T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/685 Esas
KARAR NO : 2025/195
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/11/2024
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen ve davacı şirketin işveren, davalı tarafın ise yüklenici olduğu eser sözleşmesi niteliğindeki 15.11.2016 tarihli ''İnşaat Yapım Sözleşmesi'' ve akabinde tarafların 05.09.2020 tarihinde ''15.11.2016 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin Eki'' başlıklı sözleşme ile ana sözleşmenin bazı maddelerinde yapılan revize sonucu aralarındaki sözleşmeyi kat karşılığı inşaat sözleşmesine dönüştürdüklerini, İşbu 15.11.2016 tarihli ana sözleşmesinin aynı kalan MADDE 14 ''GİDERLER'' başlıklı maddesi ile; ''İşveren ile Yüklenici arasında inşaat yapımı esnasında doğacak tüm bilcümle damga vergisi, noter masrafları, tapuda oluşabilecek bilimum masraflar, vergi ve harçların tamamı yüklenici tarafından karşılanacaktır.'' şeklinde, damga vergisinin yüklenici tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı/yüklenici şirket sözleşmede kararlaştırıldığı gibi sözleşme ile ilgili damga vergisini ödemediğini, müvekkil şirketin damga vergisi nedeniyle icra tehdidi altında kalmasına sebebiyet verdiğini, işbu Damga Vergisi borcu nedeniyle davacı şirkete, ...Vergi Dairesi Başkanlığı... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, 06.06.2023 tarihli Vergi/Ceza İhbarnamesi gönderildiğini ve damga vergisi borcunun ödenmesi için 30 günlük süre tanındığını, bunun üzerine davalı şirkete Kadıköy ... Noterliği'nin, ...Haziran 2023 tarihli, ...yevmiye numaralı ihtarnemesi ile müvekkilinin icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, sözleşmeden kaynaklı borcunu ödemesini ve ayrıca yapılandırma imkanından faydalanmasına ilişkin vergi dairesinin 10.03.2023 tarihli yazısı da ek yapılarak bildirildiğini, Davalı/yüklenicinin hiç bir şekilde ödemeye yanaşmaması sebebiyle davacı şirket icra tehdidinden kurtulmak için kredi kullanıp borcu ödemek zorunda kaldığını, davacı damga vergisinin ödenmesi için yapılandırmaya başvurduğunu ve borcu taksitlendirerek ödediğini, Davalının ödemesi gereken damga vergisi için yapılan her taksit ödemesine ilişkin ödeme yapıldıktan sonra faturalar düzenlendiğini, yapılandırma kapsamında davacı tarafça ödendikten sonra davalı tarafa fatura edilen ve icra takibine konu edilen damga vergisi borcunun ödenmesine ilişkin son taksit tutarına ilişkin ödeme ve fatura ; 28.06.2024 tarihli, 226.515,81 TL tutarlı faturadan doğan asıl alacak ve ödeme tarihinden itibaren takip tarihine kadar işleyen ticari faiz olmak üzere toplamda 244.090,94-TL tutarlı alacak için işbu davaya konu takibin başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde itiraz ettiğini belirterek, öncelikle davalı şirkete ait malvarlıklarına ihtiyati tedbir uygulanmasına, istanbul ... icra Dairesinin... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin ferileri ile birlikte devamına, iik md. 67/ıı uyarınca likit ve talep edilebilir nitelikteki sözleşmeye dayalı alacağa yapılmış haksız itiraz sebebiyle, davalının %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle takip ve davanın yetkisiz mercilerde başlatıldığını, yetkili mercilerin müvekkillerinin yerleşim yeri olan Bakırköy İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafın takipte dayanmamış olduğu belgeye dayalı olarak itirazın iptali talep etmesinin mümkün olmadığını, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın alacağına dayanak yaptığı sözleşmenin feshi talep edilmiş olmakla sözleşme hükmüne dayalı olarak müvekkilinden alacak talebinde bulunulmasının kötü niyetli olup hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın takipte istemiş olduğu faiz tutarı ve faiz oranı hatalı olduğunu, davacı yan herhangi bir alacağı olmamasına rağmen müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını, davacı yanın kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek, öncelikle yetki itirazımızın kabulüyle yetkisizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın reddine ve davasında ve takipte kötü niyetli olan davacının asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen 15/11/2016 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi'nin revize edilerek 05/09/2020 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine dönüştürdüklerini belirterek bu sözleşme kapsamında ana sözleşme ile aynı kalan sözleşme hükmüne göre davalının sorumlu olduğu iddia edilen damga vergisinin davacı tarafça ödenmesi nedeniyle bu hususta davalı adına düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı/ dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Dava; taraflar arasında akdedilen 15/11/2016 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi'nin revize edilerek 05/09/2020 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine dönüştürdüklerini belirterek bu sözleşme kapsamında ana sözleşme ile aynı kalan sözleşme hükmüne göre davalının sorumlu olduğu iddia edilen damga vergisinin davacı tarafça ödenmesi nedeniyle bu hususta davalı adına düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin İstanbul ... İcra Dairesinin ...esas sayılı/ dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup, davalı taraf cevap dilekçesinde icra dairesinin ve Mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, davacının revize edilerek düzenlendiğini belirterek ikrar ettiği sözleşmenin 05/09/2020 tarihli sözleşme olduğunu ve Bakırköy İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiştir. Dava dilekçesi ve cevap dilekçeleri içeriğinden anlaşıldığı üzere taraflar arasında 15/11/2016 tarihli sözleşme akdedildiği ve bu sözleşmenin revize edilerek 05/09/2020 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine dönüştürüldüğü hususları taraflar arasında çekişmesiz olup, davacı tarafça eski tarihli sözleşme ile aynı kalan düzenleme gereği damga vergisinden davalının sorumlu olduğunu belirterek ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği damga vergisi nedeniyle davalı adına düzenlediği faturadan kaynaklanan alacağına ilişkin takip yapmıştır. Dava dilekçesi ekleri incelendiğinde, 15/11/2016 tarihli ve 05/09/2020 tarihli sözleşmelerin suretlerinin sunulduğu görülmüş ve sözleşme hükümleri incelendiğinde, 15/11/2016 tarihli sözleşmede İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili kılındığı, 05/09/2020 tarihli sözleşmede ise Bakırköy İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmüş, 15/11/2016 tarihli sözleşmenin revize edildiği davacı tarafça açıkça belirtildiğinden ve davalı tarafça da cevap dilekçesinde bu hususa değinilerek taraflar arasında sözleşmenin revize edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığından, sözleşmenin revize edilmesi üzerine 05/09/2020 tarihli sözleşme ile değişen hükümlerden biri de uyuşmazlıkların çözümünde yetkili icra daireleri ve Mahkemelere dair yetki sözleşmesi hükmü olup, taraflar arasında sonraki tarihli sözleşmede (revize edilen) yetki sözleşmesi düzenlemesinde iradelerinin değiştiği ve Bakırköy İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili kılındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça cevap dilekçesinde hem icra dairesinin hem de Mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olup, öncelikle takip dosyası içeriğinde icra dairesinin yetkisine itiraz olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir ve takip dosyası incelendiğinde, davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmediği görüldüğünden icra dairesinin yetkisi hususunda dava şartları yönünden eksikliğin bulunmadığı ve salt Mahkememizin yetkisinin değerlendirilmesine geçilebileceği anlaşılmakla, taraflar arasında düzenlenen 05/09/2020 tarihli sözleşmenin 6. Maddesinde uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi yapıldığından ve tarafların tacir olması nedeniyle yetki sözleşmesinin geçerli olduğu ve davalı vekilinin cevap dilekçesinde usule uygun şekilde yetki itirazında bulunduğu görülmekle, davalının vekilinin yetki itirazında haklı olduğu, Mahkememizin yetkili olmadığı ve yetkili Mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından Mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-HMK'nun 116/1-a maddesi uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesini talep ettikler takdirde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunda karar verileceğinin ihtarına,
4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine ,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025
Katip .
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."¸
"Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"