T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/723 Esas
KARAR NO:2024/453
DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:08/11/2023
KARAR TARİHİ:01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi, 2009 yılından itibaren sektöründe Türkiye genelinde ve dünyanın birçok bölgesinde çeşitli kurumsal firmalarda büyük projelere imza attığını, Türkiye genelinde uzman teknik kadroları ve bakım onarım hizmetleri ile birlikte perakende mağaza sektörü başta olmak üzere konut, restorant ve ofis projeleri kapsamında faaliyet gösterdiğini, ... ... marketleri, ... gibi kurumsal firmalara ve bankalara mimarlık hizmetleri verdiğini, son olarak Yargıtay daireleri yeni hizmet binasında hizmette bulunduğunu, hatta son olarak Yargıtay Başkanlığı binasında hizmetlerini tamamladığını, .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyadan borçlular ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. , ..., ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. 'nin dosya borcu sebebiyle 02.08.2021 tarihinde ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya üzerinden müvekkili şirket ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin şirket merkezine haksız ve hukuka aykırı olarak hacze gelindiğini, yapılan işlemler sonucunda müvekkili şirket içerisindeki mallara hukuka aykırı haciz işlemi uygulandığını, dosya borcu kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup, müvekkil şirketin cirosu çek üstünde bulunmadığını, aynı zamanda bunun dışında borçlularla müvekkil şirketin herhangi bir bağı olmadığını, yalnızca borçlulardan ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti ile bir dönem ticari ilişkisi olduğunu, yapılan ticari iş ve ödemelere ilişkin faturaların 02/08/2021 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında haciz mahalinde icra memuruna teslim edildiğini, ayrıca ticari defterlerde de tüm ticari ilişki kayıtlı olup cari hesap ilişkisinin de ticari kayıtlarda mevcut olduğunu, haciz esnasında istihkak iddialarının tutanağa geçirildiğini, usulsüz yapılan bu hacze esas icra müdürlüğü .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına 04/08/2021 tarihli dilekçesi ile istihkak iddiasında bulunulduğunu, alacaklı vekilinin itirazı üzerine dosyanın .... İcra Mahkemesine gönderildiğini ve 10/08/2021 tarihli haricen öğrendikleri karar ile mahcuza müşterek zilyed bulunmuş olması iddiasıyla takibin devamına karar verildiğini, bu kararın alacaklı vekilinin haciz talebi ile müvekkili şirket mahalline gelmesi ile öğrenildiğini, müvekkili şirketin tüm ticari kayıtlarında açıkça görülen kayıtların sanki muvazaa imiş gibi değerlendirilerek söz konusu haksız kararın verildiğini, uyap kaydı yapılmamış olması nedeni ile söz konusu hukuka aykırı kararı davalı tarafça müvekkili şirkete yeniden hacze gelindiğinde öğrenildiğini, zira müvekkili şirkete hacze gelinen saat itibariyle mesainin bittiği, eft saatlerinin geçtiğini, muhafaza yapma tehdidiyle ödemenin kendilerine yapılması şartıyla mahallinden ayrılacaklarını ileten davalı şirket vekillerine ödendiğini, ... İcra Müdürlüğü ... Tal. Sayılı dosyadan tutulan 04/10/2021 tarihli haciz tutanağında müvekkil şirket yetkilisi tarafından "istirdat hakkımızı saklı tutarak haciz baskısı altında tamamı 53000 TL'yi ahzu kabz yetkili alacaklı vekilinin hesabına havale şeklinde ödendiğini açıklama kısmına .... İcra Dairesi yazılmış olsa da sehven yazıldığını bu dosyaya istinaden ödendiği" tutanak altına alındığını, müvekkili şirketin tacir olduğunu, borçlu gibi yüzlerce firma ile çalıştığını, müvekkili şirketin ... ... ... adresinde bulunan ... plazanın mülkiyeti kendisine ait iki katında faaliyet gösterdiğini, ... Cafe İşletmesinin adresi müvekkil şirketten bambaşka olduğunu, müvekkil şirketin mimarlık şirketi olduğunu, yaptığı projelerde elektrik işleri için borçlulardan bir dönem ...'den hizmet aldığını, aldığı hizmetin karşılığını da çeklerle ödediğini, aralarındaki bağın bundan ibaret olduğunu, haciz zaptında beyan edildiği şekilde müvekkilinin hizmet verdiği şantiyelerde elektrik işlemleri taşero ettiği, karşılığında da bedelinin ödendiği ticari iş ilişkisinden ibaret olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin sadece bir dönem ticari iş yaptığı şirketle alacaklı vekilinin haciz tutanağında iddia ettiği şekilde bir muvazaa işlemine girmesine, uygulamasına ihtiyacı da olmadığını, borçlulardan ... İşletmeciliği ile taşeronluk ilişkisi sebebiyle evrak ve fatura bulunması alacaklı vekilinin iddia ettiği gibi bir muvazaa veya alacaklıdan mal kaçırma sonucunu doğurmadığını, yapılan ticari işler gereğince bu evrakların 3. Şahıs olan müvekkil şirkette bulunmasının ticari ilişki sebebiyle son derece olağan olduğunu, bu evraklar geçmişte yapılan işlerin ödemesi ve faturalandırılması sonucu bulunan belgeler olduğunu, müvekkili iş yerinin kendisine ait olduğuna ilişkin belgelerini hem haciz sırasında talimat dosyasına hemde esas dosyasına istihkak iddiasında bulundukları dilekçe ekinde sunulduğunu, borçluların müvekkili şirketle hiçbir organik bağı olmadığını, haczedilen malların müvekkiline ait olduğunu, İcra tehdidi ve haciz baskısı altında, haksızca borçlu olmadığı ve borçlu/borçlularla bir bağlantısı dahi olmadığı halde müvekkili şirketten tahsili yapılan ödemenin kanuna aykırıdır. Haciz baskısı ve tehdidi altında 3. Şahıs tarafından yapılan para ödemesi de bir haciz işlemi olduğunu, yapılan ödemenin iradi bir ödeme olmadığını, bu sebeple ödemenin hemen ardından .... İcra Mahkemesi .... Sayılı dosyadan istihkak davası açılmış ancak söz konusu dava da istirdat davası açılması yönünde karar verildiğini belirterek, fazlaya ilişkin sair her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla haciz ve muhafaza baskısı altında muhafaza işlemini önlemek için ödenen ve karşı tarafın sebepsiz zenginleşmesine yol açan 53.000,00 TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TBK.md.77 vd.maddelerinin açık hükmü ve Yargıtayın yerleşmiş kararları gereğince Sebepsiz Zenginleşme davasının haksız yere zenginleşen kişiye karşı açılması gerektiğini, müvekkilinin gerçek ve muaccel bir alacaktan dolayı, İİK'nın kendisine tanıdığı icra takibine başvurma ve müracaat haklarını kullanma yolu ile dosya alacağına istinaden para tahsil ettiğini, dolayısıyla kanundan kaynaklanan haklarını kullanan ve alacağını tahsil eden müvekkilinin sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceğini belirterek öncelikle husumet itirazında bulunmuş, davacıdan para tahsil edilmesini dayanak olan Çek yasal süresinde bankaya ibraz edildiğini, Çekin keşide tarihinin 15.05.2021, bankaya ibraz tarihin de 03.06.2021 olduğu ve ibrazın yasal süresinde olduğunu, Çekin karşılıksız çıkması sonrasında çek üzerindeki borçlular hakkında ....İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyadan icra takibine geçildiğini, dolayısıyla müvekkilin kanundan doğan müracaat haklarını kullandığı, bir hakkın kullanılmasının Sebepsiz Zenginleşme teşkil etmeyeceğinin açık olduğunu, ilgili hacizde borçlu ve davacının muvazaali işlemlerine karine teşkil edecek birçok emare bulunmuş olup tutanağa derç edildiğini belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile açılan davanın reddine, gerçek ve muaccel bir alacağa dayalı olarak kanundan doğan müracaat hakları kullanılarak alacak tahsil edildiğinden ve bu sebeple müvekkilin sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olmadığından açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında borçlu olanlarla hiçbir ilgisi bulunmadığı ve üçüncü kişi konumunda bulunduğunu iddia eden davacının, işyeri adresinde talimat yoluyla yapılan haksız olduğu iddia edilen haciz neticesinde haczedilen mallarına ilişkin muhafaza tehdidi nedeniyle takip alacaklısına ödeme yapmak zorunda kaldığını ve davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek yapılan ödemenin davalıdan istirdadı talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Yapılan incelemede, .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ve ... İcra Dairesi ... talimat sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden eklenerek incelenmiş olup, ... Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında alacaklının davalı ... ... AŞ, takip borçlularının ise dava dışı ... Limited Şirketi, dava dışı ... Şirketi ve dava dışı ... olduğu, davacı ... Şirketi'nin takip borçluları arasında yer almadığı, dava dışı takip borçlularının adreslerinde haciz yapılmak üzere ... İcra Dairesi'ne talimat yazıldığı ve ... İcra Dairesinin ... talimat ayılı dosyasında bulunan haciz tutanakları incelendiğinde borçluların adreslerine haciz yapılmak üzere gelindiğinde mahalde ... Şirketi'nin faaliyet durumunda olduğu belirtilerek haciz işleminin yapıldığı ve üçüncü kişi ... Şirketi'nin üçüncü şahıs olarak haciz tutanağını imzaladığı ve haciz tutanaklarına istinaden ... Şirketi'nin .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına üçüncü kişi olarak eklendiği görülmüştür. Zira dava dilekçesi ve cevap dilekçesi içeriği birlikte değerlendirildiğinde davacının takip dosyasında üçüncü kişi konumunda bulunduğu hususu da taraflar arasında çekişmesiz olup, davacı takip borçluları ile aralarında bağ bulunmadığından takip borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığını ve yapılan ödeme nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini iddia etmiş, davalı taraf ise savunmasında davacı üçüncü kişinin yaptığı ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleşenin kendisi olmadığını, ödemenin takip borçlularının borçlarından mahsup edilmesi nedeniyle takip borçluları olduğunu belirtmiştir. Bu durumda eldeki davada istirdat talebinin dayanağı özünde davacının davalıya borçlu olmadığı iddiasına dayanmakta olup, eldeki davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Yargıtay 11. HD 06/11/2023 tarih 2023/5228 esas 2023/6468 karar sayılı ilamında; "... üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine..." karar verildiği görülmekle, emsal niteliğindeki anılan Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının Mahkemenin görevinin belirlenmesinde etkisi bulunmadığından ... İcra Dairesince talimat dosyasında davacı adresinde yapılan haciz işlemi neticesinde .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına üçüncü kişi olarak eklenen davacının muhafaza tehdidi altında yaptığını iddia ettiği ödemenin istirdadı talebinin takip hukukundan kaynaklandığı, davacı üçüncü kişi ile takip alacaklısı olan davalı arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması ve tarafların tacir olmasının veya borcun sebebinin ticari olmasının Mahkemenin görevinin belirlenmesinde etkisinin bulunmaması nedeniyle görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.