T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/764 Esas
KARAR NO:2024/530
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/10/2014
KARAR TARİHİ:16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında imzalanan 15/09/2013 tarihli sipariş formu ve hizmetlerin şartlarına dair sözleşme ile iki yıllık ve aylık 3100 Euro hizmet bedeline karşılık 5 Mbps kapasiteli davalı şirketin ... ofisi ile İstanbul ofisi adresi arası data bağlantısı, 5 Mbps kapasiteli davalı şirketin İstanbul ...'da bulunan stüdyoları ile ... arası data bağlantısı ve 2 Mbit kapasiteli davalı şirketin İstanbul ... adresine sağlanan IP bağlantısı hizmetlerinin teminini talep ettiğini, bu kapsamda ilgili sipariş formu ile hizmetlerin sunumuna Nisan 2014 ayı tarihi itibariyle başlanılmış olduğunu, kurulum bedeli ile 18/04/2014 - 30/04/2014 tarihyleri arasında sunulan hizmetlere karşılık 21/04/2014 tarihli ... numaralı, 17.380,81-TL bedelli, Mayıs 2014 ayı içerisinde sunulan hizmete karşılık 13/05/2014 tarihinde ... numaralı, 11.780,64-TL bedelli, Haziran ayı sunulan hizmetlere karşılık 11/06/2014 tarihinde ... numaralı, 11.666,44-TL bedelli faturalar tanzim edilerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirketin bu karşılık 26/06/2014 tarihinde 8.640-TL ve 30/06/2014 tarihinde 32.187,89-TL olarak kendilerine ödendiğini, davalı şirket tarafından Bak. 33. Not. 27/06/2014 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtar ile ... ... uydusunun gönderilmesi nedeniyle televizyon yayınların zorunlu olarak 01/07/2014 tarihi itibariyle ... istasyonuna ulaştırılması gerektiği bu nedenle taraflar arasında yeni bir sözleşme imzalanması gerektiğini, yukarıdaki hizmet konusunun bu ... üzerinden verilmesinin sağlanması ve sözleşme bedelinin vergiler dahil aylık 2.500-TL'ye düşürülmesi teklif edilmiş aksi halde sözleşmenin 30/06/2014 itibariyle fesih edilmiş sayılacağı bildirildiğini, İhtarnamede belirtilen nedenlerin yasal dayanağı olmadığını, zira itirazın iptali istenen alacağın icra ve itiraz tarihinde dahi davalı şirketin yayınlarını ... üzerinden değil yurtdışından devam ettirdiğini, davacının ... üzerinden zorunluluk iddialarının ise gerçeği yansıtmadığı gibi davalının yayınlarını ... üzerinden değil ... ...'nın Almanya da ... kentinde bulunan yer istasyonundan kullanmayı tercih ettiğini, bunu kendilerinden önce ... tarafından yine Almanya'nın yer istasyonundan uyduya göndermekte olduğu, ... ...'nın ise ...'ndaki bant kapasitesinin genişlemesi nedeniyle istendiği takdirde Almanya'da ki yer istasyonunu terk edebileceklerine dair bir teklif olduğunu, ayrıca bunun dışında diğer 2 hizmetin ... ... il ilgili bulunmadığını, buna rağmen davalıya verilen hizmet faaliyetinin durdurulmadığını ve haklı nedenlerle sözleşmeyi fesih etmediklerini, ayrıca faaliyetlerini daha uygun ücretlendirilmesi amacıyla 02/07/2014 tarihli e-posta ile gönderildiğini, tüm olumsuz yaklaşımlar üzerine 01/07/2014 - 31/07/2014 dönemine ait 07/07/2014 tarih ve ... numaralı, 11.926,61-TL'lik faturayı 24/07/2014 tarih ve ... yevmiye ihtar ile hem kesilen bu faturayı iade etmiş hem de aralarındaki sözleşmeyi haksız olarak 30/06/2014 itibariyle fesih bildiriminde bulunulduğunu, ihtarın şirkete tebellüp tarihini takiben 07/08/2014 tarihi itibariyle durdurulduğunu, bu haksız fesih sebebi ile sözleşme şartlarına istinaden hizmetler ile muaccel hale gelmiş ... nolu 253.286,82-TL'lik fatura 25327 numaralı ihtarname ekinde 07/08/2014 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş, ancak davalı tarafça 14/08/2014 tarihinde ihtar ile mesnetsiz olarak iade etilmesi üzerine 02/09/2014 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyası ile ilamsız icra takibi yapılmış, vaki itiraz ve yetki itirazı üzerine itirazın iptalini talep ve dava edildiğini, yetkili icra dairesinin İstanbul olduğunu, haksız itirazın iptali ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile 05/09/2013 tarihinde 2 yıllık süre hizmet sözleşmesi imzaladıklarını, kendilerinin ... üzerinden uydu bağlanma ile birlikte 3 ayrı hizmet kapsayan sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşmenin tüm bedellerinin muaccel olduğuna yönelik kesilen faturalara dayalı yapılan icra takibine itiraza karşı itirazın iptalini talep ettiğini, bu taleplerin haksız sebepsiz zenginleşme amaçlı olduğunu, kendilerinin Hayat Tv olarak yayın yapan televizyon kanalının işletme/lisans hakları sahibi olduklarını, davacıdan RTÜK kapsamında uydu bağlantısı için uydu alt yapı işletmeciliği veren davalıdan yalnızca uydu bağlantısı alt yapısı hizmeti teklifi istendiğini, sözleşmenin imza tarihinde asıl konusunun ... uydusuna bağlantı sağlanması olduğunu, davacının sunduğu pakete bunun dışında iki hizmet olan; Tv kanalının ... ve İstanbul stüdyoları arasında data bağlantısı, Tv kanalı için IP bağlantısı hizmetlerinin eklenerek tümü tek paket olarak fiyatlandırılarak teklif verildiğini, ... ve İstanbul arasındaki Tv kanalı data bağlantısının ise hiçbir zaman kullanılmadığını, sözleşmenin genel işlem şartları taşıdığını, kendilerinin nihai tüketici olduğunu, bu nedenle BK m.21 gereğince genel işlem şartı taşıdığından bu hükümlerin kendilerini bağlamadığını, şirketlerin 6112 sayılı yasanın ve yönetmeliğinin mevzuatına tabi ve üst denetime tabi olduğunu, 12 haziran 2014 tarihinde ... tarafından ... uydusu gönderilmesi ile değişen frekans ve yeni teknik durum nedeniyle frekansların yeniden planlanması kapsamında bu frekansların 15/07/2014 tarihinde değişeceği ve 01/07/2014 tarihinde test yayınlarına bağlayacağını davacıya ihtar edildiğini, ... tarafından gönderilen yazıda açıkça "...yayınların ... yerleşkesine iletilmesi için alt yapı hizmet sağlayıcısına başvurarak çalışmaların ivedi olarak yapılması gerektiği..." yayıncı kuruluşlara iletildiğini, davacının yayınların ... üzerinden uyduya iletmeyi tercih ettiği yönündeki davacı beyan ve iddiaları mesnetsiz olduğunu, yayıncı kuruluş olarak mevzuata uymak zorunda olduklarını, aksi halde üst kurul tarafından yayın kesilmesi ve frekans kaybedilmesi problemi ile karşı karşıya olacağını, bu nedenle davacının ... kararının isteğe bağlı olarak belirtilmesinin gerçek dışı olduğunu, ... 12 Haziran 2014 tarihinde gelen yazı üzerine derhal davacı ile irtibata geçilerek kendilerine 3-mail ile 01/07/2014 tarihinde ... başlayacak test yayınları nedeniyle toplantı yapılması talep edilmiş, hiçbir cevap alamayınca 19 Haziran 2014 tarihinde yeniden görüşme ve yeniden bir teklif paketini beklediklerini bildirdiklerini, ancak bir cevap ve telefonlara cevap verilmediğini, bunun üzerine davacıya Bak. 33. Not. 27 Haziran 2014 tarihli ... yevmiyeli ihtar ile davacıya "Sözleşme konusu uydu data hizmetinin ... üzerinden verilmesi, ... tarafından tanınan sürenin 30 Haziran da sona ereceği, değişen teknik koşullar karşısında sözleşme bedelinin 2.500-TL olarak değiştirilmesi talebi, talep konusunda e-mail yoluyla görüşme yapabileceklerini, aksi halde verilen hizmetin 30 Haziran 2014 tarihinde kesmeleri gerektiği" keşide edildiğini ve aynı gün davacıya tebliğ edildiğini, davacının olumsuz davranışlarının devam etmesi üzerine telafisi güç zararlara sebebiyet verilmemesi adına verilen sürenin son günü olan 30 Haziran 2014 tarihinde 3. bir firma ile hizmet anlaşması yapılmak zorunda kalınmış ve olabilecek mağduriyet giderildiğini, davacının bu kusurlu ve haksız tutumu nedeniyle sözleşme sona erdirildiğini, 30 Haziran 2014 tarihinden sonra davacı taraftan hiçbir hizmetin alınmadığını ve hizmet alınmadığı halde Temmuz 2014 ayına fatura düzenlendiğini ve iade edilen bu faturanın akıbetinin de bilinmediğini, 30 Haziran 2014 tarihinden sonraki hizmet alınmayan dönemler için taleplerde bulunulduğunu, fesih öncesi herhangi bir temerrüdü de bulunmadığını, verilmeyen hizmet için fatura düzenlenemeyeceğini, bunun VUK kanununa aykırı olduğunu, bunun haksız zenginleşme amacıyla yapıldığını, davacının cevapsız ve irtibatsız kalarak ... tarafından tanınan sürenin sona ermesini beklediklerini ve kendilerinin zor durumda bırakıldığını, kötü niyetle ve haksız sebepsiz zenginleşme talep eden davacının kendisinin haksız icra ve talep nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VEGEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; davacı müvekkil ile davalı şirket arasında akdedilmiş bulunan sözleşme ve davacı tarafından üstlenilen hizmetleri gösterir Sipariş Formu ve Sipariş Formunun Türkçe tercümesine, .... Noterliği aracılığıyla keşide edilen 27/06/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye, 21/04/2014 tarihinde tanzim edilen ... numaralı ve 17.380,81-TL bedelli fatura, 13/05/2014 tarihinde tanzim edilen ... numaralı ve 11.780,64-TL bedelli fatura, 11/06/2014 tarihinde tanzim edilen ... numaralı ve 11.666,44-TL bedelli fatura ve davalı şirket tarafından iade olunan 07/07/2014 tarihinde tanzim edilen ... numaralı ve 11.926,61-TL bedelli faturalara, .... Noterliği kanalıyla keşide edilen 24/07/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye, ... seri numaralı ve 253.286,82-TL tutarındaki faturaya, .... Noterliği kanalıyla keşide edilen 07/08/2014 tarihli ve 25327 sayılı ihtarnameye, .... Noterliği kanalıyla keşide edilen 14/08/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarnameye, .... İcra Müdürlüğünün nezdinde ... E. Numarası ile görülen icra dosyasına, .... İcra Müdürlüğünün nezdinde ... E. Numarası ile görülen icra dosyası kapsamında yatırılan harç ve masrafı gösterir derkenara, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarına, tanık, bilirkişi, keşif, davalı şirket evrakı, şirket bilgileri, Yargıtay Kararları, ilgili mevzuat ve her türlü sair delillere dayanmıştır.
Davaya dayanak .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; alacaklı ... Ticaret Anonim Şirketi tarafından, borçlu ... Anonim Şirketi aleyhine; 253.286,82-TL alacağın tahsili için 02/09/2014 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, ödeme emrinin 04/09/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içersinde 05/09/2014 tarihinde yetkiye ve borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre davacının, davalı borçludan alacaklı olup olmadığı hususunda bilirkişilerden rapor alınmış, yapılan yargılama sonunda mahkememizin 25/05/2018 tarih 2014/1418 esas 2018/470 karar sayılı ilamı ile "Davanın Reddine" karar verilmiştir. Verilen karara taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 30/04/2022 tarih 2019/91 Esas 2022/513 Karar nolu ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 16/10/2023 tarih 2022/3171 E 2023/3322 K sayılı ilamı ile "... 1.1.21.10.2016 tarihli ve 9181 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde davalı ... Ananom Şirketinin 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ticaret sicil kaydının 14.10.2016 tarihinde re’sen terkin edildiği tescil ve ilan edilmiştir. Davalı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan vekaletnamenin, sicilden terkinden önce 13.06.2013 tarihli olduğu görülmüştür. Mahkemece davada taraf teşkili sağlanmadan ve özellikle davalı şirketin Olağanüstü Hal kapsamında kapatılıp kapatılmadığı, kapatılmış ise davada ilgili Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca işlem yapılması gerekip gerekmediği hususları araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir. Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesi ile bozularak dosya mahkememize iade edilmiş, mahkememizce bozmaya uyulmuştur.
Davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden kayıtları celp edilip incelendiğinde, şirketin 670 sayılı KHK ile ticaret sicil kaydı 14/10/2016 tarihinde resen terkin edildiği, bildirilmiştir.
Davacı vekilinin duruşmada ve talep dilekçesinde davalı hakkında ihya davası ikame edilmesi bakımından süre verilmesini talep ettiği, emsal Yargıtay 11 HD nin 25/09/2023 tarih 2023/4780 E. 2023/5309 K. Sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere KHK kapsamında kapatılan ve sicilden terkin edilen şirketler yönünden ihya mümkün olmadığından taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ...'ye müzekkere yazıldığı, 01/03/2024 tarihli müzekkere cevabında ".... ... A.Ş 674 sayılı KHK'nin 19.maddesi ve 677 sayılı KHK'nın (7083 sayılı kanun) 7.maddesi kapsamında kayyımların yetkileri Tasarruf Sigorta Fonuna devredilen veya ...'nun kayyım olarak atandığı şirketler arasında yer almamaktadır... Bu kapsamda... Fonuna devredilen veya... Fonunun kayyım olarak atandığı şirketler arasında yer almayan ... A.Ş'ne ilişkin belgelerin 7091 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığının ilgili birimlerinden istenebileceği ....." şeklinde bildirilmiştir.
...'den gelen müzekkere cevabı ve davalı şirketin 670 sayılı KHK ile terkin edildiği anlaşıldığından taraf olarak Maliye Hazinesi eklenmiş ve hazine vekili Av....'a tebligat yapılmış ve taraf teşkili sağlanmıştır. (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2022 tarih 2022/232 E 2022/231 K nolu ilamında " ....Davalı şirkete OHAL kapsamında kayyım atanarak önce ...'ye, daha sonra Hazine'ye devredildiğinden, mahkemece sırası ile atanan kayyımlara, takiben ...'ye ve son merci Hazine'ye tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu usule uyulmadığı tespit edilmiştir. Dosyanın geldiği aşama itibariyle davalı şirket en son Hazine'ye devir edildiğinden, hukuki dinlenilme hakkı kapsamında Hazine'ye tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması....")
675 Sayılı KHK'nin "Dava ve takip usulü"nü düzenleyen;
MADDE 16- (1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.
Bu kapsamda 675 sayılı KHK'nın 16/1 maddesi gereğince davanın dava şartı bulunmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2022 tarih 2022/232 E 2022/231 K nolu ilamı)
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın dava şartı bulunmadığından REDDİNE,
2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 427,60-TL harcın peşin alınan 3.059,15-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.631,55-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı duruşmalarda kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Maliye Hazinesine verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / vekillerine iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde Temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır