T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/323 Esas
KARAR NO:2025/600
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/05/2025
KARAR TARİHİ:01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK m.5/A hükmü gereğince ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartı olduğundan dava konusu yönünden arabuluculuk başvurusu yapıldığını, yapılan başvurunun anlaşamama ile sonuçlandığını, anlaşma sağlanamadığı için dava açma zorunluluğu doğduğunu, müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün... Esas ve .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyaları ile adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibi başlatıldığını, akabinde karşı tarafın işbu icra takipleriyle alakalı .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile tahliye davası açtığını, bu davanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesinin 2025/524 Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, taraflarınca istinaf mahkemesine gidildiğinden .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında tehir-i icra yapılarak takibin durdurulduğunu, öncelikle taraflar arasında 01.12.2022 tarihinde bir kira sözleşmesi yapılmış olup sözleşmede davalı tarafın mülkiyetine ait ... Mah. ... Sok. 23 Ada 3 Parsel No:7 .../İSTANBUL adresindeki 1,2,3,4,5,6,7,10,11 numaralı bağımsız bölümleri 5 yıl süre ile aylık kirası 65.000 TL+ KDV olmak üzere kiraladığını, kiralanan bölümlerin otel işletmesi, turistik ve ticari amaçlarla kullanılacağının kararlaştırıldığını, davalının bu sözleşme ile kiralanan bölümleri tam, eksiksiz ve kullanıma hazır şekilde bulundurmayı taahhüt ettiğini, kiraya verenin kiralanan bağımsız bölümlerden birçoğunu ayıplı olarak teslim etmiş olduğundan bağımsız bölümlerin birçoğunu kullanamadığını, kiralanan bölümlerden yalnız 2,3,4 ve 7 numaralı bağımsız bölümlerin kullanılabilecek durumda olduğunu, 1 nolu bağımsız bölüm ortak alan olarak kullanılmasına rağmen müvekkilinin bu durumdan haberdar edilmeden davalı tarafından bu bağımsız bölümün kullanılabileceği taahhüt edilerek kiralandığını, 1 numaralı bağımsız bölüm ortak alan olduğundan diğer malikler tarafından kiracının kullanım hakkının kısıtlandığını ve müvekkilin bu bağımsız bölümü kira sözleşmesi tarihinden günümüze kadar hiçbir zaman kullanamadığını, 5,6,10 numaralı bağımsız bölümlerin de kullanıma hazır halde bulundurulmadığın, bu bağımsız bölümlerin ve bölümlerle ilgili kullanım hakları ... Bankasına ait olduğundan müvekkilinin bu bağımsız bölümleri de kullanamadığını, müvekkilinin 5,6 ve 10 numaralı bağımsız bölümlere girip otel işletmesi için gerekli tadilatları yaptığı süreçte bu bağımsız bölümlerin işgal edildiğinden bahisle ... Bankası vekili tarafından tecavüzün önlenmesi kapsamında taşınmazlara gelinerek tutanak tutulduğunu, aynı zamanda kapıya bu hususla ilgili yazı bırakıldığını, dolayısıyla müvekkilin bu tarihten itibaren bağımsız bölümleri kullanamayacak ve ticari faaliyetini sürdüremeyecek duruma geldiğini, 11 numaralı bağımsız bölümde ise teras bulunduğunu, yine burada yapılmış olan teras kaçak yapı olduğundan ... Belediyesi tarafından taşınmaza gelinerek 2450 tutanak numarası ile yapı tatil tutanağı tutulduğunu, kiracı müvekkilin böylelikle 11 numaralı bağımsız bölümü de kaçak yapı olmasından bahisle kullanamadığını, netice itibariyle müvekkilin amaçlamış olduğu otel işletmesi şeklindeki ticari faaliyetini ortaya çıkan ve kendisine daha öncesinde haber verilmeyen ayıplardan ötürü sürdüremediğini, bu sebeple müvekkilin 5 adet bağımsız bölümü kullanamıyor olmasına rağmen kira ödemiş olduğu gibi kullanamadığı yerlerden ötürü kullanabileceği 4 bağımsız bölüm de hedeflemiş olduğu kullanım amacı açısından manasız hale geldiğini, müvekkilinin bir süreye kadar kullanamıyor olsa da bütün bağımsız bölümlerin kirasını ödemeye devam ettiğini, ancak daha sonrasında mali gücü buna elvermediğinden kullanamadığı yerlerin kirasını ödemediğini, davalıya yapılmış olan kira ödemelerine ait bir takım dekontlar elimizde mevcut olup diğer dekontlar da temin edilmeye çalışıldığından bilahare mahkemeye sunulacağını, izaha çalışılan hususlar üzerine İİK m.72 hükmü gereğince, müvekkilinin mağdur olmaması ve geri dönülmez zararlara uğramaması için, teminatsız olarak .... İcra Dairesi... Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, her ne kadar .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası tehir-i icra yapılarak durdurulmuş ise de istinaf kararının gelmesi üzerine takibe devam edilmesi durumunun söz konusu olması durumunda yine bu icra takibinin de işbu dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paraların alacaklıya verilmemesine, dava konusu icra dosyaları sebebiyle herhangi bir tahliye kararı verilmesi durumunda tahliyenin tedbiren ve ivedi olarak durdurulmasına karar verilmesini, müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü’nün... Esas ve 2024/... Esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitini, icra dosyaları sebebiyle tahliye kararı verilmesi halinde tahliyenin tedbiren durdurulmasını, davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1 Aralık 20232 başlangıç tarihli kira kontratosuna binaen kiracısı bulunduğu, İstanbul, ..., ... mahallesi, ... sokakta ve 120 ada, 3 parselde kayıtlı anataşınmazda bulunan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 10 ve 11 nolu bağımsız bölümleri beş yıl müddetli olarak kiraladığı, kiralanmış olan mahallerin kendisine tam ve eksiksiz olarak teslim edildiği, bu hususun kontrat sözleşmesi “Kiralanan yerin şimdiki durumu” bölümünde “mükemmel” olarak belirlenmiş olup, taraflarca imza altına alındığı, davacı kiracının, kontrat süresince yükümlü olduğu kira ücretlerini düzenli şekilde ödemediği, aleyhine çeşitli tarihlerde icra takipleri başlatıldığı, davacı kiracı aleyhine başlatılmış olan icra takip dosyalarının .... İcra Dairesi, 2023/..., .... İcra Dairesi, ..., .... İcra Dairesi, 2024/..., .... İcra Dairesi, 2024/..., .... İcra Dairesi, ... sayılı dosyaları olduğu, icra takipleri sonuçlarında bir miktar ödeme alındığı ancak, .... İcra Dairesi'nin 2024/... sayılı takip dosyasına itiraz edilerek ödeme yapılmadığı, .... İcra Dairesi'nin 2024/... sayı takip dosyasına, verilen 30 günlük süre içinde de ödeme yapılmaması üzerine, .... İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasıyla takibin devamı ve temerrüt nedenli tahliye davası açıldığı, davalı kiracının tadilatlar ve ilaveler de kaçak yapılar olarak tespit edilerek tutanağa işlendiği, kiracının yapı tatil tutanağından dolayı kiraladığı taşınmazı kullanamıyor olduğu iddiasının iki buçuk yıllık bir zamandan sonrasına rastladığı, davacının art ve kötü niyetinin ve haksız yere maddi çıkar peşinde olduğu, davacının kiraladığı taşınmazı kullanamıyor olduğu yönündeki iddiası ciddiyetten uzak olduğu, 1, 5, 6, ve 10 nolu bağımsız bölümler ve teras ile ilgili diğer iddialar da ayni şekilde mesnet, dayanak ve ciddiyetten yoksun olduğu, sıralanan ve Sayın Mahkemenin resen göz önünde tutacağı nedenlerle, davanın esastan reddine karar verilmesini, talep etmeştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen 01/12/2022 tarihli kira sözleşmesi kapsamında davalı tarafça davacı aleyhine kira alacağına dayalı olarak başlatılan .... İcra Dairesinin 2024/... esas ve... esas sayılı dosyaları yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi taleplerine ilişkindir.
6102 sayılı TTK. 4. Maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir.
HMK 4.maddesi - "(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarını görürler'' hükmü düzenlenmiştir.
Davacı, taraflar arasında akdedilen 01/12/2022 tarihli kira sözleşmesi kapsamında davalı tarafça davacı aleyhine kira alacağına dayalı olarak başlatılan .... İcra Dairesinin 2024/... esas ve... esas sayılı dosyaları yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmekte olup, dava dilekçesi içeriğinden açıkça anlaşıldığı üzere davacı ile davalı arasında mevcut kira sözleşmesi bulunmaktadır ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istenen takip dosyalarında da takibe konu alacaklar kira alacağı olduğundan mevcut uyuşmazlık kapsamında eldeki davanın kira ilişkisinden doğan alacağa ilişkin olduğu açık olduğundan, 6100 Sayılı HMK'nın 4.maddesinde yer alan düzenleme gereği kira ilişkisinden doğan alacak davalarında görevli mahkemeler Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğundan, uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemelerince çözümlenmesi gerekmektedir ve bu durumda Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle eldeki davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görev yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalının yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır