T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/136 Esas
KARAR NO :2025/165
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:28/02/2024
KARAR TARİHİ:21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımında bulunan tesisatta kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilerek H/... seri no lu Kaçak Elektrik Tutanaklarının tanzim edildiğini, bu tutanağa istinaden epthy gereği kaçak elektrik tahakkuk ettirildiğini, davalıların ödeme yapmadığından alacağın tahsili için davalı / borçlular adına .... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlunun takibe itirazı sebebiyle takibin durduğunu beyan ile Öncelikle davalı/borçlular taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının itirazının iptalini ile takibin devamını, davalı tarafın %20‘den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, Masraf ve ücreti vekâletin davalı yana tahmiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ... Anonim Şirketi ile kurulmuş olan sözleşme, ... inşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında kurulmuş olup, her ne kadar kabul niteliği taşımasa da, bahsi geçen borç Tüzel Kişiliğe ait bir borçtur. Tüzel kişiliğe ait bir borç, gerçek kişiye yükletilemeyecektir. Dolayısıyla icra takibinde borçlu taraflar arasında belirtilen ...'nun taraf sıfatında yer alması haksız ve hukuka aykırıdır. Ek olarak, ... Anonim Şirketi Vekili tarafından başlatılmış olan icra takibi içerisinde takibe dayanak belge mevcut değildir. İlgili İcra Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemenize iletilen icra dosyasına ait evraklarda da görüleceği üzere takibin dayanağına dair
belge mevcut olmadığından ötürü Alacaklı ve Alacaklı Vekili tarafından talep edilen borç tutarı ve konu hakkında herhangi bir bilgi sahibi olunamamıştır. Kaldı ki; ...'nun, davacI ... Anonim Şirketi arasında doğrudan kurulmuş olan bir sözleşme yoktur. Dolayısıyla kabul anlamına gelmemekle beraber, bahsi geçen borcun, borçlu sıfatı sadece Tüzel Kişiliğe yükletilebilecek, bu sıfat gerçek kişiye yükletilemeyecektir. bu nedenle; .... İcra Dairesi ... ESAS sayılı dosyasında ve işbu davaya konu borç nedeniyle ... haksız yere ve hukuka aykırı şekilde borçlu sıfatında yer almaktadır. ...'nun borçlu olarak .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasından ve işbu davada adının borçlu sıfatında yer almaması gerekmektedir. Davacının dava dilekçesinde yapmış olduğu hesaplama fahiş oranda olup, işbu davaya konu talep edilen borç miktarı yüksek oranda hesaplanmış olup bu nedenle davacı tarafından yapılan değerlendirme gereğinden fazladır dolayısıyla haksız ve hukuka aykırı bir miktardır; Kabul anlamına gelmemekle beraber, davacı dava dilekçesinde kendi çalışanları doğrultusunda bir değerlendirme yapıp ortaya bir borç çıkartmıştır. Çıkarılan bu borç miktarı ve dava dilekçesinde sunulan tüm hesaplamalar ve deliller davacının kendi hazırlamış olduğu bir hesaplama olup, yapılan bu değerlendirmenin kabul niteliği taşıması mümkün değildir. Her ne kadar davacının dava dilekçesinde ki kaçak elektrik kullanım iddiasını kabul etmemekle beraber, borcun varlığı ihtimalinde bile davacının harca esas değer olarak 1.102.343,67 TL olarak belirtmiş olduğu rakam, olabilecek gerçek rakamın çok üstündedir. Davacı kendi çalışanlarının yapmış olduğu hesaplamalarla bu rakama ulaşmış olup, herhangi bir tarafın kendi çalışanlarına yaptırdığı hesaplama ile yapılan hesaplamayı ileri sürmesi haksız ve hukuka aykırı olup işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; 1.102.343,67-TL (kaçak elektirik ) alacağa ilişkin ... icra dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası, Takibe konu edilmiş olan Kaçak Elektrik Tespit ve Tahakkuk Dosyası, Sair Müvekkil Şirket Kayıtları. Kaçak Elektrik Kullanımını Gösterir Video, bilirkişi İncelemesi ve her türlü yasal delile dayanmıştır.
.... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçlusunun ...Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... olduğu, 1,102.343,67- TL alacak, 01/12/2023 tarihinde takibe girişildiği, davalılara/ borçlulara usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçluların süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, 05/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; EPDK’nin yayınladığı yönetmeliğin 42/1-b maddesinin,’’ …. Perakende satış sözleşmesi veya
ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,, ,…’ şeklinde düzenlendiği, bu hususun kaçak elektrik tüketimine girdiği bu nedenle davalılardan ... İnşaat turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’ nin mahal yerinde kaçak elektrik kullandığı, diğer davalı ...’ nun şirketle ilişkisine ait dosya kapsamında bilgi ve belge görülmediğinden sorumluluğunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
Davacı, davalı aleyhine başlattığı İcra takibinde 1.091.645,53 TL TL asıl alacak, 8.915,11 TL faiz ve 1.783,03 TL faizin KDV tutarı olmak üzere toplam 1.102.343,67 TL takibinin olduğu, Davalı arafından kullanılan kaçak tüketim tutarının, EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda asıl alacak tutarının 148.744,14 TL kaçak tüketim, 941.009,20 TL ek tüketim olmak üzere toplam 1.089.753,34 TL, faiz tutarının 7.680,52 TL ve KDV sinin 1.536, 10 TL ilavesiyle toplam 1.098.969,96 TL hesaplandığı, Davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %41,75 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilince 26/12/2024 tarihli beyan dilekçesi incelendiğinde, borcun dava açıldıktan sonra haricen ödenmiş olduğundan dava dosyasının konusuz kaldığından dosya hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin 24/12/2024 tarihli beyan dilekçesinde söz konusu icra takibine konu bedellerin ödendiği davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın, 01/12/2023 tarihinde davalı borçlu aleyhine .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası 1.102.343,67- TL TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanların takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu
Davacı ve davalı vekilinin beyan dilekçesi göz önüne alındığında dava konusu borcun ödenmesi sebebiyle davanın konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( dava açıldıktan sonra ödemenin yapılması sebebiyle arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin alınan 13.313,56 -TL harcın mahsubu ile bakiye 12.698,16-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı vekilinin beyanları göz önüne alındığında lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza