksız fiilinden kaynaklanan bir borç olduğu, bu itibarla, alacaklı müflis şirketin temerrüt koşulu aranmaksızın haksız fiillerin işlendiği tarihlerden itibaren faiz talebinde bulunabileceği, davacı tarafın ise, 23.05.2019 iflas tarihinden itibaren faiz talep ettiği, bu itibarla davacı tarafça talep edilen işlemiş faiz miktarına davalı tarafça yapılan itirazın haklı bir itiraz olmadığı hususlarının mütalaa edildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, davacı şirketin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında 23/05/2019 tarihinde iflasına kararı verdiği, iflas müdürlüğünce bilirkişi marifetiyle yaptırılan incelemeye göre, iflas tarihi itibariyle davacı şirketin ortaklardan olan davalı ...'dan 6.368.476,36-TL tutarında alacağının olduğunun tespit edildiği, mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 20/05/2024 tarihli raporlara göre de davalıya "Tediye İşlemi - ... Ödenen" açıklamasıyla 08.02.2019 tarihide 3.189.934,65 TL, 08.02.2019 tarihinde 115.541,72 TL ve 13.03.2019 tarihinde 3.063.000,00 TL olmak üzere toplam 6.368.476,37 TL ödeme yapıldığı, incelenen kayıtlara göre iflas tarihi itibarıyla müflis şirketin Ortaklardan Alacaklar hesabında görülen alacak bakiyesi 6.368.476,36 TL'ye ulaşmış olup, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip konusu yapılan alacak miktarının aynı oyduğu, takip konusu yapılan borç, iki gerçek veya tüzel kişi arasında akdedilen her hangi bir sözleşmeden kaynaklanan vadeye bağlı bir borç olmayıp, şirketin nakit varlıklarını uhdesine geçirmek suretiyle davalının haksız fiilinden kaynaklanan bir borç olduğu, bu itibarla, alacaklı müflis şirketin, temerrüt koşulu aranmaksızın haksız fiillerin işlendiği tarihlerden itibaren faiz talebinde bulunabileceği, davacı tarafın ise, 23.05.2019 iflas tarihinden itibaren faiz talep ettiği, bu itibarla davacı tarafça talep edilen işlemiş faiz miktarına davalı tarafça yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürülüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takip talebindeki koşullarla takibin aynen devamına, likit olduğu kabul edilen takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürülüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takip talebindeki koşullarla TAKİBİN AYNEN DEVAMINA,
2-Takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 671.873,93-TL harçtan peşin alınan 167.970,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 503.912,95 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 -TL başvurma harcı, 167.970,98-TL peşin harç, 25,60 -TL vekalet harcı, 137,00-TL tebligat/ posta gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 175.313,48-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 688.716,13-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır