T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/237 Esas
KARAR NO:2023/670
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:03/04/2023
KARAR TARİHİ:11/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/08/2020 tarihinde ... ili ... ilçesinden ... mahallesi istikametinden ... ilçesi Küçükhisarlık istikametine seyir halinde olan ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ... numaralı karayolunda 8+900 kilometresine geldiğinde sürücünün bir anlık dikkatsizliği nedeniyle, direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve aracın gidiş istikametine göre yolun sol tarafına savrulması ve takla atması sonucu tek taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu ... plakalı aracı kaza anında ...’ın kullandığını, kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, 2918 sayılı K.T.K’ nın ilgili maddesinde yer alan kuralı ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, müvekkili ...'in bu kazada aynı araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olan ... Sigorta A.Ş ile sigortalatıldığını, bu nedenle müvekkili adına sorumlu sigorta şirketine başvuru yapılarak bir kısım ödeme alındığını, ancak alınan tazminatın müvekkilinin gerçek zararını karışlamadığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. Maddesinde "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da,yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.
" şeklinde kanun hükmüne yer verildiğini, somut olayda yapılan kısmi ödemelerin yetersiz ve fahiş olduğunu, son ödeme tarihi 06/07/2021 tarihli olup 2 senelik yasal süre içinde yasal işlemlerin başlatıldığını, bu kaza neticesinde müvekkili ...'in hayati tehlike arz edecek şekilde çok ağır yaralanmış ve ömrünün geri kalanını malul olarak geçirmek zorunda kaldığını, müvekkilinin ... Üniversitesi Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen 05/01/2022 tarihli raporda görüleceği üzere % 30 oranında sürekli engelli kaldığını, müvekkilinin bir süre tedavi görmesi, iyileşinceye kadar çalışamaması ve bu yüzden iş ve kazanç kaybına uğramış bulunmasının geçici iş göremezlik olduğunu, ayrıca bu süreçte başkasının bakımına muhtaç kaldığını, özürlü kaldığını, meslekte iş gücü kaybına uğradığını ve özürlü kalmış olması sebebiyle ömür boyu başkalarının bakımına muhtaç bir şekilde yaşamak zorunda kaldığını belirterek, müvekkili ...'in 08.08.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde sakat kalmasından sorumlu ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası olan ... Sigorta A.Ş.'den; çalışma gücündeki geçici iş göremezlik kaybından 100,00 TL, geçici bakıcı giderlerinden 100,00 TL, sürekli iş göremezlik kaybından 17.800,00 TL olmak üzere çalışma gücündeki kayıpların tümünün maddi tazminatının aktüer hesabı yapılarak ... Sigorta A. Ş. Tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan bakiyenin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik toplamda 18.000,00- TL (SekizBinTürklirası) tutarındaki BELİRSİZ ALACAK DAVASI NİTELİKLİ maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın başvurusu üzerine 147.000,00 TL tutarındaki tazminatın 06/07/2021 tarihinde ibraname ile davacı vekili Av....'e ödenmek suretiyle davacının maluliyetine ilişkin zararının tazmin edildiğini ve müvekkilinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, ibranamede açıkça belirtildiği üzere müvekkili şirket tarafından yapılan iş bu ödeme ile davacı tarafın ... Sigorta, sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü bakımından tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğini, davacının malul kaldığı iddiasının sabit olmayıp tespite muhtaç olduğunu, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi tarafından yerine getirilmesin gerektiğini, davacının Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesine sevkinin sağlanarak kazadan sonra gördüğü tedavilere ilişkin teşhis ve tedavi dosyalarının da ikmal edilmek suretiyle muayenesinin yapılması ve trafik kazasına bağlı yaralanması nedeni ile malul kalıp kalmadığının ve varsa maluliyet oranının tespiti için heyet raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının sunmuş olduğu ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin % 30 erişkin oranını gösterir raporun hükme esas alınamayacağını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, davacının kendi yaralanmasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun mahkemece tespiti gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarının poliçe ve teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 01/09/2023 tarihli dilekçesi ile davalı ile sulh olduklarını belirterek sulh protokolüne de dilekçesine eklemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davalı vekili 10/07/2023 tarihli dilekçesinde davacı ile sulhen mutabakata vardıklarını ve tutarı davacı vekilinin bildirilen hesap numarasına havale yoluyla ödendiğini, davacının davadan feragat edildiğini, davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını belirterek feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 21/07/2023 tarihli dilekçesinde davalı taraf ile sulh olunduğunu, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını ve davalı ile sulh olmaları, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan protokol ile davacı vekili ve davalı vekilinin beyanlarının sulh, feragat ve protokol hususunda çelişmesi nedeniyle 09/08/2023 tarihli ara karar ile Sulhe dair taraflar arasında imzalanan protokolün veya ödemeye dair başkaca yazılı belge veya dekontun sunulması için davacı vekiline süre verilmiştir.
Ara karara istinaden davacı vekili 01/09/2023 tarihli dilekçesinde, önceki 21/07/2023 tarihli dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, davalı taraf ile sulh olunduğunu, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını ve davalı ile sulh olmaları, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiğini bildirmiş ve dilekçe ekinde protokolü sunmuştur.
Taraflar arasında imzalanan protokolde davalının ödeme yapması halinde davacının Mahkememize feragat beyanı göndereceği kararlaştırılmışsa da taraflarca protokol doğrultusunda kararlaştırılan ödemeye dair belge/ dekont sunulmadığı gibi davacı tarafça yapılan bir feragat beyanı da bulunmamaktadır, ancak taraflar sulh protokolü doğrultusunda anlaştıklarını açıkça bildirdiğinden eldeki davaya konu uyuşmazlık bakımından taraflar sulh olduğundan Mahkememizin iş bu dosyasının konusuz kaldığı anlaşılmış, aynı zamanda davacı vekili ve davalı vekili karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirdiğinden davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda izah olunan nedenlerle;
1-Dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talebi bulunmadığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/vekiline iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ..
e-imzalıdır