T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/605 Esas
KARAR NO: 2025/909
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 18/08/2025
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ..., Tasfiye Halinde ... ... Ticaret Limited Şirketi’nin 04.02.2022 tarihinde tasfiyesinin tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edildiğini, ancak şirket hakkında 2016 ve 2017 vergilendirme dönemlerine ilişkin kesinleşmemiş ve derdest yargılamalara konu amme alacakları bulunduğunu, şirketin terkin edilmesi nedeniyle vergi davalarının ehliyet yönünden işlemden kaldırıldığını ve amme alacaklarının tahsilinin imkânsız hale geldiğini, asıl amme borçlusundan tahsil yapılamaması sebebiyle şirket yetkilisi ... hakkında düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada da şirketin tüzel kişiliğinin sona ermiş olması gerekçesiyle davanın reddedildiğini, bu durumun yargılamaların devamını ve alacakların tahsilini engellediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca alacaklıların ve hukuki menfaati bulunanların şirketin ihyasını talep edebileceğini, Yargıtay içtihatlarının da tasfiye ve terkin işlemleri tamamlanmış olsa dahi derdest dava ve alacaklar bulunması halinde ihya kararı verilebileceğini kabul ettiğini, şirketin ihyası halinde yargı süreçlerinin devam edebileceğini ve kamu alacaklarının tahsilinin mümkün hale geleceğini, bu nedenle ... ... Ticaret Limited Şirketi’nin ticaret siciline yeniden tescil edilerek ihya edilmesi ve ...’ın tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı ..., şirketin ticaret sicil kaydının terkin edilmesinde sorumluluğu olmadığını, yalnızca Ticaret Sicili Yönetmeliği ve TTK m.32 çerçevesinde tescil işlemlerini yerine getirdiğini, tasfiye sürecinin eksik tamamlanması ve ilgili işlemlerin yapılmasından tasfiye memurlarının sorumlu olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün sadece yasal hasım konumunda bulunarak davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmemesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Şirket kayıtları, Ticaret sicili müdürlüğü kayıtları,ticari defter ve belgeler, hukuki her türlü delile dayanmışlardır.
Getirtilip incelenen ticaret sicil kaydına göre; Tasfiye Halinde ... ... Ticaret Limited Şirketi 'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "... Mah....sok.no:16/a ... İstanbul" adresinde faaliyet gösterdiği, 04/02/2022 tarihinde şirketin son tescilini yaptırdığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Dava dışı Tasfiye Halinde ... ... Ticaret Limited Şirketi'nin sicil kaydının yeniden ihyasına ilişkindir.
TTK MADDE 547- "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." hükmünü içermektedir.
Getirtilip incelenen Ticaret Sicil Kayıtlarında dTasfiye Halinde ... ... Ticaret Limited Şirketi'nin "... Mah....sok.no:16/a ... İstanbul" adresinde kayıtlı olduğu ve halen bu adreste faaliyet gösterdiği anlaşılmış olup, ...m5.47/1 hükmü uyarınca davaya bakmaya Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)HMK'nun 114/(1)-ç ile 115/(2) maddeleri uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-)HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesini talep ettikler takdirde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunda karar verileceğinin ihtarına ,
4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine ,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle karar verildi. 18/12/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır