T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/9 Esas
KARAR NO:2024/4
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/01/2024
KARAR TARİHİ:05/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "..... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasının talimatı ile, Suriye uyruklu müvekkillerimiz ...'nin ... ... Mah. ... San. Sit. F2 Blok No:448B .../İstanbul’da bulunan iş yeri adresine 04.08.2023 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün ... Tal. Sayılı dosyası ile hacze gelinmiştir. Borçlu ile müvekkillerimiz arasında herhangi bir ticari ortaklık ilişkisi bulunmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı şekilde haciz işlemi uygulanmıştır. Şöyle ki; müvekkillerimiz, haciz işleminden çok önce mecuru iş yeri olarak kiralamış ve faaliyete başlamıştır. Borçlu ... ile yetkilisi ..., haciz yapılan adreste daha öncesinde faaliyet yürütmüş ve adresi terk etmiştir. Borçtan ve borçlulardan haberdar olmayan müvekkilimiz ..., işyerini 05.07.2023 Tarihinde boş olarak mal sahibinden kiralamış ve vergi açılışını gerçekleştirerek faaliyete başlamıştır. Borçlu ... ile yetkilisi ...'nin, daha öncesinde işbu adreste faaliyet yürütmüş olması, o adreste sonradan kira sözleşmesi ile faaliyet gösteren kişilere yahut şirketlere haciz işlemi için gidilebileceği anlamına gelmemektedir. Haciz günü, borçlu mahalde hazır olmayıp alacaklı vekili tarafından aranmak sureti ile çağrılmıştır. Gelinen hacizde, mahalde borçlu ... aranmak sureti ile hazır edilmiş fakat alacaklı vekili ile icra memurunun yönlendirmesi ile tutanağa sanki mahalde hazırmış gibi geçirilmiştir. Müvekkillerimizin Suriye uyruklu olmaları nedeni ile yeterli düzeyde Türkçe bilmemeleri ile haczin anlam ve mahiyetini bilemiyor oluşlarından ötürü, haciz tutanağı hatalı şekilde düzenlenmiştir. Borçlu ile alacaklı tarafından verilen alacağın temlik edileceği vaatleri ile bu konudaki itiraz süreleri kaçırılmıştır. Tutanaktaki, "borçlu mahalde hazırdır" şeklindeki ibare yanlış yönlendirmeler ile hazırlanmıştır. Borçlu mahale danışıklı olarak gelmiş ve tutanağı imzalamıştır. Bunun üzerine alacaklı tarafından İİK97 madde gereği takibin devamına ilişkin karar alınıp tekrar haciz işlemi için gelinmiştir. İİK97 Kararından sonra alacaklı tarafından, müvekkillerimizin iş yerine muhafaza işlemi için gelinmiştir. Müvekkillerimiz, haciz ve icra baskısı altında iş yerlerinin tümden kaldırılacağına yönelik tehdit edilmiştir. Bu aşamada haczin anlam ve mahiyetini idrak etmeye bilgisi ve Türkçesi yetmeyen müvekkillerimiz, işlerinin aksamaması adına tamamen haciz ve icra baskısı ve hatalı yönlendirmeler ile işbu borca kefil olmuşlardır. Bir kısım nakit bir kısım senet olmak üzere 218.000,00TL borcun altına sokulmuşlardır. Yapılan toplam ödeme 218.000,00TL olup, borçlu olmadıkları bir parayı haksız yere ödemek durumunda kalmışlardır. Borç taahhüdü altına girilen bono, 25.08.2023 tarihinde imza altına alınmıştır. Alacaklı yan, borcu ödedikleri takdirde alacağı müvekkilimize alacağı temlik edeceğini yahut rücu belgesi vereceğine ilişkin taahhütte bulunmuştur. Fakat müvekkillerimize ne alacak temlik edilmiş ne de rücu belgesi verilmiştir. Müvekkillerin yabancı uyruklu oluşundan ve tecrübesizliğinden faydalanan alacaklı yan, haciz baskısı altında müvekkilimizden haksız yere alacağını tahsil ederek müvekkillerimizi hile ile yanıltma yolunu seçmiştir. Bu danışıklılık, mahale borçlunun çağrılması ve sanki borçlu mahalde faaliyet gösteriyormuşçasına bir izlenim verilmesi durumunda da görülmüştür. Borçlu, her alacaklısına müvekkilimizin adresini göstermekte ve bu şekilde danışıklı olarak müvekkillerimizi kendi borcunun külfeti altına sokmaktadır. Kısacası borçlu ..., müvekkillerimizin yeteri kadar Türkçe ve mevzuat bilmediği için haczin anlam ve mahiyetini anlayamayacak olduğunu fırsat bilerek, her borçlusuna müvekkilimizin adresini vermektedir. Alacaklı taraf alacağına haksızca kavuşmuş olmakta, borçlu ... ise hacizden kurtulmaktadır. Bu nedenlerle; Müvekkillerin davalı alacaklı ... A.Ş.'ye .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası bakımından borçlu bulunmadığının tespitine,
Müvekkilin borçlu olmadığı halde icra baskısı ile tarafı dahi olmadığı, .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya borcuna karşılık ödemek zorunda kaldığı 218.000,00TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ile istirdatına..." karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, icra dosyasına yapılan haksız ödemeden bahisle davalı alacaklı ... A.Ş.'ye .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası bakımından borçlu bulunmadığının tespitine yönelik menfi tespit ve .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya borcuna karşılık ödendiği belirtilen 218.000,00TL'nin istirdatına ilişkin istirdat davası olduğu anlaşılmıştır.
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetki Hakkında Kanun'un 5. Maddesinin 5. Fıkrasında özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulunun 1.dairesinin 25.11.2021 tarihli, 1232 karar numaralı kararı ile İstanbul İlinde Finans İhtisas Mahkemesi kurulmasına karar verilmiş olup Finans İhtisas Mahkemeleri 15.12.2021 tarihi itibariyle faaliyete başlamışlardır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.dairesi 25.11.2021 tarihli, 1232 karar numaralı kararı uyarınca;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3)19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5)21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan,
Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere 15.12.2021 tarihinden itibaren İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemeleri sıfatıyla tevzi edilmesine karar verilmiştir.
Finans İhtisas Mahkemelerinin görev alanının tayininde uyuşmazlığın yukarıda belirtilen Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.Dairesinin 25.11.2021 tarihli, 1232 karar numaralı kararında yer verilen kanun maddelerinden kaynanıp kaynaklanmadığına bakılması gerekmekte olup somut olayda da davanın mahiyeti , takip dosyası, davalının bir faktoring şirketi olduğu anlaşılmakla iş bu davanın finans ihtisas mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzii için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, Mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-)İş bu davanın finans ihtisas mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzii için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
2-)Mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle karar verildi. 05/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır