T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/811 Esas
KARAR NO:2025/593
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/12/2023
KARAR TARİHİ:30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... İnş. Mad. Turz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin İstanbul’da uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, davalı ... Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından 2021 yılında ... Su Havzası içinde yapılan çevre düzenlemesi ve uygulama yapım işinin müvekkiline yaptırıldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından 704 m³ ton ... malzemesi teslim edilip işin davalı idarenin bilgisi ve onayıyla gerçekleştirildiğini, teknik araçlarla yol düzenleme, greyder, silindir, su tankı ve işçilik hizmetlerinin de müvekkili tarafından yerine getirildiğini, yapılan iş ve malzeme tesliminin fotoğraflarla, kantar fişleriyle, mühendis ... Hanım ve şef ...’in talimatlarıyla WhatsApp yazışmalarında da sabit olduğunu, buna rağmen davalı idarenin bugüne kadar hiçbir ödeme yapmadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmasa da işin davalı idare yetkililerinin bilgisi dahilinde yapıldığını, davalının müvekkil şirkete hem malzeme hem de işçilik bedeli olarak toplam 1.900 m³ ton ... karşılığı bedeli ödemesi gerektiğini, müvekkilinin tüm başvurularına rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalının borcunu ödemeyerek müvekkilini mağdur ettiğini, bu nedenle alacağın tahsili için mahkemeye başvurmak zorunda kalındığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... aleyhine açtığı davanın haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, öncelikle yargı yolu bakımından davanın idari yargının görev alanına girdiğini, ...’nin 2560 sayılı yasa ile kurulmuş kamu tüzel kişisi olduğunu, bu nedenle kamu hizmetinin yürütülmesi kapsamında doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, adli yargının görevli olmadığını, ayrıca davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle süresinde açılmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacıyla ... arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının iddiasının aksine ... tarafından “... Su Havzasında çevre düzenleme işi” adıyla bir yapım veya temin işi yaptırılmadığını, davacının sunduğu malların idarece satın alınmadığını, ... İnş. Mad. Turz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... arasında 2021 yılına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığının kurum kayıtlarından da açıkça anlaşıldığını, sadece 20.03.2018 tarihli “... ... Arıtma Tesisinde Kullanılmak Üzere Biyofiltre Dolgu Malzemesi Alımı”na dair sözleşmenin mevcut olduğunu, ancak bu işin dava konusuyla ilgisi olmadığını, davacının ücretsiz olarak tanıtım ve deneme amacıyla gönderdiği ... taşlarını sonradan bedelli hale getirmeye çalıştığını, oysa taraflar arasında bu malzemelerin deneme amaçlı ve tamamen ücretsiz gönderileceği hususunda mutabakat sağlandığını, sahada yalnızca birkaç kamyon malzemenin kullanılmasının kararlaştırıldığını, buna rağmen davacının çok sayıda kamyon malzeme getirerek iradesi dışında idareyi borçlandırmaya çalıştığını, saha personelinin de fazladan gelen malzemeleri kabul etmediğini, bu konuda hiçbir sözleşme, ihale ya da ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak kamu kurumuyla yazılı sözleşme olmaksızın mal gönderdiğini, idarenin ise bu nedenle borç altına giremeyeceğini, ayrıca davacının deneme amacıyla gönderilen malzemelerin bedelini sonradan talep ederek kamu kaynaklarından haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, idarenin hiçbir şekilde ödeme yapmasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın hem görev hem esas bakımından reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; davalı şirkete ... ... Su Havzasında yapılan çevre düzenlemesi ve yapım işinde kullanıldığı ve teslim edildiği belirtilen 1.900 m3 ton ... bedelinin tahsili istemiyle açılan alacak davasıdır.
DAVACI TANIĞI ... ... DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA; "Davacı şirkette 2019 - 2020 yıllarında sorumlu müdür olarak görev yapıyordum, davalı ... Su Havzasına ağaç diplerine malzeme istediler, daha sonra bu malzemeleri yolda da uygulamak istediler, biz 2002 yılından beri ... bağlı parklarda yeşil alan çevre düzenlemelerini yapmaktayız, davalı kurum da ... su havzasına önce ağaç diplerine ... malzemesini uygulamamızı istediler, daha sonra su havzasına yolları çamur olduğu ve giremedikleri için ponzadan yol yapılmasını istediler, bu süreçte biz ...'de görev yapan hatırladığım kadarıyla İsmi ... ile (Daire Başkanı) ile görüştük, işi takip eden ise davalı kurumda çalışan Mühendislerdi, bizim iş makinalarımız kamyonlar ve işçilerimiz bu alanda yaklaşık 1 hafta - 10 gün kadar çalıştı, 1-1,5 kilometre kadar yol yapıldı, yolun eski ve yeni haline dair fotoğraflar dosyada bulunmaktadır, önce bize yolun bir kısmını gösterdiler, daha sonra havzaya ait bütün yolun yapılacağını ilettiler, biz çevre düzenlemesi ve kaplamasını yaptık, bu yol yapıldıktan sonra ...'de yönetim değişti, daha sonra davalı kurum yapılacak iş ve ödemeler konusunda bizi oyalamaya başladı, ödemeleri yapmadılar ve davalı tarafça bizim tarafımızdan bu yerin bedelsiz ve numune olarak yapılacağına dair bir taahhütte bulunduğumuz iddia edildi, böyle birşey nasıl mümkün olabilir, bizim sahaya giren ve çalışan kamyonlarımız vardır, getirdiğimiz malzemeler vardır, bunların hepsinin maliyeti yüksektir, deneme amaçlı olması mümkün değildir, ayrıca biz uzun yıllardır ... ile çalışan bir şirketiz, bizim malzemelerin referansa ihtiyacı yoktur, davalı tarafın iddiaları kesinlikle doğru değildir, davalı tarafın iddiası gibi Genel Müdürleri olan ...'ya ben hiçbir bedel istemeden herhangi bir alanda uygulama teklifinde bulunmadım, ... ile görüşmeler yapıldığı sırada ben şirketin resmi sorumlusu değildim, ancak şirket çocuklarımın üzerine kayıtlı olduğundan şirketin Fahri Sorumlusu olmamdan kaynaklı görüşmeleri ben yaptım, söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA; "Ben davalı kurumda davaya konu olayın gerçekleştiği tarihte Kontrol Mühendisi olarak çalışmaktaydım, halen çalışıyorum, davacı şirketin yetkilileri ... ... ve ... ... çalıştığım kurumu defalarca kez gelerek ... taşı ürününü tanıtmak istediklerini defaatle bildirdiler, biz davaya konu yere ilişkin herhangi bir ihaleye çıkmadığını, ödeme kalemi olmadığını, davacı şirket yetkililerine bildirdik, ancak gerek bize gerekse Genel Müdürlüğümüze deneme amaçlı bu ... taşı ürününü tanıtmak istediklerini, belki ilerde yapacağımız sözleşmelerde kendilerine bu şekilde başarılı olması durumunda talep edebileceğimizi ilettiler, ancak nakliye, serim, ve yapılacak tüm işlemler için maldan herhangi bir şekilde ücret alınmayacağını bize ilettiler, daha çok davacı şirket yetkilisi ... ... ile bu görüşmeler yapıldı, bizde tamamen deneme amaçlı herhangi bir bedel alınmaması şartıyla ... taşının döşenmesi için iki parsel yer bildiriminde bulunduk, ağaç diplerine ... taşı dökülecekti, bu ... taşları ... /... Mahallesine ...'nin ... Baraj Havzası ağaç diplerine döküldü, bir süre sonra ... ... yeniden bizimle iletişime geçerek ... taşını bozuk yollarda denemek istediklerini söylediler, yine herhangi bir bedel talep etmediklerini, sadece deneme amaçlı göstermek istediklerini ilettiler, bizde yer gösterimi için sahaya gittik ... Bey'e yol gösterimini yaptık ancak, bir gün sonra ... Bey ile yaptığımız görüşmede bu yeri bedelsiz yapamayacaklarını, maliyetli olacağını söyleyerek işten vazgeçtiklerini söyledi, bizde kabul ettik, ancak yaklaşık 1 hafta sonra ... Bey yeniden arayarak babası ... Bey'in burayı yapmak istediklerini, bu konuda ısrarcı olduklarını söyledi, çok fazla ısrar etti, bizde herhangi bir bedel alınmayacağından kabul ettik, yine aynı ... / ... Mahallesi ... havzasında ... taşını serdiler, yanlış hatırlamıyorsam burada 2 hafta kadar çalıştılar, bu işte bittikten sonra işin bitiminde ücret isteyecekleri şeklinde konuşmalar yapıldığını duyduk, bizde daha önce anlaşmanın bu şekilde olmadığını, herhangi bir ücret ödemesi yapılmayacağını davacı tarafa ilettik, ancak kendileri daha sonra dava sürecine girdiler, 2006 yılından beri davalı kurumda çalışmaktayım, bu zamana kadar hiç böyle bir olay ile karşılaşmadım, işin konuşulmaya başlandığı andan yapım sürecinin sonuna kadar ...'de yönetimde herhangi bir değişiklik olmadı, bildiklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... DURUŞMADA ALINAN BEYANINDA; "Ben davalı kurumda 2019 yılından beri Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı olarak görev yapmaktayım, olayın olduğu tarihlerde Genel Müdürümüz ... beni arayarak ... ... isimli bir kişinin geldiğini, ... taşı pazarlamaya çalıştığını, bu kişiyi bir dinlememizi istedi, daha sonra ... Bey bizim yanımıza geldi, ağaç diplerine ... taşı serdiklerini, bu taş sayesinde ağaçların dibinden ot çıkmadığını, bize iletti, bizde bu ... taşını kullanabileceğimiz bir yerin olmadığını, ancak ... Park ve Bahçeler Müdürlüğüne ait yerlerde bu taşı kullanabileceğini, davacı şirket yetkilisine ilettik, ancak bir numune karşılığında memnun kalınması durumunda ... Park ve Bahçeler Müdürlüğüne ileteceğimizi bildirdik, bunu yapmamızın nedeni şahsı genel müdürümüz yönlendirdiği için insanlık namınadır, davacı şirket yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde kurumun bir kamu kurumu olduğu, dava dışı kuruma bir iş yaptırılacağı zaman ihaleye çıkılması gerektiği, bir ödeme kaydı çıkması gerektiği belirttik, davacı şirket yetkilileri yapılacak işten herhangi bir bedel talep etmediklerini defaatle bize bildirdiler, daha sonra ...'nin ... Havzasında yer alan ağaçlık alana ağaç diplerine ... taşı kamyonlarıyla taşıyarak döktüler, daha sonra numune yol yapmayı da istediler, biz yine aynı şekilde yaptıkları işte herhangi bir ücret ödenemeyeceğini bir ihaleye çıkılmadığını, herhangi bir sözleşme bulunmadığını davacı şirket yetkililerine şifahen ilettik, onlarda kabul ettiler, bu yol yapımını da tamamladılar, ancak daha sonra bizden ücret talep etmeye başladılar, hatta genel müdüre kadar bu talepleri ilettiler, genel müdür ile yaptığımız görüşmelerde kurum olarak davacı şirkete herhangi bir ücret çıkışı yapılamayacağını davacı şirkete / yetkililerine ilettiler, onlarda dava sürecine girmeyi tercih ettiler, bu sırada ...'nin yönetiminde herhangi bir değişiklik olmamıştır, ben halen Daire Başkanı olarak çalışmaktayım, İstanbul'un yarısı zaten su havzasıdır, davacı tarafın bu yerin özel izinle girmesi gereken bir yer olduğuna dair iddiaları kabul edilemez, gelen ürünlere ilişkin herhangi bir kontrol yapılmamış ve yine bir rapor alınmamıştır, bildiklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı dava dilekçesinde özetle ; ... Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından 2021 yılında ... Su Havzası içerisinde kalan yerlerde çevre düzenlemesi ve uygulama işlerinin kendisine yaptırıldığını iddia ettiği; malzeme bedeli ve yapım işi (işçilik, makine, yol bakım vs.) olmak üzere toplam 1.900 m3 ton ... hakediş bedelinin tahsilinin talep edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde “Müvekkil firma ile davalı ... arasında yazılı olarak bir sözleşme imzalanmamıştır” beyanıyla davalı şirketin 09.01.2024 tarihli yazısında geçen “Davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile İdaremiz arasında 2021 yılında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmamakta olup” beyanının birbiriyle uyumlu olduğu, dolayısıyla dava konusu ... taşı teslimi ile ilgili olarak da taraflar arasında bir sözleşmenin var olmadığının anlaşıldığı ; sadece dosyaya sunulan dava dışı 20.03.2018 tarihli “... ... Arıtma Tesisinde Kullanılmak Üzere Biyofiltre Dolgu Malzemesi Alımı İşi” başlıklı sözleşmenin taraflar arasında kurulduğunun anlaşıldığı;
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 28.05.2025 tarihli raporda; Davacı, ... Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından 2021 yılında ... Su Havzası içerisinde kalan yerlerde çevre düzenlemesi ve uygulama işlerinin kendisine yaptırıldığını iddia ettiği; ancak bu hususa ilişkin olarak taraflar arasında yazılı şekilde kurulmuş bir sözleşmenin dosya kapsamında bulunmadığı; sadece dosyaya sunulan 20.03.2018 tarihli “... ... Arıtma Tesisinde Kullanılmak Üzere Biyofiltre Dolgu Malzemesi Alımı İşi” başlıklı sözleşmenin taraflar arasında kurulduğunun anlaşıldığı; hal böyle olmakla davacının 2021 yılında yaptığına iddia ettiği işe yönelik olarak sözleşme özgürlüğüne göre taraflarca TBK m. 1 hükmüne göre hangi hususlar bakımından karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile sözleşmenin kurulduğunun belirlenemediği; Eğer davacı tarafından eser sözleşmesi kapsamında malzemeyi de sağlayarak gereği gibi bir eser meydana getirilmiş ve teslim edilmiş ise bu halde davacının eser bedeli yönünden alacaklı olabileceği; Dava dosyasında davacının alacak talebi ile ilgili olarak yasal ve kabul edilebilir hiçbir bilgi ve belgenin var olmadığı, dolayısıyla dava dosyasında muhasebeyi ilgilendiren hiçbir belge bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde “Müvekkil firma ile davalı ... arasında yazılı olarak bir sözleşme imzalanmamıştır” beyanıyla davalı şirketin 09.01.2024 tarihli yazısında geçen “Davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile İdaremiz arasında 2021 yılında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmamakta olup” beyanının birbiriyle uyumlu olduğu, dolayısıyla dava konusu ... taşı teslimi ile ilgili olarak da taraflar arasında bir sözleşmenin var olmadığının anlaşıldığı, Teknik yönden inceleme neticesinde: Su Havzası içerisinde kalan yerlerde çevre düzenlemesi için kullanılan ... taşının özgül ağırlığı yoğunluğu 0,5-1gr/cm3 olarak değişkenlik gösterse de eğer faturasında yer almıyor ve keşif yapılarak ölçüm yapılması imkânı yok ise sıfır nem kabulü ile 0,55gr/cm3 kabul edilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları , aldırılan bilirkişi raporu , dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; aldırılan rapor da dava dosyasında davacının alacak talebi ile ilgili olarak yasal ve kabul edilebilir hiçbir bilgi ve belgenin var olmadığı belirtildiği , dava dosyasında davacının alacak talebine dayanak teşkil edecek muhasebe kayıtları, fatura, irsaliye, ödeme emri, iş programı gibi belgelerin bulunmadığı, davacının talebinin belgelendirilmediği , davalı idare tarafından herhangi bir şekilde davacıdan ... taşı talep edildiği ve bedel ödeme taahhüdünde bulunulduğu hususlarının davacı tarafından somut inandırıcı delillerle ispat edilemediği ; 2018 yılında yapılan sözleşmenin mevcut dava konusuyla ilgi ve irtibatının bulunmadığı , ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur ; düzenlemeleri de dikkate alındığında davacının iddiasını ispatlayamadığı , aldırılan bilirkişi heyet raporuna da süresinde beyan ve itirazlarını sunmadığı , bilirkişi raporundaki tespitlere süresi içinde itiraz edilmemesi halinde itiraz etmeyen aleyhine karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğacağı, anlaşılmış olmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 615,40-TL red karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzünde; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)