T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/270 Esas
KARAR NO :2025/315
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/10/2023
KARAR TARİHİ:29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından dava dışı ... hakkında başlatılan icra takibi kapsamında müvekkili firmaya ait iş yerine haksız şekilde haciz yapıldığını, haciz sırasında müvekkili firmaya ait çeşitli iş makineleri ile kasada bulunan 1.000 USD’nin muhafaza altına alındığını, borçlu ile müvekkilinin yalnızca uzaktan akrabalık ilişkisi bulunduğunu, iş yerinin müvekkilinin kiracısı olduğunu ve tüm faturaların müvekkili firma adına olduğunu, buna rağmen haciz işleminin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu durumdan sağlık sorunları yaşadığını, yapılan istihkak başvurusu sonucunda icra müdürlüğü tarafından haczin kaldırılmasına ve paranın iadesine karar verildiğini, haciz işleminden kaynaklı olarak müvekkilinin vekil tutmak zorunda kaldığını ve bu nedenle 15.000 TL maddi zarara uğradığını, iş yerinde yapılan haciz nedeniyle müvekkilinden yeni sipariş alınmadığını, işlerin düştüğünü, çalışanların işten ayrıldığını ve maaşların ödenemediğini, bu olayın müvekkilinde telafisi güç manevi zararlar doğurduğunu, tüm bu nedenlerle 15.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 65.000 TL’nin haksız haciz tarihi olan 08.08.2023’ten itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, icra hukuk mahkemelerinin kararlarının genel mahkemeler bakımından bağlayıcılığı olmadığını, bu nedenle haksız haciz iddiasının ispat edilemediğini, ayrıca davacının taleplerine karşı zamanaşımı definde bulunduklarını, müvekkili bankanın yasal hakkını kullanarak ihtiyati haciz kararı doğrultusunda haciz işlemi yaptırdığını, işlemlerde herhangi bir haksızlık ya da kusur bulunmadığını, davacı ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu ve davacının takip borçlusuyla muvazaalı biçimde hareket ettiğini, yapılan işlemlerin bu nedenle meşru olduğunu, davacının maddi zarara uğradığını iddia etse de buna bizzat kendisinin sebep olduğunu, istihkak iddiasına konu haciz kararının kendilerine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle yasal sürede istihkak davası açamadıklarını, ayrıca davacının istihkak iddiasını ispatlayacak güçlü ve kesin bir delil sunmadığını, kira sözleşmesi ve faturaların yasal karinenin aksini ispata yeterli olmadığını, manevi tazminat talebinin ise hukuka aykırı ve dayanaksız olduğunu, müvekkili bankanın kötü niyetli veya ağır kusurlu bir davranışının bulunmadığını, bu sebeple manevi zarardan da sorumlu tutulamayacağını belirterek öncelikle aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava ; ... . İcra Müd. 2022/ ... Esas sayılı dosyasında davalı yanın talebiyle davacı yana ait iş yerinde Haksız Haciz yapıldığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 19/03/2024 tarihli 2023/3162 Esas 2024/1059 Karar sayılı ilamıyla yargı yeri olarak mahkememiz belirlenmiş olmakla, dosya mahkememizin iş bu esas numarasına kaydedildiği,
İcra Hukuku Alanında Uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 07.04.2025 tarihli raporda; somut olayda, dava dosyasına sunulan 08.08.2023 tarihli haciz tutanağından, dava dışı borçlunun borcu nedeniyle davacı üçüncü kişiye ait mahalde haciz gerçekleştirildiği, üçüncü kişiye ait mahalde evrak araştırması yapıldığı ancak herhangi bir evrak bulunamadığı, buna rağmen alacaklı vekilinin ısrarı üzerine haciz işleminin gerçekleştirildiği göz önüne alındığında, dava konusu haciz işleminin “haksız haciz” niteliği taşıdığı, haksız haciz nedeniyle maddi tazminata hükmedilmesi için kusur şartı aranmadığı, ayrıca dava dosyasından, üçüncü kişinin, haksız haciz nedeniyle vekiline 15.000,00 TL ödediği anlaşılmakta olup, bu tutarın üçüncü kişinin uğradığı maddi zarar olarak değerlendirilebileceği, haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyetli veya ağır kusurlu bulunması ve haciz işleminin üçüncü kişinin kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek nitelikte olması gerektiği, manevi tazminat talebi bakımından, alacaklı vekilinin hukuki imkânlar çerçevesinde hakkını elde etmeye çalıştığı göz önüne alınabilecek olsa da, kusurun varlığının hukuki bir sorun olması itibariyle tamamiyle Sayın Mahkemenize ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dava dosyasına sunulan belgelerin değerlendirilmesi sonucunda; davalı ...A.Ş.'nin, dava dışı ...'a karşı, genel kredi sözleşmesinden doğan 201.603,50 TL tutarındaki alacağın tahsili talebiyle, 21.12.2022 tarihinde, .... İcra Dairesi'nin E. 2022/... sayılı tâkip dosyası üzerinden genel haciz yoluyla tâkip başlattığı, dava dışı borçlu ...'ın süresi içinde ödeme emrine itiraz etmemesi üzerine, alacaklı vekili, 25.01.2023 tarihinde tâkibin kesinleştirilmesini talep ettiği , .... İcra Dairesi de, 25.01.2023 tarihli kararında, tâkibin kesinleştirilmesi talebinin kabulüne karar verdiği, icra dosyasında alacaklı (davalı banka) vekili, 08.08.2023 tarihinde, dava dışı borçlu ...'a ait “... Sk. ... No: 37 İç Kapı No: 101 .../ İstanbul” adresinde borçluya ait taşınır malların haczini talep ettiği, .... İcra Dairesi 08.08.2023 tarihinde haciz talebinin kabulüne karar verdiği, davacıya ait işyerinde bulunan 1 Adet ... Marka Bilgisayar, ... Marka Klavye Ve ... (4.000,00 TL), 1 Adet Kaynak Makinası Tezgahiye Makinası (25.000,00 TL), 1 Adet ... Marka S-... Dekubaj (125.000,00 TL) 1 Adet ... Marka Matkap (10.000,00 TL) ile kasada yer alan 1.000,00 USD nakit paranın haczedildiğini, haciz yapılan işyerinde davacı tarafça icra dosyasında borçlu olarak görünen ... ile uzaktan akrabalık dışında hiçbir ilgi ve alakasının olmadığı, işyerinin davacı tarafından kiralandığı belirtilerek itirazlarda bulunulduğu , yapılan haciz işlemi üzerine .... icra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasından 09.08.2023 tarihinde istihkak iddiasında bulunulduğunu, icra müdürlüğü tarafından 11.08.2023 tarihinde verilen kararda, “(...) 3. Şahıs vekilinin istihkak iddiasının kabulü ile 08/08/2023 tarihinde gerçekleştirilen haczin İİK.'nun 99.maddesi gereğince yapılmasına” karar verildiğini, davalı tarafından süresi içinde istihkak davası açılıp esası dosyaya sunulmaması üzerine, davacıya ait olan, haczedilen ve yedi emin olarak bırakılan tüm menkul mallar ile 1.000,00 USD üzerinde ki hacizlerin fekkine /kaldırılmasına, paranın iadesi talep edilmiş ve bu talep icra müdürlüğünce kabul edilmiş, haczedilen söz konusu bedel davacıya 04.09.2023 tarihinde iade edildiği belirtilerek mahkememize yaşanan bu haksız durum nedeniyle, davacının vekiline danışmanlık hizmeti için fatura karşılığı 15.000,00 TL ödediğini bu maddi zararı ve 50.000,00 TL manevi tazminat talepleriyle mahkememize dava açıldığı,
Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. 6098 sayılı TBK'nın 49 vd maddeleri gereğince kusurlu ve hukuka aykırı eylem nedeniyle bir kişiye zarar verilmesi ve zarar ile hukuka aykırı eylem arasında illiyet bağının olması halinde hukuka aykırı davranan kişinin sorumluluğu bulunmaktadır. Zarar miktarı hususunda ise 6098 Sayılı TBK'nun 50. Maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler uyarınca; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Maddi zararlarını ve TBK 58. Madde kapsamında kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin manevi zararlarının tazmini talep edebilirler.
Genel açıklamalardan sonra somut olay yukarıda ayrıntılarıyla açıklanmış olunmakla, tarafların iddia ve savunmaları, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; davacı tarafça icra dosyası kapsamında istihkak iddiasının ileri sürüldüğü, davalı tarafça istihkak iddiası ile ilgili dava açılmadığının bildirildiği görülmekle 2004 sayılı İİK 99. Madde kapsamında iddia kabul edilmiş sayılacağı, dava dosyasından, davacının icra dosyasında gerek istihkak iddiası ve gerekse diğer tüm işlemleri vekili aracılığı ile takip ettiği ve vekiline fatura karşılığı 15.000,00 TL danışmanlık hizmeti ödediği, haksız haciz uygulaması nedeniyle uğranılan maddi zararın davalıdan talep edilebileceği, davacı şirketin iş yerlerinde uygulanan hacizler ve eşyaların muhafaza altına alınması işlemlerinin davacı yönünden manevi zarar oluşturacağı, tüm bu hususlar gözetildiğinde yapılan hacizlerin haksız, davalı tarafın kusurlu olduğu, kişinin ekonomik itibar ve onurunun TBK 58. Maddedeki korumadan faydalanması gerektiğinden davalının manevi tazminat sorumluluğu doğduğu kanaatine varıldığı, tarafların sosyal durumları, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli v.b. hususlar gözetilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-)15.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, 25.0000-TL manevi tazminatın 08/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.732,40-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 1.110,04-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.622,36-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davanın red/kabul oranına göre 1.920,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 1.200,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacının yaptığı 269,85-TL başvuru harcı, 1.110,04-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan toplam 6.148,00-TL bilirkişi ücreti ile müzekkere /davetiye giderine ilişkin yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.783,38-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-)Davacının gider avansından artan bakiyenin re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)