T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1161 Esas
KARAR NO: 2019/188
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 01/09/2014
KARAR TARİHİ: 25/02/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinden özetle; 17/08/2014 tarihinde müvekkillerinin desteği olan ...' ın kendi sevk ve iradesindeki ... Plakalı motosikleti ile ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii ... karayolu üzerinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu ağır yaralandığı, kaza sonrası kaldırıldığı ... Devlet Hastanesi' nde aynı gün vefat ettiği, bu kazanın oluşumunda kaza yerinde yapılan incelemelerde olay yeri tespit tutanağı düzenlendiği, meydana gelen kazada müvekkillerin desteğinin kusurlu olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma dosyasında da bu hususa yer verildiği, meydana gelen kaza sonrasında müvekkillerinin müteveffanın tüm maddi desteğini yitirdiklerini, bundan dolayı müvekkillerin maddi açıdan zor günler geçirdiğini, kazaya karışan ... Plakalı motosikletin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olmadığını, bu nedenle huzurda açılan davanın ...' na açıldığını, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 22.7.2015 dilekçesi dava değerini 195.959,77-TL arttırarak toplamda tazminat istemini 196.959,77-TL ye çıkartarak harcını ikmal etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde; kazaya karışan araç motorlu bisiklet ise, '' motorlu bisikletlerin '' kullanılmasından doğan zararlar teminat dışı kaldığından, güvence hesabının sorumluluğu bulunmadığını, aracın motor hacminin 50 cc nin üzerinde olup olmadığını araştırılmasını, ... bir sigorta şirketi olmadığı için destekten yoksun kalma tazminatının ... aleyhine uygulanamayacağını, tam kusurlu sürücünün hak sahiplerinin destekten yoksunluk tazminatı talep edemeyeceklerini, davacıların destek taleplerinin hukuki dayanağını ispat etmesi gerektiğini, ...' ndan temerrüt faizi talep edilemeyeceği, ... aleyhine karar verilirse ancak dava tarihinden itibaren, yasal faiz oranında hükmedilmesine, davanın husumet yokluğu ve esastan reddini talep etmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişi ...'tan alınan 20/07/2015 tarihli rapordan özetle; "Davacı tarafından açılan davada davalı ...na sorumluluk yöneltilmesinin gerekçesi kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi bulunmaması olup , 5684 sayılı Sigorta Kanununun 14. maddesinde ...nın "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli otan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış araçların neden olduğu bedensel zararlar için" ...na başvuru yapılacağı, ...na yapılan başvurular sebebiyle yapılacak tazminat ödemelerinde "İlgili zorunlu sigortanın" teminat miktarları dikkate alındığı düzenlendiğinden başvuru şartları oluşmuştur.
01.01.1970 doğumlu olan müteveffa ..., 17.08.2014 olay tarihi itibariyle (45) yaşında olduğu kabul edilerek P.M.F.1931 İşaretli yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ... 26 yıl ve bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsa idi muhtemelen (71) yaşına kadar yaşayacağı, müteveffanın sağlığında yapmış olduğu İş ve elde ettiği kazançlara İlişkin bilgi ve belge bulunmadığı, Müteveffa bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsa idi yaşı müsait ve aktif devrede olduğundan kendisiyle birlikte desteğine ihtiyacı olan tüm aile fertlerinin zorunlu İhtiyaçlarını karşılayabilmek İçin sağlığında yapmış olduğu işini yapmaya devam edecek veya bir İşverene ait işyerinde hizmet akdiyle İşçi olarak, ya da diğer değişik işlerde çalışarak gelir edeceği,buna göre; değerlendirmelerde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası hükümlerinin emsal olarak dikkate alınacağı, müteveffa bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsa idi aktif çalışmasını (60) yaşına kadar devam ettireceği vefat tarihi İtibariyle (45) yaşından İtibaren (60) yaşına kadar zarar gördüğü aktif hayat süresi (15) yıl olup , (60) yaşından sonra geçecek olan emeklilik ve pasif devresi İçin de Destekten yoksunluk tazminatının hesaplanması gerektiği ,davacı eş bakımından müteveffanın Pasif devresi için de destekten yoksunluk tazminatı hesaplanacağı, kız çocuklarının destek görebilme yaşları evlenebilecekleri (22) yaş, erkek çocukların İse reşit oldukları (18) yaşı olarak kabul edilerek hesaplama yapılacağı ,nüfus kayıt örneğinden müteveffanın ilk eşinden ... isminde bir kızının daha olduğu, dava dışı ... yaşının altında babasının desteğinden yararlanabileceğinden pay ayrılacak ancak, tazminat hesabı yapılmayacağı, belirtilen esaslara göre Davacı ...'ın destek süresi müteveffa eşinin bakiye ömür süresiyle sınırlı olduğu ,olay tarihinden itibaren günümüze kadar geçen dönem içinde gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretlere göre tespit ve hesaplanması gerektiği, Davacı hak sahiplerinin (1) yıllık işlemiş maddi zararları 17.08 2014-17.08.2015 tarihleri arası geçmiş yılları kapsamakta olup, geçmiş yıllarda uğranılan işlemiş maddi zararların herhangi bir ıskontoya tabi tutulması söz konusu olmadığından davacı hak sahiplerinin {1) yıllık İşlemiş aktif devredeki maddi zararları ıskontosuz olarak tespit ve hesaplanacağı, Hak sahibi davacı eş halen (41) yaşında olup, halen (5), (6) ve (11) yaşlarında (18) yaşından küçük toplam (3) çocuk annesi olup, AYİM araştırmalarında 41 yaşında dul bir kadının yeniden evlenme şansı % 2 olarak belirlendiği, 18 yaşından küçük ve bakıma muhtaç her bir çocuk için % 5 oranında indirim yapılması gerektiğinden, davacı hak sahibi eş (18) yaşından küçük (3) çocuk sahibi olduğundan, yeniden evlenme şansı ve İhtimalinin bulunmadığı,
17.08.2014 kaza tarihini de kapsayan 01.01.2014-31.12.2014 tarihleri arasında Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş teminat limiti ölüm halinde (268.000) TL. olup, Davalı ... plakalı aracın müteveffa sürücüsü ...' m % 100 kusuruna İsabet eden tutar ve 268.000-Tl teminat limiti ile sınırlı olarak maddi tazminat tutarından sorumludur, Davalı ...' nın ... plakalı motosikletin müteveffa sürücüsü ...' ın % 100 kusur oranına isabet eden tazminat tutarıyla ve teminat limitiyle sınırlı olarak hesaplanan tazminat tutarından sorumlu olduğu ve davacı ...' ın maddi zararının = 110.740,07-TL, ...'ın 33.519,72- TL, ...’ ın maddi zararının = 31.334,68 TL, ...'ın maddi zararının 21.365,30- TL,davacıların maddi zararları toplamının - 196.959,77 -TL bulunmaktadır." tesbitlerini içeren rapor sunulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22-02.2012 Tarih ve 2011/17-787 E, 2012/92 K.Sayılı kararında; "...araç sürücüsünün veya işleteninin tüm kusurlu olması halinde desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine, 2918 Sayılı Karayolları Trafik kanunu ve karayolları motorlu araçlar Zorun/u mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, İşletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar vermek gerekir* şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizin ... esas ... sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin bu kararı temyiz ettiği, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 01/10/2018 tarih ... esas ve ... sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazlarının kabul edilerek hükmün bozulmasına dair karar verildiği ve Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 01/10/2018 tarih ... esas ve ... sayılı kararında " Dosya kapsamından destek ...'in, davacı eş ve çocukları dışında, anne adı farklı olan bir kız, iki erkek çocuğunun daha bulunduğu, erkek çocuklardan birinin (...) kaza tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal etmediği, kız çocuğu ...'in de 17 yaş içerisinde olduğu, hükme esas alınan aktüer raporunda, dava dışı ...'a pay ayrılmadığı, yine dava dışı kız çocuğu ...'e pay ayrıldığı belirtilmiş ise de, (rapor içeriğinde kız çocuklarına 22 yaşına kadar pay ayrıldığının belirtilmesine karşın), destek süresinin bir yıl ile sınırlı tutulduğu anlaşılmakla, desteğin bakiye ömrünün sonuna kadar sadece davacı eş ve çocukları ile dava dışı kızı ...'e pay ayıracağı (18 yaşına kadar) varsayılarak hesaplama yapıldığı, davacılar dışında hak sahibi olabilecek oğlu ... ve kızı ... (kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü ile) yönünden de pay ayrılması gerektiğinin dikkate alınmadığı görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, desteğin dava dışı diğer çocuklarına da pay verilerek, davacıların tazminat tutarlarının buna göre belirlenmesi yönünden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. " şeklinde bozulmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası Yargıtay incelemesinden döndükten sonra Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce icra edilen yargılama sırasında davacı vekili 22/02/2019 tarihli ve uyaptan gönderdiği dilekçesi davalı taraf ile yapılan sulh anlaşması uyarınca her iki tarafın da herhangi bir yargılama masrafı ve de vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekilinin 29/11/2018 tarihli dilekçesinde; dilekçe ekinde sunulan 09/11/2017 tarihli sulh ve ibra yazısı uyarınca, sulh ve ibra nedeniyle konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu itibarla taraf vekillerinin sundukları dilekçeler ve ayrıca davacı vekilinin yargılama masrafı ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı göz önüne alınarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı olarak yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 44,40-TL harcın, peşin alınan 25,20-TL ve 669,31 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 694,51 TL den mahsup edilerek bakiye 650,11 TL' nin karar kesinleştikten sonra ve istem halinde davacıya iadesine,
3-Sulh nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.maddesi ile Yönetmeliğin 207.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
Yargıtay İlgili Hukuk dairesi nezdinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde temyiz yasa yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.25/02/2019
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza