T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/744 Esas
KARAR NO:2025/156
DAVA:HAKEMİN REDDİ
DAVA TARİHİ:09/12/2024
KARAR TARİHİ:20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı, davalı ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında tarafların belirli yükümlülükler üstlendiğini, ancak davalının bu yükümlülükleri yerine getirmediğini iddia ettiği, Sözleşmede belirtilen şartların davalı tarafından ihlal edilmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirttiği, Davacı, davalıya sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi için çeşitli defalar ihtarda bulunduğunu, Ancak ihtarlara rağmen davalının sorumluluklarını yerine getirmediğini ve süreci uzatarak mağduriyetin daha da arttığını ifade ettiği, Davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle kendisinin hem maddi hem de manevi zarara uğradığını vurguladığı, Dava dilekçesinde, sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin tam olarak ne olduğu, davalının hangi yükümlülükleri ihlal ettiği ve bunun ne gibi zararlar doğurduğu detaylı olarak açıklandığı, Davacının özellikle sözleşmenin belirli maddelerine atıfta bulunarak davalının bu maddelere uymadığını ispat etmeye çalıştığı, Davacı, uğradığı zararların tespit edilmesi ve tazmin edilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, Ayrıca, sözleşmenin feshedilerek hukuki geçerliliğinin ortadan kaldırılmasını istediği, Bunun yanında, davalı aleyhine mahkeme masrafları, vekalet ücreti ve gecikmeden kaynaklanan zararların da tazmini talep edildiği, Davacı, mahkemeye sunduğu dilekçede çeşitli delillere yer verdiği, Bunlar arasında taraflar arasındaki sözleşme, davalıya gönderilen ihtarnameler, yapılan yazışmalar ve mağduriyetin boyutunu kanıtlayan diğer belgelerin bulunduğu, Mahkemenin bu belgeleri dikkate alarak karar vermesi gerektiğini ifade ettiği, Davacı, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle yasal yaptırımların uygulanmasını da talep ettiği, Davalının sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle hukuki yaptırımla karşı karşıya kalması gerektiğini belirttiği, bu nedenlerle; tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle ve önemle, Sayın Mahkemece işbu dava hakkında karar verilene değin hakem tarafından uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi kuvvetle muhtemel olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 maddesi kapsamında hakem yargılamasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, haklı davalımızın kabulü ile, Av. ... yönünden tarafların öz dayısı olması ve taraflardan birinin daha önce vekilliğini üstlenmiş olması sebebiyle hakemliğin yasaklılığı hükümleri doğrultusunda hakemliğinin reddine, ...'ın tarafların öz dayısı olması sebebiyle hakemliğin yasaklılığı hükümleri doğrultusunda hakemliğinin reddine, hakem heyeti açıkça tarafsız olmadığını ortaya koyan ve müvekkil üzerinde haklı şüphe oluşturan davranışları doğrultusunda hakem kurulunun reddine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 418/5 gereğince hakem kurulunun tamamının reddedildiği gözetilerek tahkim yargılamasının sona erdirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve sözleşmeye uygun hareket ettiğini savunduğu, Sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve davacının iddialarının haksız olduğunu ileri sürdüğü, davalı, davacının ihtarname gönderdiğini kabul etmekle birlikte, bu ihtarnamelerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirttiği, Davacının sözleşmeyi feshetme talebinin hukuka aykırı olduğu ve sözleşmenin halen geçerli olduğunu savunduğu, davalı, davacının zarar iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve herhangi bir maddi veya manevi zararın doğmadığını iddia ettiği, Davacının, kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını, dolayısıyla sorumluluğun davacıya ait olduğunu ileri sürdüğü, davalı, davacının sunduğu delillerin hukuki dayanağının bulunmadığını ve iddialarını ispat edemeyeceğini belirttiği, Ayrıca, mahkemeden davanın reddedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep ettiği, mahkemeden, sözleşmenin feshi talebinin reddedilmesini, davacının tazminat taleplerinin haksız olduğu gerekçesiyle kabul edilmemesini ve davalının zarar görmemesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınmasını talep ettiği, bu nedenlerle; öncelikle davacının hakem yargılamasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talebinin reddine, neticeten davacının tüm taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; ... Malzemeleri LTD. ŞTİ. Ortakları Arasında Bu Şirketin Ve Bağlı Ortaklıklarının Ve Yeniden Yapılandırılmasına, Geçmiş Yıllar Hesap Mutabakatına, Sulh Ve İbraya Dair Çerçeve Protokol, ... Asliye Ticaret Mahkemesi 10/01/2024 tarihli ... Sayılı kararı, Hakemler Kurulunca tanzim olunan 11.03.2024 tarihli tutanak, ... 1. Noterliği 24.10.2008 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi, Hakemler Kurulunca tanzim olunan 30.05.2024 tarihli (2) numaralı toplantı tutanağı, Müvekkil Şirket, ... Zemin Şirketi, ... Şirketi ve ... ... Şirketi ticaret sicil görüntüleri, ... Endüstriyel Şirketi Ticaret Sicil Görüntüleri, Hakemler Kurulunca tanzim olunan 09.11.2024 tarihli (3) numaralı toplantı tutanağı, Nüfus kayıt örneği, ... 1.Noterliği 02768 yevmiye numaralı 02.04.2010 tarihli vekaletnamesi, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası, Tahkim dava dosyası, Yargıtay kararları, Tanık, Yemin, İsticvap, Bilirkişi incelemesi, ve sair kanuni ve takdiri delile dayanmışlardır.
İncelenen ticaret sicil kaydına göre; ... Anonim Şirketi'nin istanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-5 sicil numarasında kayıtlı "..." adresinde faaliyet gösterdiği, odaya kayıt tarihinin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin ve şirket yetkililerinin; ... olduğu ve şirketi temsile münferiden yetkili olduğu, şirketin ticari faaliyetlerine faal olarak devam ettiği anlaşılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava hakemlerin reddi ve hakem yargılamasının sonlandırılması talebine ilişkindir.
... ile ... arasında imzalanan 08.01.2021 tarihli "... Malz. Ltd. Şti. Ortakları arasında bu şirketin ve bağlı ortaklıklarının yeniden yapılandırılmasına, geçmiş yıllar hesap mutabakatına, sulh ve ibraya dair çerçeve protokol" başlıklı protokolün incelenmesinde;
Madde XIV - Yorum Farkları ve değişiklikler
1- Taraflar işbu protokolün tatbik ve tefsirinden doğan her tülü ihtilafı öncelikle aralarında konuşarak çözümlemek için gayret sarf edecekler, bir uzlaşmaya varamamaları halinde ise madde VI’de zikredilen geçiş dönemi danışma kurulu ve ...’ın katılımıyla oluşacak heyetin hakemliğine başvuracaklardır.
Madde VI - Aile Anayasası
1- Taraflar; paydaşı oldukları Ana Şirket ve bağlı ortaklıklarının iktisadi bütünlüğü ile yatırımlarının ilelebet korunması ve yaşatılması için kurumsal yapının güçlendirilmesi, ortakların gerek kendi aralarındaki, gerekse şirketler ve çalışanlarla ilişkilerinin çerçevesinin belirlenmesi, karşılıklı görev, yetki ve sorumlulukların ortaya konulması, Ana Şirket ve Şirketlerin birbirleri ile yönetsel bağlarının netleştirilmesi, kurum içinde yapıcı tartışma ve istişare ortamının oluşturulması, gelecekteki olası uyuşmazlıkların çözümünde kurumsal ve kademeli bir şirket/aile içi ihtilaf çözüm mekanizmasının tesis edilmesi gibi konuları düzenleyen bir aile anayasasının hazırlanarak imza altına alınması hususunda tam bir mutabakata varmışlardır.
Madde VII – Geçiş Dönemi Danışma Kurulu ve Yapılandırma Planı
1- Yeniden yapılandırma ve geçiş süreci, işbu çerçeve protokol ile Avukat ... tarafından teşekkül ettirilecek bir uzmanlar kurulunun hazırlayacağı aile anayasası, yapılandırma planı ve tavsiyeler çerçevesinde yürütülecektir.
2- "Aile Anayasası" ve "Yapılandırma Planı" işbu sözleşmenin imza tarihinden itibaren bi ay içinde hazırlanacak ve aynı süre içinde taraflarca imzalanacaktır.
Hükümlerine yer verildiği görülmüştür.
Dosya kapsamına göre davalı ...'ın, hakem ...'a hitaben yazdığı 13.02.2024 tarihli dava dilekçesi ile; Protokol kapsamında çıkan uyuşmazlıkların çözüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, protokolün VII ve XIV maddelerinin birlikte değerlendirilmesinde ...'ın hakem kurulu başkanı olduğunu, hakem sayısı protokolde belirtilmediğinden HMK md. 415/2 uyarınca hakem heyetinin 3 kişiden oluşmasının gerektiğini, diğer hakemin ... olduğunu, üçüncü hakemin seçilerek hakem heyeti nezdinde yargılamanın başlatılması ve usulü işlemlerin yerine getirilmesini talep ettiği, hakemler ... ile ... tarafından imza altına alının 11.03.2024 tarihli tutanak ile de, başvuruya konu uyuşmazlık için tarafların sözleşmeye yansımış iradeleri gözetilerek ismen belirlemiş oldukları Av. ... ve ...'ın yanında hukuk alanındaki deneyim ve uzmanlığı bilinen Prof. Dr. ...'in hakem olarak görev yapmak üzere üçüncü hakem olarak seçilmesine karar verildiği ve tahkim yargılamasının başladığı görülmüştür.
Aynı tahkim yargılaması kapsamında hakem heyetinin reddine ilişkin olarak davacı ile ... ... Anonim Şirketi tarafından açılan davada, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararı ile;
"1-... ile ... arasında imzalanan 08.01.2021 tarihli " ... Malz. Ltd. Şti. Ortakları arasında bu şirketin ve bağlı ortaklıklarının yeniden yapılandırılmasına, geçmiş yıllar hesap mutabakatına, sulh ve ibraya dair çerçeve protokol" başlıklı protokolden kaynaklanan tahkim yargılamasında Hakem ...'ın reddi talebinin kabulü ile hakemin 08.01.2021 tarihli protokolden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevinden el çektirilmesine," KESİN olarak karar verildiği görülmüştür.
6100 Sayılı HMK.m.418/f.5 hükmüne göre; "Seçilen hakemin veya hakem kurulunun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin ret talebini mahkemenin kabul etmesi hâlinde tahkim sona erer. Ancak tahkim sözleşmesinde hakem veya hakemlerin isimleri belirlenmemişse yeniden hakem seçimi yoluna gidilir."
Yine buna paralel bir düzenleme içeren 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun 7/D maddesi son bendinin; "Seçilen hakemin veya hakem kurulunun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin reddine asliye hukuk mahkemesince karar verilmesi hâlinde tahkim sona erer. Ancak tahkim anlaşmasında hakem veya hakemlerin isimleri belirlenmemişse yeniden hakem seçimi yoluna gidilir." hükümlerini içerdiği görülmektedir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2010/6003 Esas ve 2010/5521 Karar sayılı ilamında; "Kural olarak hakem sözleşmeleri taraflar ile hakemler arasında yapılan iki yanlı sözleşmelerden olup Borçlar Kanunu’nun vekâlet sözleşmesi hükümlerine tabidir. Hukuki vasıflandırma bu şekilde olduğundan hakemlerden bir veya bir kaçının çekilmesi, tarafların avukatlığını yapmış olması sebebiyle reddedilip red isteminin kabul edilmesi veya ölmesi hallerinde hakemleri ismen belirleyen tahkim sözleşmesi hükümsüz hale gelir. Bu durumda davanın yetkili ve görevli genel mahkemelerde görülüp sonuçlandırılması gerekir. İsmen gösterilme durumunda çekilen, reddedilen veya ölen hakemin yerine başka birisinin seçilerek yeni hakem kurulunun oluşturulması mümkün değildir." ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; Tahkim sözleşmesinde reddi istenen hakemlerin ismen belirlendiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararı ile ismen belirlenen hakem ...'ın ret isteminin kabul edilerek adı geçen hakemin 08.01.2021 tarihli protokolden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevinden el çektirilmesine KESİN olarak karar verildiği, yukarıda değinilen HMK.m.418 son cümlesi, buna paralel hükümler içeren MTK.m. 7/D son cümlesi ile Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2010/6003 Esas ve 2010/5521 Karar sayılı ilamına göre tahkim sözleşmesi ile belirlenen hakem veya hakemlerin ret isteminin mahkemece kabulü halinde tahkimin son ereceği, ancak tahkim anlaşmasında hakem veya hakemlerin isimleri belirlenmemişse yeniden hakem seçimi yoluna gidilebileceğinin düzenlendiği, bunun mefhumu muhalifinin ise tahkim anlaşmasında hakem veya hakemlerin isimlerinin belirlenmesi durumunda karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak hakem sayısına bakılmaksızın yeniden hakem seçimi yoluna gidilemeyeceğinin kabulü gerektiği, tahkim anlaşmasında hakem ismi belirlenmesi durumunda tarafların ancak ismi belirlenen hakemlerin uyuşmazlığı çözmesi koşuluyla tahkim yolunu kabul ettiğinin varsayıldığı, bu sebeple tahkim anlaşmasında ismi belirlenen hakemlerin herhangi bir sebeple görev yapmaması veya yapamaması durumunda, bu hakemlerin yerine yeni hakem atanması söz konusu olmayacağından, bu durumda artık tahkimin sona ereceği ve uyuşmazlığın mahkemede çözümlenmesi gerekeceği (Bkz.Ziya Akıncı, Milletlerarası Tahkim, 6. Baskı, sh.271) somut olayda görevden el çektirilen hakem ...'ın tahkim sözleşmesinde ismen belirtildiği, bu itibarla tahkim yargılamasının sona erdiği, ancak bu hükümlerle çelişen HMK.m.421/1 hükmünün somut olayda uygulanabileceğinin kabul edilmesi durumunda hakemlerden birinin görevinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde onun yerine seçimindeki usul uygulanarak yeni bir hakem seçilebileceği, mahkememizin kabulüne göre eldeki davada hakemin reddi talebinin konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı yanın davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu, ancak davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği, 08.01.2021 tarihli "... Malz. Ltd. Şti. Ortakları arasında bu şirketin ve bağlı ortaklıklarının yeniden yapılandırılmasına, geçmiş yıllar hesap mutabakatına, sulh ve ibraya dair çerçeve protokol"ün ... ile ... arasında imzalandığı, davacı şirketin protokole taraf olmayıp, tahkim yargılamasının da taraflarından olmaması nedeniyle davada aktif husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın adı geçer davacı yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacı ... A.Ş. tarafından açılan davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Davacı ... tarafından açılan davanın konusuz kalması nedeniyle ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 615,40 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 -TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kendini vekille temsil ettiren davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ... A.Ş.'den alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK.m.416/f.2 uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/02/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır