T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/239 Esas
KARAR NO:2025/568
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/04/2024
KARAR TARİHİ:24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 01.02.2020 tarihli Tüplü Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi ile ek protokol imzalandığını, işbu sözleşme ile muhatap ...’ın marka, işaret ve rengini taşıyan kaplarda satışa sunulan LPG’ yi Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde müşteriye satışı ve dağıtımı işini üstlendiğini, davalının iş bu sözleşme ve ekleri ile tüm LPG ihtiyacını müvekkil şirketten karşılayacağını ve imzalanan ek protokol ile de aylık altı ton tüplü LPG alımı yapacağını beyan ve taahhüt ettiğini, ancak muhatap, bu tahhüdünü yerine getirmediğinden ....Noterliği’nden 04.03.2024 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek, sözleşmenin feshedildiğini, ayrıca 27.006,57-TL cari hesap borcunun 10 gün içerisinde müvekkil şirket hesaplarına ödemesini 2 kg.4863 adet tüp, 12 kg.10589 adet tüp, 45 kg. 57 adet tüp ve 24 kg 38 adet tüpün 10 gün içinde eksiksiz olarak müvekkil şirkete iade edilmesini, bu süre içerisinde iade edilmemesi halinde sözleşme hükümleri gereğince rayiç imalat bedelleri olan 2.856.110,00-TL nin müvekkil şirket hesaplarına ödenmesi ve ayrıca tüplerin iade edilmemesi sebebi ile sözleşme hükümleri gereğince ifaya ekli olarak ayrıca 10.000-USD cezai şartın 10 gün içinde ödenmesi, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranması ve feshe sebebiyet vermiş olması sebebi ile 405.175,32.TL. kar mahrumiyetinin 10 gün içinde ödenmesi, sözleşmenin 5. Maddesine aykırılık nedeni ile 253.583,59-TL cezai şartın 10 gün içinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağını ve fazlaya ilişkin her türlü talep haklarımızın mahfuz tutulduğu hususları ihtaren ihbar edildiğini, davalının işbu fesih bildirimi ve taleplerine de olumlu karşılık vermemesi üzerine yapılan başvuru sonrasında İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/... nolu dosya numarası ile yapılan müracaatın da anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 27.006-TL Cari hesap borcununun ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Mülkiyeti müvekkiline ait olan davalı tarafından iade edilmeyen, dilekçe içeriğinde dökümü yapılan ariyetlerin imalat bedelleri olan 2.856.110,00-TL 'nın fazlaya ilişkin talep hakları mahfuz kalmak kaydı ile şimdilik 1000-TL'nın ihtarname tarihinden itibaren avans faizi birlikte davalıdan tahsiline, Davalının tüpleri iade etmemesi sebebi ile sözleşme ile kararlaştırılan 10.000-USD Cezai şart bedelinin fazlaya ilişkin talep hakları mahfuz kalmak kaydı ile şimdilik 100-USD'nin ihtarname tarihinden itibaren USD faizi birlikte davalıdan tahsiline, Davalının sözleşme ve ek protokol yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması olması ve sözleşme feshine sebebiyet vermesi nedeni ile kar mahrumiyeti olarak 405.175,32-TL'nın fazlaya ilişkin talep hakları mahfuz kalmak kaydı ile şimdilik 1000-TL'nın ihtarname tarihinden itibaren avans faizi birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin olarak yükümlülüklerini tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, buna rağmen davacının, .... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı 04.03.2024 tarihli ihtarnamesiyle müvekkil ...’la arasında bulunan 01.02.2020 tarihli Tüplü Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesini feshettiğini belirterek müvekkilden tüplerin iadesi, kar mahrumiyeti, cezai şart ve cari hesap borcu ödemesi talebinde bulunmuştur. Davacının bu talepleri haksız ve kötüniyetli olduğundan aksine sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkil zarara uğradığından ... 7. Noterliğinin 28.03.2024 tarihli yevmiye numaralı ihtarnamesi davacıya gönderildiğini, müvekkilinin davacıya tüp borcu, cari hesap borcu, cezai şart, kar mahrumiyetine ilişkin borcu ya da herhangi bir surette borcu bulunmadığını, iddia edilen tüpler müvekkilin uhdesinde olmadığı gibi müvekkil aleyhine cezai şartın koşulları da oluşmadığını, davacının talep ettiği hiçbir alacağa hak kazanmadığını, müvekkilinin her daim taraflar arasındaki sözleşmeye uygun davrandığını, yapması gereken satışı fazlasıyla yaptığını, sözleşmenin feshedilmesine müvekkile atfı kabil hiçbir kusur bulunmadığını, aksine sözleşmenin feshi ve davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkilin maddi ve manevi zararı bulunmakta, müvekkil ...’ın davacıdan daha önceden kalan cari hesap alacağı bulunduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla karşı dava açma haklarını ve maddi - manevi tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Davanın usulden ve esastan reddine, Yetki itirazımızın kabulü ile işbu dosyanın yetkisizlikle ... Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; taraflar arasında akdedilen 01/02/2020 tarihli Tüplü Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi ile Ek Protokol kapsamında davacının cari hesap alacağı, kar mahrumiyeti alacağı ve cezai şart alacağı ile iade edilmeyen tüplere ilişkin imalat bedellerinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davalı vekili cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuş olup, dosya incelendiğinde, davalının gerçek kişi olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan taraflar arasında akdedilen 01/02/2020 tarihli sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı, yine dava dilekçesi ekinde sunulan 01/02/2020 tarihli ek protokolde İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmüştür.
Bu durumda davalı gerçek kişi olduğundan sözleşme ve ek protokoldeki yetkiye ilişkin maddenin davalı açısından bağlayıcılığı ve yetki sözleşmesinin geçerli olup olmadığının belirlenmesi için 27/11/2024 tarihli ön inceleme celsesinde davalı gerçek kişi yönünden gerçek kişi tacir araştırması için ara karar oluşturulmuş, TSM ve vergi dairesi yazı cevabına göre davalının vergi dairesi kayıtlarına göre bilanço esasına göre defter tuttuğu ve 1. Sınıf tacir olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, sözleşme ve ek protokoldeki yetki sözleşmeleri geçerli olduğundan; asıl sözleşmede İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmışsa da aynı tarihli olmakla beraber mahiyeti gereği sözleşmeden sonra imzalandığından ve dava dilekçesinde açıkça davacı ile davalı arasındak sözleşmenin davalının asgari alım taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle feshedildiği ve dava konusu alacakların ise sözleşmenin feshinden kaynaklandığı belirtildiğinden ve asgari alım taahhütlerinin ise ek protokol ile kararlaştırıldığı görüldüğünden, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile aynı tarihli ek protokolde İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili kılındığından dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah olunan nedenlerle;
1-HMK'nun 116/1-a maddesi uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesini talep ettikler takdirde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunda karar verileceğinin ihtarına,
4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır