T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/354 Esas
KARAR NO :2025/676
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:24/05/2023
KARAR TARİHİ:17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiller, ZMMS kapsamında davalı sigorta firması .... Sigorta şirketi tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalanan ve diğer davalı ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracın davacı ... tarafından kullanılan 2021 Model ... marka ... plakalı motosiklete 05.02.2022 tarihinde çarpması neticesinde müvekkillerden özellikle ... hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmış ve kaza sonucunda da sakat kaldığını, meydana gelen kazanın hemen ardından müvekkiller, ... Hastanesi ile .... Üniversitesi hastanelerinde tedavi ve muayene olduklarını, müvekkiller bu olay sonucunda hem fiziksel hem de ruhsal şekilde ağır bir işgücü kaybına uğradığını, geçici ve kalıcı olarak iş göremez duruma düştüğünü, trafik kazasıyla ilgili olarak .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/... Esas numarası ile kazanın gerçekleşmesinde kusuru olan davalı ... hakkında taksirle adam yaralama fiilini işlediğinden bahisle dava açılmış, kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmış ve davalı ...' nin kusurlu olduğu ispatlanmış ve yapılan yargılama sonucunda da davalı ... hakkında mahkumiyet cezası verilerek bu karar kesinleştiğini, müvekkillerinin geçici iş göremez duruma düşmesi nedeniyle TBK nın 49. Maddesi ile HMK 107. madde dikkate alınarak uğradığı her davacı yönünden 250'şer TL olmak üzere maddi zararlara karşılık şimdilik toplamda 500,00 TL, müvekkillerin sürekli iş göremez duruma düşmeleri nedeniyle TBK nın 49. Maddesi ile HMK 107. madde dikkate alınarak çalışamamasından kaynaklı ortaya çıkan maddi zararlara karşılık her davacı yönünden 250'şer TL olmak üzere toplamda 500,00 TL, müvekkillerin uğramış olduğu maddi zarar kapsamında kazanç kaybı (sadece ... yönünden) ve bakıcı giderleri karşılığı (her iki müvekkil yönünden) her davacı yönünden 250'şer TL olmak üzere şimdilik 500,00 TL nin TBK nın 49. Maddesi ile HMK 107. madde dikkate alınarak davalı sigorta firmaları yönünden sigorta poliçelerinde ki teminat limitleriyle bağlı kalınarak temerrüt tarihi olan 30.12.2022 tarihinden, davalı sürücü yönünden ise tüm maddi zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek haksız fiil tarihi 23.07.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkillerin duymuş olduğu acı, elem ve manevi çöküntü dikkate alınarak ... yönünden 250.000 TL, ... yönünden ise 150.000 TL olmak üzere toplamda 400.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.07.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı sürücüden tahsil edilerek müvekkillerine ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacılar dilekçesinde 05/02/2022 tarihinde meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucunda ...'un sürücü, ...'un yolcu olarak bulunduğu aracın müvekkili ... kontrolündeki araçla çarpışması sebebiyle zarar gördüklerini, vücutlarında kırık oluştuğu ve kalıcı olarak sakatlandıklarını bu kaza sebebiyle geçici ve sürekli olarak iş göremez hale geldiğini iddia ettikleri, öncelikle belirmemiz gerekir ki her ne kadar davacılar müvekkili ... .... bu kaza nedeni ile kusurlu bulunup ceza aldığını ve mahkumiyetinin kesinleştiği iddia etmişse de bu hususun doğru olmadığı, müvekkili .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda verilen mahkumiyet hükmünün açıklanması geri bırakılmış olup iş bu karar istinaf incelemesinden geçemediği için maddi anlamda kesin bir hüküm oluşturmadığını, her ne kadar ceza yargılamasında kusur müvekkiline izafe edilmişse de burada kurulan hüküm hükmün açıklanmasının geri bırakılması olup bu maddi anlamda kesin bir hüküm olmadığını, istinaf incelemesinden de geçmediği için iş bu dosyada yeniden kusur araştırması yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca TBK'nun 74. Madde birinci fıkrasında da belirtildiği üzere ''Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.'' ifadesi nedeniyle kusurun tespiti için keşif ve bilirkişi incelmesi yapılmasını talep ettiklerini, zira davacıların hem uygun güvenlik önlemi (kask, dizlik, ceket, eldiven gibi) almadan hem iki kişi olarak ve motorun ruhsatında yazan azami toplam ağırlığını aşarak motora binmiş bu sebeple kazadan yara almadan kurtulmalarının mümkün olduğu halde kendi kusurları ile yaralanmalarına sebep olduklarını, ayrıca müvekkilinin trafik kurallarına uygun seyretmekte iken şerit değiştirmek için sinyal verip şerit değiştirmeye başlamışken davacılardan ...'ın süratini düşürmemesi ve takip mesafesine dikkat etmemesi nedeni ile bu kaza meydana geldiğini, müvekkili yavaş akan trafikte yolu kontrol ederek ve yol boş olduğu için şerit değiştirmeye başlamış ancak davalı muhtemelen motosiklet kullanıyor olmanın rahatlığı ile trafiğin seyrine uymadan hızını azaltmadan diğer araçları geçerek kazaya sebebiyet verdiğini, kamera kayıtlarının incelenmesi ve tanık anlatımları ile de bu husus ortaya çıkacağını, kazanın oluşumuna davacı ... sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kaza tespit tutanağında müvekkilinin kural ihlali yaptığı yönündeki tespiti kabul etme olduklarını, yapılacak keşif ve alınacak rapor doğrultusunda müvekkilinin olay nedeni ile kusursuz olduğu ortaya çıkacağını, davacının içinde bulunduğu aracın takip mesafesini mesafesini koruyarak aracının hızınıaracın yük ve ve teknik özelliklerine ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeni ile kazanın gerçekleştiğinin açık olduğunu, mahkemece resen görülecek nedenlerle davacının haksız tazminat taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... SİGORTA vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket nezdinde zorunlu trafik sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile ... plakalı motosikletin 05.02.2022 tarihinde çarpışması neticesinde maddi hasarlı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacı ... ... plakalı motosikletin sürücüsü, ... ise yolcusu olduğunu, dava konusu kaza neticesinde davacılar yaralanmış olduklarından bahisle müvekkili şirketten kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve kazanç kaybı tazminatı talep ettiklerini,
müvekkili şirket poliçe limiti dahilinde, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı tarafın öncelikle zararını ve işbu zararda müvekkili şirketçe sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispatlaması gerektiğini, davacıların maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunması gerekmediğini, aksi takdirde talepler teminat dışı olacağını, 20 şubat 2019 tarih, 30692 sayılı resmî gazete’de yayımlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, davacının kazanç kaybı talebi teminat dışı olduğunu, davacı taraflar gerekli koruyucu kıyafetleri giymemiş, kask takmadıklarını, bu nedenle %20 müterafık kusur uygulanmalı,
uyuşmazlık konusuna yasal faiz uygulanması gerektiği, dava konusu alacak zamanaşımına uğradığını, davanın önce usulden ve her halde esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... TURİZM vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle, davadaki ihbar olunan sıfatımız dolayısı ile tarafımız aleyhine hüküm kurulmaması gerektiğini, müvekkili şirket “...” markası altında uzun süreli araç ... kiralama faaliyeti ile iştigal etmekte olan bir şirket olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davada davalı müvekkili hukuken işleten addetmek mümkün olmadığını, delil listemizde de belirttiğimiz gibi ticari defterlerimiz üzerinde inceleme yapılarak aracın kiralandığının ispatı mümkün olacağını, müvekkil şirket bünyesinde kaza tarihi itibariyle davalı ... çalışmadığını, davacının ve davalının öncelikle dilekçelerinde dayandığı belgelerin asıllarını mahkeme dosyasına sunması ve birer örneklerinin de tarafımıza tebliğ edilmesi gerektiğini tüm bu hususlar ile birlikte, husumet itirazımız saklı kalmak kaydıyla ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, zira, kusur oranları yargılama gerektirdiğini,
Yine husumet itirazımızı tekrar ile davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının maddi ve manevi tazminat talepleri haksız olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek derecede fahiş olduğunu, ayrıca, husumet itirazlarını tekrar ederek davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirkete ait aracın İMM ve ZMM poliçesi olup, sigortadan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının da tespiti gerekmekte olduğunu, husumet itirazımız da dikkate alınarak, davadaki ihbar olunan sıfatı nedeniyle lehe veya aleyhe bir hüküm kurulmaksızın nihai karar verilmesine, dava konusu ile müvekkili şirketin hiçbir ilgisi bulunmadığını davalının haksız ve mesnetsiz ihbar talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; 05/02/2022 tarihindeki trafik kazası sebebiyle davacı ... ve ... için açılan sürekli geçici, maluliyet, bakıcı gideri, manevi tazminat talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; İ... Hastanesi kayıtları ile bilahare isim ve ünvanları bildirilecek hastane ve tıp merkezi kayıtları, 112 Acil Müdahale kayıtları, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/.. Esas numaralı dosyası, Sigorta firması nezdinde açılan Hasar Dosyasları, ... Arabuluculuk Merkezinin 2022/... ve 2022/... numaralı Arabuluculuk dosyaları, Sosyo ekonomik araştırma, Fotoğraflar, Mail yazışmaları, Kamera kayıtları, SGK kayıtları, Tanık beyanları, Bilirkişi İncelemesi, Yargıtay Kararları, her türlü belge ve her türlü yasal delile dayanmıştır.
Davacı Tanığı ... beyanında; Davacıların geliniyim, 07/06/2022 tarihli trafik kazası olduğunda evdeydim, kazayı öğrenir öğrenmez hastaneye gittik, kayın validem fatma yoğun bakımda yatıyordu, tanınmayacak haldeydi, 1-2 gün yoğun bakımda kaldı, kayın babam ... ise ayakta tedavi gördü. Kazadan sonra ikisi de psikolojik olarak kötü durumdaydı. Kayın validem trafik kazasından sonra işe gidemedi, kaburgası kırık ve yüzü de tanınmayacak haldeydi , kaza olmadan evvel kayın validen bir otelin mutfağında çalışıyordu, ekonomik sıkıntılar sebebiyle iş hayatına devam etmek zorunda kaldı. Ancak trafik kazası sebebiyle yolda giderken bile panik halinde psikojisi bozuk halde hayatına devam etmeye çalışıyor, trafik kazasına sebebiyet veren taraf bizi hiç bir şekilde aramadılar. kaza sebebiyle yüzünde izler mevcuttur, yüzünden izler alması sebebiyle insanlarla iletişimi kapattı ve psikolojisi bozuldu. Kaza sırasında kayın validemin kaskı vardı. Tanıklık ücreti talebim yoktur şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ... beyanında; Davacı ... benim abim olur, ... ise yengem olur, kaza tarihinde kendilerinin yanında değildim, kazadan sonra kızlarının evlerine geçmişler bende oraya gittim, fatma çok kötüydü, yüzü şişler içinde mosmor ve tanınmayacak haldeydi abim ... ise dizinin üzerine basamıyordu kızları bakımlarını üstlendi sonra gelinlerinin evine geçti, kazadan sonra kendilerine bakamayacak haldeydiler, kaza sebebiyle ikisininde psikolojisi bozuldu, şu an kaza sebebiyle fatmanın travmaları vardır, abim travma nedeniyle erken emekli oldu, kaza sebebiyle karşı taraftan kimse aramadı. ... kafa tasında ezilme vardır, yüzünde derin izler mevcuttur, abim belediyede çöp kamyonu süren şöfördür , kaza sebebiyle araç kullanamadı ve emekli olmak zorunda kaldı, kaza anlarında yanında ben olmadığı için bu konuda bilgim yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı ... beyanında; Davalı ... benim eşim olur, dava konusu aracın içerisindeydim, trafik kazasının olduğu zaman ben hamileydim. Ctesi günü trafik sıkışıktı, aracı eşim kullanıyordu ben şoför mahalinin yanındaki tekli koltukda oturuyordum, davacı olan şahıs motorsikletteydi kaskı vardı ancak arkasındaki kişinin kaskı yoktu, benim bulunduğum kapıya çok yakında motosikletin bize vuracağını tahmin ettim, eşime söyledim eşimde aracın direksiyonunu sola kırdı, o sırada motosiklet yere düştü ve bizim araçta büyük bir hasar oluşmadı, hatta kazanın olduğunu bile hissetmedik ancak dikiz aynasından motosikletin yere düştüklerini eşim fark etti el frenini çekti ve yardımlarına koştu eşimin herhangi bir kusuru yoktur, eşim 112 aradı, arkamızdaki araçta ATK doktoru varmış olaya müdahale ettiler, eşim karakola gitti, diğer doktorlar beni evime bıraktı, hastaneyi telefonla aradık, hastanın taburcu olduğunu öğrendik ve sevindik, kazadan bir gün sonra kaskı polis memuruna teslim ettik, karşı tarafla konuşmak istedik ancak kabul edilmediğini bize polis memurları söyledi. Cevizlibağ - topkapı yan yolundan, halkalıya evimize gitmek için seyir halinde idik, biz seyir istikametindeydik trafik yoğun olması sebebiyle çok yavaş ilerliyordu. Polis memuru araçtan inmemem gerektiğini söyledi ayrıca arkada çocuğumun olması sebebiyle araçtan inemedim, motosikletin düştüğünü eşim söyledi ne tarafa düştüğünü ben görmedim şeklinde beyanda bulunmuştur.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 26/02/2025 tarihli kusur raporunun sonuç kısmında; "....Mevcut verilerle; A) Davacı sürücü ... idaresindeki motorlu bisiklet ile sağ şeritte seyir halindeyken, solundaki şeritten sağa yönelerek seyir şeridine giren davalı sürücü idaresindeki araca çarpması ile meydana gelen olayda, olayın oluş şekli ve mahal özellikleri dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B) Davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde yan yola girmek amacı ile sağ şeride yönelmeden önce sağ gerisine dair yeterli kontrolleri yapması, uygun zamanda kontrollü bir şekilde şerit değiştirme manevrasına başlaması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği yeterli kontrolleri sağlamadan sağ şeride yönelerek sağ şeritte seyreden davacı sürücü idaresindeki aracın seyir şeridini kapatması ile meydana gelen olayda, asli kusurludur.
SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Davacı sürücü ...’un kusursuz olduğu,
B) Davalı sürücü ...nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 12/03/2025 tarihli maluliyet raporunun sonuç kısmında; "...Mevcut belgelere göre;... oğlu, 20.05.1971 doğumlu, ...’un 05.02.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği..." tespit ve rapor edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 12/03/2025 tarihli maluliyet raporunun sonuç kısmında; "...Mevcut belgelere göre;... kızı 24.07.1977 doğumlu, ...’in 05.02.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği..." tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 16/10/2025 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden feragat ettiklerini herhangi bir vekalet ücreti taleplerinin olmadıklarının beyan etmişlerdir.
Davalı ... vekilinin 15/10/2025 tarihli dilekçeleri ile müvekkilleri yönünden feragat edilmiş olması sebebiyle davacılardan herhangi bir vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmişlerdir.
Dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi ücreti olarak 10.000-TL belirlendiği, davacının 10/06/2025 tarihli dilekçesi ile adli yardım talep ettiği, mahkememizce adli yardım talebinin reddine karar verildiği, davacının itirazı üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2025 tarih ... D.İş kararı ile adli yardım talebinin reddi kararına itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 17/10/2025 tarihli duruşmadaki beyanında bilirkişi ücretini yatıramadıklarını bu sebeple dosyanın mevcut şekilde karara bağlanmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
05.02.2022 günü saat 15.00 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorlu bisiklet ile ...Transit yolunun sağ şeridini takiben seyir halindeyken olay mahalli yan yol girişine geldiğinde idaresindeki motorlu bisikletin ön kısımları ile seyir istikametine göre solundaki şeritte seyir halindeyken yan yola girmek amacı ile sağ şeride giren davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarına çarpması sonucu, ... plaka sayılı motorlu bisiklet sürücüsü ... ve bu motorlu bisiklette yolcu olarak bulunan .... yaralanmasına konu dava konusu olay meydana gelmiştir.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu kazada karışan tarafların bedensel zararların belirlenebilmesi ve davacının bedensel zararlar var ise göre talep edebileceği zararlarının miktarı konusunda özel uzmanlık alanı gerektirmesi, bu hali ile bilirkişi incelemesinin gerekli olduğu ve bu hususta inceleme yaptırılamadığı, bu hali ile dosyada mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davalı ... Sigorta yönünden ispatlanamayan davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın davacının feragati nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davalı ... yönünden açılan davanın davacının feragati nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı ... SİGORTA yönünden açılan davanın REDDİNE,
3-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 1.371,32-TL harçtan mahsubu ile bakiye 755,92-TL harcın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı ... Sigorta duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Reddedilen maddi ve manevi tazminat bakımından; davalı ... vekilinin beyanları göz önüne alındığında herhangi bir vekalet ücreti takdirine yer olmadığına
6-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine,
Dair davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinün yüzeni karşı taraflara gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi.17/10/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza