T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/562 Esas
KARAR NO :2025/221
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/09/2024
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ... A.Ş. ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında oluşan cari hesap alacaklarının ödenmemesi üzerine .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattığını, davalının borca ve ferilerine 08.07.2024 tarihinde itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, takip işlemlerine devam edebilmek amacıyla dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurduklarını, ancak yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını ve 14.08.2024 tarihli son tutanak ile sürecin sonuçsuz kaldığını, söz konusu alacağın hukuka uygun ve geçerli olduğunu, faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen noter, iadeli taahhütlü mektup ya da telgraf yoluyla hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince faturaların kabul edilmiş sayıldığını, davalı tarafın yalnızca takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, toplamda 17 adet faturaya konu olan alacağın tutarının 486.193,19 TL olduğunu, bu alacağa ilişkin olarak hem takibin kaldığı yerden devam etmesi gerektiğini hem de kötü niyetli itiraz nedeniyle İcra İnkâr Tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması nedeniyle borcun avans faiziyle birlikte tahsil edilebileceğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca bu faizin vade tarihinden itibaren işlemesi gerektiğini, bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile icra takibinin faizi ve ferileriyle birlikte devamına ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti. tarafından müvekkili aleyhine açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenle reddi gerektiğini, öncelikle müvekkilinin yerleşim yerinin ... olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olması gerektiğini ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafından ileri sürülen alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirkete herhangi bir mal tesliminin söz konusu olmadığını ve bu nedenle herhangi bir borç doğmadığını, söz konusu alacağa ilişkin faturalara dair teslimin yapılmadığını, bu hususun ticari defterler ve banka kayıtları incelendiğinde açıkça anlaşılacağını, dolayısıyla müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın icra takibinde yasal faiz talep etmesine rağmen dava dilekçesinde avans faizi talep ettiğini ve bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin icra takibine yaptığı itirazın haklı olduğunu, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli takip başlatmış olması nedeniyle davanın reddi ile birlikte %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini ve tüm bu gerekçelerle davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli olduğu gözetilerek %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davanın; Taraflar arasında kurulan ticari ilişkiye istinaden davalı tarafça davacının cari hesap alacaklarının ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhine .... İcra Dairesi ... E. Numaralı dosyası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası olduğu ,
Davacı vekili 14.03.2025 tarihinde Uyap üzerinden gönderdiği dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin feragat beyanı üzerine mahkememiz tarafından dosya incelenmiş olup dosyada mevcut vekaletnamenin kontrolünden davacı vekilinin davadan feragat etmeye yetkili olduğu anlaşılmıştır.
HMK MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Hükümleri uyarınca feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek yerinde görülmüştür.
Bu itibarla;
HÜKÜM:
1-)Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-)Harç Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 5.709,42-TL'den mahsubu ile bakiye 5.094,02-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
5-)Davalı vekilinin beyan dilekçesi doğrultusunda vekalet ücreti takdirine yer olmadığı,
Dair davacı vekilinin yüzünde, davalı/vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)