T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/777 Esas
KARAR NO:2025/704
DAVA:İtirazın İptali (Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/12/2024
KARAR TARİHİ:22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/Borçlunun aleyhine .... İcra Dairesinin 2024/.... sayılı icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve dava konusu icra takibinin durmasına sebep olarak müvekkilini zarara uğrattığını, mezkur icra takibinin fatura alacağına dayandığını, takibe konu miktar ise davalı şirkete sunulan hizmet ve ürünlere karşılık ödenecek olan miktar olduğunu, fatura ilişkisinin borçlusu ... ve Bilişim Hiz. Ltd. Şti olduğunu, borca konu faturaların: 31.03.2024 tarih ... fatura nolu 23.478,00-TL, 30.04.2024 tarih, ... fatura nolu 32.118,00-TL, 06.06.2024 tarihli, ... fatura numaralı 28.962,00-TL, 12.06.2024 tarihli, ... fatura numaralı 1.008,00-TL, 09.07.2024 tarihli, ... fatura nolu 4.410,00-TL şeklinde olduğunu, işbu beş faturaya karşılık davalı tarafça müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, dava konusu olan icra dosyasından da anlaşılacağı üzere, borçlu taraftan 89.976,00-TL faturadan doğan alacağı; faiz, harçlar, diğer alacaklarla birlikte olmak üzere şimdilik toplam 98.901,71-TL alacağı bulunduğunu belirterek, davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptaline, icranın kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı/borçlunun %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın esasa ilişkin iddia ve beyanlarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, talep etmiş olduğu hak ve alacaklarına ilişkin zaman aşımına uğradığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının tacir sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını belirterek, davacı tarafça talep edilen haklar açısında zaman aşımı iddiasını tekrar ederek, akabinde huzurdaki davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, davacı tarafça başlatılan icra dosyasının haksız talepler içermesi sebebi ile davacı yan aleyhine icra dosyası açısından % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Mahkememizce, davalı gerçek kişinin tacir kaydının bulunup bulunmadığı hususunda İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye, tacir kaydının mevcut olmadığı yönünde cevap verildiği; yine Kocasinan Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıya göre, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, son üç yıllık gelir vergisi beyanında, mal alış satış toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177/2 fıkrasında düzenlenen hadlere göre, faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırını aşmadığı anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK.'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Dava konusu fatura alacağına ilişkin olup dava niteliği gereği TTK'nun 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmıştır. Davacının gerçek kişi olduğu ve davalı tarafın da cevap dilekçesinde davacının tacir sıfatının bulunmadığı ve göreve dair itirazlarının olduğu görülmekle, davanın nispi dava niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından davacı için tacir araştırması yapılmış, gelen yazı cevaplarından anlaşıldığı üzere davacının gerçek kişi tacir kaydı bulunmadığı bildirilmiş ve vergi dairesi yazı cevabında işletme esasına göre defter tuttuğu belirtilmiş, yine vergi dairesi yazı cevabı ekinde sunulan gelir vergisi beyannameleri ve işletme hesabı özeti incelendiğinde davacının esnaf sınırını aşan düzeyde gelirinin bulunmadığı, bu hali ile davacının tacir olmadığı, bu nedenle de davanın nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı değerlendirilmekle dava konusu fatura alacağına dair yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonucuna varılmakla mahkememizin görevsizliğine yönelik aşağıdaki gibi karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır