T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARAGEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/264
KARAR NO: 2025/443
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... ....
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLLERİ: Av. ... ....
Av. ... -
DAVALI : 2- ... - ... ...
DAVA: Tazminat / Şirket Yöneticisinin Sorumluluğuna Dayalı
DAVA TARİHİ: 02/01/2020
KARAR TARİHİ: 02/06/2025
KARAR Y.TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ....'deki iş ve işlemlerinin yürütülmesi için davalı ...'ın %10'luk hisse ile davacı şirkete ortak yapılmak suretiyle vekil tayin edilmesini müteakip davalı ...'nin kasti hareketlerle davacıyı zarara uğrattığının tespiti üzerine 08/08/2019 tarihli karar ile hisseleri devralınarak vekillikten azledildiğini ve savcılıkta hakkında şikayet nedeniyle soruşturmanın mevcut olduğunu ayrıca davalı ...'nin davacıyı zarara uğratmak amacıyla devrettiği ticari şirket malzemeleri ile ilgili .... Mahkemesi'nde açılan davanın derdest olduğunu ve davalı ...'nin şirkete ait araçları rayiç bedelinin altında fiyatlarla sattığı ... hakkında .... Mahkemesi'nde açılan davanın derdest olduğunu belirterek davalı ...'ya satılan araçla ilgili olarak açılan işbu davada her iki davalının birlikte hareketle davacıyı zarara uğratmak amacıyla yaptıkları sözleşmenin feshi ile satışa konu aracın davacıya iadesine, akdin feshi talebinin kabul edilmemesi halinde aracın rayiç değeri üzerinden farka karşılık alacak talebinin kabulüne karar verilmesi talebinde bulunduğu, duruşma sırasında aynı doğrultuda beyanını yenilediği görülmüştür.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın öncelikle derdestlik ve pasif husumet yokluğunu nedeniyle usulden reddine, usulü itirazların kabul edilmemesi halinde hukuk ve hakkaniyetle bağdaşmayan davanın esastan reddine karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın öncelikle derdestlik nedeniyle usulden reddine, usulü itirazın kabul edilmemesi halinde davalının 08/08/2019 tarihli genel kurul kararıyla ibra edildiğini ancak davalının mesul müdür olduğu süreçte özveriyle çalıştığını, şirket için kendi şahsi kaynaklarını kullandığını, yaşanan ayrılık sürecinde davalının alacağına mahsuben davaya konu edilen araç dahil şirkete ait bir kısım malların davalıya devredildiğini, bu durumda davalının kendi araçlarını rayiç bedel üzerinden sattığını belirterek davacının dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde davalıya karşı edimini yerine getirmemek ve davalının yeni kazançlar sağlama saikiyle açılan davanın esastan reddine karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
4. Tarafların yargılamada üzerinde anlaştıkları bir vakıanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
5. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı şirkete ait aracın davalı şirket yetkilisi ...'ın diğer davalı ...'ya rayiç bedeli altında satarak şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak yapılan satış sözleşmelerinin iptali kabul edilmemesi halinde zararın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
IV-DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
6. Dava, davacı limited şirketin yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu dayalı şirkete ait aracının davalı şirket müdürü tarafından diğer davalıya rayiç değerinin altında devredildiği ileri sürülen aracın davacıya iadesi aksi takdirde uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
7. Mahkememizin....E, sayılı dosyası ile birleştirilen .... E, sayılı dosyasının birleşeni olan ....E, sayılı dosyasının tefrikine karar verilmiş olmakla, dosyada tefrik işlemleri yapılarak dosyanın yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.
8. Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
9. Bilindiği üzere 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir.
10. Anılan maddeye göre; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır....” denilmiştir.
11. Maddede belirtildiği üzere ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını yasa dava şartı haline getirmiştir.
12. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
13. Davacının dava açılırken dava dilekçesine anlaşmazlık tutanağını ekleyerek davayı açması gerekir ise de, başvuru yapılıp bu tutanağın eklenmemesi halinde izlenecek usul de yukarıda belirtildiği üzere 18/A maddesinde düzenlenmiştir.
14. Somut olayda öncelikle eldeki davanın "ticari dava" niteliğinde olup olmadığının değerlendirmesini yaptığımızda, TTK m. 4 hükmünde hangi davaların ticari dava niteliğinde olduğu düzenlenmiş olup yargılamasını yaptığımız uyuşmazlık yönünden ise mutlak bir ticari dava sözkonusu değil ise de, davadaki uyuşmazlığın, davacı şirkete ait aracın davalı şirket yetkilisi ... tarafından diğer davalı ...'ya rayiç bedeli altında satarak şirketi zarara uğrattığı iddiasından kaynaklı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak yapılan satış sözleşmelerinin iptali kabul edilmemesi halinde tazminat istemine ilişkin olduğu, bu anlamda arabuluculuğa başvuru eldeki dava yönünden dava şartı olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
15. Mahkememizce davacı tarafa 07/05/2025 tarihli ara karar ile; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi gereğince 1 haftalık kesin süre verilmiş, bahsi geçen ara karar davacı vekiline 21/05/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Verilen süre göz önüne alındığında davacı tarafça en geç 29/05/2025 günü bitimine kadar Arabuluculuk Son Tutanağının ibraz edilmesi gerektiği ancak, davacı yanca arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmediği görülmüştür.
16. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olay değerlendirildiğinde, davanın, rayiç değerleri altında satılan aracın davacıya iadesi aksi takdirde uğranılan maddi zararın tazmininin tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, dava şartı arabuluculuğa ilişkin 6102 sy TTK'ya 7155 sy yasanın 20 md. ile eklenen 5/A maddesinin metninde "...bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava..." denilmek suretiyle arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak tayin edildiği ve taraflarca dava ikame edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1-Davanın, 6325 sayılı kanunun 18/A-2 ve TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
Karar ve İlam Harcı
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harçtan, mahkememizin ....sayılı dosyasında peşin alınan 54,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
5-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'a ödenmesine,
Dair tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 02/06/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/06/2025
Başkan ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"