T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2014/663 Esas
KARAR NO: 2018/47
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 15/07/2014
KARAR TARİHİ: 16/01/2018
Mahkememizde görülen tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememiz tevzi edilen dava dilekçesi ile vekil edene ait ait ... plakalı ... marka araca ... ... akaryakıt istasyonundan 03.09.2013 tarihinde motorin aldıktan kısa süre sonra motorun durarak stop ettiğini, serviste yakıtta su bulunduğunun tespit edildiğini, motordaki arızanın yakıttan kaynaklandığını, yapılan onarım bedelinin 30.097,60-TL olduğunu, araçtan alınan yakıt numunesinde 300 ml su tespit edildiğini beyanla uğradığı zararın davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunduğu beyan dilekçesi ile arıza yakıttan kaynaklıyor olsa idi davacının yakıt aldığı istasyondan yakıt alan diğer tüketicilerin araçlarında hasar meydana gelmesi gerektiğini, zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı deposundan alınan numunede su tespit edildiğini ancak istasyondan alınan numunede su tespit edilmediğini, davacının gönderdiği ihtarname ile fatura bedelinin ödenmesini talep ettiğini, zarar ile davalı arasında illiyet bağı bulunmadığını, o tarih aralığından başkaca bir şikayet bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce ön inceleme yapılmış deliller toplanmıştır. Bu kapsamda ... Oto'ya müzekkere yazılarak davacı aracının arızasına ilişkin kayıtlar getirtilmiş, tanık dinlenmiş ve dosya kapsamı itibari ile bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Dosyaya sunulan 30/07/2015 havale tarihli raporda dava konusu olay nedeni ile araçtan ve istasyondan alınan numunelerin incelenmesi ve analiz edilmesi sonucundan 10/09/2013 tarihli raporda 1 lt yakıtta 300 ml su tespit edildiği, ... Oto Servis yetkilisince düzenlenmiş olan 13/11/2014 tarihli yazıda aracın 06/09/2013 günü 107.193 KM'de servise çekici ile getirildiği, araçtan yakıt numunesi alındığı, yakıt renginin olması gerekenden farklı olduğu, son yakıt alımından sonra aracın yaklaşık 200 km kullanılmış olduğunun hesaplandığı, aracın onarılarak teslim edildiğinin belirtildiği, onarım faturasının sunulmuş olduğu, dava konusu aracın 22/07/2015 tarihinde incelenmesinde 136.744 km'de olduğu ve onarılmış olduğunun tespit edildiği, araçtan alınan numuneden tespit edilen suyun yaklaşık 1/3'üne tekabül ettiği, raporda bir hata yok ise anormal bir oran olduğu, bu halde aracın yakıt aldıktan sonra 200 km gitmesini olanaksız kılan bir durum olduğu, böyle bir durumda aracın derhal stop etmesi ve birkaç km dahi gidememesi gerektiği, oysa servis kayıtlarına göre aracın yakıt alımından sonra yaklaşık 200 km yol aldığı, bu nedenle numune alma tekniği veya alınan numunenin araçtaki yakıtı temsil etme kabiliyetinin tartışılır olduğu, bayiden alınan numunenin uygun çıkmasının iki numune arasında illiyet bağını teknik olarak engellediği yönünde görüş bildirilmiştir.
15/12/2015 tarihli raporda, araç deposundan alınan 1 lt yakıtın 300 ml'sinin su olması halinde aracın 40/50 km yol almasının değil çalışmasının hiçbir şekilde mümkün olmaması gerektiği, ayrıca davalı tarafın iddia ettiği gibi aracın yakıt aldıktan sonra 200 km yol yapmış olduğu kabul edilse dahi depodaki suyup bu şekilde tüketilen yaklaşık 25 litreye yakıtın başka bir istasyondan alınan sulu yakıt nedeni ile girmiş olmasının da teknik olarak mümkün olmadığı, araçtaki hasarın yakıttaki su nedeni ile olduğunun servis tarafından belirlendiği, dolayısı ile suyun davalının istasyonundan alınan yakıt ile birlikte depoya girmiş olabileceğinin söylenebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Son olarak alınan 25/05/2016 tarihli raporda dava konusu aracın 03/09/2013 tarihinde 80.38 lt yakıt aldığı, 06/09/2013 tarihinde alınan numune analizinin 10/09/2013 tarihinde yapıldığı, ... Oto tarafından aracın son yakıt alımından sonra 200 km kullanıldığının hesaplandığı, tanık beyanına göre aracın 40-50 km kullanıldığı, aracın yakıt deposunun 84.1 lt yakıt aldığı, arızanın yakıttan kaynaklandığı yönündeki tespitlerin yerinde olduğu, ortaya çıkan 1/3 oranındaki suyun teknik olarak izah edilebilir olmadığı, bu oranda su karışmış yakıtı olan aracın hiçbir şekilde çalışmaması gerektiği, arızanın münhasıran davalıdan alınan yakıttan kaynaklandığının tereddüte mahal bırakmayacak netlikte tespitinin mümkün olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Tekmil dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirilmekle, davacı, davalıdan alınan yakıt nedeni ile aracın arızalandığını beyanla hasar onarım bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı illiyet bağı bulunmadığını beyan etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık aracın arızasının davalıdan alınan yakıttan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasındadır.
Gerek davacı aracından gerek istasyondan numune alınmış ve analiz yapılmıştır. Analiz raporuna göre istasyondan alınan yakıtta herhangi bir uygunsuzluk tespit edilmemiş ancak araçtan alınan yakıtta 1/3 oranında su bulunduğu tespit edilmiştir. Her üç bilirkişi raporunda da belirtiltiği üzere deposunda bu miktar su oranına sahip yakıt bulunan aracın çalışması teknik olarak mümkün olmayıp buna karşın davacı tanığı aracın yakıt alımından sonra 40-50 km mesafe gittiğini beyan etmiş ; servisten gelen müzekkere yanıtında ise aracın 200 km gittiğinin hesaplandığı belirtilmiştir.
Servise yeniden müzekkere yazılarak 200 km'nin neye göre hesaplandığı sorulmuş, cevabi yazı ekinde ses kaydı gönderilmiştir. Ses kaydının Mahkememizce dinlenmesinde, tanık olarak dinlenen ... ile servis yetkilisi arasında geçen konuşma olduğu, tanığın telefon konuşmasında aracın ... Havalimanı'ndan ... 'ye ... 'den ... Havalimamına gidip geldiğini beyan ettiği, buna göre Mahkememiz oturumundaki beyanı ile ses kaydındaki beyanının birbirinden tamamen farklı olduğu anlaşılmıştır.
Aracın deposu 84.1 lt yakıt almakta olup 03/09/2013 tarihinde deponun tamamına yakını 80.38 lt'si davalıdan alınan yakıt ile doldurulmuş ve bu yakıt ile davacının aracı kullanan tanığının ses kaydına göre 250 km'ye yakın mesafe katedilmiştir. Araç 06/09/2013 tarihinde çekici ile servise götürülmüş ve serviste yakıttan numune alınmıştır.
Davacı iddiası, davacı tanığının Mahkememiz oturumunda alınan beyanı ile ses kaydındaki beyanı, davalı savunması ve tüm bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı aracından alınan numuneni analiz sonuçlarına göre aracın 200 km üzerinde yol katetmesinin mümkün olmadığı, oysa aracın davalıdan yakıt alımından 3 gün sonra arızalandığı ve bu süre zarfında da 200 km üzerinde yol katettiği, dosya kapsamında aracın davalıdan alınan yakıt nedeni ile arızalandığını dair hiçbir somut delil bulunmadığı, aradan geçen sürede başka bir istasyondan da yakıt alınmasının mümkün olduğu, davacının arızanın davalı yakıtından kaynakladığını net olarak ortaya koyamadığı, aynı istasyona ve aynı yakıt tankına ilişkin başkaca bir arıza ihbarı olduğuna dair dosyaya yansıyan bilgi bulunmadığı gibi davacının da böyle bir iddiası olmadığı, bu noktada davalı savunmasının yerinde olduğu ve savunmanın aksinin davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye kısmın 492 sayılı Yasanın 31.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı yana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına; davalı tarafından yapıla 500,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden harçlandırılan dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 3611,71 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.maddesi ile Yönetmeliğin 207.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.16/01/2018
Katip Hakim