T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/9 Esas
KARAR NO:2023/924
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/01/2023
KARAR TARİHİ:26/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili özetle; Müvekkili aleyhine davalı tarafından.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak senet miktarı 35.000,00 TL üzerinden 05.10.2022 tarihinde takip başlatıldığı, müvekkilinin, ticari ilişkisi olan Kendilerini ... LTD. ŞTİ. Yetkilisi olarak tanıtan +... numaralı hattı kullanan ... isimli şahıstan aldığı malın karşılığı olarak kendisine lehtar kısmı boş bono düzenleyip verdiği, daha sonra 3.kişi olan ...'tan olan alacağının bir kısmını bonodan kaynaklanan borcu ile takas ettiği, bunun karşılığında da ... LTD. ŞTİ. Yetkilisi olarak tanıtan şahıstan, ...'a 77.588,81 TL fatura düzenlediği, müvekkilinin, borcu yukarıda açıklanan şekilde ödemesine rağmen kendisi tarafından ... LTD. ŞTİ. Yetkilisi olarak tanıtan şahıslara verilen lehtar kısmı boş bonosu geri verilmediği, her seferinde geçiştirildiği, sonrasında kendisine ait boş bononun davalıya verildiğini ve üzerinin de sonradan doldurulduğunu mezkur icra takibi başlatılınca öğrenildiği, müvekkilinin daha sonra ... İSİMLERİ İLE TANIDIĞI fakat soyisim ve TC bilgisine ulaşamadığı kendilerini ... LTD. ŞTİ. Yetkilisi olarak tanıtan şirket yetkilileri ile defalarca iletişime geçmiş ve konuşmaya ilişkin ses kaydı aldığı, müvekkilinin senet bedelinin tamamı olan 35.000,00 TL’lik kısmını ödemiş olmasına rağmen senedinin davalıya verilmesi sonucu açılan icra takibi ile karşı karşıya kalmaları, işyerlerinde ihtiyati haciz işlemi yapılması, malvarlıklarına ve hak ve alacaklarına, banka hesaplarına hacizler konulması nedeniyle zor duruma düştüğü, takibe dayanak 35.000,00 TL’lik senedin asıl alacaklıya ödendiği, davalının da bu hususu bilmesine rağmen senet miktarının tamamı üzerinden icra takibi başlatan ve tahsil eden, bedelsiz senedi kullanan şüpheliler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayetçi olunmuş ve soruşturma 2022/... soruşturma numaralı dosya üzerinden devam ettiği, tüm bu hususların yanında davalı ile iletişime geçen müvekkiline, davalı ... tarafından "senedin icrasından feragat edeceğini, işlemleri durduracağını" bildiren el yazısı ile yazılmış ve imzalanmış belge verildiği, ancak buna rağmen ilgili icra dosyası üzerinden müvekkili aleyhine cebren mükerrer tahsilat yapılmış ve borçlu olunmayan parayı ödemek zorunda kaldığı, bu nedenlerle; istirdat davamızın kabulü ile müvekkilimizin davaya ve icra takibine konu senet itibariyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davalı tarafa müvekkilimiz tarafından dava tarihine kadar haksız olarak yapılmış olan 48.144,14 TL ödemenin şimdilik kısmi olarak 1.000,00 TL'lik kısmının istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı yanın cevap dilekçesinde özetle; davacı ile arasında ticari bir ilişki bulunmazken söz konusu icra takibinin tarafları gerçek kişilerken işbu davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanındayken bu dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması usule aykırı olduğu, davanın Görevsizlik nedeniyle reddini talep ettiği, davacının vermiş olduğu senetle Ticari firmalarının ilgisinin ne olduğuna anlam verilemediği, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu fatura bedelleriyle şahsına vermiş olduğu senetin bedellerinin dahi uyuşmadığı, davacı tarafından dosyaya ticari bir şirketin yetkilileriyle yapmış olduğu görüşmelerin ses kaydını aldığını ve dosyaya sunduğu, alınan bu ses kaydının hukuki bir delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacı dava dışı 3. Kişilerle yapmış olduğu ticari ilişki sonucu kesilmiş olan faturayı işbu davaya delil olarak sunmaya çalıştığı, İşbu davanın ispatı davacı tarafta olup yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, davacının vermiş olduğu şahsi senediyle ticari firmaya verilen senet ile bağdaştırılmasını kabul etmediği, davacının dava dilekçesinin 2. maddesinde bononun “aldığı malın karşılığı olarak kendisine lehtar kısmı boş bono düzenleyip vermiştir.” şeklinde beyanda bulunduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı taraf açık bono düzenlendiğine ve dolaşıma çıkarıldığına ilişkin doldurma anlaşması ibraz etmediği, bu itibarla, davacının iddialarının asılsız olduğu, taraflar arasında açık bono düzenlendiğini ve boş bırakılan kısımların sonradan doldurulduğunu iddia eden taraf iddiasını ispatla yükümlü olduğu, HMK md. 201 gereği, senede karşı ispat ancak yazılı delille mümkün olduğ,u taraflar arasında bononun açık verildiğine ilişkin yazılı bir doldurma anlaşması yapıldığına ilişkin herhangi bir ispatın dosyaya sunulmadığı, davacının senedin lehtar kısmının sonradan doldurulduğu iddiası tamamen asılsız olduğu, bu nedenlerle; Davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise yargılama sonucunda Davacıların davasının esastan reddine, haksız ve kötüniyetle ikame edilen dava sonucunda lehine % 20'den aşağıya olmamak şartı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına haksız olarak ödendiği iddia edilen bedelin istirdadı davasıdır.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde harca esas değerin 1.000 TL olarak gösterildiği, ancak sonuç istem kısmında davaya ve icra takibine konu senet itibariyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davalı tarafa dava tarihine kadar haksız olarak yapılmış olan 48.144,14 TL ödemenin şimdilik kısmi olarak 1.000,00 TL'lik kısmının istirdadını talep edildiği, Menfi tespit ve istirdat davasının bir arada açıldığı bu tür davaların kısmi dava olarak açılamayacağı anlaşılmakla, davacı vekiline 48.144,14 TL üzerinden hesap edilen 822,18-TL'den başlangıçta peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 642,28-TL eksik harcı tamamlaması için süre verildiği davacı vekilince harcın ikmal edildiği anlaşılmış yargılamaya devam olunmuştur.
Takip, davalı alacaklı tarafından, takip borçlularına karşı kambiyo senedine istinaden yapılmış bir takiptir. Bu itibarla TTK da düzenlenen kambiyo senedine (bono) karşı açılan menfi tespit/istirdat davasında mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla davalının görev itirazı kabul görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacının davada iddia ve talebi; dava konusu 35.000-TL'lik senet bedelinin ödenmesine rağmen senedin davalıya verilmesi ve davalının da haksız yere icra takibi başlattığı senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ve Davalı tarafa müvekkilimiz tarafından dava tarihine kadar haksız olarak yapılmış olan 48.144,14 TL ödemenin istirdadının talep edildiği ; ispat kuralına ilişkin 4721 sayılı TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. 6100 sayılı HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”, Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Dolayısıyla davacıların, anılan hükümler uyarınca, senedin borç ödenmesine rağmen haksız olarak takibe konulduğu ve senet nedeniyle borçlu olmadıklarını geçerli delillerle ispat etmeleri gerekir.
TTK. m. 680 hükmüne göre: “Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun ”, Sözkonusu hüküm uyarınca, bir bononun tüm unsuları doldurulmadan karşı tarafa verilmesi mümkündür. Dolayısıyla somut olayda dava konusu bononun sonradan diğer unsularının doldurularak tedavüle konulması mümkün olup iddia edilenen aksine bu durum senedi geçersiz kılmaz.
Davacının bilirkişi incelemesinde herhangi bir defter sunulmadığı gibi , bilirkişi ücretinin de yatırılmadığı , dava dışı şirketle ticari ilişkisine yönelik defteri üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı , Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119/1-e gerekse m. 194 gereğince somutlaştırma yükünün yerine getirilmemiş olması halinde, önce hâkim davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini (yeni bir vakıa meydana getirmeden, sadece mevcut vakıa kapsamında) davacıdan istemeli, bu eksiklik tamamlanırsa yargılamaya devam edilerek karar verilmeli, bu eksiklik tamamlanmaz, somutlaştırma gerçekleşmezse, ispatsız kalan davanın reddine karar verilmesi gereklidir.(Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin 07/03/2019 tarih, 2017/... esas ve 2019/... karar sayılı ilamından )
Somut olayda, davacı/borçlu, emre yazılı 35.000 TL bedelli 1 adet bonoda yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir.
Davacı tarafından dava konusu bononun bedelenin ödendiği yönünde somut bir delil sunulmadığı kıymetli evraka bağlı olan hak münhasıran senedi takip ettiği için, senedin alacaklının elinde olması hali, senet bedelinin ödenmediğinin bir karinesini teşkil eder, aksini ispat külfeti, borçluya düştüğü, davacıların iddiasını ispatlayamadığı, devam eden soruşturma dosyası mevcut durumu da dikkate alındığında ispatlanamayan davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 179,90 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 89,95 -TL harcın davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır