T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/45 Esas
KARAR NO:2024/747
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:18/01/2024
KARAR TARİHİ:23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının ... 10:Cad No:.. Beylikdüzü/İstanbul adresinde davacı şirket ile ... numaralı sayaç üzerinden, mevzuatlara uygun şekilde kesilen elektrik enerjisini kendi imkanlarıyla mevzuatlara aykırı mühür sökmek suretiyle kaçak elektrik enerjisi tüketmiş olup gerçekleştirilen kaçak elektrik enerjisi tüketiminin davacı şirket yetkililerince H/... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, yansıtılan kaçak elektrik kullanımının karşılığı davalı tarafından ödenmediğinden davacı şirket, alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası nezdinde davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının, borçlu bulunduğu miktarı
ödemediğini, icra takibine itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davanın; Kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçluların ... ..., ..., ... Limited Şirketi olduğu, takibin 31.139,03-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının kaçak elektrik bedeli olduğu, 13/02/2023 tarihli ödeme emrinin borçlular ... ... ve ...'e 24/02/2023 tarihinde, borçlu ... Mobilya Dış Tic.Ltd.Şti.'en 18/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların vekili aracılığı ile 06/03/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Elektrik Mühendisi ...09/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu somut olayda, davalıların, ... seri numaralı yasal sayaçtan geçirerek elektrik enerjisi kullanmaktayken borcunu ödemediğinden davacı şirket tarafından 11.01.2023 tarihinde elektrik enerjisi kesilmiş ve “Elektrik Kesme ve Mühürleme” evrakı tanzim edilmiştir. Hal böyleyken, davalılar mevzuata uygun olarak kesilen elektriği açarak kullanmayı sürdürmüştür. Davacı şirket görevlilerince, davalıların, mevzuata uygun olarak kesilen elektriği açarak elektrik kullandığı 16/01/2023 tarih ve H/... sayılı kaçak
elektrik tutanağıyla tespit edildiğinden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-42
: “Dağıtım şirketinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektriği açması, kaçak elektrik tüketimi
sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, Davacı Şirketin Takip Tarihi İtibariyle Davalılardan Alacağı: Davacıların asıl borcu 23.491,28 TL, Gecikme zammı 99,64 TL, Gecikme zammı KDV (%18) 17,96 TL, Davacıların toplam borcu 23.608,88TL, davacı ... a.ş.’nin, takip tarihi itibariyle .... icra müdürlüğü ... sayılı dosyasına ilişkin davalılar ... ..., ... ve ... Mobilya Dış Ticaret Limited Şirketi’den 23.608,88 TL alacağı bulunduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde;alacaklının ... Anonim Şirketi, borçluların ... ..., ..., ... Limited Şirketi olduğu, takibin 31.139,03-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının kaçak elektrik bedeli olduğu, 13/02/2023 tarihli ödeme emrinin borçlular ... ... ve ...'e 24/02/2023 tarihinde, borçlu ... Mobilya Dış Tic.Ltd.Şti.'en 18/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların vekili aracılığı ile 06/03/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 18/01/2024 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davacı ile davalı şirket arasında abonelik sözleşmesi akdedildiğine dair dosyaya sunulan herhangi bir belge bulunmadığından davalı şirkete ait bir aboneliğin bulunmadığı anlaşılmış, davalıların, .... Cadde Organize Sanayi Sitesi, No:7'deki ticarethanede ... seri numaralı yasal sayaçtan geçirerek elektrik kullanmaktayken borçlarını ödemediğinden davacı şirket tarafından 11.01.2023 tarihinde elektrik kesilerek “Elektrik Kesme ve Mühürleme” evrakı tanzim edildiği, davalıların mevzuata uygun olarak kesilen elektriği açarak kullanmayı sürdürdüğü ve davacı şirket görevlilerince, davalıların, mevzuata uygun olarak kesik olan elektriği kullanıma açarak elektrik kullandığının 16/01/2023 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesine göre Dağıtım Elektrik Şirketinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektriği, açması, kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu olayın kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu anlaşılmıştır. Yine bilirkişi raporunda davacının düzenlediği 16/01/2023 tarihli kaçak elektrik tutanağına dayanarak takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacağının 23.491,28 TL asıl alacak, 99,64 TL gecikme zammı ve (%18) 17,96 TL Gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 23.608,88TL olduğu hesaplanmış ve davacının bu tutarlar kadar alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde dava konusu kaçak tutanağına ait faturada birim fiyatın 2 katı olması gerektiği belirtilerek hesaplamaya itiraz etmişse de Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 46. Maddesine göre “Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak hesaplanır." şeklinde düzenlendiğinden ve bilirkişi raporunda da hesaplamanın bu düzenlemeye uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davacı vekilinin rapora itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalılar vekili rapora itirazında davalılar ... ... ve ...'in sorumluluklarının bulunmadığı itirazında bulunmuş ve davalı gerçek kişinin sorumluluğu konusunda bilirkişi raporunda sorumlu olup olmadığı yönünde açık bir şekilde değerlendirme yapılmamışsa da;
Emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD 15/12/2021 tarih 2021/654 esas 2021/3373 karar sayılı ilamında; "...Kaçak tutanaklar dava dışı şirket hakkında düzenlenmiş,dava dışı şirket ortağı davacılar ile dava dışı şirket hakkında icra takibi yapılmıştır... Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin, Esas No: 2013/5476 ,Karar No: 2013/8924 kararında da açıklandığı üzere , 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda, icra takibinde dava dışı şirket ile dava dışı şirketin ortağı ve yönetici olan davacılar borçlu gösterilmiştir. Borca, davacılar tarafından itiraz edilmediğinden ,menfi tespit ve istirdata ilişkin bu dava açılmıştır.Bilirkişi incelemesi yapılarak takip ve dava konusu alacağın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Belirtilen yasal düzenleme sebebiyle ,davacılara takipte ve davada husumet düştüğü açık olmakla..." denilerek, kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir.
Yine emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD 15/09/2021 tarih 2021/1696 esas 2021/2283karar sayılı ilamında; "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kaçak elektrik kullandığı belirlenen dava dışı şirkette kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yöneticinin de şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu borcun belirlenmesi gerekir..." denilerek yine kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir.
Alıntılanan emsal BAM karar ilamlarında da değinildiği gibi somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, kaçak elektik kullanımını gerçekleştirenin davalılardan ... Ltd. Şti olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının da şirket hakkında tutulduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan TTSG 22/01/2020 tarihli 9999 sayılı ilanın 440. Sayfasında ...'in davalı şirketin münferiden temsile yetkili olduğu ve yine dava dilekçesi ekinde sunulan TTSG 29/01/2020 tarihli 10004 sayılı ilanın 726. Ve 727. Sayfasında pay devri neticesinde ... ... şirket ortağı olduğu anlaşılmış olup, dosya içerisindeki bu bilgi ve belgeden davalının kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren davalı şirketin yetkilisi olarak TBK'nın 41. Maddesi, 51. Maddesi ve TMK'nın 50/3. Maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından ve davacının bilirkişi raporunda belirlenen tutarlar yönünden davalıların müştereken sorumlu olduğu anlaşıldığından davalıların takibe itirazlarının 23.491,28 TL asıl alacak, 99,64 TL gecikme zammı ve (%18) 17,96 TL Gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 23.608,88-TL üzerinden iptaline ve fazlaya dair 7.530,15-TL tutarındaki talebin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmişse de emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD 10/10/2024 tarih 2024/1313 esas ve 2024/2649 karar sayılı ilamında da değinildiği üzere kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde olduğundan, alacağın likit olarak kabul edilemez. Bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalıların itirazının (23.491,28 TL asıl alacak, 99,64 TL gecikme zammı ve (%18) 17,96 TL Gecikme zammı KDV'si olmak üzere) toplam 23.608,88-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 23.491,28-TL asıl alacağa yıllık %30 ve değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına,
Fazlaya dair talebin reddine,
2-Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.612,72-TL harçtan peşin alınan 531,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.080,94-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 2.426,16-TL tutarındaki kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, bakiye 773,84-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 1.301,75-TL tebligat/ posta gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.301,75-TL'nin haklılık durumuna göre 4.777,84-TL tutarındaki kısmı ile 427,60 -TL başvurma harcı, 531,78-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.020,18-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 23.608,88-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının/vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024