T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/71 Esas
KARAR NO:2025/688
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/12/2021
KARAR TARİHİ:21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 06.01.2018 tarihinde ihaleye davet süreci ile başlayan ve 19.03.2018 tarihinde imzalanan sözleşme ile devam eden ticari ve hizmet ilişkisinde müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki işin ifası sırasında davalı şirketin sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle zarara uğradığını, müvekkilinin ihale daveti üzerine 12.01.2018 tarihinden itibaren projeleri inceleyip revize ettiğini, 30.01.2018 ve 06.02.2018 tarihli tekliflerini sunduğunu, nihai teklifin 928.000 € olarak kabul edildiğini, buna rağmen sözleşmenin davalı tarafça sebepsiz yere 36 gün geciktirilerek 19.03.2018 tarihinde imzalandığını, yer tesliminin de geç yapıldığını ve bu süreçte çelik, malzeme ve işçilik fiyatlarına zam geldiğini, müvekkilinin bu farkları belgelendirerek 24.007,84 € talep ettiğini ancak davalının bunu kabul etmediğini, yine avans ödemesinin geciktirilmesi, proje revizelerinin zamanında yapılmaması, data kabloları, halı–PVC kaplama, OSB döşeme, T2 temel değişiklikleri gibi birçok konuda davalı şirketin karar süreçlerinin uzaması nedeniyle iş programının aksadığını, müvekkilinin planlanan 4,5 aylık iş süresinin 7 aya çıktığını, bu süreç boyunca müvekkilinin teknik personel ve taşeronlarını bekletmek zorunda kaldığını, malzeme değişiklikleri konusunda davalıya alternatifler sunarak maliyetlerde tasarruf sağladığını ancak buna rağmen işin ilerleyişinin davalıdaki koordinasyonsuzluk nedeniyle sürekli aksadığını, 07.08.2018 tarihli 4. hakediş bedeli olan 192.614,22 € tutarındaki ödeme için 45 günlük vade olmasına rağmen ödemenin 105 güne uzatıldığını, 03.10.2018 tarihinde kesin hesap görüşmesinde davalı şirketin haksız şekilde 20.000 € indirim talep ettiğini, müvekkilinin iyi niyet göstergesiyle 6.851,47 € indirim yapabileceğini bildirdiğini, 10.10.2018’de yapılan toplantıda müvekkilinin 10.046,76 € daha indirim yapmaya zorlandığını ve kesin hesabın 875.000 € olarak bağlandığını, ancak ödemelerin yine yapılmadığını, dahası davalı tarafından cephe mesh kaplama işinin iptal edilerek kesin hesaptan 9.132,95 € daha düşüldüğünü, tüm bu süreçte müvekkilinin zarara uğratıldığını, geciken ödemeler nedeniyle müvekkilinin 240.000 TL ve 105.000 TL kredi kullanmak zorunda kaldığını, faiz maliyetlerine katlandığını, kur farkı, gecikme faizleri ve iş programının 3 ay uzaması nedeniyle ayrıca zarar doğduğunu, revize ve ilave işlerin bedellerinin de ödenmediğini, tüm ödemelerin davalı tarafından neredeyse tamamının kısmi ve gecikmeli yapıldığını, sözleşme sonrası projelerde yapılan değişiklikler, ofis binasındaki revizeler, sistem odası ilaveleri gibi işlerin müvekkil tarafından yürütülmesine rağmen bedellerinin hakediş ve kesin hesapta tam olarak karşılanmadığını, müvekkilinin tüm çabasına rağmen davalı tarafın iyi niyet göstermediğini, ödeme vadelerini ihlal ederek müvekkili zor durumda bıraktığını, müvekkilinin tüm zararının ihale belgeleri, yazışmalar, revizeler, sözleşme, hakediş kayıtları, ödemeler ve döviz kuru verileri celbedildiğinde bilirkişi incelemesi ile tam olarak tespit edileceğini, müvekkilinin sözleşme öncesi ve sonrası tüm süreçte özenli, dikkatli ve iyi niyetli şekilde davrandığını, buna karşın davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışlarıyla işin sürüncemede bırakıldığını belirterek müvekkilinin sözleşme ilişkisinden doğan ve bilirkişi incelemesi sonucunda miktarı tam olarak belirlenecek alacaklarının şimdilik 10.000 TL üzerinden belirsiz alacak davası kapsamında davalıdan ticari avans faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 19.03.2018 tarihinde imzalanan inşaat sözleşmesi kapsamında davacı şirketin bakiye alacağı bulunduğu iddiasıyla haksız şekilde dava açtığını, oysa sözleşmenin açık 14. maddesi gereği uyuşmazlıklarda münhasıran İstanbul Merkez (Çağlayan) mahkemelerinin yetkili olduğunu, HMK m.17 ve m.18 hükümleri gereği geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisiz olduğunu ve dosyanın İstanbul Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesi gerektiğini belirttiğini, ayrıca hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının alacak kalemlerini net şekilde belirttiği halde kötü niyetle belirsiz alacak davası açtığını, talep edilen 40.000 Euro bakiye alacağa rağmen harca esas değerin 10.000 TL gösterildiğini, bu nedenle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi ile eksik harcın tamamlatılması gerektiğini ifade ettiğini, devamında müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki tüm ödeme ve ifa yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının ise iddialarını destekleyecek herhangi bir belge sunamadığını, sözleşmede anahtar teslim götürü bedelin 928.000 Euro + KDV olarak belirlendiğini, tüm masrafların bu bedele dahil olduğunu, ek bir ödeme talep edilemeyeceğinin açıkça düzenlendiğini, davacının buna rağmen çeşitli ek ödeme taleplerinde bulunarak gerçek dışı iddialar ileri sürdüğünü, proje sürecinde ortaya çıkan altyapı ve proje kaynaklı sorunların davacının uzmanlık alanında olduğunu ve sözleşme gereği bu engelleri öngörerek zamanında bildirme yükümlülüğünün bulunduğunu, ancak davacının bunları bildirmeyip sorumluluğu müvekkili şirkete yüklemeye çalıştığını, gecikmeye ilişkin hiçbir makul açıklama sunamadığını, kur farkı talebinin de basiretli tacir ilkesine aykırı olduğunu, yalnızca 30 günlük kur değişiminin öngörülemez kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının ayrıca kredi faizi gibi müvekkili şirketle illiyet bağı bulunmayan taleplerde bulunduğunu, proje yönetiminin ... tarafından yapıldığını ve bu nedenle ... yetkililerinin dinlenmesini talep ettiklerini, üstelik tarafların iş ilişkisinin proje sonrasında da devam ettiğini ve davacının müvekkili şirketten referans mektubu talep ettiğini, bunun dahi müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğinin göstergesi olduğunu, davacının sunduğu kesin hesapta dahi yapılmayan işlerin yer aldığının ikrar edildiğini, tüm bu nedenlerle davacının iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu ve reddi gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ettiğini, belirtilen talepler doğrultusunda davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava konusunun ve uyuşmazlık noktasının eksik ödeme, alacak, sözleşmeden kaynaklanan zarar ve tazminat talebinden, ilave işler için alacak talebinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı 21/11/2022 tarihli yetkisizlik kararının 24/01/2023 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize tevzi edilmesi üzerine iş bu yukarıda ki esas numarasına kaydedilmiştir.
DAVACI TANIĞI MUTLU BIÇAKÇIOĞLU DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA: "Ben davaya konu işin yapıldığı tarihte davacı şirkette saha sorumlusu olarak çalışıyordum, ihale sürecinden itibaren bu işin içerisinde yer aldım, başlangıçta belirlenen ihale süreci beklenenden daha uzun sürdü, projelerde bulunan eksiklikler süreci uzattı, ihale davacı şirkette kaldıktan sonra biz hemen aksiyon kurduk, davaya konu yerde şantiye kurduk, ancak işe hemen başlayamadık, çünkü davalı tarafça yer teslimi işi geciktirildi, temel yerlerini bize parça parça teslim ettiler, bu nedenle gecikme yaşandı, arka cephede var olan T2 temelinde kazı yapıldığında mevcut proje ile uyuşmadığını fark ettik, bu durumu davalıya bildirdik, projenin değişmesi nedeniyle bu işte zaman aldı, davalı taraf benim bildiğim kadarıyla ödemeleri hiç bir zaman zamanında yapmadı, 15 gün / 1 ay geciktiriyordu, yaklaşık 3-4 ayda bitecek bir iş davalıdan dolayı 7 aya aşkın bir sürede bitirildi, bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA: "Davaya konu işte bende proje müdürü olarak çalıştım, işin ihale sürecinden işin bitirme sürecine kadar ben dahildim, ihalede belirlenen rakam belirlendikten sonra sözleşmenin imzalanması yaklaşık 30 - 40 günü buldu, bu süre içerisinde biz davalı şirkete malzemelere zam geldiğini, bu nedenle bir an önce işe başlamamız gerektiğini ve imzaların tamamlanması gerektiğini bildirdik, sözleşme imzalanıp davacı şirketçe şantiye kurulduktan sonra yerinde aplikasyon yaptık, ancak verilen projeyle uyumsuz olduklarını gördük bu durumu davalı şirkete bildirdik, yaklaşık bir ay yazı cevabı dönüşlerini bekledik, bu durumda süreci uzattı, sözleşme keşif listesinde olmayan kalemler ve ilave işler bu süreçte ortaya çıktı, ancak bu işler davacı şirketçe yerine getirilmesine rağmen hak ediş ücretlerinin davalı şirketçe yapılmadığı, yaklaşık 10.000 Euro'luk ilave iş bedelini davalı şirketten alamadık, yine iş verenin isteği üzerine malzemelerde yapılan değişiklerde ortaya çıkan 20.000 Euro alacağımızı alamadık, davalı tarafça talep ettiğimiz hususlarda alınan kararların geç verilmesi ve yeni proje ve ilave işler nedeniyle 4 ayda bitirilmesi gereken bu iş 7 - 7,5 ay sürdü, hak ediş ödemeleri davalı tarafça hiç bir zaman sözleşmede belirtildiği gibi yapılmadı, hep geç yapıldı, bizde tedarikçilere yapmamız gereken malzeme bedeli ve işçilik gibi ücretleri zamanında ödeyemedik, bu nedenle yaklaşık 300 - 400 bin TL civarında davacı şirket kredi çekti, ayrıca sözleşmede Euro üzerinden yapıldığı için o dönemlerde de döviz kuru arttığı için davalı şirket " siz bu işten çok para kazandınız" dedi ve parayı kesti, cephede yapılması gereken bir imalat vardı, Mesh uygulamasına ilişkin biz tüm imalatı hazırladık, yapıma hazır hale getirdik, ancak davalı şirket bu işi son anda istemedi, yaptırmayacaklarını söyledi, bu durumda davacı şirketi zarara uğrattı, en son iş bitirildikten sonra içeride alacağımız olduğundan bu durumu yazılı olarak davalı şirkete sunduk, yukarıda bahsettiğim gibi kur arttığı için davalı şirket siz bu işten kur arttığından dolayı fazla kazandınız, biz ödemeyi eksik yapacağız dediler, yaklaşık 40 gün de ödeme yapmadılar, yaklaşık 10 bin Euro kadar bir kesinti yapılarak davacı şirkete ödeme yapıldı, kesin hesapta yapılan işlerin hepsini davacı şirket yapmıştır, projenin hatalı olmasından kaynaklı yeni bir projede fore kazık imalatı ön görüldü, yaklaşık 5.000 Euro maliyetle bu işi de yaptık, ancak bunun ödemesini de alamadık, mevcut ofiste camlı bölme duvarları söküp yeniden monte ettik, yine keşif listesinde olmayan ancak davalı şirketçe istenen asansör kaydırma işlemini yaptık, saha betonlarını döktük, ancak bunlara ilişkin yaptığımız maliyetleri davalı şirket ödemeleri yapmadı, ayrıca yangın sisteminde de ilavelere ödeme yapılmadı, sözleşmenin yapılması tarihinden itibarenki süreçte alınan malzemelere de yaklaşık %20 civarında zam gelmişti, bu durum belirtilerek davalı şirketten ek ödeme yapılması talep edildi ancak bu da reddedildi, yukarıda bahsi geçen ilave işleri en son kesin hesapta gösterdik ancak davalı tarafça buradaki ilave işler kabul edilmedi, davalı tarafça ödemesi yapılmadı, ek ve ilave işler bazen yazılı bazen sözlü sözlü olarak davalı şirkete bildirilmiştir, bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA: "Ben davaya konu işin yapıldığı 2018 yılında davacı şirketin Muhasebe / Finans Sorumlusuydum, ihale yapılarak davacıya kaldı, proje revizyon işlerinden dolayı sözleşmenin imzalanması 1 - 1,5 ayı buldu, sözleşme imzalandıktan sonra avans işim gereği teminat mektubunu ben hazırlayarak davalı şirkete teslim ettik, davalı şirket tarafından ilk bir iki hak ediş ödemesinde bir sıkıntı çıkmadı ancak, daha sonraki hak edişler zamanında ödenmedi, parça parça ödendi, bu durum geç ödemeden kaynaklı davacı şirket taşeron şirket ödemelerini yapabilmek için yaklaşık bir 350.000 TL civarında kredi çekmek zorunda kaldı, iş bitirildikten sonra kesin hesaba geçildi, içeride alacağımız vardı, sözleşme Euro üzerinden yapılmıştı, kur yükseldiği için davalı şirket tekrardan bir indirim yapmak istediler ve kesin hakedişten 10 - 11 bin Euro eksik ödeme yapıldı, işin normal süresi 4 buçuk aydan 7 aya çıkmıştır, davalı şirketin projede revizeye gitmesi ve ilave iş taleplerinden kaynaklanmasıdır, sözleşme imzalandıktan sonra geç imzalanması da dikkate alındığında çelik işlerine de yaklaşık bir buçuk katına kadar zam geldi, fiyatlardaki artış durumu belirtilerek davalıdan ek ödeme istendi ancak bu talep reddedildi, davalı şirket yetkilisi kurun yükselmesini elinde koz olarak kesin hakedişten indirim yapılmasını talep etti, bu şekilde bir indirime gidildi, son ödemeyi almak ve bizimde kendi ödemelerimizi yapmak için davacı şirket bu talebi kabul etti, bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 16/09/2024 tarihli raporda özetle; Dava konusu ... ili, ... İlçesinde bulunan yapıda hesaplar incelendiğinde; Gerek keşif sırasında taraflardan edinilen bilgiler gerekse dosyadaki mevcut evraklardan mekanik işler kapsamında herhangi bir alacak verecek olmadığı tespit edilmiştir. İnşaat işleri kapsamında mali defterler ve sözleşme incelendiğinde davacı tarafın yaptığını iddia ettiği ilave işler var ise de davalı tarafla herhangi bir yazılı mutabakat olmadan bu işleri yaptığından herhangi bir alacak verecek olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 29.04.2025 tarihli ek raporda; İnşaat ilave/revize işler kapsamında dosyada mevcut ataşman listelerinde yeralan ve yerinde yapılan keşifte görülen işlerin birbiri ile uyumlu olduğu, tablodaki malzeme ve işçilik rakamlarının işin yapıldığı tarihler dikkate alındığında yapılan araştırma sonucu piyasa şartlarına uygun olduğu görülmüştür. Ataşman listelerinde belirtilenler ile sahada görülen mekanik ilave/revize işlerin uyumlu olduğu, toplam fiyatın 3.209,46 € olarak işin yapıldığı tarihler dikkate alındığında piyasa şartlarına uygun olduğu, gerek keşif sırasında davacı firma yetkililerinin tarafımıza vermiş oldukları “mekanik olarak alacak verecek yoktur” şeklinde beyanları gerekse yine davacı yetkilileri tarafından keşif sırasında dosyaya sunulan flash disk ile tarafımıza verilen ataşman listelerinde “MEKANİK - ARTAN / AZALAN” iş kaleminde fiyat kısmının “0” olduğu görülmüş olup mekanik işler kapsamında herhangi bir alacak verecek olmadığı değerlendirilmiştir. Bu haliyle ek raporda kök rapordaki değerlendirmemizde bir değişiklik yapacak bir veriye ulaşılamadığı Kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dinlenen tanık beyanları, talimat mahkemesi aracılığıyla yapılan keşif, aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; taraflar arasındaki uyuşmazlık temelinde, dava konusu taşınmazda yapılan imalatlara göre taraflar arasında kurulan sözleşmeye göre aykırılık olup/olmadığı böyle bir durum var ise davacının uğradığı zarar ve bu zararın miktarı, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen revize ve ilave işlere göre alacak tespitinden kaynaklandığı, taraflar arasında ... ili, ... ilçesi, ... 11.Sokak No:21-1 adresine yönelik davacının yüklenici davalının işveren olduğu, davaya konu mevcut yapıda tadilat işleri anahtar teslimi olacak şeklinde 19.03.2018 tarihinde inşaat sözleşmesi başlıklı sözleşme yapılmış olup bedeli 928.000,0€+kdv olarak belirlendiği, sözleşme işinin davalı iş sahibine ait tesisinin genişletilmesi kapsamındaki işlerden olduğu bu kapsamdaki işlerin davacıya taşere edildiği, süreçte mevcut hali ve projesi üzerindeki uyumsuzluklar sebebiyle ek işler yapılmış bunların bedeli davalı taraftan talep edildiği, tarafların defterleri üzerinde yapılan mali incelemede defterlerin TTK kapsamında usulune uygun tutulduğu ve taraflar arasında alacak-borç ilişkisi kalmadığı tespitinde bulunulduğu, bilirkişi kök ve ek raporunda; inşaat ilave/revize işler kapsamında dosyada mevcut ataşman listelerinde yeralan ve yerinde yapılan keşifte görülen işlerin birbiri ile uyumlu olduğu, malzeme ve işçilik rakamlarının işin yapıldığı tarihler dikkate alındığında yapılan araştırma sonucu piyasa şartlarına uygun olduğu, sahada görülen mekanik ilave/revize işlerin toplam fiyatının 3.209,46 € olarak işin yapıldığı tarihler dikkate alındığında piyasa şartlarına uygun olduğu, davacı tarafca sunulan ataşman listelerinde “mekanik - artan / azalan” iş kaleminde fiyat kısmının “0” olduğu bu kapsamda mekanik işler kapsamında herhangi bir alacak verecek olmadığı tespit edildiği,10.02.2018- 27.03.2018 tarihleri arasında gelen zamlar için talep edilen farktan kaynaklı talep edilen zarar ilişkin, davacının talep ettiği iş bu zararına ait ve gelen zamlar olarak ifade ettiği kalemlere ilişkin dosyada her hangi bir delile (fatura, makbuz ve gider pusulası vb.) rastlanmadığı ,davalı şirkete gönderilen kesin hesap farkından kaynaklı zarar talebine ilişkin,: davacının kesin hesap farkı zararına ilişkin olduğunu ifade ettiği iş bu zararının davalı tarafça geçici ve kesin kabul edildiğine dair dosyada bir mutabakat veya belgeye rastlanmadığı , davacının iş bu zararının ne kadar olduğu, bu zararına karşılık bir fatura kesilip kesilmediği veya iş bu zarar miktarına ilişkin davalıya ihtar gönderilip gönderilmediğine ilişkin dosya kapsamında bir belgeye de rastlanmadığı ,sürenin 4.5 aydan 7 aya çıkması nedeni ile uğradığı zarar talebine ilişkin; teslim süresinin 4-5 aydan 7 aya çıkması ile ilgili kusurun kimden kaynaklandığına ilişkin bir belirleme yapılamadığı gibi ayrıca işin uzaması halinde oluşacak zararın tazmini ile ilgili taraflar arasındaki sözleşmede sarih bir hüküm bulunmaması nedeniyle bir hesaplama yapılamadığı, kullanılan kredilerin faizinden kaynaklı zarar talebine ilişkin,kredinin hangi gün hangi faiz oranıyla kullanıldığı ve krediye ilişkin bilgilerin dosya kapsamına sunulmadığı bu nedenle taraf defteri üzerinde yapılan inceleme, aldırılan dosya kapsamına uygun hükme dayanak raporlar, toplanan tüm deliller dikkate alındığında; davacının davaya konu zarar ve alacak taleplerine ilişkin dosya kapsamına somut , inandırıcı , hükme dayanak teşkil edebilecek bir delil sunulmadığı, ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur; düzenlemeleri de dikkate alındığında davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 683,10-TL red karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)