T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/248 Esas
KARAR NO :2025/681
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/04/2024
KARAR TARİHİ:17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, müvekkili aleyhine, 16.06.2020 tanzim 05.07.2020 vade tarihli 155.760 TL meblağlı ve 08.06.2020 tanzim 30.06.2020 vade tarihli 51.000 TL meblağlı İki adet ... istinaden
... İcra Md.. 2020/... E Sayılı dosyasından Kambiyo Senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını, dava konusu bonolar iki farklı hukuki ilişki kapsamında müvekkil tarafından tanzimle, davalı ... verilmiş olmakla işbu Menfi Tespit talepleri, her bir bono için ayrı ayrı Mahkemenin tensiplerine arz olunduğunu, 16.06.2020 tanzim 05.07.2020 vade tarihli 155.760.00 TL meblağlı bonoya ilişkin talepler, taraflar arasında vuku bulan Tek Ticari ilişkinin ve 16.06.2020 tanzim 05.07.2020 vade tarihli 155.760.00 TL meblağlı bononun dayanağı taraflar arasında akdedilen 10.04.2020 tarihli Protokol oluşturduğunu, anılan protokolde, protokole konu 30 tablet 9200 adet ve 100 tablet 2000 adet ... dezenfektan malzemesinin davalı ... tarafından 155.760.00 ‘na alınacağını, bu malların müvekkil tarafından satılacağını, dava konusu bononun sözleşmeye konu malzemelerin müvekkili tarafından satışının ve 155.760 TL olarak belirlenen bedelin davalı ... ödenmesinin teminat altına alınması cihetinde davalıya verildiğini, sözleşmeye konu malzemelerin satılması şartına bağlı olarak 155.760.00 TL müvekkili tarafından davalı ...’a ödeneceği ve buna mukabil de davalı tarafından senedin müvekkiline iade edileceği hususları hüküm altına alındığını, mağduriyetlerin önlenebilmesini teminen İİK:72/3 maddesi kapsamında icra veznesine giren paranın davalıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini, arz ve izah olunan nedenlerle, ... İcra Md. 2020/... E Sayılı dosyasından 155.760 TL ve 51.000 TL bedelli bonolardan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, Söz konusu 155.760 ve 51.000 TL meblağlı bonoların iptali ile müvekkiline teslimine, ... İcra Md 2020/... E Sayılı dosyası üzerine İİK.72/3 Uyarınca tedbir kararı verilmesine, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, HMK.61 maddesi uyarınca davanın dava dışı ... Kimya Ltd Şti’ne ihbar edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf dava dosyasına 10.04.2020 tarihli el yazısı ile yazılmış müvekkilin de imzasına havi bir yazı sunduğunu, davasını da işbu yazıya dayandırarak temel ilişkinin
geçersiz olması nedeniyle bedelsizlik iddiasında bulunduğunu, ancak; Suiniyetli davacı ne hikmetse bu emremuharrer kayıtsız, şartsız, borç ikrarına havi davacının davalı müvekkilden nakden para aldığına ilişkin senedin İddia ettiği az yukarıda belirtilen yazılı belgeyle hiçbir ilgi ve alakası olmadığı konusunu atladığını, gerçekten, davacının müvekkiline karşı ikame ettiği davasında İntizar ettiği 10.04.2020 tarihli yazı ile İcra takibine konu edilen ve müvekkilin haklı alacağına dayanak bono tamamen farklı amaç ile verilip-alınan senetler olduğunu, nitekim davacının davasına dayanak yaptığı yazının düzenleme tarihi 10.04.2020 tarihi olduğunu, takibe konu olan bononun ise düzenleme tarihi 16.06.2020 tarihi olduğunu, ezcümle, o yazıda belirtilen bono ile takip konusu yapılan bono aralarında hiçbir ilgi ve alaka bulunmadığını, Yani; Takibe konu bonoların düzenlenme tarihleri işbu yazının düzenlendiği 10.04.2020 tarihinden çok sonraki (Yani 08.06.2020 ve 16.06.2020 tarihleri olup) tarihlere ilişkin olduğunu, bu itibarla davacı tarafın iddia ettiği ve dilekçe ekinde sunduğu yazı ile hiçbir bağlantısı olmayan senetler olduğunu, davacı tarafından işbu yazının düzenlendiği 10.04.2020 tarihinde müvekkile takibe konu olmayan bir başka 10.04.2020 düzenlenme tarihli 20.05.2020 ödeme tarihi ve 155.670.00-TL bedelli senet verilmiş olup, zaten yazı içeriğinden de anlaşılacağı üzere müvekkil bu senedi aldığı açıkça şerh düşüldüğü, davacı taraf dosyaya sunduğu yazı ile gerek takibe
konu senet ve gerekse takibe konu olmayan senedin miktarlarının aynı olmasından dolayı algı yaratmaya, manipüle etmeye çalışmakta, artniyetli şekilde mahkemeyi yanıltmaya
çalıştığını, görüldüğü üzere, takibe konu senetler ile davacının iddialarını dayandırdığı yazı arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını, öte yandan, davacı taraf takibe konu edilen diğer 51.000 TL miktarlı bononun kardeşi dava dışı 3.şahıs ...’in müvekkile olan borcuna karşılık verildiğini, bu bonoya mukabil toplam 15.000 TL’nın Banka marifetiyle 04.04.2020 ve 09.04.2020 tarihinde ödendiğini, dilekçe ekinde sunduğu dekontların borcun ödendiğine ilişkin belge olduğunu beyan etmiş ise de bu iddiası da gerçekle bağdaşmadığını, dikkat edildiğinde görüleceği üzere; davacı asilin ve kardeşi ...müvekkile banka yoluyla ödenen dekontlarda, söz konusu dekontların yani ödemelerin 04.04.2020 ve 09.04.2020 tarihli oldukları , banka dekontlarnda ödemelerin neye ilişkin , hangi amaçla yapıldığına ilişkin bir açıklama bulunmadığını, yine dikkate edildiğinde takibe konu edilen 51.000 TL miktarlı sendin düzenlenme tarihli 08.06.2020 tarihi olup, davacının sunmuş olduğu banka dekontlarından ödemelerin önceki tarihlerde (04.04.2020 ve 09.04.2020
tarihli ) olduğu, görüldüğü, O halde bono ile tanzim olunan borcun henüz doğmadığı bir tarihte bir ödeme yapılmış anlamına gelen davacının iddialarının tamamen art niyetli mahiyette olduğunu, banka Ödeme dekontlarındaki ödemeler 51.000 TL miktarlı senede karşılık verilmiş olsa . 04.04.2020 ve 09.04.2020 tarihli havaleler yapılmış olması ve senedin tanzim tarihinin de 08.06.2020 olması hasebiyle bu halde senedin tanzim edildiğini, tarihte yani 08.06.2020 tarihinde senedin miktarının her hande 51.000 değil, 51.000 TL – 15.000 TL = 36.000 TL olması gerektiği, dosyaya sunulan dekontlar ile takibe konu edilen
51.000 TL ‘lık senet arasında hiçbir bağlantı olmayıp, art niyetli davacı tarafa bu iddiası ile de mahkemeyi yanılttığını, öte yandan delil olarak dayanılan ... İcra Dairesi 2020/... E Sayılı İcra dosyası
tetkik ve tahkik edildiğinde davacı, ... İcra Hukuk Mahkemesi 2020/... E Sayılı davasıyla borca itiraz ve tebligat usulsüzlüğüne dayalı davayı ikame ettiği ikame ettiği davasında da bire bir aynı
beyanlarda bulunsa da davacının açtığı davaların reddine karar verildiğini, red kararlarının
decerattan geçerek kesinleştiğini, bu defa icra dosyasından yapılan kıymet takdirine ilişkin olarak ... . İcra Hukuk Mahkemesinin ... E Sayılı davasını ikame ederek
itiraz ettiği ancak bu davada da süresinde bilirkişi ücretinin ödenmemesi nedeniyle reddolduğunu, davacı bu defa İcra dosyasından satışı talep edilen taşınmazın satışının engellenmesi için
art niyetli biçimde aynı iddia ile işbu davayı ikame ederek müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, davalının % 20’den az olmamak üzere aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, arz ve izah olunan sebeplerle, davanın reddine ve davacının art niyetli olması sebebiyle % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; 212.062,50-TL alacağa ilişkin ... icra dairesinin 2020/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan iş bu menfi tespit davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... E.sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... E. sayılı dosyası, taraflar arasında akdolunan 10.04.2014 tarihli protokol, 16.06.2020 tanzim, 05.07.2020 vade tarihli, 155.760 TL meblağlı ve 08.06.2020 tanzim, 30.06.2020 vade tarihli, 51.000 TL meblağlı bonolar, banka kayıtları, dekont, bilirkişi incelemesi, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, tanık, yemin ve her türlü yasal delile dayanmıştır.
... icra dairesinin 2020/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlusunun ... olduğu, 155.760,00-TL asıl alacak, 51.000,00TL asıl alacak olmak üzere toplam 212.062,50-TL alacak için 07/09/2020 tarihinde kambiyo takibene girişildiği anlaşılmıştır.( takibin dayanağının 155.760,00-TL miktarlı 16/06/2020 tanzim 05/07/2020 ödeme vadeli ve 51.000,00TL bedelli, 08/06/2020 tanzim tarihli, 30/06/2020 ödeme tarihli senetler)
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, 14/11/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Taraflar arasında imzalanan 10.04.2020 tarihli anlaşma metninde bahse konu 10.04.2020
tanzim 20.05.2020 vadeli 155.760 TL bedelli ...’in borçlu olduğu bono ile dava ve takip konusu 16.06.2020 tanzim 05.07.2020 vadeli 155.760.00 TL bedelli ...’in borçlu olduğu bonoların miktar dışında, tanzim ve vade tarihleri itibariyle farklı bonolar olduğu, ... İcra Müdülüğü 2020/... E Sayılı Kambiyo Takip dosya konusu 08.06.2020 tanzim 30.06.2020 vadeli 51.000 TL bedelli ve 16.06.2020 tanzim 05.07.2020
vadeli 155.760.00 TL bedelli ... (davacı/borçlu) tarafından ... (davalı/alacaklı) emrine düzenlenen bonoların, Dava dilekçesi ekinde sunulan 10.04.2020 tarihli anlaşma ile ve 04.04.2020 tarihli 10.000 TL’lık ödeme ile 09.04.2020 tarihli 5.000 TL’lık ödemenin de takip dayanağı bonolarla tanzim, vade, ödeme tarihleri itibariyle uyumlu olmadığından Davacının söz konusu takip dayanağı bonolardan dolayı
davalı/takip alacaklısına borçlu olduğunun kabulü gerektiği, Davacı yanın iddiasının , davaya konu senedin (16.6.2020 tanzim tarihli ve 155.760 TL bedelli) teminat senedi olarak düzenlendiği biçiminde olup, bu iddia senedin hüküm ve kuvvetini azaltmaya yöneliktir. Dolayısıyla bu iddianın HMK m.201 gereğince kesin delille ispat edilmesi gerekir. Aksi halin kabulü, hem HMK m.201’in anlamsız kalmasına hem de
kambiyo senetlerine olan güvenin zedelenmesine yol açacaktır. O halde, somut olay yönünden yapılması gereken, davacının, senedin teminat maksadıyla verilmiş olduğunu
kesin delille ispat etmesidir. Somut olaya bakıldığında ise davacıdan söz konusu senedin teminat senedi olarak verilmiş olduğunun ispati noktasında 10 Nisan 2020 tarihli taraflar arasında imza edilmiş ve imzası taraflarca ikrar edilmiş bulunan adi yazılı belgeye dayanmış olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu belgenin metni incelendiğinde, senedin açıkça teminat olarak verilmiş olduğu hususuna hiçbir atıfta bulunmadığı, anlaşmadan yaklaşık iki ay sonra senedin tanzim edilmiş olduğu hususları ile kambiyo senetlerinin sebepten bağımsız olarak meydana gelebilecek olması, ticari hayatın içersinde tedavi kabiliyetine yoğun olarak sahip
bulunması, kambiyo senetlerinin kamu itimadına mazhar bulunmasını mümkün kılan hukuki enstrümanlarla donatılmış bulunması (ı̇mzaların istiklali prensibi, şahsi defilerin
üçüncü iyi niyetli kişilere karşı ileri sürlememesi vs) olması karşısında davacının anılan senetten dolayı sorumlu olacağının kabul edilebileceği, Davalı/alacaklı ile Dava dışı borçlu ...arasında borç / alacak ilişkisi
olduğunun anlaşıldığı, Davalı ... tarafından Dava dışı ...’e 31.03.2020 tarihinde Banka kanalı ile 50.000 TL nakit ödeme yapıldığı, Ödeme akabinde de Dava dışı ...tarafından davalı/alacaklıya 04.04.2020 tarihinde 10.000 TL, davacı/borçlu ... 09.04.2020 tarihinde de 5.000 TL olmak üzere toplamda 15.000 TL ödemede bulunulduğu hususunda her hangi bir ihtilaf olmadığı, Ödeme tarihleri ile 51.000 TL bedelli bononun tanzim ve vade tarihlerinin uyumsuz olduğu, 51.000 TL bedelli senet tanziminden önce yapılan ödemelerin henüz tanzim dahi edilmemiş olan bir bonoya istinaden ödenmiş olması olağan bir uygulama olmadığı,
Davacı yan söz konusu ödemelerin 08.06.2020 tanzim 30.06.2020 vadeli 51.000 TL bedelli bono için yapıldığının ve işbu bonodan 15.000 TL’lık ksmından borç bulunmadığı iddia edilmiş ise de; ödeme dekontlari üzerinde yapilan incelemede, söz konusu ödemelerin 51.000 tl bedelli bonoya istinaden yapildiğina ilişkin her hangi bir şerh veya kayit düşülmediği hususları ile kambiyo senetlerinin sebepten bağımsız olarak meydana
gelebilecek olması, ticari hayatın içersinde tedavi kabiliyetine yoğun olarak sahip bulunması, kambiyo senetlerinin kamu itimadına mazhar bulunmasını mümkün kılan hukuki enstrümanlarla donatılmış bulunması (ı̇mzaların istiklali prensibi, şahsi defilerin üçüncü iyi niyetli kişilere karşı ileri sürlememesi vs) olması karşısında davacının anılan senetten dolayı sorumlu olacağının kabul edilebileceği tespit ve rapor edilmiştir.
12/05/2025 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dosyanın inceleme ek kararı gereğince heyetimize tevdii edilmesi sonrasında, dava dışı ihbar olunan ... Kimya Ltd Şti ... nolu sabit telefon (... GSM) hattı
üzerinden iletişim sağlandığı, dava ile ilgili açıklamada bulunularak, davacı ile davalı arasındaki ihtilafa ilişkin mal satışı yapılıp yapılmadığı hususunda mahkemeniz 21.02.2025 tarihli ara kararı
gerince ticari defter incelemesi içöin randevu talebinde bulunulduğu, ancak tarafıma randevu verilmediğinden, ihbar olunan ... Kimya Ltd Şti’nin ticari defter kayıt ve belgeleri incelenememiş olup, işbu husu mahkemeniz takdirinde olduğu, davacı vekilinin 22.12.2024 tarihli beyan dilekçesi ile kök rapora vaki itirazlarla ilgili olarak, kök raporda detaylı değerlendirme yapıldığı, Ticari defter kayıt ve belge incelenmesi ile ilgili olarak
tarafların tacir olmadığı ve ticari defter kayıt ve belge ibraz edilemeyeceği yönündeki beyanlarına istinaden ticari defter incelemesi yapılamadığı işbu hususa kök raporda da yer verildiği, diğer
hususların da kök rapordaki değerlendirmelerimizi değiştirecek her hangi bir yeni ve somut belge, bilgi ibraz edilmediğinden, kök raporun sonuç kısmında özetlenen heyet görüş ve kanaatimiz
tekraren tespit ve rapor edilmiştir.
.... İcra müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası incelendiğinde takip alacaklısının ..., takip borçlusunun ..., 18/09/2020 tarihinde 50.000,00-TL asıl alacak için takibe girişildiği, borçlunun itiraz ettiği anlaşılmıştır.
.... İcra Hukuk Mahkemesinin 17/03/2022 tarihli ... sayılı dosyasında davacının ..., borçlunun ..., Birleşen dosyada (.... İcra dairesinin ... ) davacının ..., borçlunun ... olduğu usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile .... İcra Dairesinin 2020/... esas sayılı dosyasında davacı borçluya çıkarılan ödeme emrinin tebliğ tarihinin 13/10/2020 tarihi olarak düzeltilmesine, birleşen dosyada borca itirazın reddine karar verildiği İstanbul BAM 23. HD. 2022/2093 E. 2022/3597 K. İle istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği ve hükmün 26/12/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davalı yanın, 07/09/2020 tarihinde davacı borçlu aleyhine ... icra dairesinin 2020/... esas sayılı dosyası 212.062,50-TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davacı yanın iş bu menfi tespit davasını açtığı,
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu edilen ... İcra Müdülüğü 2020/... E Sayılı Kambiyo Takip dosyasında, Takibe konu edilen 08.06.2020 tanzim 30.06.2020 vadeli 51.000 TL bedelli ve 16.06.2020 tanzim 05.07.2020 vadeli 155.760.00 TL bedelli ... (davacı/borçlu) tarafından ... (davalı/alacaklı) emrine düzenlenen bonolardan davacı ...’in borçlu olunmadığının tespiti talep edildiği,
Davacı yanın takip konusu bonolardan 155.760.00 TL bedelli bononun, taraflar arasında imzalanan 10.04.2020 tarihli anlaşma şartı gereği düzenlendiği, karşılıklı edimler gerçekleşmediğinden 155.760.00 TL bedelli bononun bedelsiz kaldığını, 08.06.2020 tanzim 30.06.2020 vadeli 51.000 TL bedelli bononun ise dava dışı ...’e banka kanalıyla gönderilen 50.000 TL’lık borç ilişkisine dayanadığı, işbu borcun geri ödenmesi için düzenlendiği, İşbu borcun ise 10.000 TL’sı dava dışı ...tarafından 04.04.2020 tarihinde banka kanalı ile ödendiği, 5.000 TL’lık meblağ Davacı tarafında 09.04.2020 tarihinde banka kanalı ile ödendiği, İşbu 15.000 TL miktar yönünden borçlu olunmadığının tespiti talep edildiği,
Davalı yan ise, taraflar arasında imzalanan 10.04.2020 tarihli anlaşma ile Takip konusu bonoların hiç bir ilgisinin bulunmadığı, tamamen farklı amaçlara dayandığı, Anlaşmanın 10.04.2020 tarihli olduğu, Davaya ve takibe dayana konu senetlerin düzenlenme tarihlerinin 08.06.2020 tanzim ve 30.06.2020 vadeli 51.000 TL bedelli bono ile 16.06.2020 tanzim tarihli 05.07.2020 vadeli 155.760 TL bedelli bono olduğu, Davacı tarafından iddia edilen 10.04.2020 tarihli yazıya istinaden, takibe konu edilmeyen davacı tarafından 10.04.2020 tarihinde düzenlenen bir başka 20.05.2020 vade tarihli 155.760 TL bedelli senet verildiği, yazı içeriğinden de anlaşılcağı üzere, senedin alındığının şerh edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan yazı ile takibe konu bononun miktarı dışında her hangi bir benzerliği bulunmadığı, tamamen farklı olduğu, takibe konu 155.760 TL bedelli senedin davacı iddialarının dayandırıldığı yazı arasında hiç bir bağlantı bulunmadığı, davacı Takibe konu edilen 51.000 TL bedelli senedin kardeşi ...’in borcuna karşılık verildiğini ve işbu bono için 04.04.2020 ve 09.04.2020 tarihlerinde toplamda 15.000 TL ödeme yapıldığı iddia edildiği, takibe konu edilen 51.000 TL bedelli bononun 08.06.2020 tanzim 30.06.2020 vade tarihli olduğu, işbu bonoya karşı yapıladığı iddia edilen ödemelerin ise 04.04.2020 ve 09.04.2020 tarihli olduğu, bono ile henüz doğmayan bir borç için ödeme yapılmış olduğu iddiasının tamamen kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiği, Davacı tarafından ikame edilen davanın reddine karar verilmesi talep ettiği,
Taraf iddia ve savunmaları, anlaşma, İcra takip dosyası, Banka Ödeme dekontları, İcra Hukuk Mahkeme Kararı, BAM kararı ve tüm dosya kapsamı delillerin incelemesi ile davacı/borçlu ile Davalı arasında ... İcra Müdülüğü 2020/... E Sayılı Kambiyo takibine konu edilen 08.06.2020 tanzim 30.06.2020 vadeli 51.000 TL bedelli ve 16.06.2020 tanzim 05.07.2020 vadeli 155.760.00 TL bedelli ... (davacı/borçlu) tarafından ... (davalı/alacaklı) emrine düzenlenen bonolar olduğu, 10.04.2020 tarihli anlaşma ile Takip konusu bonalar arasında bağlantı olup olmadığı hususunun tarafların da kabulünde olan 10.04.2020 tarihli anlaşma ve işbu anlaşma içeriğinde belirtilen 155.760.00 TL bedelli bono hususunda, her iki tarafça da kabul edildiği, anlaşma tarihi itibariyle 10.04.2020 tanzim 20.05.2020 vadeli olarak düzenlenen 155.760 TL bedelli bononun takibe dayanak edilen 16.06.2020 tanzim 05.07.2020 vadeli 155.760.00 TL bedelli bononun söz konusu anlaşma tarihi, bono tanzim tarihleri ve bono vade tarihleri itibariyle miktar dışında uyumlu olmadığı,
Takibe dayanak edilen 08.06.2020 tanzim 30.06.2020 vadeli 51.000 TL bedelli bono ile ilgili olarak, davacı tarafından işbu bononun dava dışı ... (davacının kardeşi) tarafından davalı/alacaklı ...’dan 31.03.2020 tarihinde aldığı 50.000 TL borca istinaden düzenlenerek davalıya teslim edildiğini ve işbu borca istinaden 04.04.2020 tarihinde 10.000 TL (...ödemesi) ve 09.04.2020 tarihinde 5.000 TL (... ödemesi) olmak üzere 15.000 TL ödemede bulunulduğu, İşbu bonodan da 15.000 TL’lık kısmından borçlu olunmadığı iddiası ile ilgili olarak da; Davalı/alacaklı ile dava dışı borçlu ...arasında borç / alacak ilişkisi olduğunun anlaşıldığı, davalı ... tarafından dava dışı ...’e 31.03.2020 tarihinde banka kanalı ile 50.000 TL nakit ödeme yapıldığı, ödeme akabinde de dava dışı ...tarafından davalı/alacaklıya 04.04.2020 tarihinde 10.000 TL, davacı/borçlu ... 09.04.2020 tarihinde de 5.000 TL olmak üzere toplamda 15.000 TL ödemede bulunulduğu hususunda her hangi bir ihtilaf olmadığı, ödeme tarihleri ile 51.000 TL bedelli bononun tanzim ve vade tarihlerinin uyumsuz olduğu, 51.000 TL bedelli senet tanziminden önce yapılan ödemelerin henüz tanzim dahi edilmemiş olan bir bonoya istinaden ödenmiş olması olağan bir uygulama olmadığı, davacı yan söz konusu ödemelerin 08.06.2020 tanzim 30.06.2020 vadeli 51.000 TL bedelli bono için yapıldığının ve işbu bonodan 15.000 TL’lık ksmından borç bulunmadığı iddia edilmiş ise de; ödeme dekontları üzerinde yapılan incelemede, söz konusu ödemelerin 51.000 tl bedelli bonoya istinaden yapıldığına ilişkin her hangi bir şerh veya kayıt düşülmediği,
Davalı alacaklı ile dava dışı ...arasındaki para alacağı ile ilgili olarak ... tarafından takip borçlusu ... aleyhine ....İcra Müdürlüğü’nün 18.09.2020 tarih ... E Sayılı dosyasından yapılan para alacaklarına mahsus icra takibinde 50.000 TL tutar üzerinden icra takibi yapıldığı dosyaya celp edilen takip dosyasından anlaşılmış, işbu takip huzurdaki dava ve davanın takip dayanağı ... İcra Müdürlüğü dosyası ile ilgisinin olmadığı,
Diğer yandan davacı tarafından ikame edilen ... İcra Hukuk Mahkemesi 2020/... Esas - 2022/172 K. 17.03.2022 tarihli gerekçeli kararında: “…Somut olayda; 155.760,00-TL meblağlı senet yönünden; sunulan protokolün 10/04/2020 tarihli olduğu, bu senedin düzenleme tarihinin ise protokolün düzenlenme tarihinden sonraki bir tarih olan 16/06/2020 tarihi olduğu, 51.000,00-TL meblağlı senet yönünden; sunulan dekontlarda takip dayanağı senede atıf bulunmadığı, bu nedenlerle, borçlu tarafından borca itirazı haklı gösterecek İİK'nun 169/a maddesinde anılan belgelerden birinin sunulmadığı, bu nedenlerle davacının iddialarını ispatlayamaması sebebiyle, mahkememiz iş bu dava dosyası ile birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında borca itirazın reddine, takip geçici olarak durdurulmadığından davalı alacaklının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. “ şeklinde karr verildiği, davacı tarafından Kararın İstinaf edilmesi ile T.C.İstanbul Bölge Adliyesi Mahk. 23.HD. 2022/2093 E. 2022/3597 K Sayılı İlamında da hükmedildiği üzere:”…. ödeme iddiasında da dayanak belgeye açık atıf bulunması zorunludur…… Somut olayda, davacı tarafça dayanılan protokol, miktar itibarıyla takip dayanağı senetle uyumlu olmasına karşın, tanzim ve vade tarihi itibarıyla uyuşmadığı, alacaklının da borçlunun iddiasını kabul etmediği, diğer taraftan takibe dayanak diğer senet bedellerinin ödendiği ileri sürülmüş ise de, ödeme belgelerinde takip dayanağı senetlere ilişkin atıf bulunmadığı anlaşıldığından, dekontların İİK'nın 169/a-1. maddesi kapsamında ödeme belgesi sayılmasına ve borca itirazın kabulüne olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının borca itirazının reddine dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacının birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. “ Şeklinde hükmedildiği,
Dava ve ... İcra Müdülüğü 2020/... E Sayılı Kambiyo Takip dosya konusu 08.06.2020 tanzim 30.06.2020 vadeli 51.000 TL bedelli ve 16.06.2020 tanzim 05.07.2020 vadeli 155.760.00 TL bedelli ... (davacı/borçlu) tarafından ... (davalı/alacaklı) emrine düzenlenen bonoların, Dava dilekçesi ekinde sunulan 10.04.2020 tarihli anlaşma ile ve 04.04.2020 tarihli 10.000 TL’lık ödeme ile 09.04.2020 tarihli 5.000 TL’lık ödemenin de takip dayanağı bonolarla tanzim, vade, ödeme tarihleri itibariyle uyumlu olmadığından Davacının söz konusu takip dayanağı bonolardan dolayı davalı/takip alacaklısına borçlu olduğunun kabulü gerektiği hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından talebin REDDİNE,
3-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 3.621,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.006,10-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 33.930,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine,
Dair Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı ; tarafların gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 17/10/2025
Katip ...
E-İmza
Hakim ...
E-İmza