T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/119 Esas
KARAR NO :2025/223
DAVA:Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ:22/02/2024
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ... ... Ltd. Şti.’den ticari amaçla satın aldığı koltuk ve sehpa ürünlerinin tesliminden sonra bu ürünlerin ayıplı, eksik ya da ikinci el olduklarını fark ettiğini, ürünleri kontrol ettikten sonra koltuğun yaslanma bölümünün bulunmadığını, sehpanın parçalarının eksik geldiğini ve görsellerle de bu durumun tespit edildiğini, bu sebeple davalı firmaya iade talebiyle başvurduğunu ancak olumlu bir sonuç alamadığını, alım-satımın tacirler arasında gerçekleştiğini ve bu sebeple Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ayıplı mal ihbarının yasal sürede yapıldığını, ürünlerin vaat edilen özellikleri taşımadığını ve müvekkilin bu ürünlerden beklediği faydanın ortadan kalktığını, bu nedenle Türk Borçlar Kanunu’nun 227. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme ve bedel iadesi hakkını kullandığını, uyuşmazlığı dava öncesinde arabuluculuk yoluyla çözmeye çalıştığını ancak sonuç alınamadığını ve eldeki davayı açmak zorunda kaldığını, bu çerçevede fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ayıplı malın bedeli olan 31.000 TL’nin yasal ticari faiziyle birlikte iadesini, ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili arasında herhangi bir mobilya satış sözleşmesi bulunmadığını, dava dilekçesinde sunulan sözleşmeden de açıkça görüldüğü üzere satışın dava dışı ... ile yapıldığını, teslimatın da ...’nın adresine gerçekleştirildiğini, faturanın davacıya düzenlenmesinin sebebinin yalnızca vergi avantajı sağlama amacıyla, ...’nın bedeli şirket giderinden düşebilmesi için davacının talebi doğrultusunda gerçekleştiğini, fatura düzenlenmesinin satış ilişkisini belirlemeye tek başına yeterli olmadığını, bu bağlamda davacının dava açma hakkına da sahip bulunmadığını, ürünlerin teslim edildiği yerin konut adresi olduğunu ve bu nedenle tüketici işlemi niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının dolaylı da olsa tüketici sayıldığını ve bu nedenle görevli mahkemenin tüketici mahkemesi değil, tüketici hakem heyeti olduğunu, nitekim dava dışı ...’nın daha önce ... Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuruda bulunduğunu ve sonrasında bu başvurudan feragat ettiğini, dolayısıyla aynı uyuşmazlık hakkında açılan bu davanın kesin hüküm niteliği taşıyan hakem heyeti kararı karşısında dinlenemeyeceğini, ayrıca TTK m. 23/1 gereğince ayıp ihbarının yasal süresinde yapılmadığını, sunulan belgelerin usulüne uygun bir ayıp ihbarı olarak değerlendirilemeyeceğini, ürünlerde ayıp iddiasını kabul etmediklerini, dava dışı kişiye servis sağlandığını, eksik parçanın tamamlanmak istendiğini ancak karşı tarafın buna imtina ettiğini, bu nedenle bedel iadesinin ancak ürünlerin iadesiyle mümkün olacağını, bunun dışında kalan taleplerin hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; Taraflar arası gerçekleştiği bildirilen ticari ilişkiye istinaden davalı tarafça davacıya satışı gerçekleşen ürünlerin ayıplı olduğu iddiasıyla ayıplı malın bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Davalı şirket ile dava dışı ... arasında 15.10.2023 tarihli satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşmedeki teslim adresinin ... olarak yer aldığı, sözleşme tutarının 31.000,00 TL ve teslim tarihinin 45 gün olarak gözüktüğü, Dava dosyasında mevcut olan 13.12.2023 tarih ... nolu e irsaliyenin ... adına ve ...'nın TC Kimlik numarası ... adresine düzenlen 15.12.2023 tarih ... nolu 31.000 TL tutarlı e faturanın ise ... Ltd il ... adresine düzenlendiği, 14.12.2023 tarihli Ürün Teslim Formu'nun ... adına ... adresinde teslim edildiği,
Dava dilekçesinin ekinde sunulan 15.10.2023 tarihli, ... numaralı “Satış Sözleşmesi” başlıklı sözleşmede “müşteri” olarak dava dışı ...'nın, “satıcı” olarak da davalı şirketin yer aldığı; sözleşmeye göre trento ikili koltuk (19.000TL.) ile aris puflu orta sehpanın (12.000TL.) toplamda 31.000TL bedelle satın alındığı; adres olarak ... adresinin yer aldığı; dava dilekçesinin ekinde yer alan “Ürün Teslim Formu” incelendiğinde ürünlerin 14.12.2023 tarihinde davalı tarafından dava dışı ...'ya teslim edildiğinin beyan edildiği, “ürün teslimatı ile ilgili sorunlar” başlığının boş bırakıldığı, ancak el yazısı ile müşterinin ürünleri iade etmek istediğinin yazıldığı; 21.12.2023 tarihinde dava dışı ... tarafından davalıya hitaben, imzasız bir beyanın bulunduğu; bu beyanda özetle ürünlerin 14.12.2023 tarihinde teslim alındığı ve fakat ürünlerin eksik ve ikinci el olduğunun, koltuğun yaslanan kısmının sorunlu olduğunun beyan edildiği, ürünlerin ve ücretin iadesinin talep edildiği;
Mali müşavir, mobilya alanında uzman ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 08.01.2025 tarihli raporda özetle; Davacı şirket vekili tarafından inceleme tarihi olan 09.10.2024 tarihinde flash içinde 2023 yılına ait defterlerin olduğu beyanı ile teslim alındığı, rapor düzenlemek için flash kontrol edildiğinde sadece 2023/12.aya ait bilgilerin var olduğu, bilgiler açılmak istendiğinde ... olmaları nedeniyle bilgilerin açılmadığının görüldüğü, davacı vekilinin ...@... adresine 22.12.2023 tarihinde dosyadaki eksikliklerle ilgili e-posta gönderildiği halde herhangi bir dönüş olmadığı, davalı vekilinin ... adresine 22.12.2023 tarihinde defter ve dosyadaki eksikliklerle ilgili e-posta gönderildiği halde herhangi bir dönüş olmadığı, davalı şirket ile dava dışı ... arasında 15.10.2023 tarihli satış sözleşmesinin var olduğu, sözleşmedeki teslim adresinin ... olarak yer aldığı, sözleşme tutarının 31.000,00 TL ve termin tarihinin 45 gün olarak gözüktüğü, dava dosyasında mevcut olan 13.12.2023 tarih ... nolu e irsaliyenin ... adına ve ...'nın TC Kimlik numarası ... adresine düzenlendiği, 15.12.2023 tarih ... nolu 31.000 TL tutarlı e faturanın ise ... Ltd Şti'nin ... B-Blok Kat:11 No:16-10 Şişli/İstanbul adresine düzenlendiğinin ve davalı tarafından ilgili vergi dairesine BS (Satış) olarak faturanın bildiriminin yapılmadığının görüldüğü, 14.12.2023 tarihli Ürün Teslim Formu’nun ... adına ... adresinde teslim edildiği Dosyaya sunulu resimler üzerinden yapılan değerlendirmede, ikili koltuğun yaslanma yerinin eksik olduğu, koltuk ve sehpa üzerinde yapılan incelemede imalata veya kullanıma bağlı deformasyonun görülmediği, kullanılan koltukların minder ve kolçak yapısında kullanım kaynaklı farklılıkların oluşacağı, mevcut koltuklarda bu çeşit farklılıkların tespit edilmediği, dolayısıyla ayıbın bulunmadığı, davacı tarafından ayıplı malın bedelinin iadesinin talep edildiği, dava dilekçesinin ekinde sunulan 15.10.2023 tarihli, ... numaralı “Satış Sözleşmesi” başlıklı sözleşmede “müşteri” olarak dava dışı ...’nın, “satıcı” olarak da davalı şirketin yer aldığı; sözleşmeye göre trento ikili koltuk (19.000TL.) ile aris puflu orta sehpanın (12.000TL.) toplamda 31.000TL. bedelle satın alındığı; adres olarak ... adresinin yer aldığı; dava dilekçesinin ekinde yer alan “Ürün Teslim Formu” incelendiğinde ürünlerin 14.12.2023 tarihinde davalı tarafından dava dışı ...’ya teslim edildiğinin beyan edildiği, “ürün teslimatı ile ilgili sorunlar” başlığının boş bırakıldığı, ancak el yazısı ile müşterinin ürünleri iade etmek istediğinin yazıldığı; bu beyanın kime ait olduğunun belirlenemediği, dava dilekçesinin ekinde yer alan tek sayfalık belge incelendiğinde 21.12.2023 tarihinde dava dışı ... tarafından davalıya hitaben, imzasız bir beyanın bulunduğu; bu beyanda özetle ürünlerin 14.12.2023 tarihinde teslim alındığı ve fakat ürünlerin eksik ve ikinci el olduğunun, koltuğun yaslanan kısmının sorunlu olduğunun beyan edildiği, ürünlerin ve ücretin iadesinin talep edildiği; davalı satıcı tarafından düzenlenen 13.12.2023 tarihli e-irsaliyenin dava dışı ...’ya hitaben düzenlendiği, davalı satıcı tarafından davacı ile davalı arasında satış sözleşmesinin kurulmadığının beyan edildiği; dosya kapsamı incelendiğinde davacı ile davalı arasında TBK m. 207 hükmü gereğince taşınır satış sözleşmesinin kurulduğu ya da dava dışı ...’nın TBK m. 40/I hükmü gereğince davacının yetkili temsilcisi olduğu-dava dışı ... tarafından akdedilen sözleşmenin sonuçlarının davacı temsil olunanı bağladığı yönünde bir kanaate varılamadığı, hal böyle olmakla davacı ile davalı arasında TBK m. 1 ve 297 hükmü gereğince taşınır satış sözleşmesinin kurulması yönünden “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamasına” rastlanmadığından sözleşmenin davacı ile davalı arasında kurulmadığı; dolayısıyla (borcun nispiliği ilkesi gereğince) satış sözleşmesine dayalı olarak ayıp iddiasında bulunulamayacağı (zira teknik inceleme neticesinde de ayıbın bulunmadığı yönünde) görüş ve kanaatine varılmıştır
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; davacı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir mobilya satış sözleşmesi olmadığını, dava dilekçesinin ekinde de mevcut mobilya satış sözleşmesinden görüleceği üzere mobilya alışverişinin dava dışı ... ile yapıldığı, ...'nın alıcı olduğu, teslimatın ...'nın adresine yapıldığı teslim belgesi ve irsaliyeden açıkça görüldüğü, taraf defterlerinin mahkememizce yapılan ihtarata rağmen bilirkişi incelemesine esas olmak üzere sunulmadığı, mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunda yer alan teknik incelemede dosyaya sunulu resimler üzerinden yapılan değerlendirmede, ikili koltuğun yaslanma yerinin eksik olduğu, koltuk ve sehpa üzerinde yapılan incelemede imalata veya kullanıma bağlı deformasyonun görülmediği, kullanılan koltukların minder ve kolçak yapısında kullanım kaynaklı farklılıkların oluşacağı, mevcut koltuklarda bu çeşit farklılıkların tespit edilmediği, dolayısıyla ayıbın bulunmadığı tespit edildiği, sözleşmenin tarafının dava dışı ... olduğu, sözleşmenin davacı ile davalı arasında kurulmadığı; dolayısıyla; davacının satış sözleşmesine dayalı olarak ayıp iddiasında bulunulamayacağı ve mal bedelinin iadesini talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 615,40-TL red karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 529,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 85,99-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)