T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/675 Esas
KARAR NO:2025/383
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/03/2022
KARAR TARİHİ:04/06/2025
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ...esas ... karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş ve yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yangın söndürme malzemesi ve kurma alış verişinden kaynaklı olarak ticari alış veriş yapıldığını, davalı firma tarafından müvekkil şirkete gönderilen yangın söndürme malzemeleri vasıflarına uygun olmadığı gibi davalı firma tarafından da süresi içerisinde kurum yapılmaması nedeniyle emtialar (malzemeler) davalı firmaya kargo ile iade ve teslim edildiği gibi aynı zamanda davalı firmaya iade faturası gönderildiğini, davalı firma tarafından kesilen fatura ....icra müdürlüğü'ne... sayılı dosyayla ilamsız takip yapılmış ancak davacı müvekkil şirket yapılan tebligata pandemi şartları nedeni ile itiraz edemediğini, menfi tespit davalarında bir alacak söz konusu olmadığı, davalı şirket ile yapılan görüşmelerde alacak olmadığı konuşulmuş ise de davalı şirket tarafından icra işlemleri devam edildiğinden, davalı şirkette haksız kazanç elde etmek istemesi nedeniyle menfi tespit davası açma zarureti hasıl olduğunu belirterek; davacı müvekkil şirketin ....icra Müdürlüğü'nün... esas sayı dosyasına konu olan fatura alacağından dolayı davalı şirkete borcunun olmadığının tespitine, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığından bahisle öncelikle yetkisizlik kararı verilip dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmiş, ayrıca müvekkilinin davacı firma ile 06.11.2020 tarihli "Yetkili Bayilik Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme kapsamında davalı firmaya yangın söndürme teçhizatlarının satışı yapılmış olup, bu kapsamda 19.11.2020 tarihli 375.590,46 TL bedelli fatura kesilerek davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafından iş bu faturaya ilişkin olarak sadece 65.000,00 TL ödeme yapılmış olup, bakiye kalan 310.590,46 TL ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine 11.03.2021 tarihinde dava konusu icra takibine başlandığını, ödeme emrinin tebliğinden bir gün sonra davacı firmanın 19.11.2021 tarihli fatura nolu iade faturasını düzenleyerek malların bir kısmını müvekkile geri gönderdiğini, müvekkile gönderilen malların bir kısmının kullanılmış ve bir kısmının da hasarlı şekilde olması üzerine, müvekkilinin davacı firmaya ....Noterliği'nin 12.05.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini ve söz konusu ihtarname ile, gönderilmiş ürünlerin zarar görmüş ve kullanılamaz durumda olduğu, ayrıca yapılan sözleşmede sözleşmenin sonra ermesi veya fesih durumunda en geç 15 gün içerisinde ürünlerin eksiksiz ve hasarsız iade edileceğinin belirtildiği, fakat bu süre içerisinde ürünlerin teslim edilmediği, dolayısıyla bu tarihten sonra gönderilen ve mutabık olunmayan faturanın kabul edilmediği davacıya bildirildiğini belirterek, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, Taraflar arasında 06.11.2020 tarihli "Yetkili Bayilik Sözleşmesi" bulunması, iş bu sözleşme kapsamında davacı firmaya 19.11.2020 tarihli 375.590,46 TL bedelli fatura kesilmiş ve malların davacıya teslim edilmiş olmasına rağmen davacının sadece 65.000 TL ödeme yapması, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.5.maddesinde göre davacının 7 gün içinde ayıp ihbarında bulunması gerekir iken, malların 5,5 ay kullanılması ve ödeme emrinin tebliğ edilmesinden 1 gün sonra iade faturası düzenlenerek malların eksik ve hasarlı durumda iade edilmiş olması, bu kapsamda davacının hem satış bedelini ödememesi hem de süresi içerisinde iade yükümlülüğünü de yerine getirmemiş olması nedeniyle 19.11.2020 tarihli fatura kapsamında kendisine teslim edilen ürünleri kabul etmiş sayılacağından, iş bu fatura kapsamında başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası kapsamında davacının borçlu olması nedeniyle davanın reddine, Kötü niyetli şekilde hareket eden ve huzurdaki davayı ikame eden davacının alacağın %20'si oranında tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazılmışsa da, uyap sistemi üzerinden açılan davanın .... Asliye Ticaret MAhkemesinin ...esas sırasına kaydedildiği, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanması üzerine, 30/06/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü usule uygun yetki itirazı nedeniyle yetkisizlik kararı verildiği ve yetkisizlik kararının istinaf edilmemesi üzerine kesinlemesiyle Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin ... esas sırasına kaydedildiği görülmüştür.
Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan satın aldığı yangın söndürme malzemelerine ilişkin emtialarının vasıflarına uygun olmadığından bahisle iade edildiği iddiası ile söz konusu emtialara ilişkin davalı tarafça düzenlenen ve .... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen fatura nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığı iddiasına ilişkin Menfi Tespit davasıdır.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Mühendislik Anonim Şirketi, borçlunun ... Ltd. Şti olduğu, takibin 19.11.2020 tarih 310.590,46-TL bedelli faturaya ilişkin alacak ve 8.577,40-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 319.167,86-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 04/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen 16.07.2023 tarihli raporunda özetle; ... Limited Şirketi İle ... Mühendislik Anonim Şirketi arasında ticari bir alım ve satımın olduğu görüldüğü, Davacının yevmiye kayıtlarında yapılan incelemede (19.11.2021 tarihli ve ... fatura no ile) 1 adet faturanın 20.11.2020 tarih ve ... fiş no ile kayıt altına alındığı görüldüğü, Davalı tarafın cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu ancak davalı tarafından iş bu faturaya ilişkin olarak sadece 65.000,00 TL ödeme yapılmış olup 65.000,00 TL kayıtlara alınmadığı, davacı tarafın defter ve kayıtlarında yapılan incelemede herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, 05.05.2021 tarih ve ... Nolu iade faturasının kesildiği tarih olan 2021 yılında kayıtlara alınmadığı, 2022 yılı Defterleri incelendiğinde 30.12.2022 tarih ve ... nolu yevmiye kaydı ile iade faturasının muhasebe kayıtlarına alındığı görüldüğü, İade faturası düzenlendikten 1 yıl 7 ay 25 gün yani 605 gün sonra muhasebe kayıtlarına alındığı, bir mal ya da hizmet tesliminde bulunmuş olan tarafın düzenleyeceği faturanın,
Düzenleyenin yasal defterlerine kaydı ile ilgili usuller Vergi Usul Yasasınca hüküm altına alındığı, Düzenlenen bir faturanın, düzenleyenin defterlerine yasal hükümler çerçevesinde ve yasal süresinde kayıt edilmesi zorunlu olduğu, kaldı ki Taraflarca 06.11.2020 tarihli "Yetkili Bayilik Sözleşmesi" kapsamında, Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.5.maddesinde "Bayi, ... dan satın alacağı ürünü teslim mahallinde muayene etmek ve ebadı ve diğer özellikleri ile ilgili itirazlarını ve ayıp ihbarlarını tesellümden itibaren en geç yedi gün içinde yazılı olarak Fiprona bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde Bayi ürünü kesin olarak kabul etmiş sayılır" denildiği, ilgili süre zarfında herhangi bir itiraz olmadığı, sonuç olarak iadesi yapılan ürünlerin sözleşme şartları gereğince uygun iade edilmemiş olup iade faturasının kesilme tarihinde ve muhasebe kayıtlarına alınma tarihinde tutarsızlık saptandığı, hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce oluşturulan Borçlar Hukuku Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı, Emtialar yönünden Yangın Söndürme Kimyasalları Alanında Uzman ve Mali Müşavir Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30/07/2024 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasında 06.11.2020 tarihli "Yetkili Bayilik Sözleşmesi" imzalandığı (“Sözleşme”) ve bu bağlamda yangın söndürme malzemelerinin satışının yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, esas itibariyle, Sayın Mahkemenin de belirlediği üzere, anlaşmaya konu satılan malların ayıplı olup olmadığı, ayıplıysa ayıbın niteliği ve ayıp bildiriminin mevzuat/Sözleşme hükümlerine göre davalıya yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.23 f.1 b.c)’ye göre, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” Şu hâlde, TTK m.23 f.1 b.c, Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.223 f.1’deki uygun bir süre içinde ayıbı bildirme zorunluluğu yerine, TTK’nın uygulama alanında, ayıbın ihbarı açısından süreler öngörmekte ve TTK m.23 f.1, açıkça belli olmayan ayıplarda malın tesliminden sonra sekiz gün içinde alıcının malı inceleyerek veya inceleterek ayıplı olduğu ortaya çıkması durumunda bunu satıcıya ihbarla yükümlü kılmaktadır. Eldeki somut uyuşmazlıkta dosya içeriğinden davacı tarafın malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak TTK m.23 f.1 b.c c.son, "Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” hükmünü içermekte; TBK m.223 f.2'ye göre ise, "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."; TBK m.225'e göre, "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. (f.1) Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir. (f.2)" Buna göre, eldeki uyuşmazlıkta dosya içeriğinden davacı tarafın malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, TBK m.223 f.2’nin ve TBK m.225’in uygulanabilirliği gündeme gelebilecektir. Ancak eldeki uyuşmazlık açısından tüm bu hükümlerin uygulanabilirliği açısından malın ayıplı olması gerekmektedir. Oysa Heyetimizde bulunan teknik bilirkişi, “ürünlerin kataloglarda belirtilen vasıfları taşıdığı anlaşılmıştır. Diğer bir deyişle satılan ürünlerin (Malzemeler) ayıplı mal olmadığı kanaatini taşımaktayız. c- Davacı tarafın iddia ettiği ürün vasfının uygun olmadığı itirazı doğru değildir. Ayrıca ürünler için kullanma talimatına göre uygulama basit olarak yapılabileceği anlaşıldığından kurulum gerektiren bir durum söz konusu değildir.” tespitinde bulunulduğu, Davacının TTK m.23 f.1 b.c’ye uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı, diğer yandan satış konusu malların (ürünlerin/malzemelerin) ayıpsız olduğu tespiti karşısında, ayıba dair yukarıda anılan TBK hükümlerinin uygulama alanı bulmayacağı hususları tespit ve rapor edilmliştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı taraf iddiasında, davalı şirket ile aralarındaki yangın söndürme malzemesi alımı ve kurulmasına dair ticari ilişki kapsamında davalıdan aldığı ürünlerin ayıplı olduğu ve bu ürünlere dair düzenlenen ve takibe konu edilen faturalar nedeniyle ve takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise savunmasında, taralar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacıya satılan ve teslim edilen ürünler ile ilgili davacı adına düzenlediği fatura nedeniyle davacının kısmi ödeme yaptığı ve bakiye tutar için hakkında icra takibi yapıldığını, davacı tarafın ise hakkında yapılan takibe ilişkin ödeme emrinin tebliğinden bir gün sonrasında iade faturası düzenleyerek bir kısım malları iade ettiğini ancak süresi içerisinde düzenlenmeyen iade faturasını ve teslimin üzerinden geçen uzun süre sonrası iade edilen ürünlere ilişkin süresi içerisinde yapılmayan ayıp bildirimini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yapılan incelemede, davacı tarafın ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerinin talimat Mahkemesi aracılığıyla incelendiği, taraflar arasındaki ilişkinin davacı kayıtlarına yansıdığı, davalının davacı adına düzenlediği 19/11/2020 tarihli faturanın kaydedildiği ve 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğinin belirlendiği, böylece davacının TTK 21/2. Maddesi uyarınca fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığı, cevap dilekçesinde davalı tarafça belirtilen 65.000,00-TL tutarındaki ödemenin davacı kayıtlarında yer almadığı, faturanın kaydedildiği tarih sonrasında devam eden yıllarda davacı kayıtlarına göre davacının davalıya borçlu olduğunun belirlendiği ve .... İcra Dairesinin... esas sayılı takip dosyasında ödeme emrinin 04/05/2021 tarihinde tebliğinden 1 gün sonrasında 05/05/2021 tarihinde, 19/11/2020 tarihli faturaya ilişkin olarak davacı tarafça davalı adına iade faturası düzenlendiği ve bu iade faturası düzenlendikten 605 gün sonrasında davacı tarafından muhasebe kayıtlarına işlendiği belirlenmiş, Mahkememiz aracılığıyla incelenen davalı kayıtlarına göre ise, davalının davacı adına düzenlediği faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı, e fatura olması nedeniyle davacıya tebliğ edildiği ve 8 günlük süre içerisinde itiraza uğramaması nedeniyle, fatura konusu ürünlerin davacıya teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı ve 65.000,00-TL tutarındaki ödemenin davalı kayıtlarında da yer almadığı ve bu aşama itibariyle davacı kayıtları ile davalı kayıtlarının birbiri ile uyuştuğu anlaşılmıştır. Davalının davacı adına başlattığı .... İcra Dairesinin... esas sayılı takip dosyası sonrası davacı tarafından davalı adına 05/05/2021 tarihli iade faturası düzenlediği ve davalı tarafça bu fatura işleme alınmadan .... Noterliği 12/05/2021 tarihli ihtarnamesi ile davacıya iade edildiği belirlenmiş, tarafların kayıtlarına göre aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacı adına düzenlediği 19/11/2020 tarihli faturanın düzenlenerek davacıya teslim edildiği, süresi içerisinde davacı tarafça iade faturası düzenlenmemesi nedeniyle fatura içeriği ürünlerin de davacıya teslim edildiği hususu ihtilafsızdır. Davacının teslim aldığı ürünlere ilişkin ayıp iddiaları kapsamında yapılan incelemede, ürünlerin bulunduğu adreste bilirkişi tarafından bizzat inceleme yapılmış, davacının ayıplı olduğunu belirttiği ve iade ettiği ürünlerin incelenmesinde, katalogda belirtilen vasıfları taşıdığı ve ayıplı olmadıkları, kullanım talimatına göre uygulamanın basit olduğu ve kurulum gerektiren bir durum söz konusu olmadığı, netice olarak ürünlerin ayıplı ürün vasfında olmadığının belirlenmesi nedeniyle ayıba ilişkin hükümlerin de uygulanma alanı olmadığı, bu durumda davacının süresinden sonra düzenlediği ve zaten davalı tarafça kabul edilmeyen iade faturasının dikkate alınamayacağı ve davalının davacı adına yaptığı takipte haklı olduğu değerlendirildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 5.304,11-TL harçtan mahsubu ile fazla 4.688,71-TL harcın davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 49.694,47-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır