T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/732 Esas
KARAR NO:2025/803
DAVA:Çek İptali /Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:04/12/2024
KARAR TARİHİ:25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mal alım satım ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda davalının müvekkiline teslim edeceğini beyan ettiği mallar karşılığında müvekkili tarafından ... Şubesi’ne ait ..., ..., ..., ... ve ... seri numaralı, 05/12/2024, 05/01/2024, 05/02/2024, 05/03/2024 ve 05/04/2024 tarihli, 230.000 TL – 230.000 TL – 230.000 TL – 245.000 TL – 245.000 TL bedelli çeklerin keşide edilip davalıya teslim edildiğini, buna rağmen davalının aradan iki ay geçmesine karşın hiçbir şekilde malları teslim etmediğini, devir ve teslim yükümlülüğünün tamamen yerine getirilmediğini, ödenen diğer çeklere rağmen davalının bu çekleri iade etmeye yanaşmadığını, müvekkilinin defalarca görüşme yapmasına karşın sonuç alınamadığını, yapılan araştırmalarda davalının birçok firmaya benzer şekilde mal satma vaadinde bulunup hiçbir mal teslim etmediğinin, şirket yetkililerine dahi ulaşılamadığının öğrenildiğini, bu durumun davalının kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, çeklerin davalının elinde bulunması nedeniyle her an bankaya ibraz edilme tehlikesi bulunduğunu, vadelerinin dolmuş olması sebebiyle ödeme riski oluştuğunu, bu nedenle mahkemece acilen ödeme yasağı konulmasının zorunlu hâle geldiğini, taraflar arasındaki ilişkide malların teslim edilmediğinin tanık beyanlarıyla da kanıtlanacağını, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu ancak davalıya ulaşılamadığı için anlaşma sağlanamadığını, davalının çekleri kötü niyetli şekilde elinde tuttuğunu ve müvekkilinin mal teslimi yapılmadan borçluymuş gibi gösterilmesine izin verilemeyeceğini belirterek müvekkilinin davalıya keşide ettiği çeklerin bedelsiz kalması nedeniyle tüm çeklerin iptaline, yargılama süresince çekler üzerine ödeme yasağı konulmasına, mümkün görülmezse teminat karşılığı ödemeden men kararı verilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki mal alım satım ilişki dolayısıyla davalı tarafından davacıya satımı vaad edilen malları zamanında teslim etmediği; teslim ve devir edimi ve yükümlülüğü yerine getirilmediği iddialarıyla davalıya keşide edilen; ..., ... Şubesi ... - ... - ... - ... - ... - seri nolu , 05/12/2024-05/01/2024 -05/02/2024 -05/03/2024 -05/04/2024- tarihli 230.000,00 TL- 230.00000 TL -230.000,00 TL - 245.000,00 TL - 245.000,00 TL bedelli çekler yönünden borçlu olunmadığının tespiti ve çeklerin iptaline karar verilmesine talebinden ibarettir.
Dava konusu somut olayda; “davacı tarafından davalıya birtakım çeklerin teslim edildiği, taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisi dolayısıyla davalı tarafından satımı vaat edilen malları zamanında teslim etmediği; bu nedenle davalı tarafından teslim ve devir edimi ve yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ve dolayısıyla davacının da bu durumda borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığından çeklerin iptaline karar verilmesi” talep edilmiştir.
Dosyada mevcut olan ... tarafından gönderilen yazıda ... ve ... nolu çekler takasa girmediği ve henüz vade tarihi gelmediği için örneklerine ulaşılamadığının yazılı olduğu , ... nolu çekin arkasında en son cirolayan firmanın davalı ... Ltd Şti olduğunun görüldüğü, ... nolu ve ... nolu çeklerde davalı şirketin cirosuna rastlanılmadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 21.05.2025 tarihli raporda; İncelemenin yapıldığı 05.03.2025 tarih saat 14:30 da davacı adına incelemeye gelen Av ... tarafından herhangi bir yasal defter ve belge ibraz etmediği ve yerinde inceleme talebi olduğunun beyan edildiği, yerinde inceleme talebi olsa bile davacı şirketin merkez adresinin ... olduğunun görüldüğü, dava dosyasında davacı vekiline ait herhangi bir irtibat numarasının da var olmadığı, Dava dosyasında yasal ve kabul edilebilir hiçbir belgenin de var olmadığı tespit edildiği, hâl böyle olunca bu noktada heyetimizce herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 16.09.2025 tarihli ek raporda; kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığına dair görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; dava dilekçesi ekinde var olan davalı şirkete ait örnek cari hesap ekstresinde davacı şirketten 25.03.2024 tarih 32 nolu Çek Giriş bordrosu ile 2.100.000,00 TL tutarlı çeklerin alındığının görüldüğü, cari hesap ekstresi altında el yazısı ile “Ekli formda mevcut bulunan 2.100.000 TL” lik çek ve 6.350,50 TL Alacak ile toplam 2.106.350,50 TL alacak bakiyesi ve ekli sipariş (bekleyende) mevcut siparişlerini 30.05.2024 tarihinden itibaren sevkiyatına başlanacak 30.09.2024 tarihine kadar teslim edilecektir.” yazılı olduğu, altında davalı şirketin kaşe ve imzasının var olduğunun görüldüğü yazdığı, bu verilen çeklerin davacının yasal defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve davalının davacıya herhangi bir mal tesliminin var olup olmadığının incelenmesi gerektiği, oysa davacı vekili dava konusu ile ilgisi olmayan 11/2024 ayına ait yevmiye defteri sunduğu dosya kapsamına uygun hükme dayanak rapor ile tespit edilmiş olmakla ; davacının bilirkişi incelemesinde meşruhatlı ara karara rağmen herhangi bir defter sunulmadığı ,davalı şirketle ticari ilişkisine yönelik defteri üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı , Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119/1-e gerekse m. 194 gereğince somutlaştırma yükünün yerine getirilmemiş olması halinde, önce hâkim davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini (yeni bir vakıa meydana getirmeden, sadece mevcut vakıa kapsamında) davacıdan istemeli, bu eksiklik tamamlanırsa yargılamaya devam edilerek karar verilmeli, bu eksiklik tamamlanmaz, somutlaştırma gerçekleşmezse, ispatsız kalan davanın reddine karar verilmesi gereklidir.(Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin 07/03/2019 tarih, 2017/20467 esas ve 2019/5253 karar sayılı ilamından )
Davacı tarafından dava konusu iddiaları yönünde somut bir delil sunulmadığı, iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 615,40-TL red karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 20.151,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.536,05-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzünde, davalının yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)