T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/129 Esas
KARAR NO :2025/369
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/02/2023
KARAR TARİHİ:29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile başlatılan icra takibine konu senette bulunan imzanın sahte olması nedeni ile bu hususun ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti amacı ile ikame edildiği, ... Dosya Numarası ile Arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak anlaşma sağlanamadığı, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine konu senet, 2.155.000,-TL(ikimilyonyüzellibeşbin) bedelli, 22/07/2020 düzenleme ve 14/09/2020 ödeme tarihli olup, senet borçlusunun müvekkilinin müteveffa kardeşi ... olduğu, ... 18/05/2021 tarihinde vefat etmiş olduğundan, müvekkilinin mirasçı olarak dosyaya eklendiği; yurtdışında yaşayan müvekkiliinin işbu takipten 05/01/2022 tarihinde ... Başkonsolosluğu tarafından yapılan tebliğ işlemi ile haberdar olduğu, müvekkilinin senedi incelediğinde, kardeşinin imzasının taklit edilerek senet düzenlendiğini fark ettiği, senet alacaklısı ...'in ismini hiç duymaması duymaması gibi sebeplerle; imza itirazında bulunmuşsa da .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esası ile görülen davada; itirazın süresinde yapılmaması nedeni ile ... karar sayılı ilam ile reddedildiği, senet borçlusunun vefatından çok kısa bir süre sonra takibe girişildiği, Ödeme tarihi 14/09/2020 olmasına rağmen ...'ın vefatına kadar herhangi bir işlem yapılmayarak, vefatın hemen akabinde 25 gün sonra başlatılan takibin imzaların benzememesi hususu da göz önüne alındığında haksız kazanç elde etme gayesiyle senede ilişkin takip başlatıldığı, haricen alınan uzman görüşü raporunda senetteki imza ile müteveffanın imza örnekleri karşılaştırıldığında senetteki imzanın müteveffanın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, açıklanan nedenlerle öncelikle icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasına, takibe konu senedin sahteliği ile takibin iptaline, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun senetten dolayı borçlu olmadığımızın tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeni ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile lehimize tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu senet ... adına olup senet borcunun ödenmemesinden kaynaklı 11.06.2021 tarihinde .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına kayden icra takibi başlatıldığı, ...'ın vefatı üzerine 09.09.2021 tarihinde icra dairesinden yetki alınarak ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde mirasçılık belgesi talep edildiği, Mahkemenin ilgili takip mirasçılarına yönlendirilerek ödeme emri gönderildiği, mirasçılık belgesi icra dosyasına sunularak davacı ve diğer mirasçılara usulüne uygun ödeme emri tebligatı yapıldığı, davacının süresi içerisinde itiraz etmediğinden takibin kesinleştiği, davacıya usulune uygun tebligat yapılmasına rağmen borca ve imzaya itiraz etmediği, İşbu davanın icra takip dosyasını sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu, senetteki imzanın ...'a ait olduğu, ...'ın bir taşınmaz satın alacağını ancak nakit sıkıntısı yaşadığını, kardeşleri ile husumetli olduklarını, bankaya para girişi olmasını istemediğini beyan ederek paranın elden ödenmesini istediği, davalının da ...'ın malvarlığı olduğunu bildiğinden ve yaşı itibari ile vefat gibi bir durum beklemediğinden ilgili senedi yeterli bir teminat olarak görerek, senet miktarını elden verdiği, müvekkili ile ... arasında ticari, alım satım ilişkisinin mevcut olduğu, bu nedenlerle; davanın esastan reddine, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere davacıdan alınarak davalıya verilmek üzere kötüniyet tazminatı'na hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası, ...Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... soruşturma numaralı dosyası, ... tarafından Av. ...'a çıkarılmış vekaletname örneği, Müteveffa ...'ın bankalar nezdinde bulunan imza örnekleri, Müteveffa ...'ın tapu daireleri nezdinde bulunan imza örnekleri, müteveffa ...'a ait banka kayıtları, davalıya ait banka kayıtları, yurt dışı giriş - çıkış kayıtları, davalı ile ... arasında geçen görüşmelerin tespiti amacıyla HTS kayıtları, dava konusu senetteki imzanın sahteliğini gösterir uzman mütalaası, davalıya ait ticari defter ve kayıtları, davalıya ait banka kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, yemin, isticvap vs.her türlü yasal delile dayanmışlardır.
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlunun ... olduğu, 2.155.000,00 TL asıl alacak, 212.813,63 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 2.367.813,63 TL alacak için 11/06/2021 tarihinde takibe girişildiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiden alınan 03/03/2025 havale tarihli raporlarında: ''...İncelemeye konu olan belge üzerinde yer alan ... adına atılı şüpheli imza ile kendisinin imza örnekleri arasındaki tam ve açık benzerlik nedeniyle, ...'ın eli ürünü olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu 2.155.000,00 TL bedelli, 22/07/2020 tanzim ve 14/09/2020 ödeme tarihli emre muharrer senetteki imzanın sahte olduğunun ve davacının bu senetle borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali talebine ilişkindir.
Davacı yanı; takibe konu senetteki müteveffa kardeşi ... adına atılı imzanın sahte olduğunu, uzman görüşü raporunda senetteki imzanın müteveffanın eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, senet borçlusunun vefatından kısa süre sonra takibe girişildiğini, ödeme tarihi geçmesine rağmen vefata kadar herhangi bir işlem yapılmayarak vefatın hemen akabinde takip başlatıldığını beyan ederek, senetteki imzanın sahteliği nedeniyle takibin iptali ve borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı yanı; senetteki imzanın ...'a ait olduğunu, ...'ın bir taşınmaz satın alacağını, ancak nakit sıkıntısı yaşadığını beyan ederek paranın elden ödenmesini istediğini, senet miktarını elden verdiğini, aralarında ticari ilişki bulunduğunu savunarak davanın esastan reddini talep etmiştir.
O halde somut olayda çekişme; takibe konu 22/07/2020 tanzim tarihli emre muharrer senetteki ... adına atılı imzanın, adı geçenin eli ürünü olup olmadığı, buna göre davacının bu senetten dolayı davalıya borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesi uyarınca, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Kambiyo senetlerinin geçerli olabilmesi için şekil şartlarının yanı sıra, senetteki imzanın imza sahibi tarafından atılmış olması gerekmektedir.
Davacının sahte olduğunu iddia ettiği senetteki imzanın incelenmesi amacıyla, alanında uzman bilirkişi Dr. ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda; şüpheli imza ile örnek imzalar arasında başlangıçtaki M harfinden sonra koyulan nokta, verilen aralık, harflerin diğer harflerle olan orantısı, s harfinin karakteristik şekli, Işık yazısının Isik şeklinde yazılması, i harfinin boyut ve konumu, K harfinin değişik ve karakteristik şekil ve konstrüksiyonu ile küçük i harfinin üzerindeki noktanın şekil ve konumu bakımından tamamen aynı olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan 03/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu senet üzerinde müteveffa ... adına atılı bulunan imzanın ...'ın eli ürünü olduğu, davacı yanın imza aidiyeti konusundaki iddiasının yasal deliller ile kanıtlanamadığı, düzenlenen rapor teknik ve bilimsel esaslara dayalı olup, davacı tarafından raporu çürütecek bir delil sunulmadığı, davacının haricen aldığı uzman görüşünün aksine mahkememizce görevlendirilen bilirkişinin ayrıntılı incelemesi sonucu imzanın gerçek olduğunun tespit edildiği, takibe konu senetteki imzanın müteveffa ...'ın eli ürünü olduğu bilirkişi raporu ile sabit olduğundan davacının senetteki imzanın sahte olduğu ve borçlu olmadığı yönündeki iddiasının dayanaktan yoksun bulunduğu anlaşılmakla davanın reddine, mahkememizce bir tedbir kararı verilmemesi nedeniyle davalı alacaklının tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararı bulunmadığından koşullarının oluşmaması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-DAVANIN REDDİNE, Koşullarının oluşmaması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 36.802,02-TL harçtan mahsubu ile bakiye 36.186,62 -TL harcın davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 320.459,50-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır