T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/782 Esas
KARAR NO:2025/332
DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:04/12/2023
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafın müvekkili ile distribütörlük ilişkisi devam ettiği sırada müvekkilinin koleksiyonuna benzer şekilde ... serisi adlı bir ürün serisi piyasaya sürerek dürüstlük kuralına aykırı davranarak haksız rekabete sebebiyet verdiği, davalı tarafın ... serisi adlı ürünün tanıtım ve açıklamalarında müvekkilinin ürün tanıtım açıklamalarının aynısını kullandığı; yüzde yüz Türk markası olan kendi ürününü İtalyan menşetli ürünmüş gibi tanıttığı, davalının müvekkilinin ... markasına ... ... reklam sistemi üzerinden reklam vererek reklamların alt başlıklarında bahse konu ... ... ... serisine ait ürünlere link vermek suretiyle yönlendirme yaptığı, davalı tarafın tüm bu eylemleri eski distribütör sıfatıyla yerine getirerek hala müvekkili ile distribütörlük ilişkisi varmış gibi online platformlarda bu hususlara yer verdiği, ... hesabı adında bile müvekkilinin ... markasını kullanarak sayfa içeriğinde kendisine ait ... ... ibareli ürünleri de sattığı, davalı tarafın müvekkilinin bir takım tasarımlarını da müvekkili ile distribütörlük ilişkisi devam ederken Türkiye'de kendi adına tescil ettirdiği, davalının ... ... markası altında ... isimli bir koleksiyon çıkardığı ve bu koleksiyona ait ürünlerin müvekkilinin ürün koleksiyonunun taklitlerinden oluştuğu, bu hususun tasarım uzmanı Bilirkişi ...'in raporuyla da detaylı şekilde ortaya konulduğu, davalının kendisine ait ... ... markasının İtalyan menşeili olduğu izlenimini verdiği; bunun yanı sıra ... koleksiyonu tanıtımlarında dahi müvekkilinin tanıtım ve reklamlarını taklit ettiği, davalının bu eylemlerini haksız rekabetin yanı sıra, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.61 vd. hükümleri ile Ticari Reklam Ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden davacı tarafça Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu'na başvuru yapıldığı ve şikayetin inceleme aşamasında olduğu, davalının müvekkilinin “...” markasına ...'da reklam vererek haksız rekabete konu kendi taklit tasarımlarının satışını gerçekleştirdiği, davalı tarafın müvekkili ile distribütörlük ilişkisi sona ermiş olmasına rağmen halihazırda mağaza tabelasında, kendisine ait ... prafil adında müvekkilinin ... markasını kullanarak potansiyel/hedef müşteri portföyünü kendi platformuna yönlendirdiği, ayrıca davalının ... adlı mağazasıyla ilgili ... işletmede yer alan açıklamalarda, müvekkili firmanın halen Türkiye temsilciliğini yaptığının belirtildiği, ancak Türkiye'deki eski distribütörü olduğu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki distribütörlük ilişkisinin hâlihazırda mevcut olmayıp, sona erdiği, mevcut distribütörlük ilişkisi kapsamında da müvekkili şirket tarafından tasarımlarının tesciline dair davalı firmaya verilmiş bir izin bulunmadığı, davalı firmanın müvekkiline ait birçok tasarımı herhangi bir hak ve yetkisi bulunmamasına rağmen kötü niyetli bir şekilde TÜRKPATENT nezdinde kendi adına tescil ettirdiği, ayrıca dava konusu tasarımları da taklit etmek suretiyle kendi adına koleksiyonlar çıkardığı ve daha birçok haksız rekabet teşkil eden eylemlere giriştiği, bahse konu davanın İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında devam ettiği, davalının haksız rekabete konu eylemleri nedeniyle müvekkilinin eski ticari ilişkilerinin varlığını da gözeterek öncelikle uyuşmazlığı sulh yoluyla çözebilmek adına davalı firmaya ihtarname gönderdiği, haksız rekabet teşkil eden eylemlerine son vermesi gerektiğini ihtaren bildirdiği, işbu ihtarnamenin davalıya 16/10/203 tarihine tebliğ edildiği, ancak davalının bugüne kadar ihtarnameye herhangi bir cevap vermediği gibi gelinen aşamada ihlalleri sonlandırmadığı, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin tazminat, suç duyurusu vb. her türlü hakları saklı kalmak üzere; davalı firmanın ... ... ... koleksiyonunun satışı, her türlü reklam ve tanıtımlarının durdurulması, ... koleksiyonuna ait ürünlere el konulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davamızın kabulü ile davalının eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitinc, haksız rekabetin men'ine ve refine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin kendi tasarlayıp ürettiği ürünlerin satışının yanında lüks dekorasyon markaların ülkemizde ve uluslararası alanda tedarik ve dağıtımını yaptığı, davacının Türkiye’deki münhasır distribütörü olarak faaliyet gösterdiği, 2020 yılında davacı ile yapılan distribütörlük sözleşmesi kapsamında davacının “...” markası ile üretilen ürünleri ülkemizde piyasaya sunulduğu, Müvekkili şirketin, davacının ürünlerini ülkemizde tanıtmakla kalmamış aynı zamanda distribütörlük ilişkisinden doğan haklarının korunması ve davacının hukuki haklarını korumak adına her türlü adımı attığı, bu kapsamda, tasarımlarının kendisine ait olduğunu, davacı tarafından ilk inlerini ülkemizde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu defa piyasaya sürüldüğünü belirttiği kapsamında korumak ve ürünlerinin üçüncü kişiler tarafından taklit edilmesini önlemek amacıyla davacının iddialarına ilişkin olarak davacının bilgisi ve izni ile davacıya ait Barogue Rock Sicily koleksiyonuna ait tasarımları 2020 yılında adına tescil ettirdiği, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir problem bulunmamasına rağmen davacı tarafından müvekkili ş̧irkete gönderilen yazı ile taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesini haksız olarak sona erdirildiği, distribütörlük sözleşmesi sona erdikten sonra müvekkilinin stoklarında davacıya ait ürün kalmışsa müvekkilinin elde kalan ürünlerin satışının yapmaya devam edebileceğinin bildirildiği, davacı şirketin ürün satışını engellemek ve müvekkiline ticari ve itibar açısından zarar vermek istediği, bu kapsamda, davacının izni ve onayı ile tasarımlarının tescilini alan müvekkili şirkete karşı tasarımların kendisine ait olduğu ve davacının izni olmadan işbu tasarım tescillerini aldığına ilişkin gerçeği yansıtmayan mesnetsiz iddialar ile İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde ... E. Sayılı dosyası ile müvekkil adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğü talepli dava ikame ettiği, müvekkiline ait ... ... markası ile piyasa sunulan ... koleksiyonuna ait ürün tasarımlarının davacı tasarımları ile benzer olduğu yönündeki iddiaların mesnetsiz olduğu, söz konusu kafa ve kişi görsellerinin Sicilya tarihinde ortaya çıkmış efsaneler, mitolojik ve aşk hikayelerinde yer alan görseller olduğu, davacıya ait ürünler ile müvekkiline ait ürünler arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığından haksız rekabetten bahsedilmesinin mümkün olmadığı, müvekkiline ait ürünler üzerinde kullanılan desen ve motiflerin davacıya ait ürün desenlerinden oldukça farklı olmasının yanı sıra müvekkiline ait ürünlerde “... ...” markasının kullanılması ürünlerin arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığını açıkça göstertiği, bu durumda da müvekkilinin eylemlerinin haksız rekabete konu olmasının mümkün olmadığı, müvekkilinin “... ALLESİ” markasına İtalyan menşeli olduğu izlenimi verdiği, ... koleksiyonu tanıtımlarında, davacının tanıtım ve reklamlarını taklit ettiği iddialarının hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin davacının “...” markasına reklam vererek alt başlık olarak davaya konu ... ... markası adı altında satışa sunduğu ... serisine ait ürünlere ait link verdiği, davacının ürün koleksiyonuymuş gibi izlenim verdiğine yönelik iddiaların da mesnetsiz olduğu, müvekkilinin tasarımları tescil ettirmesi kötü niyetli olmayıp, davacının bilgisi ve izni olmasına rağmen aradan geçen neredeyse 3 yıl sonunda bu tasarımlara ilişkin olarak dava açmış olması davacının kötü niyetini ortaya koyduğu, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; uzman görüşü, davalının ürün tanıtım ve her türlü reklamlarına ilişkin noter e-tespit tutanakları, davalının ürün tanıtım ve açıklamalarında yer verdiği yanıltıcı açıklamaları ve içeriklerine ilişkin noter e-tespit tutanakları, davalının iltibasa konu ürünlerine yönelik görseller, kataloglar, içerikler, web archive kayıtları, web sitesi ve sosyal medya içerikleri, üçüncü taraf içerikleri, Müvekkili ve davalıya ait TÜRKPATENT marka evrakı, müvekkile ait WIPO kayıtları, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, müvekkilin hak sahipliğini gösterir fuar kayıtları, faturalar, sipariş formları, kataloglar, web sitesi kayıtları, ... gönderileri, ... vb. her türlü sosyal medya içerikleri, web archive kayıtları vs. her türlü bilgi ve belge, ticaret sicil kayıtları, davalıya gönderilen ihtarname ve tebliğ şerhi sureti, ticari defterler, bilirkişi, keşif, tanık, yemin ve her türlü yasal delile dayanmışlardır.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 28/01/2025 havale tarihli raporlarında: ''...
* Davacı tarafa ait meze tabakları ile Davalı tarafa ait meze tabakları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,
* Davacı tarafa ait tabaklar ile Davalı tarafa ait tabaklar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,
* Davacı tarafa ait kesim/sunum tahtaları ile Davalı tarafa ait kesim/sunum tahtaları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,
* Davacı tarafa ait tepsi ile Davalı tarafa ait tepsi arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak Algılandıkları,
* Huzurdaki uyuşmazlıkta haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülen eylemlerin, davacıya ait tescilsiz tasarımların davalı tarafından tescil edilmesi, davalının davacı tasarımlarına benzer tasarımları kendi markası altında piyasaya arz etmesi, davalı ürünlerinin İtalyan menşeli olduğu algısının yaratılması, davalının davacı şirketin distribütörü olduğu izleniminin uyandırılması, davalı tarafından anahtar kelime reklamcılığı yapılması olduğu, bu itibarla somut olayın TTK m. 55/1,a-2, 4 ve m. 55/1,c kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
* Davalı tarafın internet sitesinde davacının distribütörü olmamasına rağmen distribütörü olduğu şeklinde bir ibareye yer vermesinin TTK m. 55/1,a-2 kapsamında haksız rekabete sebebiyet vereceği, bununla birlikte, davalı internet sitesinde davacı şirkete ait ürünlerin satılması ve bu kapsamda satış faaliyeti çerçevesinde ürünlere ilişkin bilgilere ve tanıtımlara yer verilmesinin tek başına davalının davacı şirketin distribütörü olduğu şeklinde bir algının oluşturulmasına yeterli olmayacağı,
* Davalı ürünlerinin yabancı menşeli olduğu algısı oluşturulmasına yönelik, öğretinin yerli malı bir ürünün yabancı menşeli olduğunun belirtilmesini haksız rekabet olarak kabul ettiği, ancak bu halde haksız rekabetten bahsedilebilmesi için beyanın açık ve üçüncü kişilerce anlaşılır mahiyette olması, müşterileri aldatma ihtimalinin bulunması gerektiği, davalı tarafın ilgili ürünlere ilişkin tanıtımlarında, tasarımın İtalya'dan ilham alındığını belirtmekle birlikte açıkça ürünün İtalyan menşeli olduğuna ilişkin bir açıklamada bulunmadığı, davalı tarafın markasında salt yabancı bir isim kullanmasının bent kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla söz konusu eylemin bent kapsamında haksız rekabet teşkil etmediği,
* Benzer tasarımların” piyasaya arz edilmesi iddiası bakımından somut olay değerlendirildiğinde; somut olayda bir iş ürünü niteliğinde iki farklı işletmeye ait malların bulunduğu, dosya kapsamında raporumuzun teknik kısmında değerlendirilen meze tabakları, tabaklar, kesim/sunum tahtaları ve tepsi ürünlerinin davalı ürünleri ile karıştırılmaya yol açacak şekilde benzer olduğu sonucuna varıldığı, bu itibarla davalı eyleminin TTK m. 55/1,a-4 kapsamında haksız rekabete sebebiyet vereceği,
* Anahtar kelime reklamcılığı bakımından somut olay değerlendirildiğinde; reklam veren tarafından seçilecek anahtar kelimelerin, başkalarının ticaret unvanı, markası veya kullanmakta haklı menfaatleri bulunan başkaca tanıtıcı işaretlerden oluşması halinde, arama motorunda bu sözcüklerle yapılan aramaların potansiyel müşterilerin failin internet sitesine yönlendirilmesi sonucunu doğuracağı, bu eylemin ise reklam verenin üçüncü kişilerin itibarından haksız yararlanmaları sonucunu doğuracağı, eylemin bu itibarla TTK m. 55/1,a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil edeceği, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğu, somut olayda davalının davacı şirket markasını kullanarak anahtar kelime reklamcılığı yaptığı, bu itibarla eylemin haksız rekabet teşkil edebileceği,
* Davalının distribütör olarak faaliyet gösterdiği dönemde kendisine piyasa arz edilmesi için verilen inlerin tasarımlarını kendisi adına tescil ettirmesi eyleminin TTK m. 55/1, c-l kapsamında haksız rekabet teşkil edebileceği, zira davacının söz konusu tasarımların sahibi olup davalıyla arasındaki distribütörlük ilişkisi gereği söz konusu ürünlerin satışının yapılması için davalıya ürünleri tevdi ettiği, davalının ise bu ürünlerin satışını yapmasının yanı sıra kendisi adına tasarımları tescil ettirmesinin yetkisiz yararlanma kapsamında değerlendirileceği ve eylemin bu itibarla kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak haksız rekabet eylemine sebebiyet verebileceği,
* Davalının distril sıfatıyla teslim aldığı tasarımların davacıya ait olduğunu bilmesine rağmen tasarımları kendi adına tescil ettirmesinin emek ilkesine aykırı bir davranış olarak nitelendirileceği ve dürüst rekabet ortamını bozacak bir davranış olarak karşımıza çıkacağı, bu itibarla eylemin TTK m. 54 uyarınca da haksız rekabet teşkil edeceği..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı tarafın davacıya ait tescilsiz tasarımları kendi adına tescil ettirmesi, benzer tasarımları kendi markası altında piyasaya arz etmesi, ürünlerinin İtalyan menşeli olduğu algısı yaratması, davacı şirketin distribütörü olduğu izlenimi uyandırması ve anahtar kelime reklamcılığı yapması suretiyle gerçekleştirdiği iddia edilen haksız rekabet eylemlerinin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.
Davacı yan, İtalya'nın önemli tasarım markalarından olan ... markasının sahibi olduğunu, 2019 yılında ... vs. koleksiyon isimleriyle satışa sunulan tescilsiz tasarımların gerçek hak sahibi bulunduğunu, davalının eski distribütörü olduğunu, davalının distribütörlük ilişkisi devam ettiği sırada müvekkilin koleksiyonuna benzer şekilde ... serisi adlı bir ürün serisi piyasaya sürerek dürüstlük kuralına aykırı davranarak haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalının ... serisi ürünlerinin tanıtım ve açıklamalarında kendisine ait ürün tanıtım açıklamalarının aynısını kullandığını, yüzde yüz Türk markası olan ürününü İtalyan menşeili ürünmüş gibi tanıttığını, ... markasına ... Adwords üzerinden reklam vererek reklamların alt başlıklarında ... ... ... serisine ait ürünlere link vermek suretiyle yönlendirme yaptığını, distribütörlük ilişkisi sona erdiği halde online platformlarda hala müvekkil ile distribütörlük ilişkisi varmış gibi davrandığını iddia ederek davalının eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine ve ref'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yan, 1986 yılında tekstil sektörü ile faaliyetine başlayan müvekkil şirketin ... markası adı altında hediyelik eşya üretimi ve tedariği alanında faaliyet gösterdiğini, davacının Türkiye'deki münhasır distribütörü olduğunu, 2020 yılında davacı ile yapılan distribütörlük sözleşmesi kapsamında davacının "..." markası ile üretilen ürünlerin ülkemizde piyasaya sunulduğunu, davacının ürünlerini ülkemizde tanıtmakla kalmadığını aynı zamanda distribütörlük ilişkisinden doğan haklarının korunması ve davacının hukuki haklarını korumak adına davacının bilgisi ve izni ile davacıya ait tasarımları 2020 yılında adına tescil ettirdiğini, davacının davaya konu tasarımlarında kullanılan motif ve şekillerin davacı şirket tarafından ilk kez piyasaya sunulmadığını, ilgili şekillerin harcıalem olduğunu, söz konusu desen ve motifler Sicilya kültürüyle özdeşleşmiş, halka mal olmuş ve farklı firmalar tarafından ürünlerinde sıklıkla kullanıldığını, müvekkil şirketin ürünleri üzerindeki desen tasarımlarını tamamen Sicilya motiflerinden esinlenerek oluşturduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
O halde çekişme, davalı tarafının davacıya ait tescilsiz tasarımları kendi adına tescil ettirip ettirmediği, benzer tasarımları kendi markası altında piyasaya arz edip etmediği, ürünlerinin İtalyan menşeli olduğu algısının yaratıp yaratmadığı, davacı şirketin distribütörü olduğu izlenimi uyandırıp uyandırmadığı, anahtar kelime reklamcılığı yapıp yapmadığı ve nihayet bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktalarında toplanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ila 63. maddeleri arasında yer verilen haksız rekabet hükümlerinin amacı bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabet ortamının teminidir.
TTK m.54/2'de bir davranış veya ticari uygulamanın haksız rekabete neden olup olmadığının tespitinde istifade edilebilecek genel ilke ortaya konmuş olup, bu hükme göre, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
Kanun koyucu TTK m.54/2'de genel ilkeyi belirledikten sonra TTK m.55'te başlıca haksız rekabet hallerini örnekleyici şekilde saymıştır. Bir davranış veya ticari uygulama TTK m.55'te sayılan hallerden birisinin kapsamına giriyorsa haksız rekabet teşkil eder.
TTK m. 55/1,a-2 uyarınca, bir teşebbüsün kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunması veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmesi haksız rekabet teşkil eder.
TTK m. 55/1,a-4 uyarınca, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak haksız rekabet hali olarak kabul edilmiştir.
TTK m. 55/1,c uyarınca başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma, özellikle kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak haksız rekabet teşkil eder.
Mahkememizce, dosya kapsamı ile tarafların iddia ve savunmalarına göre, dava konusu edilen ve davalı tarafından üretilen ürünlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde, davacı tarafa ait meze tabakları ile davalı tarafa ait meze tabakları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait tabaklar ile davalı tarafa ait tabaklar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, davacı tarafa ait kesim/sunum tahtaları ile davalı tarafa ait kesim/sunum tahtaları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, davacı tarafa ait tepsi ile davalı tarafa ait tepsi arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı tespit edilmiş ve bilirkişi heyetince söz konusu ürünlerin benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce yapılan incelemede, davalı tarafından davacıya ait tescilsiz tasarımların kendi adına tescil ettirilmesinin TTK m. 55/1,c-1 kapsamında "kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak" haksız rekabet eylemini oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının söz konusu tasarımların sahibi olup davalıyla arasındaki distribütörlük ilişkisi gereği söz konusu ürünlerin satışının yapılması için davalıya ürünleri tevdi ettiği, davalının ise bu ürünlerin satışını yapmasının yanı sıra kendisi adına tasarımları tescil ettirmesinin yetkisiz yararlanma kapsamında olduğu değerlendirilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalının davacı tasarımlarına benzer tasarımları kendi markası altında piyasaya arz etmesinin TTK m. 55/1,a-4 kapsamında "başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" haksız rekabet eylemini oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalı tarafın ürünlerinin İtalyan menşeli olduğu algısı yaratması ve davacı şirketin distribütörü olduğu izlenimi uyandırmasının TTK m. 55/1,a-2 kapsamında "gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunma" haksız rekabet eylemini oluşturduğu sonucuna varılmış olup, bu itibarla, davalı tarafın ilgili ürünlere ilişkin tanıtımlarında yanıltıcı açıklamalarda bulunması ve distribütörlük ilişkisi sona erdiği halde distribütörü olduğu izlenimi uyandırması dürüstlük kuralına aykırı davranış niteliğinde görülmüştür.
Mahkememizce yapılan incelemede, davalı tarafından anahtar kelime reklamcılığı yapılmasının TTK m. 55/1,a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Anahtar kelime reklamcılığının internet arama motorları aracılığıyla gerçekleştirilen bir reklamcılık faaliyeti olduğu, bu reklam yönteminde arama motorlarında aranan belli kelimeler ile reklam veren teşebbüse ait internet sitesi arasında bağlantı kurulmasının sağlandığı anlaşılmaktadır. Kural olarak anahtar kelime reklamcılığı haksız rekabet teşkil etmemekle birlikte, reklam veren tarafından seçilecek anahtar kelimelerin başkalarının ticaret unvanı, markası veya kullanmakta haklı menfaatleri bulunan başkaca tanıtıcı işaretlerden oluşması halinde, arama motorunda bu sözcüklerle yapılan aramaların potansiyel müşterilerin failin internet sitesine yönlendirilmesi sonucunu doğuracağı ve bu eylemin reklam verenin üçüncü kişilerin itibarından haksız yararlanması sonucunu doğuracağı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davalı tarafından ... tarayıcıya "..." kelimeleri yazılıp aratıldığında davalı tarafa ait internet sitesinin ücretli sponsorlu reklam olarak ilk sırada geldiği, davalının davacı şirket markasını kullanarak anahtar kelime reklamcılığı yaptığının objektif olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalının davacıya ait "..." markasını anahtar kelime olarak kullanarak reklam vermesinin, davacının ürünlerini araştıran ve satın almak isteyen potansiyel tüketicileri kendi ürünlerine yönlendirmek suretiyle davacının itibarından ve müşteri portföyünden haksız yararlanma sonucunu doğurduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davalı tarafın distribütörlük ilişkisi sırasında kendisine tevdi edilen davacıya ait tescilsiz tasarımları yetkisiz olarak kendi adına tescil ettirmesinin TTK m. 55/1,c-1 ve TTK m. 54 kapsamında, davacının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde farklı genel izlenim yaratmayacak derecede benzer tasarımları kendi markası altında piyasaya arz etmesinin TTK m. 55/1,a-4 kapsamında, ürünlerinin İtalyan menşeli olduğu yönünde yanıltıcı algı yaratması ve distribütörlük ilişkisi sona erdiği halde davacı şirketin distribütörü olduğu izlenimi uyandırmasının TTK m. 55/1,a-2 kapsamında, davacıya ait "..." markasını anahtar kelime olarak kullanarak internet arama motorları vasıtasıyla potansiyel müşterileri kendi sitesine yönlendirmek suretiyle davacının itibarından haksız yararlanmasının TTK m. 55/1,a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği, bu eylemlerin dürüst ve bozulmamış rekabet ortamını bozarak emek ilkesine aykırılık oluşturduğu ve bu itibarla davanın kabulü ile söz konusu haksız rekabet eylemlerinin tespiti, men'i ve ref'ine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
Davacıya ait tescilsiz tasarımların davalı tarafından tescil edilmesi,
Davalının davacı tasarımlarına benzer tasarımları kendi markası altında piyasaya arz etmesi,
Davalı ürünlerinin İtalyan menşeli olduğu algısının yaratılması,
Davalının davacı şirketin distribütörü olduğu izleniminin uyandırılması,
Davalı tarafından anahtar kelime reklamcılığı yapılması
Eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin REFİ VE MENİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 -TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 38,40 -TL vekalet harcı, 261,50-TL tebligat/ posta gideri, 30.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.839,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır