T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/998 Esas
KARAR NO: 2019/18 Karar
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ: 08/11/2017
KARAR TARİHİ: 15/01/2019
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Ankara Asliye Ticaret mahkemesine vermiş olduğu 04.02.2016 tarihli dilekçesinde özetle; "müvekkili şirketin yaptığı satışlar sonucu müşterilerinden aldığı ve yetkili hamili olduğu, aralarında dava konusu çekin de yer aldığı bir kısım çeklerin kayıtlarından mevcut olmakla birlikte kasalarında mevcut olmadığının tespit edildiğini, tüm aramalarına rağmen bulunamadığı çekler için ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından dava açarak kaybolmuş çeklerin durumunun tespitini ve iptaline karar verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin hasımsız olarak açtığı çek iptali davası kapsamında 04/11/2013 tarihli ihtiyati tedbir kararını ittihaz eden mahkemenin bu kararın bir örneğini de tüm kayıp çeklerin muhatabı bankalara tebliğ ettiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından dava konusu çeklerden ... Şubesinin hesabından 20/11/2013 tarihinde keşide edilen ... çek numaralı 7.500-TL bedelli çekin ... tarafından 06/11/2013 tarihinde takasa verildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle iş bu davanın açılarak müvekkilinin meşru hamili olduğu çeklerin müvekkiline iadesine karar verilmesinin gerektiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından ...’a çeki dosyaya sunması için müzekkere gönderilmişse de, davalının müzekkereye cevap vermediği, dosyaya herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dolayısıyla davalının bu çeki ne şekilde ele geçirdiğinin bilinemediğini, dava konusu bu çeke ilişkin müvekkili şirketin tahsilat makbuzunun sunulduğunu, konu ile ilgili ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, açılan soruşturmanın halen ... hazırlık numarası ile halen sürdüğünü, müvekkilinin meşru hamili iken çalınan ve davalının ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, sayılı dosyasına sunduğu dilekçe ile davalı yedinde olduğu öğrenilen dava konusu çeklerin iadesi için TTK 665 maddesi gereğince iş bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile, müvekkili şirketin yetkili ve meşru hamil olduğu ... Şubesinin ... hesabından 20.11.2013 tarihinde keşide edilen ... çek numaralı 7.500-TL bedelli çekin müvekkili şirkete iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, iddia ve talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ve dosyanın buraya gönderilmesinin gerektiğini, kıymetli evrakın iptali ve sonrasında ikame edilecek otan kıymetli evrakın iadesi davasının kıymetli evrakı elinde bulunduran kötü niyetli hamile karşı açılmasının gerektiğini, müvekkili davalının ise, çekin yasal meşru hamili olduğunu, bu nedenle davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davaya konu çekin vadesinin 20.11.2013 olduğunu, aradan 3 yıla yakın bir zamanda dava ikamesinin yapılmadığını, bu nedenle süre yönünden de davanın reddinin gerektiğini, davanın çek iade davası olduğunu, iş bu davanın ancak ve ancak çek bedeli hesabından ödenen keşideciye karşı ikame edileceğini, ödenen ve işlemleri tamamlanan çek hakkında kendilerine husumet yöneltilemeyeceğinin açık olduğunu, çekin bankodan talep edilerek incelendiğinde, açıkça görüleceği üzere müvekkilinin meşru hamil olduğunu, müvekkilinin yıllardır sanayi tipi soğutma ve mutfak malzemeleri imal ve satışı işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin ticari alışverişi olduğu, kendinden önceki ciranta olan ...'a (... Soğutma Sistemleri) vermiş olduğu faturalı ve irsaliyeli mallardan dolayı, satmış olduğu malların bir kısım bedeline yönelik olarak dava konusu çekin müvekkiline tahsilat makbuzu karşılığında, kendinden önceki ciranta (...) tarafından verildiğini, dava konusu çekin dışında ...'a verilen diğer faturalı malların bedelinin de ciranta ... tarafından müvekkiline ödenmeyince carı hesap alacaklarına yönelik olarak ... hakkında ... İcra ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve söz konusu takibin kesinleştiğini, bakiye cari hesap alacaklarının da halen derdest olduğunu, diğer yandan, ibraz edilen çekin, banka tarafından keşideci yönünden denetlendikten sonra müvekkiline ödendiğini, çek ve çekteki cirantalar incelendiğinde çekin yasal hamilinin müvekkili olduğunun açıkça anlaşılacağını, davacının çek çaldırdığı iddiasının soyut ve afaki olduğunu, çekin düzgün ciro silsilesi ile piyasada tedavülde bulunduğunun kesin ve net olduğunu, bu aşamada, davacı tarafın kötü niyetli hareket ederek sebepsiz zenginleşme niyetini güttüğünü, çekte mücerretlik ilkesinin hakim olduğunu, davacının çalıntı iddialarının yasal hamil olan müvekkili karşı ileri sürülemeyeceğini, açıklanan nedenlerle; deliller toplandığında da sübut bulacağı üzere, davacının dava dilekçesini kabul etmediklerini, davanın esastan reddi ile haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu dava için lehlerine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini, savunmuş ve talep etmiştir.
İş bu dosya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve Karar sayılı 31/03/2017 tarihli yetkisizlik kararına istinaden Mahkememize tevzi edildiği anlaşıldı.
... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2018 tarihli yazısı ile, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası iken, yetkisizlik kararı ile Başsavcılıklarına gönderilen soruşturma dosyasının Başsavcılıklarında ... soruşturma numarasını aldığı, yine Savcılıklarının ... soruşturma sayılı dosyası ile birleştirilerek bu dosyanın Uyap üzerinden Sayın Mahkemeye ulaştırıldığı görülmektedir. Dosyanın incelenmesinde; davacı ... Ltd, Şirketinde çalıştığı anlaşılan ... isimli kişinin, 28.10.2013 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verdiği, bu dilekçede kimliği meçhul kişilerin şüpheli, suç tarihini ise 27.10.2013 olarak belirttiği olayın anlatımını ise; 24.10.2013 tarihinde çıkmış olduğu seyahatten ... Ltd. Şirketi adına toplamış olduğu çek ve nakit paralar 27.10.2013 tarihinde akşamüstü Küçükçekmece İstanbul'da kendini polis olarak tanıtan kimliği belirsiz kişiler çıkan arbede sonrasında üzerimde olan aşağıda dökümü bulunan çek ve nakit paralar çalınmıştır..." şeklinde yaptığı görülmüştür. Dilekçesinin ekinde yer alan çek dökümleri içerisinde, dava konusu ... numaralı, 20.11.2013 keşide tarihli, 7.500-TL tutarlı ... Şubesi çekinin de olduğu anlaşılmıştır. Savcılık soruşturmasının ise halen sürdüğü dosya kapsamından görülmektedir.
Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak dava tarihi itibarıyla davacının davalıda bulunan çeki istirdat isteme hakkının bulunup bulunmadığı varsa belirlenmesi için bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 22.10.2018 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Açıklanan hususlar muvacehesinde, davalın dava konusu çekten dolayı herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, esasen söz konusu çekin takas odasına ibrazında ödeme yapılmaması nedeniyle (çekin ibrazında ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi), cari hesaptan ve dolayısıyla yasal defter kayıtlarından da çıkarıldığı, yerine yenilerinin alındığı, dolayısıyla anılan çekin davalının yasal defter kayıtlarında da bulunmadığı, Dava konusu çek 26.11.2013 tarihli çek iade bordrosu ile borçlu ... -...'a iade edilmiştir. Tarafların hukuki yorum gerektiren, iddia, savunma ve delillerinin takdirinin Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliğine istinaden Mahkemeye ait olduğu" kanaati ile raporunu sunmuştur.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
Keşideci ...'ın, 20.11.2013 tarihinde, ... Şubesi nezdindeki ... IBAN numaralı vadesiz hesabından, ... San. Tic. Ltd, Şirketi emrine 7.500 TL tutarındaki ... numaralı çeki keşide etmiştir. Çekin arkasındaki ciranta imzaları incelendiğinde; çek keşidecisi tarafından emrine keşide edilen ... Ltd. Şirketi tarafından ciro edildiği, sonraki cirantanın ... Ltd. Şirketi olduğu, devam eden cirantaların ise ... Ltd. Şirketi, ... Soğutma Sist, ..., son hamilin ise ... olduğu görülmektedir. Çekteki ciro silsilesine göre, çekin son hamilinin bu çeki ... Sist, ...’dan teslim aldığı anlaşılmaktadır.
Davalı ... dava konusu çekin son hamili konumundadır. Çek kendisine ... Ltd, Şirketinden (davacı) başlayan ciro silsilesi ile ve 4 ciranta imzasından sonra intikal etmiş durumdadır. Dolayısıyla, bu silsileye bakıldığında, çekin ... tarafından kötü niyetle ele geçirilmiş olduğunu ifade etmek mümkün değildir. Ancak, çekteki ilk ciro imzasının (davacıya ait imza ve kaşe) sahte olması ve ... ve öncesindeki tüm cirantaların da aynı grupta ve kötü niyetle hareket etmesi halinde (yani çekin, davacının rızası dışında bu cirantalar tarafından birlikte ya da bunlar adına hareket eden bir kişi tarafından ele geçirilmek suretiyle ciro silsilesinin oluşturularak ...’a kadar ulaştırılması halinde) son hamilin çeki kötü niyetle ele geçirdiğinden söz edilebilecektir.
Dava konusu çekin arkasındaki beyanlara göre, çekin keşide hesabının bulunduğu bankaya (... Şubesine ya da ...nın diğer Şubelerine) doğrudan, ya da takas odasına takas yoluyla tahsili amacıyla ibraz edildiğine yönelik herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Ancak, dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan, ... A.Ş. ... Şubesi tarafından ... esas sayılı dosya kapsamında ... Asliye Ticaret Mahkemesine cevaben yazılan yazıda, dava konusu çekin müşterileri ... tarafından tahsil edilmek üzere 06.11.2013 tarihinde takasa verildiği bildirilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan çekin istirdadı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Davalı ...’ın yasal defterlerinin incelenmesinde; adı geçenin, çekte yer alan kendisinden önceki ciranta ... Soğ. Sis. ... ile cari hesap ilişkisi içerisinde bulunduğunun görüldüğü, Cari hesap ilişkisi kapsamında, davalının dava dışı ... Soğ. Sis. ...’a 04.11.2013 tarihinde 04.11,2103-103501 numaralı ve 7.372,63-TL tutarlı faturayla mal sattığı, sattığı bu malın bedelini cari hesaba BORÇ kaydettiği, aynı tarihte bu kişiden dava konusu 7.500 TL tutarlı çeki aldığı ve bu çek bedelini de cari hesaba alacak kaydettiği, daha sonra ise 26.11.2013 tarihinde bu çek bedelini “26.11.2013 - 20.11.2013-... nolu çek ... iade” açıklamasıyla cari hesaba borç kaydettiği, cari hesaptaki bu işlemlerin davalının yasal defter kayıtlarında da yer aldığının tespit edildiği, öte yandan, bu çekin cari hesaptan çıkışı yapılmadan önce, ... Teknik cari hesabına 22.11.2013 tarihinde ...’ün 5.000 TL tutarlı, ...nın ise 10.218,16 TL tutarlı çeklerinin alacak kaydedildiği, dolayısıyla, davalı ile ... Teknik-... arasında dava konusu çekle ilgili olarak münhasır bir ilişki olmayıp, ticari ve devam eden bir ilişkinin bulunduğu ve dava konusu çekin de bu kapsamda davalıya geçtiğinin anlaşılmaktadır.
Buna göre, zayi olan çekin istirdadı istemine ilişkin işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının, kendisinin yetkili hamil olduğunu, senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran davalının kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Dosyamızda mahkememizce, TTK'nın 792. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede dava konusu çeki elinde bulunduran hamil davalı ...'ın çek eline geçmesinde çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu davacı tarafından kanıtlanabilmiş değildir.
Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın Reddine,
Davacının kötü niyeti kanıtlanamadığından, davalının kötü niyet tazminatı isteminin Reddine,
2- 44,40-TL karar harcının peşin alınan 128,09-TL den düşümü ile kalan 83,69-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3- Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzünde ilamın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2019
Katip ...
Hakim ...