T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/10 Esas
KARAR NO:2025/804
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/01/2025
KARAR TARİHİ:25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında düzenlenen ve dilekçe ekinde yer verilen çok sayıda faturanın davalıya teslim edildiğini, ancak faturaların toplam 387.233,96 TL’lik kısmının davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının herhangi bir hukuki gerekçe sunmaksızın kötü niyetli şekilde borca itiraz ettiğini, itiraz üzerine başlatılan arabuluculuk sürecinde de tarafların uzlaşamadığını, davalının borcunun açık, likit ve belgeli olmasına rağmen ödeme yapmadığını, düzenlenen faturalar, teklif mektupları, servis formları, gönderi bilgileri ve cari hesap ekstresinin borcun varlığını açıkça gösterdiğini, müvekkilinin borcun tahsili için tüm iyi niyetli girişimlerde bulunduğunu ancak davalının ödeme yapmamakta ısrar ettiğini, HMK m.10 gereği sözleşmeden doğan davalarda ifa yerinin müvekkilinin yerleşim yeri olduğunu, TBK m.89 uyarınca para borcunun götürülecek borç sayıldığını ve bu nedenle İstanbul icra daireleri ile mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının itirazının haksız olması nedeniyle İİK m.67 uyarınca itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli itirazı sebebiyle icra inkâr tazminatı koşullarının oluştuğunu belirterek davalının .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, borç miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosya üzerinden takibe dayanak faturalar nedeniyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu takibe yetki, borç, takip ve ferilerine yönelik itiraz ettiğini, icra müdürlüğünce itirazların haklı görülerek takibin durdurulduğunu, buna rağmen davacı tarafından haksız şekilde itirazın iptali davası açıldığını, oysa davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının HMK m.10’a dayanarak İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia etmesine rağmen yazılı yetki sözleşmesi sunamadığını, müvekkil şirketin yerleşim yerinin Çeşme/İzmir olduğunu ve TMK m.19–22 ile İİK m.50 gereğince ilamsız takiplerde borçlunun yerleşim yerinin yetkili olduğunu, dolayısıyla takibin yanlış yerde başlatıldığını, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu belirttiğini, ayrıca yetkili icra dairesine intikal sağlanmadan ve yeniden ödeme emri tebliğ edilmeden geçerli bir icra takibi doğmayacağından itirazın iptali şartlarının oluşmadığını, bu nedenle davanın esastan da dinlenemeyeceğini ifade ettiğini, takibe konu fatura içeriklerine müvekkilinin açıkça itiraz ettiğini, davacının iddia ettiği hizmetleri hiç ifa etmediğini, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde de hizmet sunulmadığının ortaya çıkacağını, davacının sunduğu teslim–kabul tutanaklarında müvekkil şirketi temsile yetkili tek kişi olan Azatcan Tekinalp’in imzasının bulunmadığını ve belgelerin yetkisiz kişilerce imzalandığını, ayrıca tutanakların davacı şirket tarafından değil Protel Bilgisayar A.Ş. tarafından düzenlenmiş göründüğünü, bunun da hizmet verilmediğinin açık göstergesi olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira alacağın likit olmadığını, faturaların ispat yükünün davacıya ait olduğunu, somut olayda hizmet gerçekleşmediği için tazminat koşullarının oluşmadığını, ayrıca davacının kötü niyetli olarak haksız takip başlattığını, müvekkilini temerrüde sokmak için fahiş faiz hesapladığını ve bu nedenle davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, davacı delilleri arasında yer alan tanık deliline HMK m.200 gereği muvafakat etmeyeceklerini, çünkü uyuşmazlık miktarının senetle ispat sınırının üzerinde olduğunu belirterek, davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden, aksi hâlde esastan reddine, takibin iptaline, davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; Taraflar arasında ticari ilişkiye istinaden davalıya düzenlenen faturaların bakiye 387.233,96 TL'lik kısmının ödenmemesi iddiası üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itiraz üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası ile bakiye fatura alacağından kaynaklı başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine mahkememize takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemli iş bu davanın açıldığı ,
Davalı vekili cevap dilekçesinde yetkiye itiraz etmiş olmakla ; eldeki dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, icra dairesinin yetkisi İİK’nın 50. maddesine göre HMK hükümleri çerçevesinde hadise şeklinde değerlendirileceği buna göre, davanın bir miktar para alacağına ilişkin olduğu gözetilerek TBK’nın 89/1. maddesi ve HMK’nın 10. maddesi hükümleri uyarınca davacı alacaklının muamele merkezinin bulunduğu yer yetkili olacağından yetkiye yönelik itirazların reddine karar vermek gerekmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle ; Taraf ticari defterleri HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı y.TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususu Sayın Mahkemeye bırakıldığı , davacı ile davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede iki tarafın kayıtlarının büyük çoğunluğunun birbiri ile uyumlu olduğu, davacı şirketin 21.08.2024 tarihinde virman fişi ile paytr iade açıklaması ile 9.320,40.-TL kaydın davalı kayıtlarında olmadığı, davacının takibe konu ettiği alacağı karşı davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme belgesi, iptal/iade faturası vb. belge sunulmadığı, Mahkemenin ara kararı ile davacı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda takip tarihi itibari ile davalıdan takip konusu edilen 387.233,96.-TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarında ise davacı şirkete 377.913,56.-TL borçlu göründüğü tespit edildiği yönünde görüş ve beyanda bulunulmuştur.
Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; yapılan mali incelemelerde davacı ve davalı taraf ticari defterlerinin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı y.TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı , davacı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda takip tarihi itibari ile davalıdan takip konusu edilen 387.233,96.-TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarında ise davacı şirkete 377.913,56.-TL borçlu göründüğü , davacı şirketin 21.08.2024 tarihinde virman fişi ile paytr iade açıklaması ile 9.320,40.-TL kaydın davalı kayıtlarında olmadığı, davacının takibe konu ettiği alacağı karşı davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme belgesi, iptal/iade faturası vb. belge sunulmadığı tespit edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Davacı ile davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede iki tarafın kayıtlarının büyük çoğunluğunun birbiri ile uyumlu olduğu, davalı şirket ticari defterlerinde bulunan kayıtların davacı kayıtları ile uyumlu olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı kayıtlarında bulunduğu, davalı taraf kayıtlarında 21.08.2024 tarihli 9.320,40.-TL tutarlı hareketin bulunmadığı, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarında 04.11.2024 tarihli hesap bakiyesinin 377.913,56.-TL bakiye ile davacı şirkete borçlu olduğu , davacı şirketin 21.08.2024 tarihinde virman fişi ile paytr iade açıklaması ile 9.320,40.-TL kaydın davalı kayıtlarında olmadığı, yukarıda bahsi geçen ilamlar da dikkate alındığında 9.320,40-TL bedel yönünden hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması; bu hizmetin davalıya verildiğine ilişkin davacı tarafça dosya kapsamında ispata elverişli bir kayıt sunulmadığı anlaşılmakla ;davalının kendi defterinde de kayıtlı olan tutar olan 377.913,56-TL yönünden taraf defterleri uyuşmakla ve taraf defterleri usulune uygun tutulmuş olduğundan taraflar lehine/aleyhine delil teşkil etmekle ; açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine; davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyası sayılı takip dosyasında itirazının 377.913,56-TL asıl alacak üzerinden iptali suretiyle takibin talep gibi devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve alacak faturaya dayanıp likid olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
Açılan Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE;
1-)a) Davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyası sayılı takip dosyasında itirazının 377.913,56-TL asıl alacak üzerinden iptali suretiyle takibin talep gibi devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b)Asıl Alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 75.582,71-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 26.451,95-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 4.676,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.775,13-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın red/kabul oranına göre 4.489,28-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 110,72-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacının yaptığı 615,40-TL başvuru harcı, 4.676,82-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan toplam 7.096,50-TL bilirkişi ücreti ile müzekkere /davetiye giderine ilişkin yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 6.925,69-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 60.466,17-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.320,40-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-)Davacının gider avansından artan bakiyenin re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)