T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/63 Esas
KARAR NO:2024/454
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:26/01/2024
KARAR TARİHİ:02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araç kiralama işi ile iştigal etmekte olup ... plakalı ... model aracın sahibi olduğunu, 19.08.2016 tarihinde, saat 08.15 sıralarında, davalı yana ait aracın sürücüsü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı vasıta ile ... ili, ... ilçesi, ... mevkiinde seyir halinde iken sürücü ... yönetimindeki müvekkil şirkete ait ... plakalı vasıtaya çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili şirketin aracında maddi hasar meydana geldiğini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nden (TRAMER) alınan ... kaza ihbar numaralı kusur durumu sonuç belgesinde maddi hasarlı işbu trafik kazasının meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ün %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı hakkında takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, iş bu icra takibine 29/11/2017 tarihinde sunmuş oldukları dilekçe ile borca, faize, fer'ilerine ve yetkiye itiraz edildiğini, İlgili icra müdürlüğünün yetkisiz olduğu yönünde itiraza uğramış olan bir icra takibi, bu itiraz yöntemince karara bağlanmadıkça, hukuken geçerli bir takip niteliği kazanamadığını, itirazın iptali davasına bakma yetkisi takibin yapıldığı yer mahkemesine ait olduğundan, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesinin zorunlu olduğunu, bu sebeple Mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesini, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı takdirde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, 2918 sayılı KTK 'nun 109.maddesi “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne amir olduğu, davaya konu edilen eylemlerin meydana geldiği ve öğrenildiği tarih ile dava açma tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolduğu dikkate alındığında davacının tazminat talebinin zamanaşımına uğradığının açık olduğunu, Davacı tarafça dava dilekçesinde talep edilen kazanç kaybı bedeli için sigorta şirketine başvuru yapılıp yapılmadığı dava dilekçesinden hiçbir şekilde anlaşılamadığını, kaldı ki davacı tarafça bu hususta dosyaya sunulmuş somut herhangi bir bilgi, belge de bulunmadığını, müvekkil şirket adına kayıtlı bahse konu araç için ... Şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (trafik sigortası) tanzim edildiği dikkate alınacağı üzere Mahkemece öncelikle ... A.Ş.'ye bu hususta kendilerine yapılmış herhangi bir başvuru olup olmadığının sorulmasını talep ettiklerini, davacı tarafça ilgili mevzuat gereğince usulüne uygun şekilde yapılmış başvuru bulunmaması halinde usuli şartı yerine getirmeyen davacının davasının bu yönüyle de reddi gerektiğini, öncelikle usule ilişkin itirazlarımız doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin uzun dönem araç kiralama işi ile iştigal etmekte olup ticari faaliyetlerinin yoğunlukla bu kapsamda olduğunu, müvekkili şirket tarafından ... plakalı araç ... .... ve Tic. A.Ş. 'ye kiralandığını, müvekkil şirkete ait aracın ... plakası geçici plaka olup aracın asıl plakasının ... olduğunu, bu durumun dilekçe ekinde sundukları ruhsat fotokopisinde de yazılı ... şase numarası sorgulandığında da ortaya çıkacağını, müvekkil şirket mülkiyet hakkına sahip olduğu ... plakalı aracı dava dışı kiracı ... .... ve Tic. A.Ş.'ye kiraladığı ve aracı teslim ettiğini, bu tarihten sonra dava dışı kiracı şirket aracın doğrudan zilyedi konumuna geldiğini, bu tarihten sonra adı geçen dava dışı kiracı şirket aracın doğrudan zilyedi konumuna geldiğini, öyle ki kira müddetince sözleşme karşılığı olan kira bedelleri için dilekçe ekinde sunulu muavin defterinden de görüleceği üzere faturalar düzenlenmiş olup kiracı tarafından kira borcuna karşılık ödemeler yapıldığını, müvekkili şirkete ait ... (...) plakalı araç kira ilişkisi devam etmekteyken 19.08.2016 tarihinde dava dışı ...'ün hakimiyetinde iken kazaya karıştığını, dava dışı ...'ün müvekkili şirket ile hiçbir alakası bulunmadığını, dava dışı ...'ün dava dışı kiralayan ... .... ve Tic. A.Ş.'nin bordrolu çalışanı olma ihtimalinin yüksek olduğunu, Yerleşik içtihatlar gereğince bahse konu araç üzerindeki fiili hakimiyetin devredildiğinin açık olduğunu, emsal yargı kararlarıyla da sabit olduğu üzere işleten sıfatı kiracıda olduğundan aracın işletilmesinden doğan zararlardan "kiracı"nın sorumlu olduğu ve araç maliki olan müvekkil şirketin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, eldeki davada müvekkile husumet yöneltilmesi de açıkça hukuka aykırı olduğunu, iş bu nedenle asıl sorumluluğu bulunan aracın kiracısı konumundaki ... .... ve Tic. A.Ş ile araç sürücüsü ...'e davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek, Öncelikle usule ilişkin itirazlarının gözetilerek eldeki davanın usulden reddine, Müvekkil şirketin uzun dönem araç kiralama sözleşmesinde kiralayan sıfatına sahip olduğu dikkate alınarak davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise ... .... ve Tic. A.Ş., ... , ... A.Ş.ve ... A.Ş.'ye ihbarına, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davacıya ait ... plakalı araç ile davalı Şirkete ait ve dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı 19/08/2016 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde davacıya ait araçta meydana gelen iş durması-kazanç kaybı zararlarının davalıdan tahsili için .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK'nın 16. Maddesine göre haksız fiilin meydana geldiği, zararın gerçekleştiği ve zarar görenin yerleşim yeri Mahkemesinin yetkili olduğu düzenlenmiş olup, haksız fiilin yani dava ve takibe konu alacağa dayanak olan trafik kazasının gerçekleştiği yerin Zeytinburnu/ İstanbul olduğu, zarar gören davacının adresinin Bahçelievler/ İstanbul olduğu, 6100 sayılı HMK'nın genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yerinin ise Bornova ... olduğu görülmüştür.
İİK’nun 50/1 maddesi yollamasıyla icra müdürlüğünün yetkisi bakımından HMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir.
Dava ve takibe konu uyuşmazlık kapsamında yetkili olduğu belirlenen yerler ve ilgililerin adresleri dikkate alındığında hiçbirinin Mahkememiz yetki alanında olmadığı anlaşılmış, eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu dikkate alındığında takip dosyasının incelenmesinde, davalı borçlunun takibe itirazında da yetki itirazında bulunduğu ve icra dairesince 12/12/2017 tarihli karar tensip tutanağında alacaklı vekilinin kabulü halinde dosyanın yetkili olduğu gösterilen ... İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği ancak alacaklı vekilinin talebi bulunmadığı gibi dosyanın gönderildiğine dair herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. Maddesi ve 16. Maddesine göre belirlenen adreslerin Mahkememizin yetki alanı dışında olduğu ve 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesi uyarınca yetkili icra müdürlüğünün davalı borçlunun yerleşim yeri olan ... İcra Müdürlükleri olduğu ve netice olarak davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı haklı olduğu, itirazın iptali davaları bakımından dava şartı olan yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah olunan nedenlerle;
1-İcra dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava şartı gerçekleşmediğinden, HMK 115/2.maddesi uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.057,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı/ vekili ve davalı/ vekilinin yokluklarında, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.