T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/64 Esas
KARAR NO:2024/615
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/01/2023
KARAR TARİHİ:19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirket ... işletmecisi olup, müşterilerinin sunucularının yüksek güvenlikli merkezlerinde internet, iklimlendirme ve enerji sağlayarak; 7 gün 24 saat aktif çalışmasını sağladığını, müşteri hizmete başladıktan sonra sunucusunu dilediği şekilde kullandığını, Müvekkil ile davalı şirket arasında, 30.05.2022 tarihli, davalının sunucu barındırma hizmeti için müvekkil şirkete teslim etmiş olduğu sunucuların müvekkil şirketin mevcut veri merkezinde barınması konusunu içeren taahhütlü sözleşme akledildiğini, Taahhütlü sözleşmeler sunucu hizmetinde büyük önem taşıdığını, çünkü veri merkezleri yüksek güvenlikli alanlar olup sürekli gir-çık yapılamamakta ve müşterilere hem fiziki alan, hem internet, hem de enerji tahsisi yapıldığını, tüm bunların yanında müşteriler tarafından fiyatların sabitlenmesi açısından da yoğun şekilde talep edildiğini, öyle ki, davalı şirket sözleşmeyi akdetmesi akabinde, ... Marka model ... seri numaralı ve ... Marka ve Model ... seri numaralı cihazları(sunucu) müvekkil şirketin veri merkezinde kendisine ayrılan kabine yerleştirildiğini, sunucuların kabine yerleştirilmesi ile müvekkil şirket tarafından hizmet bedeline dair fatura düzenleme süreci başlatıldığınız, başka bir anlatımla, sözleşmenin akdedilmesi sonrası, davalı şirket tarafından cihazların kabine yerleştirilmesi ile birlikte sözleşmede belirtilen hizmet verilmeye başlandığını, aynı zamanda davalı şirkete sözleşmede belirtilmiş olan sayıda IP adresi de tahsis edilmiş ve akabinde müvekkil şirket tarafından hizmetlere ilişkin fatura tanzim edilmeye başlandığını, davalı şirkete öncelikle 01.08.2022 tarihli, ... numaralı fatura e-fatura sistemi üzerinden gönderildiğini, nitekim, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, daha sonra, 01.09.2022 tarihinde davalı şirkete eylül ayında verilen hizmete ilişkin fatura gönderilmiş, bu defa davalı şirket tarafından fatura haksız suretle ve açıklama yapılmaksızın reddedildiğini, reddedilen fatura akabinde, davalı şirkete aynı hizmete ilişkin 15.09.2022 tarihinde tekrar fatura gönderildiğini, tüm bunlarla birlikte, davalı şirkete yapılan borç ve gecikme bildirimlerine rağmen ödeme yapılmamış ve tarafımızca, .... İcra Müdürlüğü, ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, davalı şirket tarafından icra takibine itiraz edildiğini, bu yönüyle, tarafımızca davalı ile uzlaşı sağlamak adına, dava şartı ticari arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da, anlaşma sağlanamadığını, bu minvalde hizmet bedeli ödenmeyen, zira ödeme ihtarlarına rağmen bedeli ödemediği gibi ayrıca haksız suretle sözleşmeyi fesheden, ayrılan kabinin, enerjinin, IP adreslerinin ve internet kapasitesinin bedelinin ödenmemesi suretiyle de müvekkil şirketin zarar etmesine sebep olan, haksız suretle yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı taraf tarafından açılan itirazın iptali davasına konu.... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası nezdinde başlatılan icra takibine esas olarak gösterilen taraflar arasında akdedilen 30.05.2022 tarihli Sunucu Barındırma ve Kiralama Sözleşmesi tahtında haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlenen faturalara istinaden Müvekkilin davacı yana hiçbir borcu olmadığını, iş bu davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin 2. Maddesinde düzenlenen "Sözleşmenin Konusu ve Amacı" başlıklı maddesinin de incelenmesinden görüleceği üzere; Sözleşmenin konusunu Davacı taraf tarafından işbu Sözleşme tahtında Müvekkile ait sunucuların ... hizmetinin Davacıya ait mevcut bağlantılarının kullanılarak internet ortamına bağlanması hizmeti oluşturulduğunu, ancak davacı yan tarafından müvekkile bu hizmet sözleşme akdedilmiş olmasına rağmen verilmediğini, Sözleşme akdedilmeden evvel Davacı yan Yetkilisi ile Müvekkil tarafından yapılan görüşmede Müvekkilce 128 adet IP’ye ihtiyaç olunduğunu verecekleri fiyatlarda bu paketin de içinde olması gerektiği ve bunun Müvekkil tarafından alınmak istenilen hizmet için çok elzem olduğunu belirtilmiş ve Davacı yanca bunun sağlanabileceğinin belirtilmesi üzerine de Davacı yan Yetkilisi tarafından verilen fiyatta anlaşılarak mutabık kalınıp sözleşme akdi gerçekleştirildiğini, fakat, Müvekkilin o dönem içerisinde bulunduğu operasyonel zorluklar nedeni ile Müvekkilce geçiş yapılamamış ve Davacı Şirket yetkilisi ... tarafından Müvekkil aranarak çalışmasa bile, kendilerine ait olan sunucu odasında bir kabine en azından bir sunucu bırakılmasını talep etmesi üzerine de sadece sunucu Davacı yan saklama merkezine çalıştırılmadan Davacı tarafından gösterilen yer olan Davacıya ait sunucuların üzerine çalıştırılmadan bırakılmış olup, Müvekkil tarafından Sözleşmenin konusunu teşkil eden IP hizmeti ve internet hizmeti aktif hale getirilmemiş ve işbu hizmet alınmadığını, yani, Mahkemenin bu hususta karar verirken, borçlu bir şirket ise, bu şirketin ticaret sicilindekini celp ederek ne miktar bir sermaye ile ticarî faaliyette bulunduğunu, mal varlığının neye baliğ olduğunu ve kararlaştırılan cezaî şartın tahsili cihetine gidilmesi hâlinde o şirketin eskisi gibi ticarî hayatını devam ettirmesinin mümkün olup olmadığını gerekirse bilirkişiden de mütalâa alarak araştırması icap eder, aynı incelemeyi gerçek kişi olan (tacir) için de yapması icap eder, tüm bu açıklamalar kapsamında, Sözleşmenin imzalanması itibariyle hiç hizmet alınamaması nedeniyle aktif hale gelmeyen sözleşmenin Müvekkilce haklı nedenle feshi dolayısıyla haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlenen taahhütden dönme şeklinde cezai şartla birlikte belirlenen tutar üzerinden düzenlenen faturaların tarafımızca kabul edilmesi ve ödenmesi mümkün olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve.... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası nezdindeki takibin iptaline karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, ayrıca yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin dahi davacıya yükletilmesine karar verilmesini; mahkeme aksi kanaatte ise fahiş olarak uygulanan ve Müvekkilin mahfına sebep olacak cezai şartın indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Sunucu Barındırma ve Kira Sözleşmesi, Sözleşme, Faturalar, .... İcra Müdürlüğü ... E.Sayılı dosyası, Tanık, Bilirkişi İncelemesi, Ticari Defterler, Mail ve Whatsapp Yazışmaları Keşif, Her neviden delile dayanmışlardır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası sureti UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ... Anonim Şirketi borçlu ... ... ... Anonim Şirketi olduğu, davalı tarafa düzenlemiş olduğu 4 adet faturaya dayanarak, sözleşme bedelinin tamamı olan 623.040,00 TL alacak için 07/12/2022 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 07/05/2024 havale tarihli raporlarında: ''...Teknik incelemeler ve değerlendirmeler yönünden;
-Taraflar arasında imzalanan 30/05/2022 tarihli Sunucu Barındırma ve Kiralama Sözleşmesi kapsamında tanımlanan hizmetlerin 2 ana başlık altında değerlendirildiği, birincisi Sunucu Barındırma Hizmeti ve ikincisi ... & Güvenlik Hizmetleri & Ek Hizmetler olarak geçtiği,
-Taraflar arasında gerçekleşen e-mail yazışmalarından ve dosyaya sunulu 1 adet flash bellek içerisinde geçen fotoğraf kareleri ve video kayıtlarından sunucu barındırma hizmetinin sözleşmenin feshedildiği ana kadar sağlandığı sabit iken diğer hizmet alanı ile ilgili olarak davalı sunucularına sözleşmede belirtildiği gibi 27 IP bloğu tahsis edilip edilmediği, internet ağı altyapı hizmetinin aktif olarak verilip verilmediği hususlarında somut bir veriye ulaşılamadığından ...& Güvenlik Hizmetleri & Ek Hizmetler başlığı altında tanımlanan hizmet kalemlerinin davalı yana sağlanıp sağlanmadığı hususunda teknik açıdan bir tespite varılamadığı tespitine varıldığı,
Cezai şarta ilişkin incelemeler ve değerlendirmeler yönünden,
- Taraflar arasındaki karşılıklı borç yükleyen sürekli edimli sözleşmenin ileriye dönük sona erdirildiği,
- Sözleşmenin, haklı sebebe dayalı olarak davalı tarafından sona erdirilip erdirilmedi teknik inceleme neticesinde tam olarak tespit edilemediği,
- Hizmetin verildiği hususunda ispat yükünün davacıda olduğu, ispat yükünün yerine getirilmemesi sebebiyle davacının cezai şart talebinde bulunamayacağı,
- Sayın Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde cezai şartın ele alınması gerektiği Davalının 50.000 TL esas sermaye ile kurulduğu, davalının finansal durumu hakkında bilgi ve belge vermemesi sebebiyle malvarlığı durumunun tespit edilemediği, davacı tarafından talep edilen 623.040,00 TL tutarın davalının esas sermaye tutarı ile karşılanamayacağının açık olduğu,
- Ancak, anonim şirketin ekonomik gücünün sadece esas sermayeden oluşmadığı, öte yandan, sözleşme konusu hizmet bakımından öngörülen ücretin fahiş derecede yüksek olmaması ve aksine olağan ücret olduğu dikkate alındığında cezai şartın indirilmemesi gerektiği..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Taraflar arasında akledilen sunucu barındırma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın ve indirim iptali, ücretsiz hizmetler ve kalan sürenin ücretlendirilmesi niteliğindeki cezai şart alacağının tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında 30/05/2022 tarihli Sunucu Barındırma ve Kiralama Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun ve amacının davalının barındırma hizmeti için davacıya teslim etmiş olduğu ve/veya davacıdan kiraladığı bir veya birden fazla fiziksel ve/veya sanal sunucunun, ... hizmetinin davacının mevcut bağlantılarını kullanarak internet ortamına bağlanması hizmetlerine dayandığı, sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği hususunda çekişme bulunmamaktadır.
Somut olayda çekişme konuları, davalı yanın sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, bunun sonucuna göre davacı alacaklarının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce dosya mali müşavir, bilgisayar mühendisi, nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş olup, sunulan bilirkişi raporundaki teknik tespit ve değerlendirmelere göre; taraflar arasında imzalanan 30/05/2022 tarihli Sunucu Barındırma ve Kiralama Sözleşmesi kapsamında tanımlanan hizmetlerin 2 ana başlık altında değerlendirildiği, birincisi Sunucu Barındırma Hizmeti ve ikincisi ... & Güvenlik Hizmetleri & Ek Hizmetler olarak geçtiği, taraflar arasında gerçekleşen e-Mail yazışmalarından ve dosyaya sunulu 1 adet flash bellek içerisinde geçen fotoğraf kareleri ve video kayıtlarından sunucu barındırma hizmetinin sözleşmenin feshedildiği ana kadar sağlandığı sabit iken diğer hizmet alanı ile ilgili olarak davalı sunucularına sözleşmede belirtildiği gibi 27 IP bloğu tahsis edilip edilmediği, internet ağı altyapı hizmetinin aktif olarak verilip verilmediği hususlarında somut bir veriye ulaşılamadığından ... & Güvenlik Hizmetleri & Ek Hizmetler başlığı altında tanımlanan hizmet kalemlerinin davalı yana sağlanıp sağlanmadığı hususunda teknik açıdan bir tespite varılamadığı anlaşılmıştır.
Aynı rapordaki nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişinin mütaalasında da değinildiği gibi; taraflar arasındaki karşılıklı borç yükleyen sürekli edimli sözleşmenin ileriye dönük olarak sona erdirildiği, TBK m. 126 gereğince ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebileceği, bunun yanı sıra ifaya eklenen bir cezai şart talep edilebileceği, somut olayda davacının ifaya eklenen bir cezai şart talebinde bulunduğu, cezai şart talebinin kabul edilebilmesi için sözleşmenin, davalı tarafından haksız bir şekilde feshedilmiş olduğunun tespit edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davalının, sözleşmeyi feshinin temelde iki sebebe dayandığı görülmektedir. Davalı tarafından ileri sürülen ilk gerekçe, talep ettikleri 128 IP yerine, 17 IP sağlandığı ve IP blokunun yeterli olmadığı yönündedir. TBK m. 12/1 uyarınca sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. Taraflar, aralarındaki sözleşmeye ilişkin iradi şekil kararlaştırabilirler. TBK m. 17/2 gereğince taraflarca, herhangi bir belirleme olmaksızın yazılı şekil kararlaştırılmışsa, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme iradi olarak yazılı şekilde kurulmuştur. Bu sözleşmenin değişikliği, TBK m. 13/1 uyarınca yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Somut olayda yazılı bir sözleşme değişikliği tespit edilememektedir. Hatta davalı, yazılı bir sözleşme değişikliği bulunmadığını ikrar etmektedir. Zira davalı, şifahi görüşmeler neticesinde 128 IP kararlaştırıldığını ifade etmektedir. Bu bağlamda davalının ilk iddiasının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.
Davalı tarafından ileri sürülen ikinci gerekçe ise hizmetin tam olarak verilmediği yönündedir. Teknik inceleme kısmında belirtildiği üzere, taraflar arasında gerçekleşen e-mail yazışmalarından ve dosyaya sunulu 1 adet flash bellek içerisinde geçen fotoğraf kareleri ve video kayıtlarından sunucu barındırma hizmetinin sözleşmenin feshedildiği ana kadar sağlandığı sabit iken diğer hizmet alanı ile ilgili olarak davalı sunucularına sözleşmede belirtildiği gibi 27 IP bloğu tahsis edilip edilmediği, internet ağı altyapı hizmetinin aktif olarak verilip verilmediği hususlarında somut bir veriye ulaşılamadığından Network & Güvenlik Hizmetleri & Ek Hizmetler başlığı altında tanımlanan hizmet kalemlerinin davalı yana sağlanıp sağlanmadığı hususunda teknik açıdan bir tespite varılamadığından sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olup olmadığı tam olarak tespit edilememektedir. Somut olayda bir hizmet tedariki olduğu dikkate alındığında, davacı tarafından, hizmetin verildiği ispat edilmelidir. Nitekim HMK m. 190 gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Ancak dosya kapsamında davacı tarafından, sözleşme konusu hizmetin, sözleşmeye uygun olarak verildiği tespit edilememektedir. Dolayısıyla davacının ispat yükünü yerine getirmemesi sebebiyle hizmetin verildiği yönündeki vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak elde edemeyeceği ve cezai şart talebinde bulunamayacağı sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında imzalanan 30/05/2022 tarihli Sunucu Barındırma ve Kiralama Sözleşmesi kapsamında tanımlanan hizmetlerin 2 ana başlık altında değerlendirildiği, birincisi Sunucu Barındırma Hizmeti ve ikincisi ... & Güvenlik Hizmetleri & Ek Hizmetler olarak geçtiği, taraflar arasında gerçekleşen e-Mail yazışmalarından ve dosyaya sunulu 1 adet flash bellek içerisinde geçen fotoğraf kareleri ve video kayıtlarından sunucu barındırma hizmetinin sözleşmenin feshedildiği ana kadar sağlandığı sabit iken diğer hizmet alanı ile ilgili olarak davalı sunucularına sözleşmede belirtildiği gibi ... bloğu tahsis edilip edilmediği, internet ağı altyapı hizmetinin aktif olarak verilip verilmediği hususlarında somut bir veriye ulaşılamadığından ... & Güvenlik Hizmetleri & Ek Hizmetler başlığı altında tanımlanan hizmet kalemlerinin davalı yana sağlanıp sağlanmadığı hususunda teknik açıdan bir tespite varılamadığı, taraflar arasındaki karşılıklı borç yükleyen sürekli edimli sözleşmenin ileriye dönük sona erdirildiği, sözleşmenin, haklı sebebe dayalı olarak davalı tarafından sona erdirilip erdirilmediğinin teknik inceleme neticesinde tam olarak tespit edilemediği, hizmetin verildiği hususunda ispat yükünün davacıda olduğu, ispat yükünün yerine getirilmemesi sebebiyle davacının tüm talepleri bakımından davasını kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine, davacı yanın icra takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-DAVANIN REDDİNE, Davacı yanın icra takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 7.524,77 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.097,17 -TL harcın davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır