T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/987 Esas
KARAR NO: 2023/225
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ: 14/10/2016
KARAR TARİHİ: 16/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından Kredi borçlusu davalı ... Tic.Ltd.Şti hakkında davalı ... ...'nun kefaletiyle temin edilmiş bulunan genel kredi sözleşmelerine istinaden açılan ve kullandırılan kredi hesabı 12.01.2016 tarihinde kat edildiğini, borçlulara gönderilen hesap kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine bu defa .... İcra Müdürlüğü’nün 2016/... Esas sayılı dosyasından borçlular aleyhine tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla Genel Kredi Sözleşmesine dayalı icra takibine geçilmiş, davalı borçlular borcun tamamına itiraz ettiğinden işbu itirazın iptali davası açıldığını, neticeten; haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, borçluların haksız olarak takibe itiraz etmiş olmaları nedeniyle yasa gereği %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetlerine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların davacı bankaya herhangi bir borcu ya da taahhüdü bulunmamasına rağmen, aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı, takip aşamasında sunmadığı birtakım sözleşmelerden bahsettiğini, ancak müvekkillerine tebliğ edilmiş hiçbir sözleşme ya da fatura bulunmadığını, Davacı takip aşamasındayken dava dilekçesinde bahsettiği sözleşmeleri takip dosyasına sunmadığını, takipte talep edilen faiz oranı fahiş olup, faiz oranını da kabul etmediklerini, Davacı tarafın, takip talebi için sunduğu hesap kat'i ihtarnamesi usulüne uygun olarak ve süresi içinde keşide edilmediğini, likit alacağın varlığı dahi şüpheliyken, davacı tarafın icra inkar tazminatı talep etmesi de hukuk olduğunu, davanın reddine, davacı yanın %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına
karar verilmesini talep etmiştir.
Temlik; ... A.Ş. tarafından sunulan 05.01.2023 tarihli dilekçesi ve ekindeki ... yevmiye sayılı temlikname uyarınca ekli listedeki davalara konu alacakların ... A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye temlik edildiği görülmekle, davacı olarak ... A.Ş. eklenmiştir.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2016/... esas sayılı takip dosyasında GSK ve ihtarnameden kaynaklanan 6.076,28-TL KMH+58,50-TL işlemiş faizi, 163.677,27-TL rotatif+2.152,39-TL işlemiş faizi, 171.807,84-TL iskonto kredisi+2.259,39-TL işlemiş faiz+345,00-TL masraf+4,54-TL işlemiş faiz+223,52-TL BSMV (-5.000,00-TL 19.01.2016 tarihli ödeme yapılmış) olmak üzere toplam 344.977,03-TL için takip yapıldığı, ödeme emrinin borçlu ...'ye 07.02.2016, borçlu tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket ...'e gönderilen tebligatın iade edilmişse de borçluların da süresi içerisinde 08/02/2016 tarihinde borca itiraz ettikleri, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Bankacı/Bağımsız Denetçi bilirkişinin 05/01/2018 tarihli 28 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı bankanın; 28.01.2016 icra takip tarihi itibari ile borçlu ve kefilden 6.076,28-TL kredili mevduat hesabı asıl alacak ve 61,42-TL'sı işlemiş faizi ve bsmv olmak üzere toplam 6.137,70-TL'sı, 163.677,27-TL'sı Rotatif Kredilerden asıl alacak ve 2.260,09-TL'sı işlemiş faizi ve bsmv olmak üzere toplam 165.937,36-TL, 171.807,84-TL'sı İskonto Kredilerinden asıl alacak ve 2.372,36-TL'sı işlemiş faizi ve bsmv olmak üzere toplam 174.180,20-TL, gayri nakit kredilerden (borçlunun uhdesinde bulunan ve davacı bankaya iade edilmeyen çek yapraklarından ötürü) 30.000,00-TL (Genel Toplam: 371.255,26-TL) alacaklı olduğu,
Davacı bankanın davalının icra tarihinden sonra yapmış olduğu ödemeler düşüldükten sonra 14.10.2016 dava tarihi itibari ile borçlu ve kefilden 6.076,28-TL kredili mevduat hesabı asıl alacak ve 1.435,74-TL'sı işlemiş faizi ve bsmv olmak üzere toplam 7.S11,97-TL'sı, 276.334,53-TL'sı Rotatif ve İskonto Kredilerden asıl alacak ve 75.758,77-TL'sı işlemiş faizi ve bsmv olmak üzere toplam 352.09,30-TL, gayri nakit kredilerden 32.250,00-TL (Genel Toplam: 391.855,32-TL) alacaklı olduğu, itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı gibi konularda kararın mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmiştir.
Bankacı/Bağımsız Denetçi bilirkişinin 28/05/2018 tarihli 9 sayfadan ibaret ek raporunda özetle;
"Mahkemece talep edilen değişiklikler de dikkate alınarak yapılan hesaplamalarda bulunan sonuçlar, davacı bankanın talep ettiği tutarın üstünde kaldığından ve taleple bağlılık ilkesine göre kök raporumuzun sonuç bölümünde belirtilen rakamlarda bir değişiklik yapılma ihtiyacı doğmamış olup aşağıda belirtildiği gibidir.
a-) Davacı bankanın; 28.01.2016 icra takip tarihi itibari ile borçlu ve kefilden 6.076,28-TL kredili mevduat hesabı asıl alacak ve 61,42-TL'sı işlemiş faizi ve bsmv olmak üzere toplam 6.137,70-TL'sı, 163.677,27-TL'sı Rotatif Kredilerden asıl alacak ve 2.260,09-TL'sı işlemiş faizi ve bsmv olmak üzere toplam 165.937,36-TL, 171.807,84-TL'sı Iskonto Kredilerinden asıl alacak ve 2.372,36-TL'sı işlemiş faizi ve bsmv olmak üzere toplam 174.180,20-TL, gayri nakit kredilerden (borçlunun uhdesinde bulunan ve davacı bankaya iade edilmeyen çek yapraklarından ötürü) 30.000,00-TL (Genel Toplam: 371.255,26-TL) alacaklı olduğu hesap edilmiştir.
b-) Davacı bankanın davalının icra tarihinden sonra yapmış olduğu ödemeler düşüldükten sonra 14.10.2016 dava tarihi itibari ile borçlu ve kefilden 6.076,28-TL kredili mevduat hesabı asıl alacak ve 1.435,74-TL'sı işlemiş faizi ve bsmv olmak üzere toplam 7.511,97-TL'sı, 276.334,53-TL'sı Rotatif ve Iskonto Kredilerden asıl alacak ve 75.758,77-TL'sı işlemiş faizi ve bsmv olmak üzere toplam 352.09,30-TL, gayri nakit kredilerden 32.250,00-TL (Genel Toplam: 391.855,32-TL) alacaklı olduğu hesap edilmiştir.
c-) İtirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı gibi konularda karar Sayın
Mahkemeye aittir.
d-) Yargılama giderleri ile vekâlet ücreti talepleri ile İcra inkâr tazminatı hakkındaki karar ise Mahkemenin takdirine bırakılmıştır." belirtilmiştir.
Bankacı bilirkişinin 28/05/2020 tarihli 19 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı banka ile davalı kredi borçlusu/lehtarı ... Ltd.Şti arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği,
Davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitlerinin 1.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak tutarı 341.561,39 TL'nın - kefalet limitinden daha DÜŞÜK SEVİYEDE olması nedeniyle, davalı kefilin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının düşünülebileceği (lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nin sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği)
Takip tarihi ile dava tarihi aralığında yapılan kısmi tahsilatlar nazara alınarak hem takip ve hem de dava tarihi itibariyle terditli hesaplama yapıldığı,
Takip Tarihi İtibariyle Hesaplanan Banka Alacağı;
a)Nakdi krediler yönünden
¸Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 1.583,69 TL (341.604.81 -340.021,12b)Gayrinakdi Kredilerin DEPO edilmesi yönünden:
Dosya içeriğinde bulunan çek statü raporlarına göre, davacı bankaya halen ibraz ya da iade edilmeyen ya da karşılıksız çıkıp da hamilleri tarafından garanti tutarı talep edilmeyen (25) adet çek yaprağından dolayı toplam 30.000,00 TL'sının (1.200,00 TL x 25 adet çek yaprağı) faiz getirmeyen bir hesapta davalı kredi lehtarı şirket ve davali kefil tarafından DEPO edilmesi gerektiği,
Dava Tarihi İtibariyle Hesaplanan Banka Alacağı;
a) İskonto kredisi yönünden (takip talebinin 3. Sıradaki kredi için)
Asıl alacak...........59.465,69
İşlemiş faizi.........6.105,00
BSMV ..............305,00
Toplam alacak: 65.875,69-TL
Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; dava tarihinden itibaren asıl alacak tutarı (iskonto kredisi) 59.465,69 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %27,38 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte alacağın istenilebileceği,
b)Takip talebinin (1.) ver (2.) sırasındaki krediler yönünden:
Takip talebindeki (1.) ve (2.) sıradaki kredi hesapları için, takip tarihi ile dava tarihi aralığında herhangi bir tahsilat yapılmadığı için, haliyle bu iki kalem alacak yönünden dava tarihi itibariyle bir hesaplama yapılamadığını,
Dava tarihi itibariyle hesaplama yapılan İskonto kredisi bedelinin, takip tarihi itibariyle 3 adet kredi için yapılan toplam hesaplama tutarından, ayrıştırılması halinde, BAKİYE 171.514,59 TL (340.021,12- 168.506,53 5) alacak üzerinden takibin devamına karar verilebileceği,
Dava tarihinden sonra olmak üzere 31.08.2017 tarihinde 20.000,00 TL tutarında kısmi tahsilat sağlandığını, iş bu tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiği,
Davalı yanca kefalet imzasına itiraz edilmiş olduğu göz önüne alındığında, bu hususun nihai takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Grafolog bilirkişinin 08/02/2022 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; yazı ve imza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup, stereomikroskop, S525 dacument dedector ve bilgisayar/scan kullanılarak ayrıntılı olarak değerlendirildiği üzere yapılan incelemelerde; inceleme konusu ... San. ve Tic.'e atfen atılmış borçlu imzaları ile ... ...'na atfen atılmış müteselsil kefil imzalarının ... ...'nun eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
Bankacı bilirkişinin 20/05/2022 tarihli 19 sayfadan ibaret ek raporunda özetle;
Ara karar uyarınca 3095 sayılı K'nun 2. M. uyarınca terditli hesaplama sonuçları sunulduğunu;
Takip tarihi ile dava tarihi aralığında yapılan kısmi tahsilatlar nazara alınarak hem takip ve hem de dava tarihi itibariyle terditli hesaplama yapıldığını,
A) Takip Tarihi İtibariyle Hesaplanan Banka Alacağı;
a) Nakdi krediler yönünden
¸Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 3.638,10 TL (341.604.81 -337.966,71-) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı (KMH için) 6.076,28 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %30,24 oranında; asıl alacak tutarı (Rotatif kredi için) 163.677,27 TL'na yıllık %10,50 oranında ve asıl alacak tutarı (iskonto kredisi için) 167.459,28 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık 10,50 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte alacağın istenilebileceği,
b)Gayrinakdi Kredilerin DEPO edilmesi yönünden:
Dosya içeriğinde bulunan çek statü raporlarına göre, davacı bankaya halen ibraz ya da iade edilmeyen ya da karşılıksız çıkıp da hamilleri tarafından garanti tutarı talep edilmeyen (25) adet çek yaprağından dolayı toplam 30.000,00 TL'sının (1.200,00 TL x 25 adet çek yaprağı) faiz getirmeyen bir hesapta davalı kredi lehtarı şirket ve davalı kefil tarafından DEPO edilmesi gerektiği kanısına ulaşıldığı,
B) Dava Tarihi İtibariyle Hesaplanan Banka Alacağı;
a) İskonto kredisi yönünden (takip talebinin 3. Sıradaki kredi için)
Asıl alacak........... 50.755,44
İşlemiş faizi......... 1.998,00
BSMV ............100,00
Toplam alacak : 52.853,44-TL
Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; dava tarihinden itibaren asıl alacak tutarı (iskonto kredisi) 50.755,44 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %10,50 oranında ticari AVANS temerrüt faizi ve bunun 955 gider vergisi (BSMV) ile birlikte alacağın istenilebileceği,
b)Takip talebinin (1.) ve (2.) sırasındaki krediler yönünden:
Takip talebindeki (1.) ve (2.) sıradaki kredi hesapları için, takip tarihi ile dava tarihi aralığında herhangi bir tahsilat yapılmadığı için, haliyle bu iki kalem alacak yönünden dava tarihi itibariyle bir hesaplama yapılamadığını,
C)Dava tarihinden sonra olmak üzere 31.08.2017 tarihinde 20.000,00 TL tutarında kısmi tahsilat sağlandığı, iş bu tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiği belirtilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredilerin kat'ı sonrası açılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
GKS, ihtar, ihtarın tebliğine ilişkin evraklar, ticari defterler, ticaret sicil kaydı ve tüm dosya içeriği ile bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğine;
Davacı banka defterleri usulüne uygun tutulmuş olup, sahibinin lehine delil olarak kullanılabilecek niteliği taşımaktadır.
24.08.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve ... nolu genel hizmet sözleşmesi ile ... şirketinin kullandığı krediye diğer davalının toplamda 1.000.000 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olduğu anlaşılmıştır.
İmza inkarında bulunulmuş ise de; yapılan bilirkişi incelemesinde GKS'deki kredi lehdarı şirket adına atılan imzanın şirket yetkilisi ... ...'na ait olduğu, müteselsil kefil ... ... adına atılan imzanın ... ...'na ait olduğu anlaşılmıştır.
Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı yeni TBK’nu yürürlüğe girdikten sonra tanzim edilmiştir. Davalı kefil açısından kefalet limitlerinin sözleşmede açıkça gösterilmiş olduğu ve TBK.’nun 582. 583. ve 584 m. öngörülen kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması, kefaletin türü, sorumlu olunacak azami kefalet limiti, kefaletin tarihi ve yasada şartların bizzat kefillerin kendi el yazıları ile yazılmış olduğu kefalette bulunduğu, tüm bunlara göre geçerli bir kefalet akdinin kurulmuş olduğu, TBK'nun 598/3. maddesindeki 10 yıllık sürenin henüz dolmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler yasal değişiklik tarihi 28.03.2013'den sonra akdedilmiş olması nedeniyle, davalı/kefilin şirket yöneticisi oldukları anlaşıldığından, eş muvafakati belgesine gerek olmadığı kanısına varılmıştır.
TBK’nun 589 ve 590. maddesine göre; “Kefil her durumda, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumludur.
Kefilin/lerin sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere, temerrüt tarihine kadar işlemiş olan akdi faiz ve ferilerinden dolayı da ayrıca sorumludurlar.
26 Kasım 2013 tarihinde yürürlükte bulunan, 6102 sayılı TTK'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. hükmüne yer verilmiştir.
TTK yasa tasarısının 7. maddesinin 1. fıkrasına eklenen 2. cümle ilgili olarak kanunlaşma sürecinde verilen önerge ve kanunun gerekçesinde kefile alacağın ve borcun yerine getirilmediğinin ihbarı gerektiği, ihbar edilmeden asıl borçlunun temerrüdü yönünden kefillerden temerrüt faizi istenemeyeceği belirtilmiştir. Eklenen bu fıkra 6762 sayılı Eski TTK'nunda bulunmayan yeni bir hükümdür.
6102 sayılı TTK'nun yürürlükte olduğu dönem içerisindeki kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz.
Ancak kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer'ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir.
GKS gereğince düzenlenen hesap kat ihtarı, kredi lehdarı açısından tebliğ edildiği, davalı kefile çıkartılan tebligatın ise bila tebliğ iade edildiği tüm bu hususlara davalı kredi lehdarı şirket açısından verilen 1 günlük sürenin sonu olan 15/01/2016 tarihi itibariyle, davalı kefil açısından ise icra takibi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Temerrüt tarihleri farklı olsa da davalı kefil ... açısından takip tarihine kadar işleyen akdi faiz, takip ile talep edilen işlemiş faiz miktarından daha az olmakla her iki davalı açısından da miktarlar üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Hesap kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmedi iddia edilmiş ise de; şirket yetkili personel ... 'e teslim edilmiş ancak şirket yetkilisinin tebliğ anında nerede olduğu yazılmamış olsa da ne zaman muttali olunduğu ve tebliğin ne zaman yapılmış sayılması gerektiğine ilişkin usule uygun bir usulsüz tebligat iddiası bulunmadığı anlaşılmıştır.
GKS'nin 2.7.1. Maddesindeki "bankanın TCMB'na bildirmiş olduğu kısa, orta ve uzun vadeli CARİ kredi faizlerinden en yüksek olanın % 50 fazlası " ibaresinin anlamı tartışılması gerekmektedir.
Genel kredi sözleşmelerinde temerrüt faizi oranın belirleme yetkisinin bankanın keyfine bırakılmasında doktrinde eskiden beri çok kuvvetli bir şekilde ileri sürülen görüşleri "Ticari Kredilerde Temerrüt Faizi oranının Sözleşme Eliyle Bankaların inisiyatifine Bırakılması Sorunu" ( ... - http:// ... ) isimli makaleden aynen aktarmak gerekir ise:
"Öğretide özellikle ekonomik özgürlükleri sınırlandıran sözleşmelerin sözleşme ile taahhütte bulunan kişinin ekonomik özgürlüğünü yok etmesi veya ağır şekilde kısıtlaması halinde ahlaka aykırı kabul edildiği dikkat çekmektedir.
Konumuzla ilgisi nedeniyle ... ’in genel kredi sözleşmelerinde yer verilen kurallarla, bankalara faiz oranlarını tek taraflı artırma yetkisi hakkındaki görüşlerini burada özellikle zikretmek gerekmektedir. Yazara göre bu hükümler, bankaya tek yanlı olarak, diledikleri kadar artırma yetkisi vererek, banka müşterisi sanayici ve tüccarın iktisadi varlığının yok olması tehlikesi yaratacak biçimde mutlak surette bankaların keyfine bağlı tutmakta, tüccar ve sanayicileri bankaların vesayetine sokmakta ve iktisadi faaliyet hürriyetinin kullanılmasını felce uğratan bir nitelik taşımaktadır. Bu hükümler, BK md 19 ve 20 gereğince hem kişilik haklarına hem de ahlaka aykırı olduğundan batıldır.
... daha dar bir çerçevede, sözleşmenin taraflarından birinin hukuki veya fiili tekel durumunda bulunması halinde, güçlü ve üstün durumunu kullanarak edimler arasında büyük oransızlığa sebep olmasının gabin dışında bir olgu sayılarak ahlaka aykırı olarak nitelendirilmesi gerektiği görüşündedir.62 ... , ise “Türk hukukunda banka kredi sözleşmelerinde bankalara sözleşmede yer alan faiz oranlarını sonradan herhangi bir sınıra bağlı olmaksızın tek taraflı olarak istedikleri kadar artırma” yetkilerinin tanınmasının ahlaka aykırı olduğu BK md 19 ve 20 gereğince hükümsüz sayılması gerektiğini belirtmektedir.
Ticari kredi ilişkisinin doğumunda öncelikle bir temel ve çerçeve sözleşmesi olan genel kredi sözleşmesi (GKS) yapılmaktadır. GKS ile kredi kuruluşu kredi limiti çerçevesinde belirli bir miktara kadar nakdi veya gayrı bir nakdi bir kredi sağlama borcu altına girmektedir. GKS Borçlar Kanunu md 306 vd’da düzenlenen karz sözleşmesi niteliği taşır (Canaris, Bankvertragsrecht, Rn. 1206). Yüksek Yargıtay kararlarında da bu görüş savunulmaktadır."
GKS'de her ne kadar TCMB'na bildirilen en yüksek faiz temerrüt faizinin belirlenmesinde ölçü olarak alınmış ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-1650 esas, 2019/507 karar sayılı ilamındaki "Ne var ki Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiştir.
O hâlde, davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmenin 45. maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir. " şeklindeki gerekçe mahkememizce de kabul edilmekle rotatif ve iskonto kredileri temerrüt faizinin tespitinde fiilen uygulanan akdi faiz baz alınarak bu faiz oranlarının % 50'ü hesaplanarak temerrüt faizi bulunmuş ve 26.05.2020 tarihli ek rapor doğrultusunda kısmen kabul kararı verilmiştir.
Teknik ayrıntısı yukarıda özetlenmeye çalışıldığı ve bilirkişi raporunda tam detayı olduğu üzere bilirkişi tarafından hesap kat tarihinde, takip tarihinde ve hukuki menfaatin tespiti açısından dava tarihinde asıl alacak ve temerrüt tarihi ve temerrüt faiz oranına göre fer'ileri hesaplanmıştır.
Davalı/kefillerin, Genel Kredi Sözleşmesinde kefilin sorumluluğunu düzenleyen çek kredisi ile ilgili depo yükümlülüğüne ilişkin açık bir düzenlemenin bulunması nedeni ile davalılardan kefillerin de depo sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Yetki itirazında bulunulmuş ise de GKS'de yetki şartının bulunduğu, yetki şartının gerçek kişi kefiller açısından da TTK 7. Maddedeki teselsül karinesi gereğince geçerli olduğu, buna göre yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
İharname masrafına ilişkin belge, icra dosyasında dava dilekçesinde ve delil dilekçesinde bulunmamaktadır.
İcra takibinden sonra davadan önce yapılan kısmi ödemelerin, hukuki yarara etkisi bulunduğu anlaşılmıştır.
İcra inkar tazminatı yönünden; Dava konusu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kötü niyet tazminatı yönünden; Davanın reddedilen bölümü yönünden, davacının takibe girişmekte kötü niyetli olduğu sabit görülmediğinden, davalının kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir.
Tüm bu nedenlerle, teknik hesaplama ayrıntısı bilirkişi raporunda anlaşıldığı üzere sonuçta aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalıların ... İcra Dairesi'nin 2016/... sayılı takip dosyasındaki yetki, imza itirazlarının ve
6.076,28 TL Kredili Mevduat Hesabı asıl alacak,
58,50 TL işlemiş temerrüt faizi;
163.677,27 TL Rotatif Kredi asıl alacak,
1.618,31 TL işlemiş temerrüt faizi
59.465,69 TL İskonto Kredisi asıl alacak,
6.105 TL işlemiş temerrüt faizi
305 TL BSMV olmak üzere
toplamda 237.390,28 TL üzerinden itirazın iptaline,
İşleyecek faiz oranına itirazın ise Kredili Mevduat Hesabı kredisi için yıllık % 30,24; rotatif kredi için yıllık % 27,38; iskonto kredi için yıllık % 27,38 "asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi ile" şeklinde iptali ile
Takibin bu şekilde ödeme emrindeki kayıt ve şartlarda devamına,
102.630,84 TL açısından takip tarihi ile dava tarihinde ödeme yapılmış olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine,
4.955,91 TL açısından esastan reddine,
Gayri nakdi kredilerin deposu talebine davalıların itirazlarının 30.000 TL'nin bir hesapta davalılar tarafından depo edilmesi şeklinde iptaline
2-237.390,28 TL'nin %20'si olan 47.478,05 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Kötü niyet ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine,
5-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 16.216,13-TL ilam harcından peşin alınan 4.167,58-TL'nin mahsubu ile bakiye 12.048,55-TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 4.167,58-TL peşin harç ve 29,20-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.196,78-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 36.234,64-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalılar, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hukuki yarar yokluğu yönünden hesaplanan 9.200,00-TL, reddedilen miktar yönünden hesaplanan 4.955,91 TL olmak üzere toplam 14.155,91-TL ücret-i vekaletin davacıdan tahsili ile davalılar tarafına verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 3.628,40-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 2.496,82-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalılar tarafından yapılan 130,00-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 40,54-TL'nin davacıdan tahsili ile davalılar tarafına verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/03/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”