T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/829 Esas
KARAR NO :2024/744
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/12/2023
KARAR TARİHİ:22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı (alacaklı) müvekkil şirket ... A.Ş ile davalı (borçlu) ... Hizmetleri Anonim Şirketi Arasında 16.12.2014 tarihli ... ... Terminali Alan Tahsis Sözleşmesi akdedildiği, İşbu sözleşmenin 2.3 İşletmeci’ye Tahsis Edilen Alan başlıklı kısmında; ''Tahsis edilen alanın mahalli, söz konusu sözleşmenin EK-1'inde belirtilmektedir.'' şeklinde tanımlanmıştır. Sözleşmenin ekinde belirtildiği üzere alan tahsis mahalli “... ... Terminali Gidiş Katı Stand Alanı Hava Tarafı'' sözleşme hüküm ve koşullarına tabi olarak tanımlanan bu alanı sözleşmenin 2.1 Maddesine göre yalnızca kendi istihdam edeceği personelleri vasıtası ile broşür dağıtımı suretiyle sağlık hizmetleri hakkında tanıtım ve bilgilendirme yapma amacına (Tahsis Amacı) uygun şekilde kullanması için davalı borçluya tahsis edildiği, Davalı (borçlu) taraf ile davacı (alacaklı) müvekkil şirket arasında akdedilmiş olan Alan Tahsis Sözleşmesi uyarınca; Tahsil bedeli, tahsisli alan için aylık olarak KDV hariç USD cinsinden sözleşmenin 3.2 maddesinde belirtilen şart ve koşullarda ödenecektir. İşletmeci alan tahsis bedelini sözleşmenin, 3.2 Tahsil Bedelinin Ödenmesi kısmında tanımlanan banka hesabına vadesinde ödemediği takdirde, Alan Tahsis Sözleşmesinin 3.3 İşletmeci’nin Temerrüdü başlıklı kısmında; belirtilen 7 (yedi) takvim gününün hitam ettiği tarih itibarı ile hiçbir ihtara veya başkaca bir merasime gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş olacaktır. Bu takdirde işletmeci ...’a 3.4. maddede belirtilen temerrüd faizini ödemekle yükümlü olacaktır. Buna göre temerrüde düştüğü tarihten itibaren temerrüd konusu miktarı tamamen ödediği tarihe kadar geçen süre için, temerrüt konusu USD fatura miktarı üzerinden ...'a devlet bankalarının yabancı mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz ödeyecektir. Davacıya tahsis edilen alanın kullanılmasına ilişkin olarak Alan Tahsis Sözleşmesinin 4.2. Kullanım Giderleri başlıklı bölümünde işletmecinin (davalının); tahsili alanda kullanacağı elektrik için ... tarafından kurulacak tesisattaki ölçüme uygun olarak tespit edilecek sarfiyata göre ödeme yapacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin yine aynı maddesi kapsamında Isıtma - Havalandırma harcamaları tahsisli alan yüzölçümü dikkate alınarak ... 'ın Isıtma - Havalandırma için terminal binası genelinde uygulayacağı metreküp başına tarife üzerinden faturada belirtilen para cinsinden fatura karşılığında işletmeci tarafından ...'a ödeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda müvekkil, davalıya alan tahsisi sağlamış ve kullanım giderlerine ilişkin olarak elektrik kullanım hizmetleri, ısıtma havalandırma hizmetleri sunmuş ve davalı tarafa işbu hizmetlerin karşılığını faturalandırdığı, ancak davalı tarafından alan tahsis bedelleri ile alınan elektrik hizmetlerine, ısıtma- havalandırma hizmetlerine karşılık herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu nedenle davalı borçlu temerrüde düştüğü, davalıya (borçluya), sözleşmede kararlaştırılan şekilde tanımlanan alanın yalnızca alan tahsis sözleşmesinin hüküm ve koşullarına tabi olarak yalnızca kendi istihdam edeceği personelleri vasıtası ile broşür dağıtımı suretiyle sağlık hizmetleri hakkında tanıtım ve bilgilendirme yapma amacına uygun şekilde kullanması için tahsis edildiği, İşbu hizmetlerden kaynaklanan hizmet bedelleri müvekkil şirket tarafından davalı borçlu şirket adına faturalandırıldığı, Davalı tarafından söz konusu faturaların ödenmemesi üzerine ödenmeyen fatura alacaklarına istinaden davalı (borçlu) şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile cari hesap ve fatura alacağından kaynaklanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, Davalı borçlu, mezkur icra takibine yönelik itiraz dilekçesinde müvekkil şirkete borcunun bulunmadığından bahisle icra takibine, ödeme emrine, borca ve faize itiraz etmiş olup; işbu itiraz haksız mesnetsiz nitelikte olduğu, Davalı borçlu şirket tarafından aleyhine başlatılan icra takibine karşılık itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali ve takibin devamını sağlamak amacıyla sayın mahkemenizde itirazın iptali davası açılmadan önce 6102 sayılı TTK’nun 5/A maddesi gereğince yasal arabuluculuk yoluna başvurulduğu, taraflarca toplantıya katılım katılım sağlanmış olup görüşme sonucu anlaşamama ile sonlandırılmış; bu durum arabulucu son oturum toplantı tutanağına arabulucu tarafından işlenerek, hazır olan taraflar arasında imza altına alındığı, Söz konusu arabuluculuk görüşme sonucunun da olumsuz sonuçlanması göz önüne alındığında davacı şirketin İtirazın İptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı, müvekkil şirketin alacağı, müvekkilin ticari defterleri, kayıtları, fatura ve irsaliyeler ile sabit olduğu,Bu çerçevede davalının borcu bulunmadığı itirazı, tamamen haksız ve kötü niyetli olduğu, toplanacak deliller, tarafların ticari defterlerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkilin alacağı sübuta ereceği,İş bu sebeple davalının borca olan itirazının iptalini talep ettikleri, gelinen aşamada; davalı (borçlu) tarafın temerrüde düştüğü sabit olmakla haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip durduğundan usul ve yasaya aykiri itirazin iptali, takibin takip talebinde talep edildiği şekilde devami ve borçlunun haksiz itirazi sonucu alacağin %20’sinden aşaği olmamak üzere inkâr tazminatina çarptirilmasi için mahkemenize müracaat etme zorunluluğumuz lüzum hâsıl olduğu, sonuç itibariyle: yukarıda açıkladığımız ve resen göz önüne alınacak nedenlerle; haklı davamızın kabulüne, davalının (borçlunun) itirazin iptaline ve takibin .... Icra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya üzerinden takip talebinde talep edildiği şekilde devamina, Borca haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatina hükmedilmesine, Fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dilekçesinde iddia olunan hususlara ilişkin deliller belirtilmişse de, tarafımıza iletilen dava dilekçesinde işbu deliller tebliğ edilmemiş durumdadır. Söz konusu dava dilekçesi eklerinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) gereği Davalı sayısından bir adet fazla düzenlenerek dava açılması zorunludur. Dilekçede belirtilen ancak somut bir iddia ile desteklenmeyen tüm iddiaların dayanaksız olduğu ve davaya esas teşkil etmeyeceği izahtan varestedir. Bu çerçevede herhangi bir hak kaybına uğramamak adına, söz konusu delillere ilişkin cevap verme hakkımızın saklı olduğunu belirtmekle birlikte, dayanaksız iddialara karşı itiraz eder, gerek hukukun genel kaidelerinden biri olan Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 6 ve gerekse de HMK 190. Madde hükmü gereğince Davacının iddialarını ispatla mükellef olduğunu belirttikleri, davacı yanca tesis edilen dilekçe ile, düzenlenen faturanın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ve alacağın tahsili ile takibin devamına ve müvekkil Şirket aleyhine %20’den az olmamak kaydı icra inkar tazminatı talebi ile dava ikame etmiştir. Ancak davacı yanca açılan dava haksız ve hukuka aykırı olup, tarafımızca kabulü mümkün değildir. Müvekkil şirket tarafından ilgili icra takibi ile iş bu itirazın iptali davasına konu edilen faturalar usulüne uygun olarak davacı tarafa iade edildiği, itirazın iptali davası, ispat vasıtaları ve deliller bakımından genel hükümlere tabi olup, genel hükümler çerçevesinde ispat vasıtalarından istifade suretiyle ispat olunur. HMK’ nın 190. maddesinin 1. Fıkrasında yer alan “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” şeklindeki amir hüküm ile davacı tarafın iddialarını ispat etmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Keza Hukuk Genel Kurulu 2006/19-260 E., 2006/251 K. Sayılı kararında da yer alan“...ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır.” ifadesi ile ispat yükünün davacı (dosya alacaklısı) tarafta olduğu hususuna açıklık getirmiştir. Özetle Müvekkil Şirket'in davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmamakta olup önceki beyanlarımızı tekrarla birlikte Müvekkil Şirket'e işbu davaya konu edilen hizmet sağlanamadığı, şayet sağlandığı kabul edilse dahi dava konusu hak edişi talep edemeyeceği açıktır. Bu kapsamda da işbu faturalar Müvekkil Şirket tarafından usulüne uygun olarak iade edildiği, her türlü beyan ve itiraz hakkımız saklı kalmak kaydıyla müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları ile cari hesapları incelendiğinde Müvekkil şirketi davacı tarafa karşı herhangi bir borcu olmadığı anlaşılacağı, müvekkili Şirket’in davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, Bu suretle de davaya konu olan icra takibinin açılmasına sebebiyet vermediği, davacının Müvekkili Şirket nezdinde herhangi bir alacağı bulunmadığı, bu nedenle de davacının herhangi bir şekilde zarara uğraması söz konusu değildir. İş bu nedenlerden dolayı da takibe yapmış olduğumuz itiraz haklı olup, davacının icra inkar tazminatı talep etmesi usul ve yasaya aykırı olup bu talebinin reddi gerektiği, yargılama neticesinde davacının herhangi bir alacağının olmadığı anlaşılacak olup, likit olmayan bir alacak için tazminat talep edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yargıtay içtihatları ve yasa açıkça kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit olması gerektiğini belirtmektedir. İş bu nedenlerden dolayı davacının icra takibindeki talebi ile davadaki talebi arasında fark olduğu aşikar olup, davacının alacağının likit olmadığı da sabit olduğu, sonuç olarak davacı şirket ile müvekkil şirket arasında var olan ticari ilişki ile ilgili olarak davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmamaktadır. Müvekkili şirketin davacıya, davacının iddia etmiş olduğu söz konusu miktarda veya başkaca bir borcu bulunmadığından müvekkil şirket aleyhine açılmış olan iş bu dava haksız ve hukuka aykırı olduğu, Bu nedenlerden dolayı davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı olmadığı halde icra takibine girişmesi haksız ve kötü niyetlidir. Davacı aleyhine %20 kötüet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, sonuç itibariyle: Yukarıda açıklanan nedenlerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan işbu davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; Taraflar arasında 16.12.2014 tarihli ... ... Terminali Alan Tahsis Sözleşmesi akdedildiği , davacı tarafından davalıya alan tahsisi sağlandığı ve kullanım giderlerine ilişkin olarak elektrik kullanım hizmetleri, ısıtma havalandırma hizmetleri sunulduğu ve davalı tarafa işbu hizmetlerin karşılığını faturalandırıldığı ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı bu nedenle alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
.... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi borçlu ... Hizmetleri Anonim Şirketi olduğu, 49,43 TL ile 1.733,33 USD alacak için 05.07.2022 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 26/06/2024 tarihli raporunda; "...Dosya mevcudu, davacı ve davalı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve hukuki yönünden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defter ve belgeli Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.3 Tarafların 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde:
* Davacı şirketin dava ve icra takibine dayanak olarak gösterdiği 10.07.2015 tarihli ... numaralı 49,443 TL bedelli “Elektrik Bedeli-Isıtma Havalandırma Bedeli” açıklamalı faturayı davalı et ünvanına düzenlediği, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturayı Kabul etmeyerek kanuni sure içerisinde 31.08.2015 tarihli ... numaralı 49,43 TL bedelli “... Nolu e-fatura iadesi” açıklamalı iade faturasını davacı şirket ünvanına düzenlediği, davacı şirketin de tarafına düzenlenen iade faturasını ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davacı şirket tarafından düzenlenen “ Bedeli-Isıtma Havalandırma Bedeli” açıklamalı faturanın taraflar arasında neden olduğu,
* Davacı şirketin dava ve icra takibine dayanak olarak gösterdiği 10.04.2015 Tarihli ... numaralı 1.685,71 USD bedelli “Kira Bedeli (Alan Tahsis” açıklamalı fatura ile 10.07.2015 tarihli ... numaralı 1.685,71 USD bedelli “Kira Bedeli (Alan Tahsis)” açıklamalı faturayı davalı şirket ünvanına düzenlediği, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturayı Kabul etmeyerek kanuni sure içerisinde 30.04.2015 tarihli ... numaralı 1.685,71 USD bedelli “... NOLU FT. İADESİ” açıklamalı iade faturası ile 31.08.2015 tarihli ... numaralı 1.685,71 USD bedelli “... NOLU FT. İADESİ” açıklamalı iade faturasını davacı şirket ünvanına düzenlediği, davacı şirketin de tarafına düzenlenen iade faturasını ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davacı şirket tarafından düzenlenen “Kira Bedeli (Alan Tahsis)” açıklamalı faturaların taraflar arasında ihtilafa neden olduğu,
* Davacı şirketin düzenlediği Elektrik Bedeli-Isıtma Havalandırma bedeli açıklamalı faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 05.07.2022 tarihi itibariyle davalı yandan 49,43 TL, düzenlediği Kira Bedeli (Alan Tahsis) açıklamalı faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 05.07.2022 tarihi itibariyle ise davalı yandan 1.733,33 USD bakiye alacağının bulunduğu,
* Davalı şirketin tarafına düzenlenen Elektrik Bedeli-Isıtma Havalandırma bedeli ve Kira Bedeli (Alan Tahsis) açıklamalı faturalara istinaden davacı yana iade faturaları düzenlemesinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 05.07.2022 tarihi itibariyle davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığı,
5.5. Taraflara arasında akdedilen "Alan Tahsis Sözleşmesi" gereğince, Davalı/işletmecinin Tahsis Bedelini fatura tarihinden itibaren itibaren 7 (yedi) gün içinde ödemediği takdirde temerrüde düşeceğinin belirtildiği,
5.6. Davacı şirketin Elektrik Bedeli-Isıtma Havalandırma bedeli adı altında davalı taraftan 49,43 TL, ayrıca Kira Bedeli (Alan Tahsis) açıklamalı faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 05.07.2022 tarihi itibariyle davalı/işletmeciden 1.733,33 USD alacağının tespit edildiği,
5.6 Davacı şirketin icra takibi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı,
5.7 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
Taraflar arasında 16.12.2014 tarihli ... ... Terminali Alan Tahsis Sözleşmesi akdedildiği , davacı tarafından davalıya alan tahsisi sağlandığı ve kullanım giderlerine ilişkin olarak elektrik kullanım hizmetleri, ısıtma havalandırma hizmetleri sunulduğu ve davalı tarafa işbu hizmetlerin karşılığını faturalandırıldığı ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı iddiasıyla davacı yanın 05.07.2022 tarihinde davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 49,43 TL ile 1.733,33 USD tutarındaki alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine, davalı yanın borca itirazı ile icra takibinin durdurulması sonucunda davacı şirketin düzenlediği Kira Bedeli (Alan Tahsis) ile Elektrik-Isıtma Havalandırma Bedeli açıklamalı faturalardan kaynaklı alacağını davalı yandan tahsil edemedikleri iddiası üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası olduğu ,
Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; incelenen davacı ve davalı şirkete ait 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu tüm bu nedenlerle davacı ve davalı lehine ve aleyhine delil teşkil ettiği ,taraflar arasında16.12.2014 Tarihli "Alan Tahsis Sözleşmesi" akdedildiği , bir tarafta merkezi İstanbul ... ... ..., ... / İSTANBUL adresinde bulunan, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına çöre kurulan ve faaliyet gösteren ... A.Ş. ile diğer tarafta ... Site 113 Kat: 16 ... adresinde bulunan Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulan ve faaliyet gösteren ... Hız. A.ş.-... Hospital arasında 16.12.2014 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin "İşletmenin Temerrüdü" ve 3.4."Temerrüd Faizi" başlıklı kısımda, " İşletmeci'nin Temerrüdü işletmeci Tahsis Bedelini 3.2. maddede tanımlanan vadesinde ödemediği takdirde, yukarıda 3.2. maddede belirtilen 7 (yedi) gününün hitam ettiği tarih itibarı ile hiçbir ihtara veya başkaca bir merasime gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş olacaktır." maddesi düzenlendiği , sözleşmeye göre davalı/işletmeci tahsis bedelini fatura tarihinden itibaren itibaren 7 (yedi) gün içinde ödemediği takdirde temerrüde düşeceği , mahkememizce yaptırılan mali inceleme ve tespitler neticesinde ise, davacının alan tahsis bedeli adı altında davalı/işletmeciye düzenlediği faturaların ödenmediği ve bu doğrultuda temerrüde düştüğü , davacı şirketin Elektrik Bedeli-Isıtma havalandırma bedeli adı altında davalı taraftan 49,43 TL, ayrıca Kira Bedeli açıklamalı faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi itibariyle davalı/işletmeciden 1.733,33 USD alacağı olduğunun tespit edildiği , dosya kapsamına uygun hükme dayanak bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olmakla, aksini ispatlar bir somut delilin davalı tarafça dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki talep gibi devamına,
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve alacak likid olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
Davacının davasının KABULÜ İLE;
1-Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin takip talebindeki talep gibi DEVAMINA,
2-Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 10.143,17- TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.467,77-TL harçtan peşin alınan 720,52-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.747,25 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 -TL başvurma harcı, 720,52-TL peşin harç, 38,40 -TL vekalet harcı, 175,50-TL tebligat/ posta gideri, 8.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.204,27 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır