T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/721 Esas
KARAR NO:2025/217
DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ:23/12/2019
KARAR TARİHİ:13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekiledeni şirketinin 27/11/2019 tarihli ortaklar kurulu kararıyla "..." adresinde bulunan şirket merkezini "..." adresine taşındığını ve yasal süresi içinde 28/11/2019 tarihinde adres değişikliğinin tescil ve ilan edilmesi için davalı ... Sicil Müdürlüğüne dayanak belgelerle birlikte başvuruda bulunulduğunu, davalının davacı şirketin tescil talebini 16/12/2019 tarihli kararı ile; Şirketin ortağı ... (aslen iran uyruklu ...'ın Türk vatandaşlığını kabul ve isim değişikliği ile) hakkında... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/... sayılı soruşturma dosyası kapsamında 30/11/2017 tarihinde "Taşınır ve taşınmaz tüm malvarlıklarına, banka, şirketler ve diğer tüm kurumlar nezdindeki tüm hak ve alacaklarına, şirket hisselerine (tüm mal varlıklarına) 668 sayılı KHK'nin 3-ı bendi ve CMK 128 maddeleri gereğince el konulmasına, karar verildiği sebeple; T.C. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün 02/11/2016 tarih ve ... sayılı yazısında şirket nezdindeki tüm mallarına el koyma tedbiri uygulanan ortağın; el konulan mallarından doğan haklarını kendisi veya yetkilendireceği şahıs aracılığıyla kullanamayacağından, paylarını idare etmek üzere henüz kayyım atanmayan ortağın katılımı ile alınmış genel kurul kararının tescili taleplerinin karşılanmaması gerektiğinin belirtildiği, şirkete kayyım atandığına dair müdürlüklerine intikal eden herhangi bir bildirimin bulunmadığı, hakkında 668 sayılı KHK'nin 3-ı bendi ve CMK 128 maddesine göre El Koyma Kararı bulunan şirket ortağı tarafından alınan 27/11/2019 tarih ve ... sayılı ortaklar kurulu/genel kurul kararının tescili talebinin reddine" gerekçesiyle reddedildiğini, davalı müdürlüğün, tescil talebinin reddi kararının tamamen hukuka aykırı olduğunu, vekiledeni şirketinin adresinin değiştirilmesinin, şirketin ortağı hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/... soruşturma numaralı dosyasında verilen 30/11/2017 tarihli kararla, kararın kapsamı, mahiyeti ve amacıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, savcılığın söz konusu karar ile şirket paylarının 3.kişilere devrini önlemeye yönelik tedbirinin bulunduğunu, vekiledeni şirketin adres değişikliğinin tescil ve ilanı talebi, kanuni olarak tescile tabi, harcı yatırılıp makbuzu talep dilekçesinde eklendiği, şirket sözleşmesi ve kanunun emredici düzenlemesine aykırı olmadığını, hatta tescil edilmemesi şirketin feshe varan çeşitli yaptırımları ve idari para cezalarının uygulanmasını gerektiren ve gerçeği tam olarak yansıtan, bakanlığın veya diğer resmi kurumların iznine yada uygun görüşüne tabi olmadığına kuşku bulunmadığını ve bu nedenle talebin yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı ... Sicil Müdürlüğünün tescil ve ilan talebinin reddine dair 16/12/2019 tarih ... sayılı hukuksuz kararının iptaline ve reddedilen adres değişikliğinin tescil ve ilanı talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Siciline tescil konusundaki taleplerin, ilgili yasanın verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirilip sonuca bağlandığını, yargı merci gibi hareket edilmediğini, nitekim bu hususda TTK 32.maddesine dayalı hareket edildiğini, buna göre yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararının verilebileceğini, aksi halde tescil talebinin gerekçe gösterilerek reddetme yetkisine sahip olunduğunu, ... Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun 30/11/2017 tarih 2017/... sayılı soruşturması ile el koyma kararıyla, dava konusu şirketin tek ortağı ...'ın "taşınır ve taşınmaz tüm malvarlıklarına, banka, şirketler ve diğer tüm kurumlar nezdindeki tüm hak ve alacaklarına, şirket hisselerine 668 sayılı KHK'nın 3-ı bendi ve CMK 128 maddeleri gereğince el konulmasına karar verildiği" hususunun T.C.... Emniyet Müdürlüğü'nün 30/11/2017 tarih ... sayılı yazısı ile bildirildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve buna ilişkin mevzuat hükümleri gereğince ve bunun bir neticesi olarak da, limited şirketlerde oy hakkı ve aslında, genel kurula katılım hakkı da; hissedarlıklar doğrudan ilintili ve hisseden ayrılamaz nitelikte bir hak olduğundan; yani genel kurula katılım ve oy hakkı adeta hissedarlığın doğal bir uzantısı durumunda bulunduğundan; hisselerine el konulan ...'ın, hissedar sıfatı ile hiçbir işlem yapamayacağı gibi, dava konusu genel kurul kararını alarak, bunun tescili başvurusunda dahi bulunamayacağını, dava konusu şirkette davacının hissedarlık sıfatının bittiğini, hal böyle olunca da dava konusu şirket hissedarı sıfatı ile karar alamayacağını ve dava konusu şirket adına herhangibir işlem yapamayacağını, davacının hisselerine el konulmuş olmasının, davacının şirketle olan ilişkisini bitirdiği ve bu bakımdan da davacının iddia ettiği şekilde, kayyım atanmamış olmasının davacının yetkilerinin devam ettiği anlamını hiçbir şekilde taşımadığını, konuya ilişkin tedbir kararını veren makamdan, hisselerine el konulan ...'ın, hisseleri ile doğrudan ilintili bir hak olan genel kurula katılma ve oy kullanma hakkının bulunduğuna ilişkin açık bir izin yazısınında getirilmediğini, tedbir kararını veren makamın, tedbir kararını değiştirebileceğini veyahutta tedbir kararının içeriğini belirleyeceğini ve dolayısıyla da ancak tedbir veren makamın tescilin yapılabilmesi için izin verebileceğini ve bu nedenle davaya konu şirket adresinin değişikliği hakkındaki genel kurul kararının tescili, dava konusu şirket dosyasında mevcut tedbir kararlarına binaen halihazırda şirket ortağı ve yetkilisi olmayan kişi tarafından imzalandığından hukuka uygun biçimde reddedildiğini ve mevzuata uygun olarak işlem yapıldığını ve bu nedenle davanın reddini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Talep, Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itirazla; kararın iptali ve şirket adresi değişikliğinin tescil ve ilanı talebinden ibarettir.
Mahkememizden verilen 19/06/2020 tarih ve ... kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş; verilen kararın istinaf edilmesi üzerine dosya İstanbul BAM'a gönderilmiş;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/1493 Esas, 2023/1515 Kararı ile; "davacı ...' nin halen ticaret sicile kayıtlı faal bir şirket olduğu, şirketin tek ortak ve yetkilisinin ...olduğu, ...'ın mal varlığına el konulması kararının (... Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 2017/... Soruşturma nolu 30.11.2017 tarihli) şirket tüzel kişiliğinin devamına engel olmadığı, şahsın hissedarlık sıfatının ve şirketle ilişkisinin mevcut kararla kesilmiş sayılamayacağı, nitekim ticaret sicil dosyasında ...'ın halen ortak ve yetkili gözüktüğü, sicilden tescil ve ilanı talep edilen kararın adres değişikliği olup, el koyma kararından sonra bir kez aynı şekilde adres değişikliği kararının tescil ve ilan edildiği, en son alınan kararın red gerekçesinin yasal zeminde olmadığı, zira tedbir kararı veren merciin kayyım tayini kararı bulunmadığı gibi, adres değişikliğinin şirketin mutad işlerinden olup, bu hususun halen tek ortak ve yetkili olan kişi tarafından yerine getirilmesi ve bu konuda karar alınmasının yasal olduğu, tescili istenilen hususun şirketin yada ortağın mali bünyesinde herhangi bir değişiklik yaratmayacağı, el konulan hakların idaresi ile ilgili olmadığı, bu durumda talebin kabulüne karar verilmesi isabetli olduğu, ayrıca davalı tarafından, davacının tescil isteminin reddi kararının yerinde olmadığı sonucu ile davanın kabul edildiği gözetildiğinde, davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının da isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş" karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2024 tarih ve 2023/6473 Esas 2024/7524 Karar sayılı ilamıyla; "...Davacı şirketin adres değişikliğine ilişkin ortaklar kurulu kararının tescil ve ilân edilmesi için yapılan başvurunun reddine dair davalı Sicil Müdürlüğünün 16.12.2019 tarih ... sayılı kararının iptali için açılan işbu davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince de davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, T.C. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun 30.11.2017 tarih ve soruşturma numarası 2017/... sayılı yazısıyla davacı şirketin tek ortağı olan ...hakkında; "taşınır ve taşınmaz tüm mal varlıklarına, banka, şirketler ve diğer tüm kurumlar nezdindeki tüm hak ve alacaklarına, şirket hisselerine (tüm mal varlıklarına) 668 sayılı KHK'nın 3-ı bendi ve CMK 128 inci maddeleri gereğince el konulmasına karar verildiği" anlaşılmış olup, bu husus CMK 128 inci maddenin 2/c-6 alt bendi kapsamında davalı Sicil Müdürlüğüne bildirilmiştir. Başvuru tarihi itibariyle şirkete kayyum atandığına dair herhangi bir bildirim de bulunmadığından, şirketin adres değişikliğinin tescil ve ilanı talebi davalı Sicil Müdürlüğü tarafından tabii şekilde reddedilmiştir. Kaldı ki, tek ortak olan ...'ın davacı şirketteki tüm hisselerine el konulduğuna göre artık sözkonusu tedbir devam ettiği sürece şirket üzerinde hissedarlık sıfatı ile herhangi bir tasarruf yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla hiçbir tasarruf yetkisi bulunmayan kişinin ortaklar kurulu/genel kurul kararı alarak şirket adresini değiştirmesi ve bu kararın tescilini talep etmesi mümkün değildir.
Bu itibarla davalı Sicil Müdürlüğünün dava konusu edilen kararı yerinde olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulmasına.." karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve uyulmasına karar verilen bozma ilamındaki gerektirici nedenlere göre davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 44,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 571,00 -TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı kayyım vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır