T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/388 Esas
KARAR NO:2024/581
DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:14/04/2023
KARAR TARİHİ:05/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, yapılan kazı çalışması esnasında davalı şirketin enerji dağıtım altyapısına zarar verdiği iddiasıyla müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, yasal sürede itiraz edilmediği için takibin kesinleştiğini, davacı şirketin herhangi bir şekilde davalıya maddi zarar vermediğini, böyle bir borcunun bulunmadığını belirterek bu icra takibinde müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibinde borçlu olunmadığının tespitinden ibaret olduğu görülmüştür.
Davacının dava açılışta arabuluculuğa başvurulduğuna dair evrakın bulunmaması sebebi ile Mahkememizce 16/06/2023 tarihli ara kararında" Davacı tarafça Arabuluculuk Son Tutanağı Aslının dosyaya ibraz edilmesi yönünde Davacı tarafın arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunmadığı anlaşılmış olup, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gereğinin yerine getirilmemesi halinde 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına (ihtarın işbu ara kararın tebliği ile yapılmasına), karar verildiği, davacı vekili dava açıldığı tarihden önce arabuluculuğa başvurduğuna dair evrak sunamadığı anlaşılmıştır.
Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/1743 E 2023/1362 Kilamında "...7155 sayılı Kanun ile TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır."Dava konusu bir miktar para alacağı" olan tüm talepler hakkında, alacaklı ve borçlu açısından bir ayırım yapılmadan ve bir sınırlama getirilmeden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak düzenlenmiştir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3). Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMKnun 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Somut olayda; uyuşmazlık banka zararının tazmini ve tahsiline ilişkin olup, eldeki dava da; dava tarihi itibariyle arabulucuya başvuru zorunlu bir dava şartıdır. Mahkemece davacı vekiline arabuluculuk tutanağını sunması için süre verilmiş ise de; davacı vekili beyanında uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olmadığından ara karardan rücu edilmesini, aksi kanaatte ise arabuluculuğa başvurmak için süre verilmesini talep etmiş olup, arabuluculuğa başvurmadan davanın açıldığı anlaşılmıştır. O halde, eldeki dava arabuluculuğa tabii davalardan olup, dava öncesi arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. " şeklinde olduğu somut olay değerlendirildiğinde Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3). Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMKnun 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği anlaşılmakla..".Kararından da anlaşılacağı üzere davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Mahkememize açılan işbu davanın başlangıçta arabuluculuğa başvurulmadığından TTK 5/A-(1) ve 6325 sayılı ''Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'' nun 18/A(2) maddeleri uyarınca HMK 114(2) ve 115(2) maddesi gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile fazla 247,70-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmiştir. 05/09/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza