T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/299 Esas
KARAR NO : 2025/331
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/09/2014
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekiledeninin altın imalatçısı olduğunu ve davalı ... isimli firmanın ortakları olarak muhtelif tarihlerde vekiledeninden altın aldığını, davalıların en son 9.098,07 gr 14 ayar altını aldığını fakat bedelini ödemediğini, bunun üzerine davalılardan ...'ın firmanın sahibi olarak Savcılığa şikayet edildiğini ve ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Esas sayılı dosyasında davalının borcu ikrar etmesine rağmen halen ödeme yapılmadığını, ... isimli firmanın ... üzerine kayıtlı olduğunu, ancak diğer davalıların kardeşi olduğunu ve her üç davalınında altın teslim irsaliyelerinde imzası bulunduğunu, ancak davalıların borcu ikrar etmelerine ve irsaliyelerden da anlaşılacağı üzere dava konusu altınları vekiledeninden almalarına rağmen bedelin ödenmediğini, iş bu sebeple vekiledeni şirketin 18/12/2012 tarihi itibariyle 361.790,14-TL alacağının tahsili için ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, ... İcra Hukuk mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın kaldırılması talep edilmiş ise de, ihtilafın yargılamayı gerektiği gerekçesiyle taleplerinin 17/04/2014 tarihli kararla reddedildiğini beyanla; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vekiledenlerine karşı davacı tarafından ilk olarak ... 1 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe girişildiğini, söz konusu takibe itiraz edildiğinde ise bu sefer ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, iş bu itirazın kaldırılması amacı ile ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde ... E sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak talebin reddine karar verildiğini, talep konusunun zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, vekiledenlerinden Simon ve ...'in bir dönem abileri olan ...'ın iş yerinde çalıştığını, söz konusu döneme ait sigorta dökümlerininde mevcut olduğunu, buna rağmen olmayan bir ortaklığın, salt abi kardeş ilişkisinden çıkarmanın hiç bir hukuki yönü olmadığını ve söz konusu firma ile bir bağlantılarınında bulunmadığını, ... yönünden ise davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği belgelerden bir borç olup olmadığı anlaşılamayacağı gibi söz konusu alacak için fatura kesip kesmediği ve ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacı tarafa söz konusu nam altında bir borçlarının bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava; İİK'nun 67. Maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizin 09/05/2019 tarih ... Kararın sayılı kararı ile; "...Davalıların birlikte adi ortaklık şeklinde çalıştıkları davalılar Simon ve ...'inde borçtan sorumlu tutulacağı iddiaları isbatlanmamıştır, zira ... ve Simon'un olayın sıcağında C.Başsavcılığı şikayetinde hiçbir şekilde isimleri geçmediği gibi, babaları ...'a ait işyerinde ilk defa sigortalı olarak işe başladıkları, ... ve oğlu ...'ın işyerlerinin yine kuyumculuk faaliyeti ile ilgili ancak çok ayrı yerlerde ... Beyazıtta, ... Beşiktaşta mevcut işyerlerinde faaliyet gösterikleri, ...'un işinin aynı yerde büyük oğlu ... tarafından devam ettirildiğinin bildirildiği, sadece ...'in 1 ay ... yanında çalışmasının ortak olduklarına karine teşkil etmeyeceği, kaldıki hayatın olağan akışı içinde ağabeylerine kısa süreli yardım etmelerinin de makul olduğu, o halde borçtan sadece ... (...)'un sorumlu tutulabileceği, hernekadar takipte 3600 gr. Altın karşılığı 360.000-TL üzerinden takibe girişmiş ise de, dosyada davacının HMK 222 md. Uyarınca usulüne uygun tutulmuş defterlerine kayıtlı 28.08.2008 tarihli fatura konusu sadece 14 ayar 9098,14 gr. Altın karşılığı 169.951,81-TL alacaklı gözüktüğü, C.başsavcılığı aşamasında dinlenen kuyumculuk işiyle uğraşan müştekilerin beyanlarında bunun yaklaşık takipte istenen gramdan has altına (24 ayar) tekabül edeceği,
davalı vekilininde ... Yönünden fatura bedeliyle sınırlı şartlı beyanları doğrultusunda davanın ... yönünden ödenmeyen fatura bedeli 169.951,51-TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine..." karar verildiği, verilen bu kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği,
İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 23/03/2023 tarih ve 2020/845 - 2023/480 E.K. sayılı ilamı ile; "...Dosya kapsamından, 31.05.2008 tarihli, davacı şirketin ünvanın baş harfleri olduğu anlaşılan ŞK yazılı müşteri teslim formu ile davalılardan ... imzasına 2657,58 gr, 14 ayar zincir, zincir işçilik, hac işçilik cinsi ile tanımlanan ve karşılarında miktarlarını yazılı olduğu teslim formunun düzenlendiği, aynı yıl itibariyle birden fazla şekilde değişik tarihli olarak müşteri teslim formlarının düzenlendiği, müşteri teslim formlarının davalılardan ... adına düzenlenmiş olduğu ancak teslim alan bölümünde ... ismi haricinde davalılardan ... ve ...'ın da isimlerinin imzalarınında yer aldığı, davacı şirket tarafından irsaliyeli fatura düzenlendiği 28.,08.2008 tarihli faturada 14 ayar 9.098,67 gr muhtelif altın bedeli adı altında 159.216,09 TL alacak ve işçilik bedeli olarak 9.098,07 TL olmak üzere KDV dahil 169.951,81 TL tutarında fatura düzenlendiği, davacı şirket tarafından davalılar hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 01.07.2013 tarihinde ,3600 gr altın karşılığı 360.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla her üç davalıya karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı davalılar tarafından icra takibine karşı itirazda bulunulduğu, yasal sürede gerçekleştirilen itiraz üzerine davacı şirket tarafından .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, 2014/362 Karar ve 17.04.2014 tarihli kararı ile davacının yapmış olduğu itirazın kaldırılması talebinin , davalıların takip dayanağı belge altındaki imzalarının benimsediklerinden söz etmenin mümkün olmadığı, teslim formunun borçlulardan birisi tarafından imzalanmış olmasının mevzu bahis bu belgeyi İİK'nın 68. maddesi anlamında bir belge olarak benimsenmesinin gerektirmediği alacak borç ilişkisinin kesinliğinden söz etmemin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, davacı şirket tarafından ret kararından sonra İİK'nın 67. maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 07.07.2015 tarihli dilekçeyle, tanık listesi verilerek tanık dinlenmesine dair beyanlarını ifade etmiştir. Söz konusu dilekçede, müvekkili tarafından daha önceden başka davalı aleyhine aynı mahiyette açılan davada kuyumcular odasına yazı yazıldığını, kuyumcular odasının 26.04.2006 cevabı yazısında kuyumcu esnaflarının arasında altınların teslimi ile karşılığındaki paraların tahsilinin herhangi bir yazılı kural olmaksızın söz ve güvene dayalı olarak yapıldığının bu işlemlerin yıllardan beri süregelen bir gelenek halini aldığının belirtildiğini, mahkemenin tanık dinletme taleplerinin ret edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2006/9837 Esas 2007/2700 Karar 19.03.2007 günlü ilamı ile... Kuyumcular Odasının dosyaya sunulan yazısı içeriğinde kuyumculuk işiyle uğraşan esnaf arasında gerçekleşen alım satımlarda yazılı belge alınmamasının teamül halini aldığının anlaşıldığını, bu durumda yasa hükmü gereğince iddianın tanıkla ispat edilebileceği ve dinlenen tanık beyanlarının iddiayı kanıtlamaya elverişli nitelikte olduğu gözetilmeden hüküm kurulmasının yanlış kabul edilerek kararın bozulduğunu belirtmek suretiyle tanıklarının dinlenilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tarafların talep etmiş olduğu deliller ilgili yerlerden müzekkere ile istenilmiş ve taraflar delillerini ayrıca dosya ibraz etmişlerdir.
İstanbul Kuyumcular Odası 11.09.2015 tarihli cevaba yazısında, kuyumculuk sektöründe mal satımının toptan ve perakende olmak üzere iki şekilde yapıldığı, perakende ticaretle uğraşan kuyumcularda malın elden tesliminin çok sık aralıklarla gerçekleştiğini, toptan kuyumcularda ise müşterinin seçtiği ürünün direk müşteriye elden toptancının mağazasında ya da toptancının satış temsilcisi ile müşterinin mağazasında teslim edildiği, ihracat açısından ise müşterinin sipariş ettiği ürünün ya yolcu beraberinde elden ya da kargo ile müşterinin mağazasına gönderildiği belirtilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma nolu dosyasında, dava dışı ve davacı şirket ile şirket yetkilisi olmak üzere toplam 7 kişinin müşteki olarak davalı ... hakkında ve ... ile dava dışı şahıs hakkında emniyeti suistimal ve dolandırıcılık suçlaması ile yapılan şikayetleri neticesinde, 13.03.2009 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararda, olayın altın alım satımından kaynaklı hukuki nitelikli ihtilaf olduğu, olayda dolandırıcılık ve emniyet suistimal suçunun unsurlarının bulunmadığını belirtildiği, davacı şirketin şikayetini 21.10.2008 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince tanıklar dinlenmiş, bilirkişiden ek ve kök raporlar alınmıştır. Mahkemece bilirkişinin düzenlenmiş olduğu alternatifli raporun birinci alternatifinde yer alan fatura konusu alacağın davalılardan ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden ise aktif pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 26. maddesinde talep ve bağlılık ilkesi düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, hâkimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar vermeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verilebileceği belirtilmiştir. Yasal düzenleme emredici nitelikte olup yasanın yargılamaya hâkim olan ilkeleri arasında yer almaktadır. Davacı taraf takip sebebi olarak müşteri teslim formunu göstermiş ve 3600 gr altın karşılığı olarak alacağın sebebini belirtmiştir. Takip tarihi itibariyle 3600 gr altın karşılığının 360.000,00 TL alacağa karşılık geldiği belirtilerek bu miktar üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. İcra takibinde, fatura veya faturadan kaynaklanan cari hesaba ilişkin olarak herhangi bir açıklama veya talep mevcut değildir. Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin ticari defterlerinde yer alan 14 ayar 9.098,07 14 gr altın karşılığı 169.951,81 TL alacaklı olduğunun gözüktüğü kabul edilerek bu miktar üzerinden davalı ... yönünden itirazın iptaline karar verilmiş ise de verilen alacak miktarı 14 ayar 9.098 14 gr altın karşılığının fatura tarihi olan 28.08.2008 tarihindeki karşılığıdar. Davacı taraf ise yukarıda belirtildiği üzere mahkemenin kabul etmiş olduğu fatura konusu altın bedellerinin tamamını talep etmediği gibi talep ettiği tarih itibariyle altın karşılığı alacağın tahsili şeklinde takip başlatmıştır. Her ne kadar İİK'nın 42. maddesi gereğince bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair cebri icraların takip talebi ile başlatılacağı ve haciz yoluyla veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan edeceği hükmüne yer verilerek konusu altın olan alacaklar için ilamsız takibe girişilemeyeceği kabul edilmiş ise de somut davada, davacı alacaklı tarafından altın olan alacağın ilamsız icra takibi gerçekleştirilmemiş, takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu altın karşılığı bedel ilamsız icra takibine konu edilmiştir. İİK'nın 58. maddesinde takip talebi düzenlenmiştir. Maddenin 3. fıkrasında alacağın ve istenen teminatın Türk parası ile tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminatın yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin talepte gösterileceği ifade edilmiştir. Bu kapsamda ve uyuşmazlık konusu olmadığı üzere davacı alacaklı altın alacağını takibe konu etmemiş olmakla birlikte, altın satışından kaynaklanan alacağının tahsilini takibe konu etmiştir. Talebinde alacak miktarına karşılık gelen altın miktarını 3600 gr ile sınırlandırmıştır. Bu durumda mahkemece İstanbul Ticaret Odasına ve İstanbul Kuyumcular Odasına müzekkereler yazılarak altın alışverişlerinde teamül olarak fatura düzenlenip düzenlenmediği, fatura düzenlenmiş olması durumunda talebin altın miktarı karşılığı olarak istenip istenilemeyeceği, faturanın satıştaki yerinin teamül kapsamında ne olduğu hususlarının sorularak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken işin özelliği ve takip konusu alacağın niteliği dikkate alınmaksızın eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Kabule göre ise mahkemece yukarıda belirtilen emsal Yargıtay kararı ve İstanbul Kuyumcular Odasının cevaba yazıları da dikkate alınmak suretiyle, talebin özelliği dikkate alınarak sektör bilirkişisinden rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporundaki faturaya dair tesbitin hükme esas alınması isabetli olmamıştır.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına..." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce istinaf kaldırma kararı, toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 21/01/2025 tarihli raporunda; "...Birinci alternatifli sonuç olarak;
Sayın Mahkemenizin Ticari defterler boyutunda karar vermesi durumunda, davacı yanın davalı yanlardan fatura düzenlenen ...’dan Takip tarihi olan 01.07.2008 tarihi itibariyle 28.08.2008 tarihli Seri A ... no.lu faturadan dolayı 169.951,81 TL (9.098,07 Gram 14 ayar Altın) alacaklı olacağı,
İkinci alternatifli sonuç olarak;
Sayın Mahkemenizin Ticari defterleri, Müşteri Teslim formları ve Şahitlerin beyanları boyutunda karar vermesi durumunda ise, davacı yanın davalıların her birinden Müştereken ve mütesselsilen Takip tarihi olan 01.07.2008 tarihi itibariyle 28.08.2008 tarihli Seri A ... no.lu faturadan dolayı 169.951,81 TL (9.098,07 Gram 14 ayar Altın) alacaklı olacağı,
Sayın Mahkemece alacağın kabulü halinde; Davacı yanın takip tarihi itibariyle 3095 sayılı kanuna (md.2) göre değişen oranlarda faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
1.2 Sektörel yönden yapılan İnceleme, değerlendirme ve sonuç;
Sektörel olarak kuyumculukta ticari ilişkiler güven temeline üzerine oluşturulmuştur ve geçmişten günümüze bu şekilde süre gelmiştir.
Güven temelinde oluşturulan ticari ilişkilerde altın ürün tesliminde peşin, vadeli, veyahut konsinye olsun resmi belge düzenlenmeyip kırtasiyeden alınabilen ürün teslim fişi diyebileceğimiz fişlere alış veriş hesabının tutulması yönünde teslim edilen ve alınan ödemelerin cinsi, gramı ve has altın karşılığı olarak imzalı yada imzasız olarak makbuz düzenlenir.
Sektörümüzde vadeli veya konsinye verilen altın ürünler ödemenin alınacağı andaki ürün fiyatının karşılığı olan altın, döviz veya TL olarak tahsil edilir. Bu tahsil şekli genel, kesin ve temel bir kaide olup aksi düşünülemez bir durumdur.
Yukarıda izah ettiğimiz gerekçelerle dava konu edilen 9.098,07 gr 14 ayar altın mamülün ortalama işlik değerleri (100 milyem) ile fatura tarihli, icra takip tarihli, dava tarihli ve rapor yazım tarihli değeri aşağıda taktirlerinize arz edilmiştir..."
¸tespit ve rapor edilmiştir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde;
Davalılar ... ve ... Yönünden:
Mahkememizin önceki 09/05/2019 tarih ... sayılı kararında da belirtildiği üzere, davalılar ... ve ...'ın davalı ... ile adi ortaklık şeklinde çalıştıklarına dair iddia ispatlanamamıştır.
SGK'dan getirtilen sigorta hizmet dökümlerine göre; ...'ın 30.04.2008 - 30.05.2008 arası ... işyerinde, 15.06.2009'dan itibaren ... Üniversitesinde sigortalı olarak çalıştığı; ...'ın 20.04.2008 - 20.05.2008 aralığında ..., 24.07.2008 - 31.08.2008 aralığında ..., 17.04.2009 tarihinden itibaren ... Uluslararası ... Ltd. Şti.'de sigortalı çalıştıkları tespit edilmiştir.
Söz konusu davalıların...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında hiçbir şekilde isimlerinin geçmediği, babaları ...'a ait işyerinde ilk defa sigortalı olarak işe başladıkları, ... ve oğlu ...'ın işyerlerinin yine kuyumculuk faaliyeti ile ilgili ancak çok ayrı yerlerde (...'ta, ...'ta) faaliyet gösterdikleri, ...'un işinin aynı yerde büyük oğlu ... tarafından devam ettirildiği, sadece ...'in 1 ay ... yanında çalışmasının ortak olduklarına karine teşkil etmeyeceği, hayatın olağan akışı içinde kardeşlerine kısa süreli yardım etmelerinin makul olduğu anlaşılmıştır.
Müşteri teslim formları incelendiğinde; 19.06.2008, 21.06.2008, 22.05.2008, 05.06.2008 tarihli formların ... imzalı, 04.07.2008 tarihli formun Simon imzalı, 31.05.2008, 25.07.2008, 26.07.2008, 28.08.2008 tarihli formların ise ... imzalı olduğu tespit edilmiştir. Bu formların sadece teslim alındığına dair belge niteliğinde olup, tek başına borçluluğu kabul anlamına gelmemektedir.
Bu nedenle, davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı ... (...) Yönünden:
Davacı şirket tarafından sunulan 28.08.2008 tarihli Seri A ... sayılı fatura, davalı ... adına düzenlenmiş olup, 14 ayar 9.098,07 gr altın karşılığı 169.951,81 TL tutarındadır. Bu fatura, HMK'nın 222. maddesi uyarınca usulüne uygun tutulmuş ticari defterlere kayıtlıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2006/9837 Esas 19.03.2007 tarihli kararında belirtildiği üzere, kuyumculuk işiyle uğraşan esnaf arasında altın alım-satımına dair işlerde yazılı belge aranmaması teamül halini almıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf kararında da bu husus teyit edilmiştir.
Mahkememizce dinlenen tanıkların beyanları da davalıların ticari ilişkisini teyit etmektedir. Tanık ..., 30 senedir davacı şirkette çalıştığını, davalılar ile 2008 yılından önce alışveriş yaptıklarını ve bu ilişkinin 2008 yılı sonuna kadar sürdüğünü beyan etmiştir. Tanık ..., 2007 yılından 2008 yılı sonuna kadar ... kardeşlerin çalıştığı ...'un sipariş ettiği malları genellikle kendisinin teslim ettiğini, davalılardan 14 ayar altın bazında 9 bin küsür gr alacakları olduğunu beyan etmiştir.
Her ne kadar davalı yan zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, dava konusu uyuşmazlığın 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olması nedeniyle itirazının reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda sektörel inceleme sonucu, "Sektörel olarak kuyumculukta ticari ilişkiler güven temeline üzerine oluşturulmuştur ve geçmişten günümüze bu şekilde süre gelmiştir" şeklinde tespit edilmiş ve yapılan sektörel hesaplamalara göre davaya konu edilen 9.098,07 gr 14 ayar işlenmiş altın mamüllerin 01.07.2013 icra takip tarihli değerinin 478.558,00 TL, dava tarihi itibariyle hesaplanan değerinin ise 546.020,67 TL olduğu anlaşılmakla, davacı alacaklının icra takibindeki talebi ile bağlı kalınarak davalı ... (...) yönünden davanın kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İtirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla aynen devamına, takibe konu asıl alacağın likit olduğu, haklı bir gerekçe olmaksızın takibe itiraz edildiği anlaşılmakla takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davalılar ... ve ... yönünden davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
2-)Davalı ... (...) yönünden DAVANIN KABULÜ ile, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki koşullarla AYNEN DEVAMINA,
3-)Takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 24.591,60-TL harçtan peşin alınan 4.378,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.213,10-TL harcın Davalı ... (...)'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 25,20 -TL başvurma harcı, 4.378,50-TL peşin harç, 3,80 -TL vekalet harcı, 387,70-TL tebligat/ posta gideri, 12.850,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.645,20-TL yargılama giderinin Davalı ... (...)'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 57.600,00-TL nispi vekalet ücretinin Davalı ... (...)'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Kendini vekille temsil ettiren davalar ... ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara verilmesine,
Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır