T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/498 Esas
KARAR NO :2025/102
DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ:28/08/2024
KARAR TARİHİ:07/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu şirket 29.04.2013 tarihinde kurulmuş ve 06.05.2013 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirketin kurucuları (müvekkilimin babası) ... ve (müvekkilimin amcasının eşi) ...olduğunu, şirket .... Noterliğinin 06.04.2018 tarih ... sayı ile onaylı genel kurul yaptığını, bu genel kurul 11.04.2018 tarihinde tescil edilmiş ve 17.04.2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirketin kurucusu ...'nun, yaşadığı cezai soruşturmalar, oldukça uzun süren tutukluluk halleri vesaire nedenlerle %1'lik hissesini, müvekkili olan oğluna devrettiğini ve müdür olarak da oğlunu atadığını, bu duruma karşı çıkmasına rağmen, babasının baskı, yönlendirme ve duygu sömürüleri neticesinde, sadece %1'le sınırlık olmak kaydıyla, ki pay karşılığı 25 TL'dir, kabul etmek zorunda kaldığını, bu genel kurul ile şirketin %1 hissesi (25 TL tutarında), kurucu ...'ndan, müvekkili olan oğlu ...'na devredildiğini, müvekkilinin ne hukuken ne de fiilen şirketle hiçbir zaman hiçbir bağı olmadığını, babasının baskı ve yönlendirmesi ile imza atmak durumunda kaldığını, şirkete ait hiçbir belge, evrak, defter vs müvekkilime hiçbir aşamada verilmediğini, müvekkilinin şirket adresi olarak gösterilen adrese gitmiş ancak adreste başka yaşayan insanlar olduğunu gördüğünü, şirket adresinde bulunmadığını, ancak, 30.07.2024 tarihinde, Gelir İdaresi Başkanlığı, ...Vergi Dairesi Başkanlığı, ... Uygulama Denetim Müdürlüğü tarafından, Sayı: E-... ve Konu: Defter Belge İsteme başlıklı yazı müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin şirketin diğer ortaklarına bir çok kere ulaşmayı denediğini, bahse konu defterle ilgili hiçbir kayıta erişemediğini, bu nedenle .... Noterliğinin 27.08.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini göndermiş ve taraflara uets yolu ile tebliğ edildiğini, herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkilinin hiçbir bağlantısı olmayan şirketten ötürü ceza tehdidi altında olduğunu, ayrıca, müvekkilinin babasına, .... Sulh Hukuk Mah. .... sayılı kararı mahkemece re'sen vasi olarak atandığını, ancak müvekkilinin hiçbir zaman babasına ulaşamadığını, .... Sulh Hukuk Mah. .... EK KARARI ile 12.07.2023 tarihinde vesayet kararı kaldırıldığını, müvekkilinin 1995 doğumlu olup, 2018 yılında ... Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümünden mezun olduğunu, daha sonra Finans Yüksek Mühendisliğinde yüksek lisans yaptığını, ekte sgk hizmet dökümünde de görüleceği üzere çeşitli firmalarda çalıştığını, müvekkilinin iyi eğitim almış ve geleceği son derece parlak olduğunu, ancak babasından kaynaklı olarak, hiçbir dahli olmayan işlemlere konu olmak zorunda kaldığını, ayrıca müvekkilinin şirketin diğer ortakları ile de irtibatı bulunmadığını, ...Bursa da yaşamakta olup vefat eden amcanın eşi olup aralarında bir yakınlık bulunmadığını, ... ise çektiği ihtarlar ile şirket hissedarlığından çıktığı bildirmiş fakat Ticaret sicilde hala ortak görülmekte olduğunu, ortakların biraraya gelip şirketi tasfiye ya da yönetme iradeleri oluşamadığını, davaya konu defterler hiçbir zaman müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacının saklamakla yükümlü 2019 yılından itibaren yevmiye defteri, defter-i kebir, şirkete ait tüm faturalar ve konutlara ait sözleşme örneklerine ilişkin zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaı uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği davanın hasımsız olarak açılacağı" düzenlenmiştir. Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen zayii sebebinin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir. Somut olayda pay defterinin kaybolması için kanunda sayılan ve buna benzer hiçbir sebebe dayanılmamış olduğu, pay defterinin ne suretle gerçekleştiğinin belli olmadığı, kayıp olgusunun varlığı zayi belgesi verilmesi için yeterli olamayacağı, her tacirin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında tüm ticari defter, belge ve kayıtlarını özenle saklaması gerekmektedir.
Davacı asil 2019 yılından itibaren yevmiye defteri, defter-i kebir, şirkete ait tüm faturalar ve konutlara ait sözleşme örneklerinin kaybolduğundan bahisle zayii belgesi talep etmiştir. Kanun da tarif edildiği şekilde bir afet sebebiyle veya hırsızlık gibi tacirin iradesi dışında bir zayii halinin mevcut olduğu iddia ve ispat edilmediğinden ve davacının talebe konu şirket hissedarı ise de davacı eldeki davayı şirket adına değil kendi adına açmış olup bu hali ile eldeki davada aktif husumeti bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş( Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 02/05/2017 tarih 2015/15331 esas 2017/2581 karar sayılı ilamı ) ve aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE
2-Alınması gerekli harç 615,40-TL olup başlangıçta alının 427,60-TL mahsubu ile 187,80-TL davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 07/02/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza