T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/458 Esas
KARAR NO :2024/764
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:07/08/2024
KARAR TARİHİ:01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı, ...., Ltd. isimli firmayla 80 gsm A4 kağıdı tedariği konusunda görüşerek anlaşıldığını ve sipariş verildiğini, davacı tarafından 23/04/2023 tarihinde USD 16800.00 mal bedeli ve 31/05/2023 tarihinde USD 3250.00 de taşımaclık bedeli ödemesi ilgili firmaya yapıldığını, davacı tarafından söz konusu yük İstanbul’a gelmesine rağmen gümrükten çekilemediğini, çünkü ...., Ltd. şirket tarafından Konşimentonun aslı kendisine iletilemediğini, bu süre zarfında ilgili firma ile yazışmaları sürdüren davacıya çeşitli bahanaler sunulmuş, malın yükleyip yola çıktığı bildirilmiş daha sonra ise malın geri çağrıldığının bildirildiğini, bu süre zarfında Konşimentonun aslı davacıya iletilmediğini, bu sure zarfında söz konusu mal Türkiye’ye gelmiş, söz konusu yükün istanbul’a olan taşımacılığını davalı şirketin üstlendiğini, yükün İstanbul’a varış tarihi 24.06.2023 olduğu, davalı şirket tarafından 21.06.2023 tarihinde davacı ile mail yoluyla iletişime geçilerek malı gümrükten çekmesi istendiğini, mal istanbul’a gelmiş ve gümrükte beklemeye başlamış olmasına rağmen davalı şirket tarafından söz konusu mal konşimentonun aslı elinde olmadığı için davacıya teslim edilmediğini, davacı, davalı şirket ile iletişime geçerek ...., Ltd. şirketin yapmış olduğu dolandırıcılığı davalıya bildirildiğini, davalı şirkette konuyu ...’nun Çin ofisine durumu bildirmiş ve ... davacı ile iletişime geçildiğini, davacı da elindeki yazışmalar ve ödeme dekontlarıyla ...., Ltd şirketinden şikayetçi olduğunu, bunun üzerine ... , ...., Ltd ile de iletişime geçmiş ve söz konusu şirket ise işi dolandırıcılık değilde ticare anlaşmazlık göstermek amacıyla yükten feragat ettiğini belirterek yükü limana terk ettiğini, bu noktadan sonra davalı şirketin kusurlu ve davacıyı zarara sokan davranışlarının başladığını, davacı tarafından gümrükte bekleyen malın kendisine teslimi için davalı şirket ile iletişime geçilmiş olmasına rağmen davalı tarafından konşimentonun aslı olmadığı için malın tesliminden kaçınıldığını, davacı tarafından konşimentonun aslının nerede olduğu defalarca davalı şirkete sorulmasına rağmen davalı tarafından buna cevap verilmemiş ancak aylar sonra konşimentonun aslının ... de olduğunu Kabul ettiklerini, ancak bu seferde malın gümrükte bekleme bedeli olarak neredeyse mal bedeli kadar bir tutarı davacıdan istediklerini, 27.09.2023 tarihinde davacıya yollanan ve davalı şirketin talep etmiş olduğu, lokal masrafı USD 372.00, konteyner depozito USD 1200.00, demurajı masrafı USD 8455.00 (27.09.2023 tarihine kadar) + sonrası USD 100./günlük olarak artmaya devam eder.
Liman ardiye masrafı ve Gümrüksel ceza (3% CIF bedeli) tarafınıza aittir, hali hazırda mal davacıya teslim edilmediğini, malın akıbeti konusunda davacının bir bilgisinin olmadığını, davalı şirket konşimentonun aslı kendisinde olmasına rağmen malı teslim etmeyerek ve daha sonra mal bedeli kadar masraf talep ederek davacıyı zarara soktuklarını, malın teslim edilmemesi sebebiyle davacı müşterisene mal teslimi sağlayamadığı için ticari itibarı zedelendiği gibi malı satamadığı için de zararı olduğunu, davalının kusurlu davranışları ile oluşan bu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, davacının mağrum kalınan kar sebebiyle oluşan zararı 25.600-USD olup bu tutardan konşimentonun aslı kendisinde olmasına rağmen malı teslim etmeyen ve daha sonra geç teslim için mal bedeli kadar masraf talep eden davalının sorumlu olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle davacının uğramış olduğu 25,600-USD zararın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-USD ye karşılık gelen tutarın karar tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket'in kusurlu ve davacıyı zarara sokan davranışlarla davacıya ait malın tesliminden kaçındığını, malın teslim edilememesi sebebiyle mal bedeli kadar masraf talep edildiğini, dava konusu konişmentonun aslının müvekkil Şirket'te olmasına rağmen teslimden kaçınıldığı, malın teslim edilmemesi sebebiyle davacının müşterisine mal teslimi yapamadığı ve bu sebeple ticari itibarının zedelendiğini ve davacının malı satamaması sebebiyle uğranılan zarardan müvekkili şirket'in sorumlu olduğu şeklinde haksız iddialarda bulunulduğunu, anılı iddialar müvekkili şirket'in dava konusu taşıma işinde taraf sıfatının bulunmaması, taşıma işi kapsamında herhangi bir acentelik hizmeti sağlamamış olması ve sonuç olarak davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zarar kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle haksız ve gerçeklikten yoksun iddialardır. Bu kapsamda, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı iddialarına karşı yasal süresi içerisinde eldeki dilekçe ile beyan ve itirazlarımızı sunmamız zorunluluğunun hasıl olduğunu, dava konusu uyuşmazlık davacı ve dava dışı ...., Ltd. arasında mevcut denizde taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği üzere dava dışı firmadan satın aldığı kağıt emtiasının Çin'den İstanbul'a taşınması konusunda anlaşılmış ve bu sebeple de denizde taşıma sözleşmesinin akdedildiğini, bu kapsamda da hakimler ve savcılar genel kurulu'nun 06.10.2021 tarihli ve 730 Sayılı Yargı Çevresine İlişkin Kararı kapsamında davacının iddia ettiği talepler ve ilgili taleplere ilişkin itirazlarımızın niteliği itibariyle Türk Ticaret Kanunu'nun 5.kitabı olan Deniz Ticareti Hukuku kitabının konusu olup işbu uyuşmazlığa konu dosyaya bakmakla görevli mahkeme deniz ihtisas mahkemesi olduğunu, bu alanda uzmanlığı bulunmayan mahkemenin dosyaya bakmadı durumu da Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın öncelikle sayın mahkemenizin yetkisiz olmasından ötürü davanın usulden reddine, huzurdaki dava bakımından öncelikle müvekkil şirket'in pasif husumet ehliyeti bulunmamasından ötürü ve diğer tüm usuli itirazlarımız sebebiyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise; huzurdaki davaya konu taşıma ilişkisinde müvekkili şirket'in herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından müvekkili şirket nezdinde davanın esastan reddine, yargılama giderinin, vekalet ücretlerinin ve masrafların karşı tarafa tahmilin bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; gemi ve yük alacağından kaynaklı tazminat davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; Bilirkişi, tanık, keşif, yemin, isticvap, davacı ile davalı arasında ki yazışmalar, davacı ile ... arasındaki yazışmalar, davacı ile ...., Ltd. arasında ki yazışmalar, davalının ticari defterleri ve her türlü ticari kayıtları, arabulucuk tutanağı ve her türlü yasal delile dayanmıştır.
Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmekte olup taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözme görevi Denizcilik İhtisas Mahkemesine aittir. (Yargıtay 11.HD'sinin 25/04/2017 tarih 2015/15175 esas 2017/2422 karar sayılı, 24/01/2017 tarih 2017/104 esas 2017/458 karar, 2016/ 3411 esas - 2016/5004 karar sayılı ilamları)
TTK 5/2. bendi uyarınca, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa HSK tarafından asliye ticaret mahkemelerinden biri veya bir kaçı deniz ticaretine ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Bu kapsamda, İstanbul ili sınırlarında görev yapmak üzere deniz ticaretinden doğan uyuşmazlıklara bakmak üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilmiştir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda ihtisas mahkemesei olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi belirlendiğinden, aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli .... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna,
2-)H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesini talep ettikleri takdirde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunda karar verileceğinin ihtarına,
3-)Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza