T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/745 Esas
KARAR NO : 2025/833
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/12/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı firma arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında; müvekkili firmanın davalıya temizlik hizmet sözleşmesi kapsamında hizmet sunduğunu, yapılan hizmet karşılığında davalı şirkete fatura düzenlenmekte bu şekilde düzenlenen faturaya müteakip davalı tarafından da müvekkili şirkete ödeme yapıldığını ancak son zamanlarda davalı şirket tarafından düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemeye başladığını ve ödemelerde aksamalar olduğunu, bu nedenle 2024 yılı başlarında biriken fatura alacakları için hizmet ilişkisi devam ederken icra takibi başlatılmış, takip sonrasında davalıyla sulh ile dosya borcu kapatılmış ve ticari ilişki de hiç aksamdan müvekkili şirket tarafından verilmeye ve aylık olarak yapılan hizmetler fatura edilmeye devam edildiğini, kesilen faturaların davalı şirket tarafından tebliğ alındığını ve itiraz da edilmeksizin defterlerine kaydedildiğini, ancak gelinen süreçte davalı şirket günden güne ödemelerinde ciddi geciktirmelere sebebiyet verdiğini, bir kısım ödemeler yapılmış ise de bakiye borç miktarının günden güne artması, defaten arama ve mailler karşılığında ancak kısım kısım ödemeler yapılması, nihayetinde artık ödeme durumun iyiden iyiye aksaması nedeni ile müvekkili tarafından yapılan tüm taleplere rağmen hizmet bedelinin ödenmemesi ve ödeme hususunda da bir gayret gösterilmemesi nedeni ile 14.10.2024 tarihinde davalıya .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı vekili tarafından 29.10.2024 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı tarafın icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alanında faaliyet gösteren çevrelerce tanınan basiretli bir tacir olduğunu, alacaklı görünen davacı şirket ile borçlu görünen davalı müvekkil arasında hizmet sözleşmesi imza altına alındığını, sözleşmenin davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, görüleceği üzere müvekkilinin yalnızca hizmet bedelini ödemekle sorumlu olduğunu, davacının müvekkilini her türlü fazlaca ücret ve masraftan ibra ettiğini, müvekkil şirket, sözleşme gereği doğan tüm ödemelerini yaparak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davacı şirketin, basiretli bir tacir olarak özenle yerine getirmeyi taahhüt ettiği işlerin karşılığını fazlasıyla almış olmasına rağmen kendisinden beklenen özen ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, personel teminini aksattığını, gönderdiği personellerin ise işe devam etmeyerek müvekkil şirketi zor durumda bıraktığını, Müvekkil şirket tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen söz konusu depoya nitelikli personel atanmadığını, davacı tarafın edimlerini ifada kusurlu durumda olduğunu, temin ettiği personellerin iş yerini terk ettiği ve işyerine gelmedikleri ve sair hususular ve yazılı delil ve tanık beyanları ile ispatlanacağını, karşı taraf şirket ile imza altına alınan sözleşmede belirlenen hizmetin verilip verilmediğinin, müvekkil şirketin uğradığı olumlu ve olumsuz zararların mahalde uzman bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesi ile davacının % 20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi kapsamında temizlik hizmetine dair yürütülen ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği belirtilen faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi, borçlunun ... Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 34.089,25-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, 18/10/2024 tarihli ödeme emrinin 30/10/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 25/10/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişi 27/06/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın sunduğu ticari defter kayıtlarında göre takip tarihine göre davalıdan 34.089,25-TL, alacaklı, Davacı 2024 yılında düzenlemiş olduğu e-faturalara davalının TTK 21/2 maddesine göre herhangi bir itirazının görülmediği, dolayısıyla fatura münderecatlarının kesinleştiği, Davalı şirketin dosyaya sunulan Şişli Vergi Dairesi Ba-Bs analiz formlarında Dava konusu olanlar dahil 2024 yılında düzenlenen tüm e-faturaların formda yer aldığının tespit edildiği, Davalı şirketin ticari defterlerini incelemesi konusunda bir talebinin görülmediği, Davacının sunduğu ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulması ve süresinde onaylarının yapılması dikkate alındığında defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı şirketin ....İcra Müdürlüğü ... esas dosyasında talep edilen 34.089,25 TL Alacağının kabulü halinde takip tarihinden itibaren ticari avans faiz oranı üzerinden faiz yürütüleceği hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi, borçlunun ... Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 34.089,25-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, 18/10/2024 tarihli ödeme emrinin 30/10/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 25/10/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 10/12/2024 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf iddiasında, taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya sunulduğu iddia edilen temizlik hizmetine ilişkin davacının davalı adına düzenlediği faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın haksız olduğundan sahilse iptalini talep etmiş, davalı taraf ise savunmasında, takibe konu edilen faturaların ekstra hizmet bedeli ifadesi ile düzenlendiği, davalının sözleşmede kararlaştırılan hizmet bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, ancak fazla ücretin talep edilemeyeceğini, sözleşme gereği tüm ödemelerinin yapıldığını ve davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve takibe konu alacağın takibe dayanak olarak gösterilen ve davacının davalı adına 2024 yılı temmuz ayından itibaren düzenlenen 4 adet fatura olup, Mahkememiz inceleme kararı kapsamında davacı tarafça ticari defter kayıt ve dayanağı bilgeleri sunulmuş, davalı tarafın incelemeye katılmadığı gibi davalının ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerinin de dosyaya sunulmadığı veya herhangi bir yerinde inceleme talebi bulunmadığından bilirkişi tarafından dosya kapsamındaki deliller, davacının ticari defter kayıt ve dayanağı belgeleri ile Mahkememizce celp edilen davacı ile davalının Ba Bs kayıtları kapsamında inceleme yapılmış, yapılan incelemede davacı defterlerinin usule uygun tutulduğu ve davacı lehine delil vasfının bulunduğu belirlenmiş, davacının davalı adına düzenlediği ve dava ve takibe konu edilen 4 adet faturanın e fatura niteliğinde olduğu, davacı kayıtlarında yer aldığı ve GİB sistemi üzerinden davalıya gönderildiği, ayrıca davalı tarafından 8 günlük süre içerisinde faturalara itirazda bulunulmadığı belirlenmiştir. Bu durumda hizmet ifasına dair düzenlenen faturalar içeriklerinin kesinleştiği anlaşılmış, ayrıca davalının Ba bildirimlerinde anılan faturaların davalı tarafça vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığı ve takibe konu edilen faturalar yönünden tarafların BA Bs bildirimlerinin birbirini teyit ettiği belirlendiğinden, davacının davalıdan 34.089,25-TL tutarında bakiye alacağının bulunduğu, takiple istenen tutarın da aynı olduğu ve davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptali ile takibin aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına,
2-Alacağın %20'si oranında 6.817,85-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.328,64-TL harçtan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.901,04-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 12,50-TL posta gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.528,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 34.089,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır