T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/193 Esas
KARAR NO :2025/153
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/02/2017
KARAR TARİHİ:19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... şubesi tarafından kardo edilmek üzere phantom 4 multikopter ile 2 adet batarya olduğunu, 6.752,41 TL asıl alacak üzerinden .... İcra Dairesinde takip başlatıldığını, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yapılan araştırmada takip alacaklısına hiçbir borcunun olmadığının tespit edildiğini, takibe konu alacağın müvekkili ile dava borçlu arasındaki kargo hizmetinden kaynaklandığını, kolilerin davalı şirket personeli tarafından alındığının kamera görüntülerinin bulunduğunu, mail yazışmalarında davalı şirketin zararı karşılayacağını bildirmesine rağmen karşılamadığını, davalının .... İcra Dairesine yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek takip bedelinden %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, maddi vakıaya ilişkin olarak davacı tarafça içeriği beyan edilmeyen ve herhangi bir değer belirtilmeyen kargonun ... Şube personeli tarafından teslim alındığını ve fatura düzenlendiğini, davacının hiçbir bilgi ve belge sunulmadan icra takibine giriştiğini, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, taşımada müvekkili şirkete izafe edilebilecek kusur bulunmadığını, kargonun içeriğini ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin kargonun içeriğini araştırma hak ve yükümlülüğünün bulunmadığını, tazminatın koşullarının oluşmadığını, taşıyıcının kastının veya ağır kusurunun ispatlanması gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğunun bulunduğu kabul edilecek olursa TTK 882.madde hükmüne uygun olarak gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kg için 8.33 özel çekme hakkı istenebileceğini belirterek davanın reddini, haksız ve kötü niyetli başlatılan takip nedeniyle davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, kargo taşıma hizmeti nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararların tahsiline ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Dava, Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyle açılmış olup, .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... sayılı 12/09/2017 tarihli kararı ile Görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiştir.
.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ... Şirketi, borçlunun ... Anonim Şirketi olduğu, takibin 6.693,00-TL asıl alacak, 59,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.752,41-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, 05/01/2017 takip tarihli ödeme emrinin borçluya 10/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu 13/01/2017 tarihinde süresi içerisinde takibe ve borca itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 14/04/2021 tarihinde ... Karar sayılı kararında; "...taraflar arasında akdedilen herhangi bir yazılı sözleşme bulunmasa da sunulan belgeler, mail yazışmaları, davalının sunduğu kargo ön izleme fişi, ihtarname ve sunulan dilekçeler kapsamında; taraflar arasında davacının dava dışı müşterisine mal satışı nedeniyle yolladığı malın taşıma işini davalının üstlendiği şeklinde taşıma ilişkisinin varlığı her iki yanın kabulünde olduğundan davacı ile davalı arasında taşıma işlemine ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu ve yine mail yazışmalarından da kargonun taşımacılık sırasında davalı uhdesinde iken kaybedildiği, ürünün alıcıya ulaşmadığı açıktır. Davacı defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, takibe konu alacağa dayanak 31/08/2016 tarihli 279586 seri nolu 9.950,01-TL tutarlı faturanın davacı kayıtlarında dava dışı şirket adına düzenlendiği, faturaya konu malların davalı uhdesinde iken kaybedildiği, bilirkişi raporunda kaybolan ürünlerin fatura bedellerinin kadri maruf olduğunun değerlendirildiği, davacının davalıya keşide ettiği .... Noterliği ... yevmiye numaralı 24/11/2016 tarihli ihtarnamenin 26/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve böylece davalının 29/11/2016 tarihinde temerrüte düştüğü, netice olarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 6.693,00-TL asıl alacak, 59,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.752,41-TL alacaklı olduğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ....İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe itirazın 6.752,41-TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihi olan 05/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına, Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Verilen kararı davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. HD 07/03/2024 tarih 2021/2004 Esas 2024/456 Karar nolu ilamı ile ;"Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında alıcısına teslim edilmediği/zayi edildiği iddia edilen ürün bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
Davacı taraf, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 6.693 TL asıl alacak, 59,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.752,41 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatmış, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle duran takibin devamını sağlamak üzere eldeki dava açılmış, davacı taraf, davalı kargo şirketine alıcısına teslim edilmek üzere teslim edilen phantom 4 multikopter ile 2 adet bataryanın içerisinde bulunan kolinin kaybedildiğini, davalının zararı karşılamadığını, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, itirazın haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacının kargo içeriği hakkında herhangi bir beyanda bulunmadığını, bu nedenle sorumluluğun kendisine ait olduğunu, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektirir koşulların bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dosya kapsamına göre taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ihtilafsızdır. Taşıma konusu ürünlerin alıcıya teslim edildiğini ispat yükü davalıdadır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Somut dosyada; ziyanın taşıma sırasında oluştuğu, davalı taşıyıcının TTK'nın 876 ve 878 md. düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından zarardan sorumlu olduğu sabittir. Davalı taşıyıcı tarafından zayi nedenine ilişkin olarak herhangi bir açıklama yapılamamış ve teslim belgesi veya başka bir delil sunulmamış olup, davalının ziyada ağır kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle davacı gerçek zararını talep edebilir ise de; davalı tarafından düzenlenen gönderi belgesinde taşımaya konu kolinin içerisinde ne olduğu, ürünlerin mahiyeti ve değeri belirtilmemiştir. Davalı, koli içerisinde davacının iddia ettiği ürünlerin olduğunu kabul etmemektedir. Bu durumda, koli içeriğini ispat yükü davacıya ait olup davacı, davalıya teslim ettiği kolinin içindeki ürünün ne olduğunu tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabilir. Davacı tarafından bu kapsamda dosyaya sunulan faturanın .../İstanbul adına düzenlendiği ve 31.08.2016 tarihli olduğu, aynı faturaya konu ürünlerin alıcısına teslimi için düzenlendiği iddia edilen irsaliyenin ise ...-.../... adına düzenlendiği, fatura ve irsaliyenin birbirinden farklı olduğu, davalı vekilince yargılama sırasında bu farklılık nedeniyle fatura içeriğinin gerçek zarar olarak kabul edilemeyeceğine dair itirazların sunulduğu, Mahkemece davalı tarafın itirazları konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu farklılığa rağmen faturada yer alan bedelin gerçek zarar olarak kabul edildiği, davacı tarafça koli içeriğinin ispatı noktasında dosyaya sunulan CD dökümünün yaptırılmadığı ve değerlendirmeye alınmadığı, dava konusu ihtilaf taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı halde taşıma konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmadığı, bu şekilde eksik inceleme sonucu karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece davacı tarafa koli içeriğindeki ürünlere ait olduğu iddia edilen fatura ile irsaliye arasındaki farklılığın açıklattırılması, buna göre gerekli olması halinde fatura adına düzenlenen kişinin BA-BS formlarının celp edilmesi, CD içeriğinin dökümünün yaptırılması ve taşıma bilirkişisinden sınırlı sorumluluk miktarı konusunda rapor alınması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. " gerekçesi ile Mahkememizin ... sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya Mahkememize iade edilmiş ve Mahkememizin 2024/193 esas sırasına kaydedilmiş, BAM kaldırma kararı doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi 14/01/2025 tarihli raporunda özetle; Davaya konu kargonun, Davalı Taşıyıcı tarafından kabul edildiği, ... şubesinde sevkiyata hazırlandığı, ancak ilgili kargonun alıcısına teslim edilemediği tespit edilmiş olup, TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde; Davalı Taşıyıcının DAVACI Gönderenden aldığı 1 paket kargoyu alıcısına ulaştırmamış olması nedeniyle kusurlu ve sorumlu olduğu tespit ve kanaatine ulaşıldığı, Davaya konu somut olay TTK 886’ya göre değerlendirildiğinde; Davalı Taşıyıcının kayıp nedeniyle kargoyu alıcısına teslim edemediği tespitine ulaşılmakla birlikte; kargoyu kaybetme nedeninin, özensiz taşıma, kasıtlı ve pervasızca gönderen veya alıcıya zarar verme bilinciyle işlenen bir fiil ve davranış sonucunda yaşandığını gösteren bir bilgi, belge, tanık beyanı, delil tespit edilemediği, bu nedenle davalı taşıyıcının hangi neden ve nedenlerle kargonun kaybolduğu bilgisi dosya kapsamına sunulamadığından, kargonun
kaybında özensiz, pervasızca ve kasıtlı bir davranışın olduğunun ispatı gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, tazmin ödemesinin tam tazminata göre hesap edilmesi konusunda hukuki taktir tamamen sayın mahkemeye ait olmakla birlikte; Davalı Taşıyıcının, TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı Uygulamasına göre tazmin ödemesi gerektiği kanaatine ulaşılmış olup taktiri sayın mahkemeye sunulduğu; Mahkeme tam tazminat uygulaması kanaatinde ise, davaya konu kargonun ürün değerine göre tazmin tutarının aşağıdaki gibi olduğu; Dosya kapsamına sunulan sevkiyat ekran görüntüleri incelendiğinde; kargonun sevkiyata hazırlanma ve kargoya verilmesi aşamasında ürün kıymet bilgisi, ürün
değer bilgisi ve müşteri ürün irsaliyesi sunulmadığının tespit edildiği, Diğer yandan CD çözümlemesi incelendiğinde, davaya konu kargonun ürün içeriğinin görülemediği, kuryeye kapalı ambalajla kargoların teslim edildiği ve içeriğinde hangi ürünlerin bulunduğuna dair bir görüntü, görsel tespit edilemediği, CD çözümlemesinde yalnızca Gönderen tarafından kargoya, kapalı 5 farklı paketin teslim edildiğinin görüldüğü ve ambalajlarının kapalı olması nedeniyle ürün içeriklerinin ne olduklarının tespit edilemediği, Dosya kapsamına sunulan Taşıma İrsaliyesi ve sevkiyat bilgilerinin uyumlu olduğu ancak, taşıma irsaliye faturasının dosya kapsamına sunulmadığı; İrsaliyeli faturanın sevkiyat bilgileriyle uyumlu olmadığı ve taşıma irsaliyesi ve irsaliyeli fatura bilgilerinin de birbiriyle uyumlu olmadığı; Davacı Gönderenin, kargo içerisindeki ürünleri bahse konu Taşıma İrsaliyesi ile mi, yoksa İrsaliyeli fatura ile mi alıcıya gönderdiğinin ispatı gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, taktirin mahkemeye sunulduğu, Mahkemenin ürün değeri üzerinden tam tazminat ödemesini taktir etmesi halinde; davaya konu ürün/emtiaların kadri maruf olduğunun önceki teknik bilirkişi
tarafından tespit edilmiş olduğu, Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre incelendiğinde; sevkiyat esnasında ürün içeriği biliniyor olsa dahi, davalı taşıyıcının ödeyeceği en fazla tazmin tutarı sorumluluk sınırı /SDR olarak belirlenmiş olduğu, TTK 882 hükmüne göre, Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluğunun = 166,6 SDR * 4.1223 USD/TRY = 686,77 TL olarak hesap edildiği, TTK Madde 883 (1)’e göre değerlendirildiğinde, davaya konu taşımacılık hizmetinin taşıma ücretinin 70,91-TL olduğu, Eğer Davalı Taşıyıcı, Davacı Gönderenden taşıma ücretini daha önce tahsil etmiş ise; Davalı Taşıyıcının toplamda ödeyeceği tazmin tutarının, Sorumluluk Sınırı /SDR Tutarı: 686,77 TL, TTK Madde 883 (1)’e göre taşıma ücreti: 14,34TL olmak üzere toplam 701,11TL olarak hesap edildiği tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir"... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ... Şirketi, borçlunun ... Anonim Şirketi olduğu, takibin 6.693,00-TL asıl alacak, 59,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.752,41-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, 05/01/2017 takip tarihli ödeme emrinin borçluya 10/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu 13/01/2017 tarihinde süresi içerisinde takibe ve borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 06/02/2017 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
BAM kaldırma ilamında belirtilen fatura ve irsaliye arasındaki fark davacı vekiline açıklatılmış ve beyan dilekçesinde internet üzerinden satışlarda olan uygulamadan bahsedilmiş, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda Hem e-ticaret gönderilerinde, hem de kargo sektörel taşımacılık uygulamalarında bir kargonun fatura adresi ve alıcısı farklı, sevkiyat adres ve alıcısı farklı olabildiği, bir şirket genel merkezi farklı bir yerde iken bir bayisine veya bir müşterisine farklı bir adrese kargo sevkiyatı yaptırabileceği, böyle bir durumda, fatura adresinin irsaliyeye yazılıp Sevkiyat Adresi ve Alıcı adının da irsaliye üzerine not edildiği, çünkü sevkiyat adresi belirtilmezse taşıyıcının kargoyu fatura adresine göndermek durumunda kalacağı, Kargonun asıl alıcısına ulaştırıldığı, faturanın ise ödemeyi yapacak olan asıl gönderici müşteri adına düzenlendiği, davacı gönderen tarafından fatura alıcısı (İrsaliyeli Faturada belirtilen ... San. ve Dış Tic. / Eminönü) ile kargo alıcısı olan ... /... ile bu şekilde bir sevkiyat/fatura bağı olduğu konusunda da dosyaya bir bilgi/belge sunmadığı, bu nedenle irsaliyeli fatura alıcısı ile kargo alıcısı arasında bu yönde bir bağ olup olmadığı tespit edilemediği şeklinde yapılan değerlendirmeden, davacı vekilinin açıklamasının yeterli olmadığı, irsaliyeli fatura alıcısı ile kargo alıcısının arasında bağ olup olmadığının tespit edilemediği kanaatine varılmıştır. Bu durumda netice olarak sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiği değerlendirilmiş ve zira raporda kargo teslimine dair görüntüler tek tek incelenmiş ve ürünlerin paketlenmiş ve bantlanmış şekilde kargoya verildiği, içeriğinin görüntülerden belli olmadığı hususları raporda yeterli şekilde değerlendirilmiştir. Netice olarak sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması ile davacının talep edebileceği alacağının 701,11-TL olduğu kanaatine varılmıştır.
Ayrıca Mahkememizin ... sayılı kararın gerekçesinde de belirtildiği üzere, davacının davalıya keşide ettiği .... Noterliği ... yevmiye numaralı 24/11/2016 tarihli ihtarnamenin 26/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve böylece davalının 29/11/2016 tarihinde temerrüte düştüğü belirlendiğinden ve raporda işlemiş faiz hesabı yapılmadığından daha önceki kararda 6.693,00-TL asıl alacak için 59,41-TL işlemiş faiz tutarı dikkate alındığında Mahkememizce resen yapılan hesaplama neticesinde 701,11-TL asıl alacak için 6,22-TL işlemiş faiz talep edilebileceği anlaşılmıştır. Bu durumda davalının takibe itirazının 701,11-TL asıl alacak ve 6,22-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 707,33-TL-TL alacak üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmişse de haksız fiilden kaynaklanan alacak talebi likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın kısmen kabulüne,
1-.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 707,33-TL-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 701,11-TL asıl alacağa yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına,
Fazlaya dair talebin reddine,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 115,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 500,08-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına
4-Davacı tarafından yapılan 418,00-TL tebligat/ posta gideri, 8.700,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.118,00-TL'nin haklılık durumuna göre 955,13-TL tutarındaki kısmı ile 31,40-TL başvurma harcı, 115,32-TL peşin harç, 4,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.106,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 'nin 13/2 maddesi uyarınca 707,33-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md uyarınca 6.045,08-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır