T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/662 Esas
KARAR NO :2025/207
DAVA:Ticari Şirket (Sermaye Koyma Borcuna İlişkin)
DAVA TARİHİ:16/03/2022
KARAR TARİHİ:06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Sermaye Koyma Borcuna İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ..., davalı ..., dava dışı ... ... ... ve dava dışı ... ..., 2016 senesinde ...’te yat charter hizmeti vermek amacıyla bir anonim şirket kurulmasına karar vermiş olduklarını, bunun üzerine 20.07.2016 tarihinde ... Ticaret Müdürlüğü’nce tescil edilen ... sicil numaralı ... ... ... Turizm Ticaret A.Ş (“GMM/Şirket”) kurulmuş olduğunu, bu şirketin, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer alan Şirket esas sözleşmesinin 6. maddesinden görüleceği üzere 1.000.000(birmilyon)-TL sermaye ile kurulmuş olduğunu, ... %30 hisse, 12.000 hisse adedi, 300.000.- TL, ... %30 hisse, 12.000 hisse adedi, 300.000.- TL, ... ... ... %20 hisse , 8.000 hisse adedi 200.000.- TL ve ... ... %20 hisse , 8.000 hisse adedi 200.000.- TL şirket ortakların hisse oranları ve ödemekle yükümlü oldukları sermaye tutarları olduğunu, şirket ortaklarından ... ... ... ile ... ... sermaye paylarının ödenmesi için, sırasıyla 13.06.2016 tarihinde 40.061 Euro ve 16.06.2016 tarihinde 40.080 Euro’yu davalı ...’e göndermiş olduklarını, şirket defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığında tespit edileceği üzere; davalı ... Şirkete kendi sermaye payına karşılık sadece 75.000.-(yetmişbeşbin)-TL ödeme yapmış olduğunu, ... tarafından Şirkete kendi sermaye payına karşılık başkaca hiçbir ödeme yapılmadığı şirket kayıtları ile sabit olduğunu, esasen davalı ...'in işbu 75.000.-TL’yi dahi kendi cebinden ödememiş olduğunu, şirket ortaklarından dava dışı ... ... ... tarafından kendi sermaye payını yatırması amacıyla davalıya gönderilen para ile ödeme yapmış olduğunu, ... adına (bakiye sermaye taahhüt borcunu karşılamak üzere) Şirket’e müvekkilii ... tarafından 11.04.2017 tarihinde 40.832 (kırkbinsekizyüzotuziki) Euro ve 21.04.2017 tarihinde banka aracılığı ile 16.420 (onaltıbindörtyüzyirmi) Euro ödeme yapılmış olduğunu, bu ödemelerin yapılma sebebinin şirketin kuruluşunun bir an önce tamamlanarak bekleyen işlerin kaçırılmaması olduğunu, bu ödemelerin şirket kayıtlarında da açıkça görülmekte olduğunu, müvekkilinin ... ... tarafından şirkete gönderilen bu bedellerin gönderildiği tarihte ...’in bakiye sermaye taahhüt borcunu karşılamış olduğunu, ...’in sermaye taahhüt borcu yapılan bu ödemeler ile kapatılmış olduğunu, davalı ...’in müvekkili ...’ye, kendisi adına yapılan bu ödemeler dolayısıyla, 57.252 (elliyedibinikiyüzelliiki) Euro borçlu olduğunu, şirket kuruluşu sırasında Türkiye’de olmayan ortak ... ... ..., kendisinin (... ... ...’ün) sermaye payını şirkete yatırması için Türkiye’de bulunan ...’e 13.06.2016 tarihinde banka aracılığıyla 40.061 Euro göndermiş olduğunu, ancak Şirket kayıtlarında davalı ..., ... ... ... adına Şirkete sadece 50.000 (ellibin) TL yatırmış olduğu, bu paranın, yatırıldığı tarihteki (20.07.2016) kura göre (3.3318 - 20.07.2016 Günü Saat 15:30'da Belirlenen Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kurları - Döviz Alış Euro) karşılığı 15.006 Euro olduğunu, yani davalı ...'in, ... ... ...’ün kendisine gönderdiği 41.061 Euro’nun sadece 15.006 Euro’luk kısmını ... ... ... için kullanmış ve 50.000.- TL olarak Şirket’e yatırmış olduğunu, ...'in, ... ... ...’dan gelen paranın bakiyesinin (25.055.- Euro) yeter miktardaki kısmını ise kendi sermaye payını ödemek için kullanmış olduğunu, ... ... ...’e herhangi bir meblağ iade etmemiş olduğu ve neticede davalı ... işbu bakiye (25.055.- Euro) kadar ... ... ...’e borçlanmış olduğunu, ... ... ...’ün davalı ...’den 25.055Euro alacaklı olduğunu, ... ... ...'ün işbu alacağını, 15.10.2021 tarihinde ...’ye devir/temlik etmiş olduğunu, 11.04.2017 tarihinde Şirket’e ... adına sermaye payı olarak ödediği 40.832 Euro, 21.04.2017 tarihinde Şirket’e ... adına bakiye sermaye payı olarak ödediği 16.620 Euro, 13.06.2016 tarihinde ... ... ... tarafından davalı ...’e gönderilen, ,yukarıda belirtildiği şekilde ... ... ...’den 15.10.2021 tarihinde devir/temlik aldığı alacak 25.055.- Euro olmak üzere toplam 82.302 Euro ...’nin davalı ...’den alacaklı olduğunu, Müvekkili ...'nin, alacağının belli bir kısmının ödenmesi talebiyle davalı ...’e 19.11.2021 tarihinde ihtarname göndermiş olduğunu, ancak davalı ...'in bu ihtara rağmen müvekkiline olan borcunu ödememiş olduğunu, ihtarnameye cevap dahi vermemiş olduğunu, hal böyle olunca bahse konu alacakların tahsili için huzurdaki davayı açmak zorunluluğunun hâsıl olduğunu, dava konusu alacağın rehinle temin edilmemiş ve vadesi çoktan gelmiş olduğunu, davalının müvekkiline vaki borcunu uzun yıllardır ödemediğini, yapılan ihtara kayıtsız kaldığı ve borcun tutarının oldukça yüksek olduğu gerçeği karşısında, davalının mevcut mallarını kaçırmasının önlenmesi ve borcun tahsilinin güvence altına alınması amacıyla davalının taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişilerde bulunan alacakları, bankalarda bulunan mevduatları ve başkaca hak ve alacaklarının ihtiyaten haczedilebilmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesini, Sonuç olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, davalı-borçlunun alacağa yetecek miktarda maddi varlığına ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulü ile 82.302 Euro’nun, beher ödemenin, duruma göre, davalıya gönderildiği ve davalı adına şirkete ödeme yapıldığı tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile, davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle esasa girilmeksizin davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere 2016 yılında dava dışı ... ... şirketi kurulduğunu, 4 ortaklı yapıda davacı, davalı müvekkil ve dava dışı ... ile ... isimli şahıslar yer almakta olduğunu, bahsi geçen 4 kişi kurucu ortak olduğunu, tarafların sermaye taahhütleri şirket ana sözleşmesinde belirttiğini, müvekkilin taahhüdü de tıpkı diğer kurucu ortaklar gibi 1/4'ü tescilden önce, bakiyesi de 24 ay içinde ödenmek üzere olduğunu, başka bir ifade ile müvekkilin sermaye taahhüdü, tescilden önce ödenen 75.000,00 TL'den ibaret olduğunu, ... ve ... isimli şahısların sermaye taahhüdü ise 1/4 oran üzerinden 50.000,00 TL olduğunu, şirket kuruluş tarihi 20.07.2016 olup, bakiye sermaye koyma taahhüdü bu tarihten itibaren 24 ay sonrası olduğunu, ortaklar arası yapılan görüşmede aslen Alman uyruklu olan ve Almaya'da yaşayan ortakların tüm sermaye borcunu üstlenmesi, Türkiye'de bulunan diğer iki ortağın da şirketin faaliyetlerini üstlenmesi kararlaştırıldığını, bu anlaşma sonucunda da şirketin kuruluş ve tescilinden kısa bir süre önce Alman ortaklar sermaye koyma borcunu euro cinsinden müvekkile gönderdiğini, zira müvekkil avukatlık faaliyeti yürütmekte olup, şirketin kuruluş sürecini de bizzat yöneteceği için tek hesaptan kuruluş sermayesinin yönetilmesinin daha kolay olacağı kararlaştırıldığını, müvekkile gelen 14.06.2016 ve 17.06.2016 tarihli ödemeler toplamda 80.000 Euro etmekte olduğunu ve ödeme tarihindeki Merkez Bankası kuru üzerinden ödenen toplam meblağ 234.830,00 TL olduğunu, müvekkile yukarıda belirtilen ödeme yapıldıktan sonra müvekkil tarafından bu meblağ Türk Lirasına çevrilmiş ve şirketin kuruluş ve tescili için şirket adına açılan hesabına gönderildiğini, dava dilekçesi baştan sona gerçek dışı ifadeler içerdiğini, zira dilekçede hiçbir şekilde bizzat davacının sermeye koyma borcunun dahi müvekkil tarafından şirket hesabına yatırıldığı ifade edilmediğini, davada, müvekkil adına sermaye koyma borcunu yerine getirdiğini iddia eden davacı, kendi sermaye borcunun dahi müvekkil hesabından ödendiğini Sayın Mahkeme'den gizlediğini, dava dilekçesinde izah edildiğinin aksine, ortaklar arasındaki anlaşma uyarınca sermaye koyma borcunu tamamen yabancı ortaklar üstlenmiş, para müvekkilin hesabına gönderilmiş, bu para Türk Lirasına çevrilerek eksiksiz şekilde ortakların 1/4'lük kuruluş sermaye ödemesi olarak yine şirket hesabına gönderildiğini, açıklanan bu durum karşısında müvekkilin ne dava dışı ... ve ... isimli şahıslara ne de alacağını temlik aldığını iddia eden davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, sermaye koyma borcundan tescil öncesi ödenmesi gereken 75.000,00 TL, müvekkil tarafından 19.07.2016 tarihinde eksiksiz ödendiğini, dava dilekçesinde, müvekkilin bakiye sermaye borcunun karşılanması amacıyla davacı tarafından 11.04.2017 ve 21.04.2017 tarihlerinde şirkete ödeme yapıldığı, bunun nedeninin de kuruluş işlemlerinin bir an önce tamamlanarak bekleyen işlerin kaçırılmaması olduğu ifade edildiğini, müvekkilin hesap hareketleri incelendiğinde de görüleceği üzere davacının müvekkilin bakiye borcunun karşılanması bir yana, davacının 1/4'lük kuruluş ve tescil sermaye taahhüdü dahi şirket kuruluş ve tescilden önce müvekkil tarafından ödendiğini, davacının 300.000 TL olan sermaye taahhüdünün 1/4'lük oranı olan 75.000,00 TL 19.07.2016 tarihinde müvekkil tarafından ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının varlığını iddia ettiği alacak bakımından takas / mahsup defiinde bulunduklarını, şirket ana sözleşmesinde şirketin sermayesi ve ortakların sermaye payları açıkça ve Türk Lirası cinsinden belirtildiğini, ancak davacı yan, müvekkilin bakiye taahhüdü için 40.832 Euro ve 16.420 Euro olarak ödeme yapıldığını iddia ettiğini, neticede davadaki alacak talebi de euro cinsinden belirtildiğini, hangi nedenle ödemenin euro cinsinden yapıldığı bunun TL karşılığının şirket muhasebesine nasıl yansıtıldığı dava dilekçesinde açıklanmadığını, şirketin tüm ticari defter ve kayıtlarının yönetimi davacı yanda olduğunu, gerçeğe aykırı kayıt ile defterlerde müvekkilin borçlandırılması söz konusu ise bu duruma karşı suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, esasa ilişkin cevaplarından önce usule ilişkin olarak yetkisiz mahkemede açılan iş bu davada yetki itirazında bulunduklarını, genel yetki kuralları bu davada cari olup, müvekkilin ikametgahında açılması gerektiğini, müvekkilin adresi ... olduğunu, davacı yan daha önce Muğla Arabuluculuk Bürosundan arabuluculuk başvurusu yapmış, yetki itirazımız sonucu ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 17.02.2022 Tarih, 2022/... E. Sayılı dosyasından yetki itirazımız kabul edilerek dosyada yetkili merkezin İstanbul Adliyesi Arabuluculuk Komisyonu olduğu bildirildiğini, bu nedenledir ki iş bu davada arabuluculuk tutanağı İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2022/... sayılı dosyasında yapılmış görüşme tutanağı olduğunu, açıklanan nedenlerle özel yetki gerektirmeyen iş bu davada müvekkilin adresi Sarıyer / İSTANBUL olduğundan ve buna göre yetki İstanbul Adliyesi'nde bulunduğundan Sayın Mahkeme'ye yetki itirazında bulunduklarını, dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 2016 yılında kurulan davacı şirkette müvekkil, kurucu ortaklardan biridir ve 2021 yılının Temmuz ayında gerçekleşen genel kurulda görevden alınana kadar yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini yürüttüğünü, başka bir ifade ile şirketten borç alındığı iddia edilen tarihlerde müvekkil aynı zamanda yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, 2021 yılında davacı şirket yönetim kurulu başkanı olan dava dışı ...'nin şirket hesaplarında usulsüz işlemler yaptığının tespit edilmesi üzerine tarafımızdan bir takım suç duyurularında bulunulmuş ve usulsüz şekilde hesabına para aktardığı gerekçesiyle T.T.K. Madde 555. gereğince ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayısında sorumluluk davası açıldığını, bu dava nedeniyle de huzurdaki iş bu dava, intikam saiki ile hukuki mesnetten uzak ve zorlama gerekçelerle açıldığını, davacı dava dilekçesinde ilki 28.06.2018, sonuncusu ise 03.02.2021 tarihinde olmak üzere 11 kalemde toplam 56.000 Euro ödeme yapıldığını ve bunun "düpedüz" borç olarak gönderildiğini iddia ettiğini, dava dilekçesi ekinde yapılan ödemelere dair banka dekontları yer almakta olduğunu, müvekkile bahsi geçen ödemeler yapıldığını ancak bu ödemeler borç olarak yapılmadığını, davacı dışı ... Endüstri Ürünleri Yat. San. Ve Tic. A.Ş.'nin o tarihte tek yetkili ve ortağı dava dışı ... ...'dir ve bu kişi davalı ...'in babası olduğunu, bu şirketin kuruluş tarihi çok eski olduğundan ve bankalarda kredibilitesi fazla olduğundan, ticari olarak faydalı olabileceğinden bahisle adı geçen şirketin davacı GMM tarafından satın alınmasına karar verildiğini, bu nedenle ödeme dekontlarında görünen 13.08.2018 ve 20.08.2018 tarihli 12.500,00'er EURO olmak üzere toplam 25.000,00 EURO satış bedeli olarak kararlaştırılmış ve bedel müvekkilin hesabına gönderildiğini, gönderilen diğer meblağlara bakılırsa aylık / iki / üç aylık dönemlerde belirli miktarda ödemeler olmasına rağmen, 2018 yılı Ağustos ayında 1 hafta içinde aynı miktarda 2 adet ödeme yapıldığını, bu durum dahi anlaşma gereğince bu paranın müvekkile gönderildiğinin kanıtı olduğunu, dava dışı ... ..., dava dışı ... Endüstri Ürünleri Yat. San. Ve Tic. A.Ş.'nin tek pay sahibi ve yetkilisi iken bu anlaşma sonucu şirketin ortaklık yapısı değişmiş ve 4 ortaklı bir anonim şirkete dönüşmüştür ki halihazırda da ... Endüstri Ürünleri Yat. San. Ve Tic. A.Ş. 4 ortaklı yapıda olduğunu, halihazırda adı geçen şirketin ortaklarından olan ... ve ... ... ... isimli şahıslar aynı zamanda davacı şirketin de hissedarı olduğunu, hatta ... yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütmekte olduğunu detaylıca dilekçede arz edilen ve re'sen gözetilecek sebeplere binaen davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
GEREKÇE:
Dava öncelikle.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına tevzi edilmiş, mahkemenin ... -171 E K sayılı 17/03/2022 tarihli görevsizlik kararı ile davanın ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı ile dosya mahkemize gönderildiği ve mahkememizin ... Esas sırasına kaydedildiği,
Mahkememizin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verilerek mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın ilgili İstinaf Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verildiği;
İstanbul BAM 14. HD nin 28.09.2023 Tarih ve 2023/1210 E - 2023/1499 K sayılı kararı ile; "...Dava ilk olarak....Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış, bu mahkemece verilen görevsizlik kararı üzere dosyanın gönderildiği mahkemece istinafa konu işbu karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalı ve dava dışı iki kişi ile bilikte yine dava dışı ... ... ... Turizm Ticaret AŞ isimli şirketi kurduklarını, davalının sermaye borcunun kendisi tarafından ödendiğini, bu nedenle davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davanın tarafları dava dışı ... ... ... Turizm Ticaret AŞ'nin ortaklarıdır. Davacı, dava dışı şirkete gönderdiği paraların davalının şirkete yönelik sermaye borcunun karşılığı olduğunu ileri sürülmektedir. Dava dışı ... ... ... Turizm Ticaret AŞ'nin ortakları olan taraflar arasında görülen iş bu davada, davacının davalı ile birlikte kurup ortak oldukları dava dışı ... ... ... Turizm Ticaret AŞ'ye gönderdiği paraların davalının sermaye borcuna karşılık olduğunun iddia edildiği, dosya kapsamında paranın dava dışı şirket hesabına gönderildiği, anonim şirketlerin TTK'da düzenlendiği, bu nedenle davanın TTK 4-5 maddeleri kapsamında mutlak ticari dava olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından mahkemece görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, görevsizlik kararını veren İlk Derece Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin esas ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına..." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderilerek işbu esasa kaydedildiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre talimat yolu ile alınan 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...1) Şirket ortaklarından ... ... ... tarafından 13.06.2016 tarihinde davalının şahsi hesabına gönderilen 40.061 Euro alacak iddiasının incelenmesi:
Şirket ortaklarından ... ... ... ile ... ... sermaye paylarının ödenmesi için davalı ...'in ... ... ... şubesinde bulunan 411- ... nolu EURO hesabına ,sırasıyla 14.06.2016 tarihinde 40.000 Euro ve 17.06.2016 tarihinde 40.000 Euro havale göndermişlerdir.
Gelen havale swift mesajında ” ... (kurulacak şirkete sermaye katkısı)” açıklaması yer almaktadır.
Davalı ..., ortaklardan gelen bu parayı şirket kuruluş aşamasında tüm ortakların 1/4 sermaye taahhüt borcunun kapatılmasında kullanmıştır.
Davalı ...' in ... ... ... şubesinde bulunan 411-... nolu TL.hesabından 19.07.2016 tarihinde, sırasıyla” ... sermaye taahhüt” açıklamasıyla 75.000,00 TL, “... sermaye taahhüt” açıklamasıyla 75.000,00 TL “... sermaye taahhüt “açıklamasıyla 50.000,00 TL ve “... ... sermaye taahhüt açıklamasıyla” 50.000,00 TL. olmak üzere 250.000,00 TL. ödeme yapmıştır.
Davalı ... hesabına 17.06.2016 tarihinde 40.000,00 Euro gönderen şirket ortaklarından ... huzurdaki davanın tarafı değildir.
14.06.2016 tarihinde davalı ...'nin şahsi hesabına 40.000,00 Euro gönderen ve bilahare bu alacağını davacı ...'e devir/temlik etmiş olan ,...'nin alacak talebi vardır.
Yukarıda arz edildiği üzere, Şirket ortaklarından ..., sermaye paylarının ödenmesi için davalı ...'nin ... ... ... şubesinde bulunan 411-... nolu hesabına 14,06.2016 tarihinde 40.000 Euro göndermiştir.
Davalı ..., ...'nin Va sermaye payına karşılık 19.07.2016 tarihinde 50.000,00 TL.ödemiştir. Bu paranın yatırıldığı tarihteki karşılığı (50.000/3.2591) 15.341,66 Euro “dur.
(Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından her iş günü saat 15.30'da bir sonraki işgünü için geçerli döviz kurları açıklanmaktadır. Dolayısıyla 19.07.2016 tarihinde uygulanacak döviz alış kuru bir önceki gün 18.07.2016 tarihli döviz kuru 3.2591 TL.olacaktır.)
Bu durumda ,dava dışı ... davalı ...'den (40.000,00-15.341,66) 24.658,34 Euro alacaklı olacaktır.
Ancak;davalı ... ,19.07.2016 tarihinde davacı ...'in Va sermaye payına karşılık 75.000,00 TL.ödemiştir. Bu paranın yatırıldığı tarihteki karşılığı (75.000/3.2591) 23.012,49 Euro'dur.Bu durumda davalı ...,bu tutar kadar davacı ...'ten alacaklı olacaktır.
Davalı vekili; takas/mahsup talebinde bulunmuştur. Sayın mahkemece bu talebin kabul edilmesi halinde, Davacı ...'in davalı ...'den alacağı (24.012,49 - 23.012,49 ) 1.000,00 Euro olacaktır.
2) Davacı Şirket ortaklarından ... tarafından dava dışı şirket banka hesabına 11.04.2017 tarihinde gönderilen 40.832 Euro , 21.04.2017 tarihinde gönderilen 16.420,00 Euro alacak iddiasının incelenmesi:
Davacı ..., ortağı bulunduğu dava dışı şirketin ... ... ... Şubesinde mevcut 308-... nolu Euro hesabında;
-20.03.2017 tarihinde 12.000,00 Euro,
-31.03.2017 tarihinde 38.168,00 Euro,
-11.04.2017 tarihinde 40.832,00 Euro,
-11.04.2017 tarihinde 25.668,00 Euro,
-21.04.2017 tarihinde 16.420,00 Euro göndermiştir.
Davacı tarafından dava dışı şirketin hesabına farklı tarihlerde gönderilen beş ayrı havale, tüm ortakların kalan sermaye taahhüt borçlarının kapatılmasında kullanılmıştır.
Davacı ..., ortağı bulunduğu şirket hesabına gönderdiği (40.8324-16.420) 57.252,00 Euro'nun davalı Ezginin sermaye taahhüt hesabının kapatılmasında kullanıldığını iddia ederek alacak iddiasında bulunmuştur.
Tarafların ortağı bulunduğu dava dışı şirket ticari defter kayıtlarının incelenmesinden,
Tüm ortakların kalan sermaye taahhüt borçlarının, davacı tarafından dava dışı şirket banka hesabına gönderilen Euro cinsi havale tutarından karşılanmak suretiyle ödendiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dava dışı şirket defter kayıtlarında, davacı tarafından gönderilen 40.832 Euro ve 16.420 Euro'nun davalı ...'nin kalan sermaye taahhüt borcunun kapatılmasında kullanıldığı görülmüştür
Gelen 16.420 Euro havale swift mesajında ... Sermaye taahhüt Borcuna karşılık ” açıklaması yer almaktadır.
Gelen 40.832 Euro havale swift mesajında ” Person (Kişi) Sermaye taahhüt borcuna karşılık ” açıklaması yer almaktadır.
Olayımızda;
Davacı ... tarafından 20.03.2017 tarihinde 12.000,00 Euro, 31.03.2017 tarihinde 38.168,00 Euro, 11.04.2017 tarihinde 40.832,00 Euro, 11.04.2017 tarihinde 25.668,00 Euro ve 21.04.2017 tarihinde gönderilen 16.420,00 Euro yurtdışı havalenin davalı ...'nin hesabına değil, dava dışı şirket hesabına gönderildiği anlaşılmaktadır.
27.12.2016 tarihli ticaret sicili gazetesinde yayınlanan şirket ana sözleşmesine göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın vukuu bulduğu dönemde, Davacı ... ,Davalı ... ve dava dışı ... ... yönetim kurulu üyesi olarak şirketi temsile yetkili oldukları görülmüştür.
Tekrar edecek olursak, Davacı ...'in ortağı bulunduğu şirket hesabına gönderdiği (40.8324- 16.420) 57.252,00 Euro davalı ...'in bakiye sermaye taahhüt borcunun kapatılmasında kullanılmıştır.
Ancak,
Davacı ... gönderdiği havaleleri, davalı ...'in banka hesabına değil, ortağı bulunduğu dava dışı şirketin banka hesabına göndermiştir.
Bilirkişi olarak kişisel görüşümüz, davacı yanın alacak iddiasını dava dışı şirkete yöneltebileceği şeklindedir...." tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce alınan 01/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "...Raporumuz İçerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi ve dava dışı şirketin incelenen ticari defterlerinden düzenlenmiş bilirkişi raporu ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
1- Her ne kadar davalı TTK m. 560 kapsamında zamanaşımı defi İleri sürmekte ise de huzurdaki davanın davacının kendi ve temlik aldığı dava dışı şirket ortağının sermaye payını ödemesi için davalıya yaptığı havalenin şirkete ödenmediği İddiasına dayalı olarak alacak istemine ilişkin olduğu, buna karşın TTK m. 560 hükmü ise alacak değil, tazminat istem hakkına dair bir düzenleme niteliğini haiz olduğu, bu yönü zamanaşımı defi değerlendirmesinin takdirinin Muhterem Mahkemeye ait olduğu,
2- Davacı ..., davalı ...'nin dava dışı ... ... A.Ş.'ne olan sermaye taahhüt borcunu, yine ... adına 11.04.2017 tarihinde 40.832,00 Euro, 21.04.2017 tarihinde 16.420,00 Euro olmak üzere toplam 57.252 Euro olarak ödediği,
3- Dava dışı ... ... ..., davalı ...'e 13.06.2016 tarihinde " YENİ KURULUCAK ŞİRKETE SERMAYE KATKISI" açıklaması ile 40.000,00 Euro gönderdiği,
... ... ..., davalı ...'den 25,055 Euro alacağı olduğunu iddia edip, Temlik (Alacağın Devri) Sözleşmesi ile bu alacağını davacıya temlik ettiği,
Davalıya 40.000 Euro ödemeden, davacının ve Dava dışı ... ... ...'un 1/4 sermaye borcu düşüldükten sonra kalan tutar, davacı tarafından davalıdan talep edebileceği kanaati oluştuğu,
Yapılan hesaplamaya göre davacı, davalıdan: 40.000 Euro - 38.354,15 (15.341,66 Euro+23.012,49 Euro) = 1.645,85 Euro talep edebileceği,
Ancak, davalının talep ettiği takas/mahsup hukuken geçerli olamavacaaı takdirde ise, davacı, davalıdan: 40.000 Euro - 15.341,66 = 24.658.34 Euro talep edebileceği,
Bu durumda; davacın toplam alacağı 81.910,34 (57,252 Euro+24.658,34 Euro) Euro olacağı.
Bu tutarı da, 24.658,34 Euro'su 13.06.2016 tarihinden, 40.832 Euro'su 11.04.2017 tarihinden, 16.420 Euro'su 21.04.2017 tarihinden İtibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının EURO ile açmış olduğu bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından temerrüt faizi ile birlikte talep edebileceği..." tespit ve rapor edilmiştir.
Taraflar arasındaki dava, davacının kendi ve temlik aldığı dava dışı şirket ortağının sermaye payını ödemesi için davalıya yaptığı havalenin şirkete ödenmediği iddiasına dayalı olarak alacak istemine ilişkindir.
Davacı yan dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi ile; kendisinin şirket ortağı dava dışı ... ... ...'ün kendilerine ait sermaye payını şirkete yatırması için davalıya havale yaptıklarını, bu ödemenin tüketim ödüncü olduğunu, davalının bu tutarları kendi sermaye payını ödemek için kullandığını, kendilerine herhangi bir meblağ iade etmediğini ileri sürmüş, davalı ise; şirketin tüm kuruluş masraflarının diğer ortaklar tarafından karşılanmasının kararlaştırıldığı gibi kendi sermaye borcunun da diğer ortaklarca karşılanması gerektiğini ve kendisine şirket kuruluşu nedeniyle hizmet bedeli ödenmesi gerektiğini ileri sürerek bu harcamaların düşülmesi gerektiğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Dosyada Mevcut olan davalı şirket Ticaret Sicili Kaydına göre şirketin 20.07.2016 tarihinde 1.000.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, sermaye dağılımının ... -300.000,00 TL, ... ... -200.000,00 TL, ... ... ... -200.000,00 TL ve ... -300.000,00 TL şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı ...'nin dava dışı ... ... A.Ş.'nın ... Bankası ... Şb. Nezdindeki Evro hesabına 11.04.2017 tarihinde "... SERMAYE TAAHHÜT BORCUNA KARŞILIK" açıklaması ile 40.832,00 Evro ve ... Şb. Nezdindeki Euro hesabına, 21.04.2017 tarihinde "... SERMAYE TAAHHÜT BORCUNA KARŞILIK" açıklaması ile 16.420,00 Evro olmak üzere toplam 57.252 Evro gönderdiği, dava dışı ... ...'un, ...'e 13.06.2016 Tarihinde "YENİ KURULUCAK ŞİRKETE SERMAYE KATKISI” açıklaması ile 40.000,00 Euro gönderdiği gönderdiği tarafların kabulündedir.
Eldeki davada çekişme konularının; gönderilen tutarların davacı, davalı ve dava dışı ortak ...'in şirkete konulması gereken peşin sermeye tutarları için kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise davacının davalıdan bakiye bir alacağının bulunup bulunmadığı, davalının takas/mahsup definin yerinde olup olmadığı ve nihayet davacı alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplandığı görülmektedir.
Mahkememizce gerek talimat yolu ile dava dışı şirket kayıtları üzerinde yapılan mali inceleme ve gerekse dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesindeki tespitlere göre; söz konusu ödemelerin dava dışı şirketin sermaye ödemesi olduğu, bu kapsamda davalı ...'in dava dışı ... ... A.Ş.'nin ... Bankası ... Şb. nezdindeki hesabına, taahhüt edilen 1.000.000 TL Sermayenin 1/4'ünü 19.07.2016 tarihinde;
a) ... adına - 50.000,00 TL
b) ... adına - 75.000,00 TL
c) ... adına - 75.000,00 TL
20.07.2016 tarihinde;
d) ... adına - 50.000,00 TL olmak Üzere toplam 250.000,00 TL açıklamaları ile yatırdığı, sermaye ödemesinin yapıldığı 19.07.2016 tarihindeki kur dikkate alındığında; ...'un 1/4 sermaye borcu olan 50.000 TL/3.2591 kur -15.341,66 Euro ve ...'nin ¼ sermaye borcu olan 75.000 TL/3.2591 kur-23,012,49 Euro olmak üzere 38.354,15 Euro'sunu sermaye ödemesinde kullandığı, davalıya yapılan toplam havale tutarı olan 97.252,00 Euro tutardan 38.354,15 Euro tutarın düşülmesi sonucu davalının iade etmesi gerekin tutarın 58.897,85 Euro olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının takas ve mahsup definin değerlendirilmesinde; davalı aşamalarda şirketin tüm kuruluş masraflarının diğer ortaklar tarafından karşılanmasının kararlaştırıldığı gibi kendi sermaye borcunun da diğer ortaklarca karşılanması gerektiğini ve kendisine şirket kuruluşu nedeniyle hizmet bedeli ödenmesi gerektiğini ileri sürerek bu harcamaların da düşülmesi gerektiğini savunmuş ise de; davalı yanın şirket kuruluş masrafları ve şirket kuruluşundan hizmet bedeli alacağına ve kendi sermaye borcunun diğer ortaklarca karşılanacağını ilişkin kanıtlayıcı hiç bir belge ibraz etmediği, iddialarının yasal deliller ile kanıtlanamadığı anlaşılmıştır.
Davalı yanın zamanaşımı itirazının değerlendirilmesinde; T.B.K.'nın 147/4 maddesi; "Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar beş yıllık zamanaşımına tâbidir." hükmüne amirdir.
Dava dışı ... ... ...'un, davalı ...'e "YENİ KURULUCAK ŞİRKETE SERMAYE KATKISI” açıklaması ile 13.06.2016 göndermiş olduğu 40.000,00 Euro'dan kalan 25.055,00 Euro alacağı olduğunu iddia edip, Temlik (Alacağın Devri) Sözleşmesi ile bu alacağını davacıya temlik etmiş olup, öncelikle davacı ve dava dışı ... ...'in toplam 38.354,15 Euro tutan sermaye ödemesinde kullandığı kabul edildiğinde bakiye 1.645,85 Euro tutarı iade etmesi gerektiği, havale tarihinin 13.06.2016, dava tarihinin ise 16/03/2022 olduğu dikkate alındığında bu tutarın zamanışımına uğradığı sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; Davacı ...'nin dava dışı ... ... A.Ş.'nın ... Bankası ... Şb. Nezdindeki Evro hesabına 11.04.2017 tarihinde "... SERMAYE TAAHHÜT BORCUNA KARŞILIK" açıklaması ile 40.832,00 Euro ve ... Şb. Nezdindeki Euro hesabına, 21.04.2017 tarihinde "... SERMAYE TAAHHÜT BORCUNA KARŞILIK" açıklaması ile 16.420,00 Evro olmak üzere toplam 57.252 Euro gönderdiği, dava dışı ... ...'un, ...'e 13.06.2016 Tarihinde "YENİ KURULUCAK ŞİRKETE SERMAYE KATKISI” açıklaması ile 40.000,00 Euro gönderdiği gönderdiği, mahkememizce gerek talimat yolu ile dava dışı şirket kayıtları üzerinde yapılan mali inceleme ve gerekse dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesindeki tespitlere göre; söz konusu ödemelerin dava dışı şirketin sermaye ödemesi olduğu, bu kapsamda davalı ...'in dava dışı ... ... A.Ş.'nin ... Bankası ... Şb. nezdindeki hesabına, taahhüt edilen 1.000.000 TL Sermayenin 1/4'ünü 19.07.2016 tarihinde;
a) ... adına - 50.000,00 TL
b) ... adına - 75.000,00 TL
c) ... adına - 75.000,00 TL
20.07.2016 tarihinde
d) ... adına - 50.000,00 TL olmak Üzere toplam 250.000,00 TL açıklamaları ile yatırdığı, sermaye ödemesinin yapıldığı 19.07.2016 tarihindeki kur dikkate alındığında; ...'un 1/4 sermaye borcu olan 50.000 TL/3.2591 kur -15.341,66 Euro ve ...'nin ¼ sermaye borcu 75.000 TL/3.2591 kur-23,012,49 Euro olmak üzere 38.354,15 Euro'sunu sermaye ödemesinde kullandığı, davalıya yapılan toplam havale tutarı olan 97.252,00 Euro tutardan 38.354,15 Euro tutarın düşülmesi sonucu davalının iade etmesi gerekin tutarın 58.897,85 Euro olduğu, dava dışı ... ... ...'un, davalı ...'e "YENİ KURULUCAK ŞİRKETE SERMAYE KATKISI” açıklaması ile 13.06.2016 göndermiş olduğu 40.000,00 Euro'dan kalan 25.055,00 Evro alacağı olduğunu iddia edip, Temlik (Alacağın Devri) Sözleşmesi ile bu alacağını davacıya temlik etmiş olup, öncelikle davacı ve dava dışı ... ...'in toplam 38.354,15 Euro tutan öncelikle sermaye ödemesinde kullandığı kabul edildiğinde bakiye 1.645,85 Euro tutarı iade etmesi gerektiği, havale tarihinin 13.06.2016, dava tarihinin ise 16/03/2022 olduğu dikkate alındığında bu tutarın zamanışımına uğradığı, iadesi gereken 58.897,85 Euro'dan zamanışımına uğradığı kabul edilen 1.645,85 Euro tutarın düşülmesi sonucunda toplam davacı alacağının 57.252,00 Euro olduğu, davacı iddiasının yasal deliller ile kanıtlandığı, davalı yanın şirket kuruluş masrafları ve şirket kuruluşundan hizmet bedeli alacağına ve kendi sermaye borcunun diğer ortaklarca karşılanacağını ilişkin kanıtlayıcı hiç bir belge ibraz etmediği, iddialarının yasal deliller ile kanıtlanamadığı, iade edilmesi gereken tutarlara ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, 57.252,00 Euronun; 40.832,00 Eurosuna 11.04.2017 tarihinden, 16.420,00 Eurosuna 21.04.2017 tarihinden itibaren 3095 sk. 4/a maddesi gereğince faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, 57.252,00 Euronun; 40.832,00 Eurosuna 11.04.2017 tarihinden, 16.420,00 Eurosuna 21.04.2017 tarihinden itibaren 3095 sk. 4/a maddesi gereğince faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 63.273,02-TL harçtan peşin alınan 22.739,68 -TL, mahsubu ile bakiye 40.533,34 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacıdan tahsil edilen 22.739,68 -TL harç, 80,70 -TL başvurma harcı, 11,50 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 22.831,88-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 220,00 -TL davetiye gideri 17.00,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.220,00 -TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 11.978,80 -TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 308.205,11-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 150.217,53-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır