T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/238 Esas
KARAR NO :2025/939
DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:18/11/2015
KARAR TARİHİ:25/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ...'un (Müvekkil Şirket), ... adresinde bulunan ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarasıyla kayıtlı olan ... ...ANONİM ŞİRKETİ'nin (Bağlı şirket) hâkim ortağı olduğunu, bağlı şirketin toplam paylarının % 99,99'una tekabül eden ve beher değeri 1 TL olan toplam 6.049.901 adet hissenin davacı şirkete ait olduğunu, davalı Ömer Mustafaoğlu'nun bağlı şirketin toplam paylarının 0,01%'ine tekabül eden 99 adet hisse sahibi olduğunu, davalının ayrıca bağlı şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden olduğunu ve bu göreviyle bağlantılı olarak bağlı şirketteki gerçekleştirdiği hukuka aykırı işlemlerden dolayı hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası kapsamında güveni kötüye kullanma suçu işlediği gerekçesi ile ceza davası açıldığını, bağlı şirket bünyesinde başka pay sahibi bulunmadığını, TTK 208. maddesinde düzenlenen hâkim ortağın, azlığın şirketteki paylarının ileride satın alma hakkının kullanılmasına imkân sağlayan düzenlemeye dayandığını, davalının TTK 208. maddede belirtilen tüm olumsuz davranışları göstermekte bağlı Şirkette dürüstlük kuralına aykırı davranışlar sergilediğini, şirket içinde huzuru bozacak nitelikte ve bağlı şirketin faaliyetlerine engel olacak şekilde sıkıntılar yarattığını, bağlı şirketin çalışmasına engel olmakta ve bağlı şirketin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde pervasızca hareket ettiğini beyanla, kanunun kendisine verdiği yetkiyi kullanmak sureliyle azlık pay sahibi davalının payları üzerinde satın alma hakkını kullanmayı talep ettiğini, TTK 208 maddesinin atfıyla TTK 202 (2) maddesi uyarınca gerçek değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini ve söz konusu gerçek değere ilişkin bedelin mahkemece belirlenen yere vekiledeni şirket tarafından depo edilmesi kaydıyla davalının 99 adet payının TTK 208 maddesi uyarınca vekiledenine hükmen devrolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Vekiledeni aleyhine .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile açılan davanın henüz ilk celsesinin dahi yapılmadığını, davacının bu davayı mesnet göstererek kendine yol açmak istemesinin kabul edilemeyeceği, .... Asliye Ceza Mahkemesindeki davanın vekiledeninin ortaklığına ilişkin olmadığını ve yönetime ilişkin olduğunu, ortaklık ile yönetimin tamamen farklı konular olduğunu, vekiledeninin ortak olarak lüzum gördüğü genel kurullara katıldığını, ortağın genel kurula katılmıyor diye ortaklıktan çıkarılmasını talep etmenin ortaklık anlayışına açıkça aykırı olduğunu, davacının, davalının hisseleri talep etmediğini, bunu yargı yolu ile istemelerinin manidar olduğunu, davalının bugüne kadar hiçbir şekil ve surette ortağı olduğu şirketle ilgili bir bilgi talep etmediğini, ortağı olduğu ... ...Şirketinin şu anki faaliyetlerinden bihaber olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava; TTK 208 maddeye dayalı olarak dava dışı ... ...A.Ş. nezdindeki davalı paylarının, davacıya hükmen devri talebinden ibarettir.
Mahkememizin 03/10/2019 tarih ve ... K.sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacı tarafından bilirkişi raporuyla tespit edilen hisse bedeli 370,00 TL'nin ... ... Şube'de vadesiz faiz getiren bir hesaba depo edilmesi kayıt ve şartıyla; davalının dava dışı ... ...AŞ'de mevcut %0,01 oranına tekabül eden 99 adet hissesinin TTK'nın 208.maddesi uyarınca dava dışı ... ...AŞ ortağı davacı ... adına hükmen devrolunmasına karar verildiği,
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu ve dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği;
İstanbul BAM 14. HD'nin 2020/494 E. 2023/329 K sayılı ilamı ile; "...Davacı, dava dışı ... ... AŞ'nin %99,99 pay sahibi olarak hakim şirket olduğunu, dava dışı şirketin bağlı şirket olduğunu, bağlı şirkette davalının da %0,01 pay sahibi olduğunu, davalının, bağlı şirketin çalışmasını engellediğini, dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, uyumsuz ve pervasız hareketleri nedeniyle, bağlı şirkete zarar verdiğini ileri sürerek, davalının payının değerinin tespiti ile kendi adına hükmen devrolunmasına karar verilmesini talep etmiş, davalı, maddedeki şartların somut olayda gerçekleşmediğini savunmuştur.
TTK'nın ''Satın Alma Hakkı'' başlıklı 208.maddesi ''(1) Hâkim şirket, doğrudan veya dolaylı olarak bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahipse, azlık şirketin çalışmasını engelliyor, dürüstlük kuralına aykırı davranıyor, fark edilir sıkıntı yaratıyor veya pervasızca hareket ediyorsa, hâkim şirket azlığın paylarını varsa borsa değeri, yoksa 202 nci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde belirlenen değer ile satın alabilir.'' hükmünü içermektedir.
Yukarıda yer verilen TTK'nın 208. maddesi, bir sermaye ortaklığından bir ortağın veya pay sahibinin paylarının satın alınması yoluyla çıkarılmasını (ihracının) düzenleyen özel bir hükümdür. Anılan madde, bir toplulukta topluluğun çalışmasını engelleyen azlığın bu oyunu sonuna kadar oynamasına engel olmak amacıyla öngörülmüştür. Hükmün uygulanabilmesi için bir toplulukta hakim ortaklık, bağlı ortaklığın en az yüzde doksanına sahip bulunmalı, en çok yüzde oranındaki azlık, bağlı ortaklığı çalıştırmamalı ve MK'nın 2.maddesine aykırı veya sıkıntı yaratıcı ya da pervasız hareketlerle devamlı sorun yaratmalıdır. Mesela haklı olmadığı halde her genel kuruldan sonra iptal davası açmak, özel denetim istemek, olağan genel kurulu ertletmek gibi. Madedeki ''pervasız'' kelimesi 'korkusuz'dan çok ortaklığa verilen zararı, bu zararın sonuçlarını, özellikle ortaklığın piyasada, bankalarda yaratması olası olumsuz algıyı düşünmeden hareket etmek anlamına gelmektedir (Poroy/ Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku, 2019 Basım, İstanbul, C:II, s.809-810).
Ticaret sicil kayıtlarına göre, dava dışı ... ...AŞ'nin şirket merkezinin İstanbul ili Pendik ilçesinde bulunduğu, şirket sermayesinin 6.050.000,00 TL olduğu, davacının 6.049.901,00 TL'lik, davalının 99,00 TL'lik hisseye sahip olduğu, davacının Finlandiya merkezli bir şirket olduğu görülmektedir.
Somut olayda davacı tarafça dava dilekçesinde TTK'nın 208.maddesine dayalı talebine ilişkin olarak; davalının bağlı şirketin daha önce yönetim kurulu üyesi iken bu sırada yaptığı hukuka aykırı işlemlerden dolayı hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle ceza davası açıldığını, bu soruşturma kapsamında davalıya, bağlı şirketin taşınmazını sattıktan sonra bedelini bizzat kendisine ve akrabalarına geçirttiği, davalının sahibi olduğu bir başka şirketin borcunu azaltmak için çek senet hareketleri yaratarak aslında ödeme olmamasına rağmen ödeme var gibi gösterip menfaat sağladığı, çek keşide edip bağlı şirketin portföyüne sunarak kendisini alacaklı konuma getirdirdiği şeklinde isnatlarda bulunulduğunu, davalının, bağlı şirketin ticari iştigal konusu aynı olan üç ayrı şirkette hakim ortak olduğunu, davalının bağlı şirketin ortağı sıfatıyla bağlı şirketin bilgi ve belgelerini inceleme hakkını kullanarak edindiği bilgileri kendi şirketlerine fayda sağlamak için kullanıp gizliliği ihlal etme ihtimali bulunduğunu, davalının hiç bir katkısı olmamasına rağmen bağlı şirketin ticari kazancından ve itibarından faydalandığını, davalının bağlı şirketin hızlı ve etkin çalışmasına engel olduğunu, davalının sahip olduğu son derece düşük hisse oranıyla bağlı şirketin katlanması gereken ek masrafların ortaya çıktığını, davalının mevcudiyeti sebebiyle çok daha pratik halledilebilecek genel kurul toplantı yeri, temini, çağrı usulü ve bilgi verme gibi bir çok konunun daha uzun ve masraflı şekilde yapılabildiğini, çağrıldığı genel kurullara katılmadığını, huzursuz ve uyumsuz tavırları sebebiyle çağrısız genel kurul yapılamadığını, bağlı şirket bünyesinde başka pay sahibi bulunmadığını, davalının TTK 208. maddede belirtilen tüm olumsuz davranışları gösterdiğini, şirkette dürüstlük kuralına aykırı davranışlar sergilediğini, şirket içinde huzuru bozacak nitelikte ve bağlı şirketin faaliyetlerine engel olacak şekilde sıkıntılar yarattığını, bağlı şirketin çalışmasına engel olduğunu, bağlı şirketin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde pervasızca hareket ettiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece; davalı vekilinin 08.11.2017 tarihli beyan dilekçesi de nazara alınarak davalının ortağı olduğu ... Yapı ... AŞ'ye karşı dürüst, basiretli, sorumlu davranmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, gerekçede; davalı ortak hakkında açılan ceza dosyasındaki suçlamaların kapsamının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, mutlaka ceza yargılamasında davalının ceza almasının ve bu kararın kesinleşmesinin beklenmesinin zorunlu olmadığı belirtilmiştir.
Her ne kadar mahkemece ceza davasının sonucunun kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı gerekçesine dayanılmış ise de; dava dışı müşteki ... ... AŞ yönetim kurulu üyeleri tarafından, davalı ile dava dışı ..., ... aleyhine şirkette 2006 - 2011 yılları arasında gerçekleştirdikleri özel belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi vermek, vergi usul kanununa aykırılık suçlarından yapılan şikayet üzerine,...Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/... soruşturma sayılı dosyası ile "şüphelilerin ... Yapı ...AŞ'ne ait muhtelif banka çeklerinin kendi görev ve ünvanlarını kötüye kullanarak, bahse konu çekler üzerinde tahrifat yaparak ve bu çekleri kopyalamak suretiyle haksız kazanç elde ettikleri, ayrıca bu şirkete ait 68 dairenin satış bedellerinin bir kısmının tahsil edilmemesine sebebiyet vermek ve bu dairelerin bedellerinin tapuda düşük göstermek suretiyle tapu harcı yükümlülüğünden kurtuldukları, firma adına yapılan bir takım anlaşmalarda imzalanan sözleşmelerde firmayı zarara uğrattıkları, bu ve buna benzer olaylarla şüphelilerin haksız kazanç elde ettikleri" iddialarıyla davalı ve diğer şüpheliler hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı davasının açıldığı, yargılamanın henüz sonuçlanmadığı, davanın görevsizlikle ....Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına tevzi olunduğu anlaşılmakta olup söz konusu ceza dosyasının sonucunun kesinleşmesinin beklenmesi eldeki dava açısından gereklidir. Zira davalıya isnat edilen fiiller, davalının bağlı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak yaptığı faaliyetlere ilişkin olup bu davanın sonucunda verilecek hüküm eldeki dava dosyasında verilecek hükme doğrudan etki edecektir. Bu durumda mahkemece, ....Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına tevzi olunduğu anlaşılan ceza dava dosyasının sonucunun kesinleşmesi beklenerek, isnat edilen suçlamalar ile davacı tarafça eldeki dosya kapsamında ileri sürülen tüm iddialar çerçevesinde TTK'nın 208.maddesinde aranan şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, işin esasına girilmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemeseine gönderilmesine.." karar verilerek dosyayı mahkememize göndermiş ve işbu esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizin 21/09/2023 tarihli celsesi "1" nolu ara kararı ile .... ACM'nin ... E. Sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 22/12/2025 tarihli dilekçesi ile; "Müvekkilimiz ...'un talimatları doğrultusunda davadan koşulsuz olarak feragat ettiğimizi bildirir, feragatimiz doğrultusunda karar verilmesini arz ve talep ederiz..." şeklinde talepte bulunulduğu görülmekle;
HMK MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Hükümleri uyarınca davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın feragat sebebiyle HMK 307 ve devamı maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 27,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 587,70 -TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-)HMK.m.331/3 uyarınca davacı yanca yapılan tüm giderlerin üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-)Davacı yanca yatırılan gider/ avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya/ vekiline iadesine,
Davacı vekili ve davalı vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle dosya üzerinde oybirliğiyle karar verildi. 25/12/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır