T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/135 Esas
KARAR NO :2025/879
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/02/2025
KARAR TARİHİ:15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyada 17.07.2013 Tanzim tarihli, 18.12.2024 vade tarihli ve 700.000,00 TL bedelli kambiyo senedine istinaden icra takibi başlatıldığını, müvekkil ile davalı şirket arasında 03.07.2013 tarihinde akdedilen yetkili servis sözleşmesi ve ek protokol gereğince borcu olmadığını, müvekkilinin davalı şirketin yetkili servisi iken servis sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, bu fesih bildiriminden sonra teslim anında vade, bedel ve tanzim tarihinin yazılı olmayan senedin müvekkilinin bilgisi ve rızası hilafına doldurularak aleyhine haksız icra takibi başlatıldığını belirterek, öncelikle teminatsız/teminatlı olarak tedbiren .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yatan bedelin alacaklıya ödenmemesine, müvekkilinin .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Ülkemizin önde gelen Elektronik ve Beyaz Eşya satıcılarından olup; müvekkil şirket Satış sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin 2.maddesi ve 5.maddesi kapsamında ürünlere satış sonrası montaj, bakım , onarım hizmetlerini vermek zorunda olup, kanundan kaynaklanan sebeple ekonomik olarak tamamen bağımsız, kendi öz sermayesi ile ayrı bir işletme olarak kurulmuş kişi ya da şirketler ile "Yetkili Servis Sözleşmesi" tanzim ettiğini, bu bağlamda davacı ile de yetkili Servis Sözleşmesi tanzim edildiğini, davacının borcunun olmadığı yönündeki iddialarının tamamen mesnetsiz olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında imza edilen Yetkili Servis Sözleşmesinin 6.4. Maddesinde sözleşmeden doğan ihtilaflarda '' ...'in kayıt ve müstenidatı, ticari defterleri ile kart ve fişlerinin kesin delil olduğunu, hilafının hiçbir surette başka bir delil ile ispat edilemeyeceğini kabul ederler.'' hükmünü havi olduğunu, bu minvalde taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında müvekkili şirketin ticari kayıtları kesin delil olmakla, ticari kayıtların incelenmesi sonucunda davacı ...'in takip dosyasında bildirilen borç tutarı kadar borçlu olduğu ve davacının iddialarının yersiz olduğunun ortaya çıkacağını, söz konusu senedin geçerli bir şekilde düzenlendiğini, davacının kendi iradesiyle imza alındığını ve ticari ilişkiler kapsamında doğmuş bir borca dayandığını belirterek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, davacıların %20' den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davanın %10' u oranında para cezası ile tecziyelerine , davacının icra takibinin durdurulmasını yönünde ki hukuka aykırı tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki servis sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğinden bahisle davacı tarafça daha evvel vade, bedel ve tanzim tarihi kısımları yazılmamış şekilde davalıya teslim edildiği belirtilen senedin davalı tarafça davacının rızası hilafına doldurulduğundan bahisle söz konusu senetten dolayı ve senedin konu edildiği ....İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili 05/12/2025 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduklarını bu nedenle davadan feragat ettiklerini belirtmiş, dosyaya sunulan vekaletnamesi incelendiğinde feragat dilekçesi sunan davacı vekili Av....'ın davadan feragat yetkisi bulunduğu görülmüştür.
"HMK MADDE 307- Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir." hükümleri uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilince 06/01/2026 tarihinde sunulan beyan dilekçesi ile davadan feragat edilmesi sebebiyle dosya kapsamında taraflarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını ve beyanları doğrultusunda işlem yapılmasını talep ettiklerini belirttiğinden feragat nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu 22. Maddesi uyarınca feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden karar ve ilam harcının (615,40-TL'nin) 2/3'ü olan alınması gerekli 410,26-TL harcın, peşin alınan 12.612,18-TL harçtan mahsubu ile fazla 12.201,92-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça vekalet ücreti talebi olmadığı açıkça bildirildiğinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
5-Yatırılan avanstan artan bakiyenin karar kesinleştiğinde yatırana/vekiline iadesine,
Dair, tarafların/vekillerin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır