T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/11
KARAR NO: 2018/94
DAVA: Alacak (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/01/2018
KARAR TARİHİ: 25/01/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 10.8.2011 tarihli bayilik sözleşmesi ile davalının bayii olarak atandığını, ancak davalı tarafından keşide edilen 10.10.2013 tarihli ihtarname ile akde tek taraflı olarak son verdiğini, keşide ettiği bonoların ödenmediğini, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas ve İstanbl ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyaları ile ilamsız takip başlattıklarını, bu durumun müvekkili şirket lehine haklı fesih sebebi oluşturduğunu, bayilik sözleşmesi ve ek protokolün müvekkili tarafından Beyoğlu ...Noterliğinin .. tarihli ihtarnamesi ile haklı olarak feshedildiğini, bayilik sözleşmesi eki protokolün 3.5 maddesi gereğince davalı taahhüt ettiği satış tonajı gerçekleştirmemesi halinde satmayı taahhüt ettiği beher ton için 25 usd tutarında cezai şart ödemeyi taahhüt ettiği, davalı ek protokolün 3.4 maddesi uyarınca sözleşme süresince 2000 ton otogaz satmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin 50.000 usd cezai şart talep hakkı bulunduğunu,cezai şart alacağından şimdilik 10.000-TL'nin 17.11.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi, davalı sözleşme süresince 2000 ton otogaz satın alamayı taahhüt etmiş olmasına göre fesih tarihine kadar gerçekleştirildiği alım tutarının 788.443 kg olduğunu bakiye 1.211,557 ton otogaz satışından elde edeceği gelirinden mahrum kaldığını davalıya en son 5.10.2013 tarihinde yapılan ikmalde bayiye otogaz satış fiyatının 4.165,04-TL olduğu aynı tarihte geçerli tüpraş fiyatının 3.959,75-TL olduğu beher ton için elde edilen karın 205,29-TL olduğu, buna göre mahrum kalınan karın 248.720-TL olduğunu, fazlaya dair hakkı saklı kalmak üzere kar mahrumiyeti alacağından şimdilik 10.000-TL nin 17.11.2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek tahsilini, davalıya ariyet senedi ile 55.900-TL bedelli ayrıntıları ariyet senedinde yazılı emtiaların teslim edildiğini, bayilik sona ermiş bulunduğundan ariyetlerini iadesi gerektiğini, davalıya iade için üç gün içerisinde müvekkili şirkete ihbarda bulunmasının ihtar olunduğu, müvekkili şirketin teknik ekiplerinin ariyetleri teslim almaya gittiğini ancak davalının teslimden kaçındığını davalının ayrıca 10.000 usd karşılığı 10.000-TL kurulum bedeli ödemeyi taahhüt ettiği, 55.900TL ariyet bedeli ile 10.000-TL kurulum bedeli olmak üzere toplam 65.900-TL alacağının 17.11.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 10.10.2014 tarihli dilekçesi ile harcını ikmal ederek kar mahrumiyeti için 10.000-TL lik taleplerini 251.591,93-TL kar kaybı, 103.480-TL cezai şart ve 55.000-TL ariyet senedi alacağı ve 10.348-TL kurulum bedeli alacağı olarak ıslah etmiştir.
Davalı usulen yapılan tebligata rağmen davaya yasal süre de cevap vermemiş, HMK 126 ve müteakip maddeleri gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
Bilirkişi raporunun davalıya tebliği üzerine davalı vekili tarafından bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, davacı taleplerinin kabulü halinde müvekkilinin ticari hayatının bitme noktasına geleceğini beyan etmiştir.
Mahkememizce "Davacı Vekili tarafından keşide edilen ... tarihli ihtaname ile davalıdan cezai şart, kar kaybı ve ariyet bedeli ile kurulum bedelini talep etmiş, bu ihtarname 13.11.2013 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. İhtarname ile 3 günlük süre verilmiş olup davalı nın temerrüdü 17.11.2013 tarihi itibariyle oluşmuştur. Davacının istemi de bu yolda olup talep gibi, davacının döviz cinsinde alacaklarını 07.11.2013 tarihi itibariyle TL ye çevirerek talepte bulunduğu anlaşılmakla tercihini talep tarihindeki kur üzerinden TL ye çevirdiği anlaşılmakla 07.11.2013 tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden (15.144,46x 2.0374= 30.855,32-TL) TL ye çevrilerek tüm talepleri bakımından davanın kısmen kabulune temerrüt tarihinden itibaren davacı talebi gibi avans faizi işletilmesine" şeklinde karar verilmiş, verilen kararın taraf vekillerinin vaki temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/10/2017 tarih, 2016/10598 Esas ve 2017/6520 Karar sayılı ilamıyla; "
6100 sayılı HMK.'nun 282. maddesi uyarınca hakim, bilirkişi raporu ile bağlı olmayıp bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir ise de, aynı Kanun'un 266. maddesine göre mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Mahkemece davacının alacak talepleri yönünden iddia ve savunma çerçevesinde HMK.'nın 266. maddesi uyarınca konusunda uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak bir karar verilmesi gerekirken resen hesaplama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklinde bozulmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası Yargıtay incelemesinden döndükten sonra mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce icra edilen yargılama sırasında davacı vekili 05/01/2018 tarihli ve uyaptan gönderdiği feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, davalı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekilinin 22/01/2018 tarihli dilekçesinde; Davacının davadan feragat etmesini kabul ettiğini, lehine vekalet ücreti talepleri olduğunu bildirmiştir.
Davadan feragat H.M.K. nun 307.ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
H.M.K. nun 309.maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Taraf vekilerinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde Davacı vekili Av. ... ile Davalı vekili Av....' ün davadan feragate yetkili olduğu saptanmaktadır. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine, davalı lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın reddine,
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 35,90TL maktu karar harcının, peşin alınan 1.467,00 TL harç ve ıslah harcı 4.133,35TL olmak üzere toplam 5.600,35TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.564,45TL nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davalı lehine AAÜT' ne göre hesap edilen nispi 30.802,80TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/01/2018
Başkan ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Katip ...
(e-imza)