T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/722 Esas
KARAR NO :2025/890
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:29/11/2024
KARAR TARİHİ:16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.10.2018 tarihinde müteveffa ...’un yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın birden fazla aracın karıştığı trafik kazasında vefat ettiğini, müteveffanın yolcu olması nedeniyle kusursuz olduğunu, müteveffanın ölümü nedeniyle davalı sigorta şirketi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda BAM kaldırması sonrası alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının destekten yoksun kalma tazminatı alacağının belirlendiğini ve poliçe limiti dikkate alınarak garameten dağıtım yapıldığını, kararın kesinleştiğini, anılan davada gerek dava dilekçesinde gerek ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, dava dışı üçüncü kişilerin kusurunun bulunması ihtimaline binaen KTK ve TBK hükümleri uyarınca teselsül hükümlerine göre davalının üçüncü kişilerin kusurlarından da sorumlu tutulması gerektiğini, davalı sigorta şirketine 11.10.2018 tarihinde başvuru yapıldığını, bakiye destekten yoksun kalma tazminatının tahsili amacıyla arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak sonuç alınamadığını, bu nedenlerle poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebinin doğduğunu, sonuç olarak 01.10.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının destekten yoksun kalması sebebiyle 148.286,26 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesini ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 01.10.2018 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle yolcu konumunda bulunan ...’un vefat ettiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini ancak taleplerin KTK 109 uyarınca zamanaşımına uğradığını, dava açılmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun ve eksiksiz bir başvuru yapılmadığını bu nedenle başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, aynı kazaya ilişkin olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada destekten yoksun kalma tazminatının belirlendiğini ve 207.475,69 TL’nin ferileriyle birlikte ödendiğini, bu ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, mükerrer ödeme yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kusur oranlarının mahkemece Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi ve uzman bilirkişiler marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin müteveffanın kendilerine fiilen destek olduğunu ispat etmek zorunda olduklarını, salt mirasçı olmanın destek sayılmak için yeterli olmadığını, tüm destek sahiplerinin belirlenerek paylarının ayrılması gerektiğini, hesaplamanın yalnızca belgelendirilebilir gelirler üzerinden aktüer bilirkişi tarafından TRH tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, faiz talebinin ancak usulüne uygun başvurudan itibaren sekiz iş günü sonrasından ve yasal faiz şeklinde istenebileceğini, hatır taşıması bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ayrıca müteveffanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; davalının sigortalısının kusuru ve sorumluluğu ile meydan geldiği belirtilen 01/10/2018 tarihli trafik kazasında davacının bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsili istemiyle açılan maddi tazminat davasıdır.
Davalı vekilince zamanaşımına yönelik itirazda bulunulmuşsa da ; ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür.(HGK 'nun 5.6.2015 tarih 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı) Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, kaza sonucu davacının desteği hayatını kaybetmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 Sayılı TCK'nun 66. maddesine göre zamanaşımı süresi 15 yıldır.Bu neden 01/10/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı açılan davanın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla davalının itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 03/09/2025 tarihli raporda; taraflar arasında daha önce aynı konuda dava görüldüğü; ... ATM .... sayılı kararı ile davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın 355.761,55 TL olarak hüküm altına alındığının ve kararın kesinleştiğinin görüldüğü; dava doyasında davacının maddi zararı değiştirecek yönde kesinleşen davanın delilleri dışında yeni bir delilin olmadığı; hal böyle olunca kesin hüküm gereği 1. Seçenekte davacı yönünden maddi tazminat hesabına yer olmadığı kanaatine varıldığı, bununla birlikte; Sayın Mahkemece dosya hesaplama yapılmak üzere tevdii edildiğinden 2. Seçenek olarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, 2. Seçenekte; davacı Varol Karabulut’un nihai gerçek maddi zararı 2.063.338,16 TL tespit edilmiş ise de; bakiye teminat limiti ile sınırlı ve garameten tespit edilen 4.231,34 TL tutarı davalı sigorta şirketinden talep edebileceği, sayın Mahkemece 2. Seçeneğe göre hüküm kurulması halinde ve o takdirde temerrüt başlangıcının 25.10.2018 tarihi; ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 24/11/2025 tarihli ek raporda ise; Taraflar arasında daha önce aynı konuda dava görüldüğü; ... ATM .... sayılı kararı ile davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın 355.761,55 TL olarak hüküm altına alındığının ve kararın kesinleştiğinin görüldüğü; dava doyasında davacının maddi zararı değiştirecek yönde kesinleşen davanın delilleri dışında yeni bir delilin olmadığı; hal böyle olunca kesin hüküm gereği 1. Seçenekte davacı yönünden maddi tazminat hesabına yer olmadığı kanaatine varıldığı, bununla birlikte; Sayın Mahkemece dosya hesaplama yapılmak üzere tevdii edildiğinden 2. Seçenek olarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, 2. Seçenekte; davacı Varol Karabulut’un nihai gerçek maddi zararı 2.063.338,16 TL tespit edilmiş ise de; bakiye teminat limiti ile sınırlı ve garameten tespit edilen 4.231,34 TL tutarı davalı sigorta şirketinden talep edebileceği, Sayın Mahkemece 2. Seçeneğe göre hüküm kurulması halinde ve o takdirde temerrüt başlangıcının 25.10.2018 tarihi; ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
01/10/2018 tarihinde müteveffa ...'un içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, davacının mirasbırakanı ...'un ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve kaza neticesinde vefat ettiği , müteveffanın ölümü nedeniyle ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine (eski ... Sigorta A.Ş) destekten yoksun kalma tazminat talepli dava ikame edildiği .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı dava dosyasında (eski esas 2018/786) öncelikle 09/10/2020 tarihinde verilen karar ile 207.475,69-TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verildiği akabinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 2021/2610 E. ve 2024/96 K. Sayılı karar ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesine iade edildiği devam eden süreçte BAM kaldırması doğrultusunda yeni hesap raporu alındığı ve ilgili dosya 08/07/2024 tarihinde karara çıkartılarak 16/04/2024, 22/05/2024 tarihli bilirkişi kök ve ek raporunda pasif dönem hesabının da 17.002,12 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama neticesinde, davacının 1.949,455.28 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının belirlendiği, diğer hak sahipleri ve davacı için hesaplanan toplam tazminatın kaza tarihinde ZMMS poliçe limiti olan 360.000,00 TL'yi aştığı dikkate alınarak, garameten dağıtım yapıldığında, davacının talep edebileceği tazminat tutarı 355.761,95 TL olarak belirlenmiştir." şeklinde karar içeriğinde yer verilerek , davanın KABÜLÜ ile 207.475,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş , karar taraflarca istinaf edilmemiş ve 09/09/2024 tarihinde kesinleşmiştir.
... plakalı araç 25.09.2018-25.09.2019 vadeli ZMSS (Trafik) poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı , Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri ölüm halinde şahıs başına 360.000,00 TL olduğu , taraflar arasında daha önce aynı konuda dava görüldüğü; ... ATM .... sayılı kararı ile davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın 207.475,69 TL olarak hüküm altına alındığı; kararın kesinleştiği ve ... ... dairesi ... E. sayılı dosya kapsamında infaz edildiği , davalı sigorta şirketinin bakiye maddi zarar yönünden sorumluluğunun (360.000,00 TL - 207.475,69 TL) 152.524,31 TL bakiye teminat limiti ile sınırlı olduğu,... ATM .... sayılı kesinleşen dava dosyasında mevcut 01.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda olayın meydana gelmesinde ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü Avni Kılınç'ın %100 oranında kusurlu olduğu belirlendiği , .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı dava dosyasında (eski esas 2018/786) gerek dava dilekçesi gerekse de ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu anlaşılmış olmakla davacı mahkememize açılan davada davalıdan 148.286,26-TL talep etmiş olmakla, davacının davasında yukarıda anlatılan gerekçeler neticesinde haklı olduğu anlaşılmış olup , davacının davasının kabulü ile; 148.286,26-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30/10/2018'den itibaren işleyecek yasal faiziyle (hususi araç) birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
Davacının davasının KABULÜ İLE;
1-)148.286,26-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30/10/2018'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 10.129,43-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 506,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.622,95-TL harcın ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerektiğinden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davacının yaptığı 427,60-TL başvuru harcı, 506,48-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, 11.156,50-TL bilirkişi ücreti ile davetiye masrafı olmak üzere toplam 12.151,38-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının / vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)