T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/967 Esas
KARAR NO:2025/965
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/04/2025
KARAR TARİHİ:30/12/2025
Mahkememizin 2025/255 esas sayılı dosyasının 30/12/2025 tarihli duruşması sırasında ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası yönünden taleplerin tefrikine karar verilmiş ve tefrik sonrası ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası yönünden mahkememizin 2025/967 esasına kaydı yapılmış olup dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından dava dışı ...'in kendisinden motorin satın aldığından bahisle ... İcra Müdürlüğü (Kapatılan ... ... Müdürlüğü) ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi ve ... İcra Müdürlüğü (Kapatılan ... ... Müdürlüğü) ... (eski:2020/...) Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi ikame edildiğini, ... İcra Müdürlüğü (Kapatılan ... ... müdürlüğü) ... (eski:2020/...) esas sayılı dosya yönünden; Davalı tarafça müvekkili ve dava dışı ...'in ortak olarak ... vergi numaralı işletmeyi birlikte işlettiği iddia olunduğunu, Bu nedenle de ... tarafından satın alınan motorin bedelinden sanki müvekkilinin de sorumlu tutulmak istendiğini, müvekkilinin 01.04.2012 tarihinden bu yana emekli olduğunu ve herhangi bir ticari işletme işletilmediğini, dava dışı ...'in satın almış olduğu motorinin bedelinden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün bulunmadığını, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasına sunulan faturalardan anlaşılacağı üzere müvekkilinin satın alınan motorinle herhangi bir alakası bulunmadığını, ÖKC fişlerinde ... numarası yani dava dışı ...'in T.C. kimlik numarası yazılı olduğunu, Ayrıca davalının .... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde 2022/... Esas sayılı dosyasının soruşturma aşamasında vermiş olduğu "... benden 2020 yılının yaz aylarında 90.000 TL'lik yüksek gerilim hattı işinde kullanılmak üzere varillerle mazot aldı. Bunun karsılıgında bana 130.000 TL'lik senet verdi. Daha önce de bizde yakıt aldıgı için toplam borcu 130.000 TL idi." şeklindeki ifadesinden ve yine aynı dosyada dava dışı ...'in "...'a benim 25.000,00 TL borcum vardır." şeklindeki ifadesinden anlaşılacağı üzere ortada maksimum 130.000,00 TL motorin alacağı ve bununda bonoya bağlandığı söz konusu olabilecekken davalı tarafça bono takibi dışında 85.000,00 TL bedelli ilamsız takip başlatılmasının hukuka aykrı olduğunu, kötüniyetle hareket edildiği, müvekkilinin sorumluluğunu gerektirir herhangi bir yazılı belge söz konusu olmadığını ileri sürerek müvekkilinin ... İcra Müdürlüğü (Kapatılan ... ... Müdürlüğü) ... Esas sayılı dosyası ve ... İcra Müdürlüğü (Kapatılan ... ... Dairesi) ... (eski:2020/...) Esas sayılı dosyalarında borçlu olmadığının tespitine, ... İcra Müdürlüğü (Kapatılan ... ... Müdürlüğü) ... Esas sayılı dosyası ve ... İcra Müdürlüğü (Kapatılan ... ... Müdürlüğü) ... (eski:2020/...) Esas sayılı icra takiplerinin müvekkili yönünden iptali ile haksız ve kötü niyetli icra takipleri nedeniyle davalının %20 'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Müvekkilinin uğrayacağı telafisi güç zararların önüne geçilebilmesi amacıyla somut delile dayandığından takdiren teminatsız olarak icra takiplerinin müvekili yönünden durdurulması yönünde aksi kanaat hasıl olması halinde uygun bir teminat mukabilinde 2004 sayılı iik 72/3 hükmü uyarınca icra veznesine ödenecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın senet üzerinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığını ve bu durumun basiretli bir alacaklı tarafından fark edilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü, ancak bu iddianın, hem objektif iyi niyet ilkesine hem de ticari hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, senedi imzalayan dava dışı ... ile davacı ... arasında yalnızca soybağından kaynaklanan bir baba-oğul ilişkisi değil, aynı zamanda süreklilik arz eden bir ticari iş birliği bulunduğunu, tarafların uzun süredir aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, benzer ticari çevrelerde işlem yapmakta ve birlikte ticari kararlar aldığını, müvekkili ile gerçekleştirilen alışveriş sırasında; alınan motorinin ...’in tarlasında kullanılacağı, elektrik hattı çekileceği ve tarımsal faaliyet yürütüleceği beyan edildiğini, Nitekim, tarafların bu alışveriş için birlikte müvekkilin işyerine geldikleri ve ticari faaliyetleri birlikte yürüttükleri hususunu tanık beyanları ile ispatlanacağını, davacının senetle hiçbir ilişkisinin bulunmadığını ve gelişmelerden habersiz olduğunu ileri sürmesinin dosyadaki olgularla ve ticari hayatın gerekleriyle bağdaşmadığını, tüm bu koşullar altında senet müvekkiline teslim edildiğinde imzanın gerçekliğine ilişkin herhangi bir tereddüt oluşmadığını, ayrıca müvekkilinin bu imzayı sorgulama yönünde hukuken bir yükümlülüğü de bulunmadığını, öte yandan taraflar arasındaki borç ilişkisi yalnızca senede dayanmadığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olup, senedin şekli görünümü ve taraflar arasında uzun süredir devam eden güven ilişkisine istinaden hareket ettiğini, bu güven ilişkisi çerçevesinde, senette yer alan imza ile keşidecinin kimliği sorgulanmadığını, zira borçlanma sürecinde ...’in aktif ve yönlendirici bir rol üstlendiği sabit hale geldiğini, bu bağlamda, salt senedin şekli unsurlarına dayanarak müvekkilin kötü niyetli olduğu yönündeki iddialar, hayatın olağan akışına ve somut olayın dinamiklerine aykırı olduğunu belirterek, davanın esastan reddine, davacının kötü niyetli olduğu sabit olduğundan %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, senette yer alan imzanın aidiyetine ilişkin olarak, grafoloji ve belge inceleme alanında uzman bir bilirkişiden yeniden rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, motorin bedelinden kaynaklanan alacağa iliykin ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası yönünden davacının davalıya borçlu olmadığına dair menfi tespit davasıdır.
Mahkememizin 2025/255 esas sayılı doyasında davacı tarafından davalı aleyhine ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ve ... esas sayılı dosyaları yönünden borçlu olmadığına dair menfi tespit davası açılmış olup, takip dosyaları incelendiğinde, ... esas sayılı dosyada takibin bonodan kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu, ... esas sayılı dosyada ise takibin motorin bedelinden kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu görülmüş, Mahkememizin 2025/255 esas sayılı dosyasında 03/09/2025 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile davacı ve davalı gerçek kişiler için tacir araştırması yapılmasına karar verilmiş, davacı ve davalı için ticaret sicil müdürlüklerine yazılan müzekkerelerin cevabından davacı ve davalının gerçek kişi tacir kayıtlarının bulunmadığı, vergi daireleri yazı cevaplarından da potansiyel mükellefiyet kaydı bulunduğu, davacı ve davalının 1. Sınıf tacir olduğuna dair herhangi bir bilgi verilmediği, bu hali ile davacı ve davalının tacir olmadıkları anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Mahkememizce, davacı ve davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığı hususunda Ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairelerine yazılan yazılanı cevaplarından davacı ve davalının tacir olmadıkları belirlenmiştir.
6100 Sayılı HMK.'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Dava konusu motorin bedeli alacağına ilişkin davalının davacı aleyhine başlattığı ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olup dava niteliği gereği TTK'nun 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmıştır. Davacının ve davalının da gerçek kişi olduğu ve tacir sıfatının bulunmadığı belirlendiğinden, davanın nispi dava niteliği bulunup bulunmadığı değerlendirilmekle dava konusu motorin bedeli alacağına dair yapılan takip nedeniyle menfi tespit istemi yönünden uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonucuna varılmakla mahkememizin görevsizliğine yönelik aşağıdaki gibi karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır