T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1190 Esas
KARAR NO: 2021/62
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/12/2018
KARAR TARİHİ: 04/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil bankanın... Şubesi ile davalı kredi lehtarı ... LTD.ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeyi davalı /kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, anılan sözleşmeye istinaden taksitli ticari kredi kullandırılmış olduğu, kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması üzerine Kartal ... Noterliğinin 06.11.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek 639,054,97 TL nakdi kredi bedelinin ödenmesi yönünde alacağın muaccel hale getirildiği, verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalıların takibe ve tüm ferilerine itirazları üzerine takibin durduğu, talep edilen faizin sözleşmenin 10. m ve e-temerrüt maddeleri ve TMK 2. maddesi gereğince hukuka uygun olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinin 48. maddesinin delil anlaşması mahiyetinde olduğunu, bu nedenle müvekkili bankanın defter ve kayıtlarının kesin delil olacağını beyan edilerek, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu ileri sürülüp, davalı borçluların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı, davaya cevap verilmediği görüldü.
DELİLLER
Genel Kredi Sözleşmesi, ihtarname ve ekinde hesap özeti, tebliğ şerhleri, davacı banka defter ve kayıtları, İstanbul... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası, 05/01/2020 tarihli kök bilirkişi raporu ile 20/05/2020 ve 17.11.2020 tarihli ek bilirkişi raporları.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı icra takibine davalıların itirazın sonucu takibin durması nedeniyle açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin 19/09/2019 tarihli celsesi 4 numaralı ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 05/01/2020 tarihli kök raporunda özetle;
''İNCELEME, TARTIŞMA ve DEĞERLENDİRME:
Takip ve Davanın Dayanağı Delillerin İncelenmesi:
Sayın mahkemenin HMK 218 m. ile 278/son m. uyarınca vermiş olduğu yetki çerçevesinde davacı bankadan bizzat temin edilen hesap ekstresi ve kayıtlar ile dosya içeriğinde toplanan delillere göre aşağıda hesap ve değerlendirme yapılmıştır.
6102 Sayılı TTK.m.64 ve VUK.182 gereğince mecburi olan ...Yevmiye,... Kebir ve 2017 Envanter ticari defterlerinin tutulduğu, işbu defterlerden 2017 yılı Yevmiye ve Kebir defterinin Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 1 Sıra no.lu elektronik defter tebliği gereğince elektronik ortamda e-defter olarak tutulduğu, 1 sıra no.lu e-defter tebliği gereğince Ocak ayı beratlarının açılış tasdiki, Aralık ayı beratlarının kapanış tasdiki yerine geçtiği, Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresinde alındığı, Yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı banka lehine delil niteliğine haiz olduğu kanaati edinildiği (HMK 222 m, TTK 64 m/mülga TTK 85 m.),
Davacı banka ile davalı kredi lehtarı...LTD.ŞTİ arasında toplam 1.000.000,00-TL limit tutarında Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiştir. Bahse konu işbu sözleşmeyi davalı/kefillerinde (... ve ...) 1.000.000,00TL kefalet limiti dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla açıkça imzalamış oldukları görülmektedir.
B)Kefilin/lerin Sorumlu Olduğu Miktar ve Yükümlülükleri:
1-Kefalet akdi bilindiği üzere, asıl borç akdinden ayrı ikinci derecede ve bağımsız bir sözleşme olduğu düşünülmektedir. Davalı/kefilin/lerin Genel Kredi sözleşmesinde, müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunmaktadır. (TBK 586.m/mülga; B.K 487. m.)
Bilindiği üzere, kefaletin şartları TBK 583 m.(Mülga:BK 484. ve 485. m) etraflıca düzenlenmiştir.
Bir Kefaletin Geçerli Olabilmesi İçin,
1) Yazılı şekilde yapılması,
2) Kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın açıkça gösterilmesi,
3) Kefalet edilen borcun geçerli bir borç olması,
4) Kefilin medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunmasf,
5)Kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet miktarının kendi el yazısı ile yazılması gibi vesaire hususlar,
TBK'nun 584 m. eklenen ilave bir fıkra ile; Ek fıkra : 28.3.2013-6455 S.K. / m.77) " Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle İlgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz."; hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme yasal değişiklik tarihi 28,03.2013 'den SONRA 06.06.2014 tarihinde akdedilmiş olduğu için, davalı/kefillerin şirket ortağı ve/veya yöneticisi oldukları anlaşıldığından, eş muvafakati belgesine davacı bankaca ihtiyaç duyulmamış olduğu görülmektedir.
Dosya içeriğinde bulunan ... firma sicil bilgileri dokümanına göre davalı/kefillerin şirket ortağı ve yöneticisi oldukları açıkça teyitte edilmektedir.
Yukarıda arz edildiği üzere, Genel Kredi sözleşmesindeki kefalet akdi içeriğinin irdelenmesi sonucunda TBK/nun 582. ve 583. m. (mülga:BK484 ve 485. m) öngörülen " Muayyen bir limit "şartı ile "diğer şekli yasal unsurların " teşekkül etmiş olduğu her ne kadar anlaşılmakta ise de, geçerli bir kefaletin mevcut olup olmadığının nihai takdiri sayın mahkemeye aittir.
2-Kefilin Sorumluluğu: TBK'nun 589 ve 590. maddesi (Mülga:BK 490. m) ; Yeni TBK göre; " Kefil her durumda, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumludur / Eski BK göre; Kefil kefil olduğu miktar ile bu miktara ilaveten kendi temerrüdünün (direniminin) kanuni sonuçlarından sorumludur'' denildiği,
Y. 19.HD.09.1.21993 T.92/9781 Es. 93/8447s.K " Kefilin temerrüdü, kredi hesabını kat eden bankanın, müteselsil kefile TBK'nun 117 m /mülga B.K 101/2. maddesi hükmünce temerrüt ihtarında bulunması İle gerçekleşir "; denildiği,
Görülebileceği üzere kefilin temerrüdü, cari hesabın kesilmesi ve kat edilecek ihtarnamenin kefite tebliği ile doğabileceği hem yasa ve hem de emsal Yargıtay Kararları ile sabittir. Bu husus aşağıda (IV.) başlık altında irdelenmiştir. (TBK 590 m./mülga; B.K 491. m)
Bu durumda davalı/kefilin, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti/leri aşılmamak üzere, temerrüt tarihine kadar işlemiş olan akdi faiz ve fer'ilerinden dolayı da ayrıca sorumlu olacaklarının kabulü gerektiği ifade edilebilir.
Y.19.HD. 11.6.2001 T. 736/4536 s.K: "...Bu nedenle mahkemece, davalı bankanın defter ve belgeleri üzennde kredi sözleşmesi hükümleri göz önüne alınmak suretiyle inceleme yaptırılarak, hesabın kat edildiği tarihe kadar alacağın ulaştığı miktar ve bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar ayrıca uygulanacak akdi faiz hesaplanarak temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak saptanmalı temerrüt tarihi ile bulunan asıl alacak kefillerin kefalet limitlerinden az ise borcun tamamından fazla isef sorumluluğun kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlan ile sınırlı bulunduğu dikkate alınıp icra takip tarihinden sorumlu oldukları miktar bulunmalı ve uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulmalıdır"; denildiği,
Emsal Yargıtay Kararı: 19.HD 03.05.2002 T, 2001/9490 E ve 2002/3356 s. K. "...sözleşmedeki kefalet limitinin 2.500.000 000.-TL olduğu gözetilip yukarıda açıklanan kural dikkate alınarak, takip tarihine kadar sözleşme hükümlerine göre belirlenen temerrüt faizi ve faizin BSMV'si hesaplanarak, takipten sonra B.K'nun 104/son mad. uyarınca asıl alacağa temerrüt faizi ve BSMV uygulanmasına olanak sağlayacak şekilde icradaki kabulde dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir'' denildiği,
3-Kefilin Sözleşme İle Düzenlenen Sorumluluğu:
Sözleşmenin 40.maddesinin (40. Sayfası) göre; ''...Bu Sözleşmenin sonunda imzası bulunan kefil/kefiller müşterinin lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler iie bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden, bu sözleşmede belirtilen faiz, komisyon ve masraflar ile bunlara ilişkin vergilerden işbu sözleşmenin " Temerrüt" başlıklı maddesi ile diğer maddeleri altında belirtilen faizler ile kanuni takip giderleri ve avukatlık ücretlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak, gerek diğer kişilerle birlikte asaleten veya müteselsil kefil sıfatıyla, krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, aşağıda imza bölümünde her bir kefil tarafından el yazısı ile belirtilen azami miktara kadar tutara kadar müteselsil kefil olarak yükümlenir...'' denilmiştir.
Bir üstte belirtilen kefalet sözleşmesinin yeni TBK yürürlüğe girdikten sonra anılan yasaya tabi olarak imzalanmış olduğu görülmektedir, Davalı kefilin gerçek kişi olması nedeniyle kefalet süresi bilindiği üzere yasaya göre 10 yıl ile sınırlıdır. Ancak bu süre daha henüz dolmamıştır, (yeni TBK 598 m),
Davacı bankaca, davalı kredi lehtarı ... LTD. ŞTİ.'ne taksitli ticari kredi kullandırılmıştır.
IV-)Cari Hesabın Kat'ı ve Temerrüt Tarihinin Tespiti:
Cari Hesabın Kat'ı:
Keşide Edilen Kat İhtarı: Davalı banka sözleşmenin 46 maddelerine göre; Kartal ... Noterliği aracılığı ile 06.11.2018 tarihinde ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiği, hesap kesim tarihi 06.11.2018 itibariyle aşağıda belirtilen 639.054,97 TL nakdi borcun (1) gün içinde faiz ve fer'ileri ve %47 oranında temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi, halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği.
a)Kat İhtarına Konu Edilen Nakdi Kredi alacakları:
......davalı kredi lehtarı şirkete 750.000,00 TL tutarında 48 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırılmıştır. Davalı şirket dosya içeriğine göre kredi taksitlerinin 13 adedini ödemiştir. Buna göre ödenmeyen 35 adet ileri vadeli taksitler içindeki anapara miktarı 598,215,26 TL'dır. En son taksit ödeme tarihi 09.07.2018 ile hesap kat tarihi 06.11.2018 aralığında, işlemiş faiz ve fer'ileri 36.946,00 TL (598.215,26 x 121 x17,50 1 36000= 35.186,67 TL +%5 BSMV 1.759,33 TL=36.946,00 TL) dahil edildiğinde, toplam alacak 635.161,26 TL baliğ olmaktadır. Davacı banka ise hesap kat ihtarıyla 639.054,97 TL alacak talep etmiştir. Bu durumda 3.893,71 TL fazla talebin yerinde olmadığı mütalaa edilmektedir.
2)İhtarnamenin tebliği
Davalı kredi lehtarı- ... LTD.ŞTİ:
Muhatap şirketin gösterilen adresinden taşındığı ve yeni adresi bilinemediği için tebligatın çıkış merciine 08.11.2018 tarihinde İADE edildiği, Noter tebliğ şerhinden anlaşılmaktadır.
-Davalı/kefil-...: Muhatabın gösterilen adresinden taşındığı ve yeni adresi bilinemediği için tebligatın çıkış merciine 08.11.2018 tarihinde İADE edildiği, Noter tebliğ şerhinden anlaşılmaktadır.
-Davalı/kefil-...: Muhatabın gösterilen adresinden taşındığı ve yeni adresi bilinemediği için tebligatın çıkış merciine 08.11.2018 tarihinde İADE edildiği, Noter tebliğ şerhinden anlaşılmaktadır.
3)Temerrüt: Yukarıda belirtildiği gibi davalı kredi lehtarı şirkete ve kefillere geçerli birer tebligatın yapılamamış sayılması nedeniyle, davalıların TAKİP TARİHİ itibariyle temerrüde düşürülmüş sayılabilecekleri kanaati edinilmiştir.
V-)İhtilafın Sözleşme Hükümleri Yönünden İrdelenmesi:
1-Delil Sözleşmesi:
Sözleşmenin 47. maddesi: "Müşteri, banka ile arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıklarda, banka defter ve belgelerindeki kayıtların delil olacağını, bunlara itiraz etmeyeceğini kabul eder. Ayrıca müşteriden nakit depo edilmesi veya ek teminat istenmesi açısından da bankanın defterleri ve diğer her türlü kayıtlan esas alınacaktır."; denilmiştir.
O halde, gerek sözleşme ve gerekse de yerleşik Yargıtay Kararlarına göre, davacı bankanın defter ve kayıtları esas alınarak hesap ve değerlendirme yapılmak durumunda kalınmak gündeme gelebilir. (Y: 19. HD.23.02.2000 T, 1999/7576 E ve 2000/1284 s.K /11.HD 09.12.2004 T, 2004/903 E ve 2004/12097 s. K)
[Öte yandan, 12.01.2011 tarihinde kabul edilip, 04.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren, 6100 Sayılı "Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, 193,ncü maddesi, 222.nci maddesi, 448.nci maddesi, Geçici l.nci ve 2 nci maddesi hükümleri, Sayın mahkemenizin takdirlerindedir.]
Ancak, buna mukabil davalı yan herhangi bir ticari defter, kayıt ve ödeme belgesi sunmamışlardır. Sadece soyut beyanlarla borca ve fer'ilerine itiraz edilmiştir. Ayrıca sözleşmedeki kefalet imzasına AÇIKÇA itiraz da edilmiş değildir. Bu durumda yanlar arasında akdedilen delil anlaşması uyarınca davacı bankanın ticari defter ve kayıtları esas alınmak durumunda kalınmıştır.
2-Bankalarda Kredi Faiz Oranlarının Tespiti: Bilindiği üzere, 01.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 30.6.1987 tarih ve 87/11921 sayılı Kararname ve bu Kararname'ye ilişkin 19.02.1991 tarih ve 20791 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 91/1 no.lu TCMB. Tebliğinin 2. ve 4. maddelerinde bankaların mevduat ve kredilere uygulayacakları azami faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmeleri, bu şekilde tespit edilen mevduat ve kredi faiz oranlarını ve bunların yürürlük tarihlerini banka şubelerinde ilan etmeleri, ayrıca bu faiz oranlarını TCMB'a bildirmeleri esası getirilmiştir.
Bu yeni düzenlemeye göre, belirli istisnalar haricinde (Kredi kartları, KMH, TCMB'nın avans ve reeskont kredisi faizleri gibi), kredi işlemlerinde alınacak faiz oranları vade ve türlerine göre bankalarca serbestçe tespit edilmektedir.
3-Sözleşmenin feshi: Sözleşmenin 45. Maddesi:" Banka dilediği anda noter kanalıyla, güvenli elektronik imza taşıyan kağıtlı elektronik posta sistemi veya telgrafla yahut iadeli taahhütlü mektupla, bu sözleşmeye dayanan cari hesapların bir kısmı veya tamamını kesebilir yahut sözleşmeyi feshedebilir....': denilmiştir.
Sözleşmenin bu maddelerinden anlaşıldığı üzere, davacı bankanın dilediği an ve zamanda tek taraflı olarak cari hesabı kesip kat etme ve sözleşmeyi feshetme yetkisine sahip olduğu anlaşılmaktadır.
4-Temerrüt Faizi:
-TL Kredileri: Sözleşmenin 42/E maddesi: "....Müşteri, temerrüt halinde, muaccefiyet tarihinden itibaren, borcunu bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kullanmış olduğu kredinin türü ne olursa olsun, temerrüt tarihinde bankaca ticari kredili mevduat hesaplan için uygulanan kredi faiz oranına 20 puan ilavesi ile bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca ihtar ve merasime hacet kalmaksızın Ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder denilmiştir.
-Döviz Kredisi: Müşteri, temerrüt halinde, muaccefiyet tarihinden itibaren, borcunu bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde bankaca döviz kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranına 10 puan ilavesi ile bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder "; denilmiştir.
Sözleşme koşullarına göre temerrüt faizinin tespiti:
Davacı bankanın TCMB 02,10.2018 tarihinde bildirdiği TL cinsi Ticari kredili mevduat hesabı faiz oranı %27 oranındadır. Diğer yandan TC Merkez Bankasının 01.10.2018 tarihinde Tebliğleriyle yayınladığı geçerli olan KMH kredisi faiz oranı da % 27'dir. Bu faiz oranına sözleşmenin 42/E m. hükmü uyarınca " 20 puan 14 ilave edilerek %47 (27+20=) oranında temerrüt faizi belirlenmiştir.
Davacı bankanın da takip talebinde talep ettiği %47 oranındaki temerrüt faizi yukarıda tespit edilen faiz oranları ile aynı seviyededir. Bu nedenle davacı bankanın talep ettiği temerrüt faiz oranları kaynak maliyeti ve piyasa koşullarına göre her ne kadar bir miktar yüksek ise de, sözleşme serbestisi nazara alındığında yerinde sayılabileceği değerlendirilmektedir. Diğer yandan TBK'nun 26. ve 27. m. (mülga: B.K. 19. ve 20.m) ile TMK. 2. m. göre aykırılık teşkil edip etmediği hususları sayın Mahkemenin takdirleri dahilinde kalmaktadır.
Faiz oranlarının fahiş olup olmadığı, sayın mahkemenin takdir yetkisinde olmakla birlikte, biz belirlenen oranın geçerli olduğu varsayımından hareketle hesaplama yapmış bulunuyoruz. Zira fahişlik iddiası o dönem itibariyle bulunacak ortalamaya göre (en az 3 ayrı bankanın emsal kredilere uyguladığı faiz oranları) saptanabilecektir.
Ayrıca, somut olayda Yargıtay 19. HD 05.06.2013 T. 2013/7303 E. ve 2013/10391 s. K. ile yine 16.05.2013 T. 2013/8556 E. Ve 2013/12306 s.K. uyarınca TİCARİ KREDİ SÖZLEŞMELERİNE (ticari işlerde) yeni TBK'nun 88. ve 120.m göre sınırlandırılmış faiz oranlarının uygulanamayacağı belirtilmektedir, O halde TTK'nun 8. m. göre ticari kredilere serbestçe belirlenen akdi ve temerrüt faiz oranlarının uygulanıp uygulanamayacağı sayın Mahkemenin takdirleri dahilinde kalmaktadır.
TMK 1 m. (3) bendi kapsamına göre;
Emsal Yargıtay Kararı: 19.HD 01.10.2012 T. 2012/5456 E. Ve 2012/13988 s.K. " Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporundaki davacı bankanın akdi faiz oranının %84, temerrüt faizi oranın da %50 ilavesi ile %126 oranının talep edilmesinin mesleki etik açısından uygun bir davranış olmayacağı gibi, B.K 'nun 19 ve 20. M. aykırılık teşkil ettiğinden, akdi faizin %30, temerrüt faizinin %45 olabileceği görüşünün yerinde görüldüğü gerekçesiyle, anılan faiz oranları uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamalar doğrultusunda belirlenen miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %45 temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından takip talebinde %126 temerrüt faizi talep edilmiş olup, talep edilen faiz oranının taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu anlaşılmaktadır. Davacının sözleşmeden kaynaklanan alacakla ilgili olarak sözleşmede kararlaştırılan faiz oranının uygulanmasını istemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şakilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. "; denildiği,
VI-)Temerrüt Tarihi İtibariyle Asıl alacağın hesabı:
Tarafların sözleşmeyi özgür iradeleriyle imzaladıkları, TBK m. 28 anlamında aşırı yararlanma hali ya da TBK m. 20 anlamında sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olmadığı farz edilerek aşağıdaki hesaplamalar yapılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenizindir.
Davalılara usulüne uygun olarak hesap kat ihtarları tebliğ edilemediği içip, takip öncesinde davalıların temerrüde duşürüiemedıkleri kanısıyla, Temerrüt günü odaklı/bazlı bir asıl alacak hesabı da haliyle yapılamamıştır.
Yüksek Yargıtay 19.ncu Hukuk Dairesi Başkanlığının 97/5055 Esas, 97/10599 Karar sayılı emsal kararında;" Bankanın kullandırmış olduğu krediye temerrüt tarihine kadar uygulamış olduğu akdi faiz kapital faizi olup, asıl alacak olarak kabulü gerekir. Bir başka deyişle temerrüt tarihine kadar kullandırılan kredinin aslı ile bunun akdi faizi asıl borcu oluşturur. Bunun sonucu olarak da temerrüt tarihinden itibaren bu toplam borç üzerinden temerrüt faizi uygulaması BK'nun 104/son maddesine aykırılık teşkil etmez hükmü uyarınca yukarıda asıl alacak hesabı yapılmıştır. {TTK 8/2 m. ile TTK 96 m)
VII) İCRA TAKİBİ:
İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün 28.11.2018 tarih ve ...E. sayılı dosyası ile " GENEL HACİZ" yoluyla ilamsız icra takibi açıldığı,
Asıl Alacak 639.054,97
İşlemiş temerrüt faizi 6.583,14
%5 gider vergisi (BSMV) 329,16
TOPLAM ALACAK 645.967,27
Asıl alacak tutarı 639.054,97 TL'na yıllık %47 oranında temerrüt faizi, icra masrafı ve vekalet ücreti ile birlikte TBK'nun 100 m. hükmü uyarınca tahsili talebidir.
VII-) Takip Tarihi 28.11.2018 İtibariyle Toplam Alacak
Hesabı:
Kat tarihi itibariyle asıl alacak.: 635.161,26
KAT tarihi : 06.11.2018
Takip tarihi : 28.11.2018
AKDİ faiz (krediye fiilen uyg f): %17,50
Örnek: Y.19.H.D. 03.05.2012 T. 2012/5181 E. ve 2012/7420 s. K. " Davalılar icra takibi ile temerrüde düştüğünden, davacı banka kat tarihi ile takip tarihi arasındaki sürece temerrüt faizi isteyemez ise de. kat tarihinden takip tarihine kadar AKDİ FAİZ talep edebilir. Bu yön gözden kaçırılarak kat tarihindeki asıl alacak üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir."; denildiği,
O halde, yerleşik takip uygulamaları ile bu yönde kökleşmiş Yargıtay içtihat kararları nazara alınarak, hesap kesim tarihi (kat tarifli) ile takip tarihi arasında geçen süreye AKDİ FAİZ uygulanmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.
06.11.2018-KAT tarihi itibariyle asıl alacak tutarı (hesaplandığı gibi) 635.161,26
Faiz Dönemi Anapara Gün F.oranı / Yıl
06 11.2018-28.11.2018 ; 635.161,26 x 22 x 17,50 / 36000 6.792,69
6.792,69 TL işlemiş faizin %5 gider vergisi 339,63
28.11.2018-TAKİP tarihi itibariyle Toplam alacak tutan 642.293,58
TAKİP tarihi itibariyle toplam 642.293,58TL alacak hesaplandığı, davacı banka ise takip talebinde 645.967,27TL alacak talebinde bulunduğu, bu durumda takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere 3.673,69TL fazla talebin yerinde olmadığı mütalaa edilmektedir.
IX-)SONUÇ ve KANAAT:
Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, ulaşılan değerler takdiri tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere aşağıda arz edilmiştir.
1-Davacı banka ile davalı kredi lehtarı . ..LTD.ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı/kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bahse konu sözleşmeye istinaden taksitli ticari kredi kullandırılmış olduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği,
2-Kefalat Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 1.000.000,00TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 635.161,26TL kefalet limitinden daha DÜŞÜK SEVİYEDE olması nedeniyle, davalı kefillerin hesaplanan borcun tamamından KEFALET LİMİTİYLE SINIRLI Olarak (davalı/kefiller takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldükleri için kefalet limitiyle sınırlı) müteselsilen sorumlu olduklarının düşünülebilineceği (lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m.nin sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği)
3-Davacı Bankanın TAKİP TARİHİ itibariyle Alacakları:
Alacak kalemleri Talep edilen Hesaplanan Talep Edilmesi gereken
Asıl alacak 639.054,97 635.161,26 635.161,26
İşlemiş tem.faizi 6.583,14 6.792,69 6.583,14
BSMV 329,16 339,63 329,16
TOPLAM ALACAK 645.967,27 642.293,58 642.073,56
Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 3.893.71 TL f645.967.27 -642,073.56=) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 635.161,26 TL'na sözleşmesel olarak yıllık %47 oranında işleyecek temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği,
4-Davalıların, takibe konu edilen kredi borçlarının ödeme günlerini ve miktarını bilebilecek durumda oldukları gözönüne alındığında, takibe konu edilen alacağın likit ve muayyen olduğu kuşkusuzdur. Bu bakımdan yukarıda tespit edilen toplam 642.073,56TL alacak üzerinden sayın mahkemece takdir edilebilecek bir oran üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilebilineceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.'' denilmiştir.
Mahkememizin 02/04/2020 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile ""İİK 68/b 1. Fıkra son cümlesi de dikkate alınarak davacı itirazlarını karşılar şekilde" ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 20/05/2020 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
''...
İİK'nun Madde 68/b - (Ek: 9/11/1988-3494/4 md.); " Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır."; denildiği,
İİK'nun 68/b m.1.fıkra son cümlesi; (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/18 md.); " Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır."; denildiği,
Emsal (1): Y. 19. HD. 12.12.2012 T. 2012/13110 E. ve 2012/18922 s.K. " Davalı, dava konusu Genel Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır. Davalıya gönderilen hesap kat ihtarnamesinin gerekçesi ile tebliğ edilemediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. İİK 'nun 4949 sayılı yasayla değişik 68/b m. son cümlesi hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanabilir ise de, kefil bakımından uygulama yeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca somut olay açısından davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği ve bu nedenle takip tarihine kadar işlemiş faiz istenemeyeceği gözetilmeksizin mahkemece somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir."; denildiği,
Davalı kredi lehtarı şirket ve davalı kefillerin sözleşmede gösterilen açık adreslerine tebligat çıkarılmıştır. Davalılar adres değişikliği yapıldığını davacı bankaya ihbar/ihtar ettiklerine dair dosya içeriğinde herhangi bir belge/delil bulunmamaktadır. Yukarıda sunulan İİK'nun 68/b-1. fıkrası son cümlesi hükmü ile bu yöndeki emsal Yargıtay Kararına göre davalı kredi lehtarı şirketin sözleşmede gösterilen adres değişikliğini davacı banka bildirmediği için, sözleşmede yazılı olan adrese çıkarılan tebligatın özellikle davalı kredi lehtarı şirket bakımından tebliğ edilmiş sayılabileceğinden dolayı hukuki sonuç doğurabileceği düşünülmektedir. Her halükarda hukukî takdir sayın mahkemeye aittir.
ÖTE YANDAN DAVALI KEFİLLERİN DURUMUNA GELİNCE;
Emsal; Yargıtay 19.HD: 01.12.2015 tarih, 2014/20249 E. ve 2015/15889 s. K: "Somut olayda, dava konusu genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olan davalı kefillere, hesap kat ihtarı tebliğ edilememiş ise de, hesap kat ihtarının dava dışı asıl borçluya tebliğ edildiği ve böylece asıl borçlunun takipten önce temerrüde düşürülmüş olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı kefillerin takip tarihi itibariyle sorumluluklarının asıl borç ve asıl borca takip tarihine kadar işleyecek temerrüt faizleri toplamının kefalet limitini geçmeyecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece açıklanan bu ilkeler çerçevesinde yeterince araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle hüküm davacı/banka yararına BOZULMUŞTUR."; denilmiştir.
Emsal; Yargıtay 19.HD. 22.02.2016 Tarih, 2015/10680 E. ve 2016/2648 sayılı Kararı; " Davalı, davacı banka ile dava dışı ...Ltd. Şti. Arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Dosya içeriğinden davalı kefilin icra takibi öncesinde temerrüde düşürülmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının takipten önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle, hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, davalı kefilin, asıl borçlunun asıl borcu ile temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumlu olduğu gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir "; denilmiştir.
Takdiri tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere, yukarıda belirtilen emsal Yargıtay Kararları nazara alınarak, özellikle davalı kredi lehtarının İİK'nun 68/b-1 m.son cümlesi hükmü uyarınca temerrüde düşürülmüş sayıldığının kabulü halinde, davalı kefillerin TBK'nun 589 m. hükmü uyarınca davalı kredi lehtarının kusur ve temerrüdü ile bunun hukuki sonuçlarından sorumlu sayılabilecekleri gözönüne alındığında, davalı/kefillerin temerrüt faizinden ve ferilerinden kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu oldukları da düşünülebilinir. Ancak her halükarda nihai takdir sayın mahkemeye aittir.
2)Temerrüt:
NETİCETEN; davalı kredi lehtarı şirkete ödeme için verilen (1) günlük mehil süresi bitimine müteakip 10.11.2018 tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş sayıldıkları düşünülmektedir.
ANCAK, diğer davalı/kefillerin Özellikle TTK'nun 7 m. teselsül karinesi ilkesinden hareket edildiğinde, yukarıda belirtilen emsal Yargıtay Kararları karşısında temerrüt faizinden sorumlu olup olamayacakları sayın mahkemenin takdirleri dahilinde kalmaktadır.
Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında kök raporda revizyon yapılmak gereği doğmuştur.
III-) Temerrüt Tarihi İtibariyle Asıl alacağın hesabı;
Tarafların sözleşmeyi özgür iradeleriyle imzaladıkları, TBK m. 28 anlamında aşırı yararlanma hali ya da TBK m. 20 anlamında sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olmadığı farz edilerek aşağıdaki hesaplamalar yapılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenizindir.
Kat tarihi itibariyle asıl alacak.: : 635.161,26
KAT tarihi : 06.11.2018
Temerrüt tarihi : 10.11.2018
AKDİ faiz (krediye fiilen uyg.f) : %17,50
06.11.2018-KAT tarihi itibariyle asıl alacak tutarı (hesaplandığı gibi) 635.161,26
Faiz Dönemi Anapara Gün F.oranı / Yıl
06.11.2018-10.11.2018 ; 635.161,26 x 3 x 17,50 / 36000 926,28
926,28 TL işlemiş faizin %5 gider vergisi 46,31
10.11.2018-Temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak tutarı 636.133,85
Temerrüt tarihi itibariyle toplam 636.133,85 TL asıl alacak hesaplandığı, davacı banka ise takip talebinde 639.054,97 TL asıl alacak talebinde bulunduğu, bu durumda takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere 2.921,12 TL fazla talebin yerinde olmadığı mütalaa edilmektedir.
Emsal, Yargıtay 19.ncu Hukuk Dairesi Başkanlığının 97/5055 Esas, 97/10599 Karar sayılı emsal kararında;" Bankanın kullandırmış olduğu krediye temerrüt tarihine kadar uygulamış olduğu akdi faiz kapital faizi olup, asıl alacak olarak kabulü gerekir. Bir başka deyişle temerrüt tarihine kadar kullandırılan kredinin aslı ile bunun akdi faizi asıl borcu oluşturur. Bunun sonucu olarak da temerrüt tarihinden itibaren bu toplam borç üzerinden temerrüt faizi uygulaması BK'nun 104/son maddesine aykırılık teşkil etmez "; hükmü uyarınca yukarıda asıl alacak hesabı yapılmıştır. (TTK 8/2 m. ile TTK 96 m)
IV-) Takip Tarihi 28.11.2018 İtibariyle Toplam Alacak Hesabı:
Tem. tarihi itibariyle asıl alacak : 636.133,85
Tem. Tarihi : 10.11.2018
Takip tarihi : 28.11.2018
Tem. Faizi : %47
10.11.2018-Tem. tarihi itibariyle asıl alacak tutarı (hesaplandığı gibi) 636.133,85
Faiz Dönemi Anapara Gün F.oranı / Yıl
10.11.2018-28.11.2018;636.133,85 x 19 x 47 / 36000 15.779,65
15.779,63 TL işlemiş faizin %5 gider vergisi 788,98
28.11.2018-TAKIP tarihi itibariyle Toplam alacak tutarı 652.702,48
TAKİP tarihi itibariyle toplam 652.702,48 TL alacak hesaplandığı, davacı banka ise takip talebinde 645.967,27 TL alacak talebinde bulunduğu, bu durumda takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere taleple bağlı kalınmasının yerinde olacağı mütalaa edilmektedir.
V-SONUÇ ve KANAAT :
...............
3-Davacı Bankanın TAKİP TARİHİ itibariyle Alacakları:
A)Davalı kredi lehtarı şirketin sorumluluğu yönünden
(Hesap kat ihtarıyla temerrüde düşürüldükleri kabul edilerek hesaplama yapılmıştır)
Alacak kalemleri Talep edilen Hesaplanan Talep edilmesi gereken
Asıl alacak 639.054,97 636.133,85 636.133,85
İşlemiş tem.faizi 6.583,14 15.779,65 6.583,14
BSMV 329,16 788,98 329,16
TOPLAM ALACAK 645.967,27 652.702,48 643.046,15
Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 2.921,12 TL (645.967.27 -643.046,15=) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 636.133,85 TL'na sözleşmesel olarak yıllık %47 oranında işleyecek temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği,
...............
Sayın mahkemece davalı/kefillerin yukarıda (11/1.) bent altında belirtilen emsal Yargıtay Kararlarına göre, davalı/kefillerin TBK'nun 589 m. uyarınca, asıl borçlunun kusur ve temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğuna karar verilmesi halinde, davalı/kefillerinde yukarıda (A) bendi altında belirtilen borçtan kefalet limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olabilecekleri gündeme gelebilecektir. Bu hususun takdiri sayın mahkemeye aittir.
4-Davalıların, takibe konu edilen kredi borçlarının ödeme günlerini ve miktarını bilebilecek durumda oldukları gözönüne alındığında, takibe konu edilen alacağın likit ve muayyen olduğu kuşkusuzdur. Bu bakımdan yukarıda tespit edilen toplam 643.046,15 TL ve 642.073,56 TL alacak üzerinden sayın mahkemece takdir edilebilecek bir oran üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilebilineceği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır'' denilmiştir.
Mahkememizin 10/09/2020 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararları gereğince ".... Temerrüt tarihinde bankaca ticari kredili mevduat hesapları için uygulanan akdi faiz oranına göre temerrüt faizi oranının tespiti ve buna göre hesaplamaların yapılması için bilirkişiden ek rapor alınmasına" karar verilmiş ve alınan 17.11.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;
".......
Kök Raporda sözleşme koşullarına göre belirlenen temerrüt faiz oranı
Davacı bankanın 02.10.2018 tarihinde TC Merkez Bankasına bildirdiği TL cinsi Ticarî kredili mevduat hesabı faiz oranı %27 oranındadır. Diğer yandan TC Merkez Bankasının 01.10. 2018 tarihinde Tebliğleriyle yayınladığı geçerli olan KMH kredisi faiz oranı da % 27'dir. Bu faiz oranına sözleşmenin 42/E m. hükmü uyarınca " 20 puan'' ilave edilerek %47 (27+20=) oranında temerrüt faizi belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen 02.10.2018 tarihinde TC Merkez Bankasına bildirilen ticari kredili mevduat hesabı faiz oranı %27'dir. Davacı bankadan temin edilen kredili mevduat hesabı ekstresıne güre de hesabın kesilip kat edildiği 06.11.2018 tarihi ile ihtarın tebliğ tarihi 08.11.2018 aralığında EMSAL MÜŞTERİYE (adı-soyadı-unvanı KVK hakkındaki k. kapsamında bankaca kapatılmıştır) FİİLEN UYGULANAN AKDİ FAİZ ORANI aylık %2,25 yıllık (2,25x12=) %27'dır. Başka bir deyişle TCMB kredili mevduat hesabı için bildirilen faiz oranıyla FİİLEN UYGULANAN kredili mevduat hesabı faiz oranı AYNIDIR. Yani %27 oranındadır. Kök raporda da yukarıda açıklandığı üzere bu %27 faiz oranına sözleşmenin temerüt hükmünü düzenleyen 42/E m. hükmü uyarınca " 20 puan" ilave edilerek %47 (27+20=) oranında temerrüt faizi belirlenmiştir.
O halde kök raporda tespit edilen %47 oranındaki temerrüt faiz oranında bir revizyon yapılamadığından, haliyle bundan önceki raporlarda hesaplama bakımından da bir revizyon yapılamamıştır.
Bu durumda davacı bankanın da takip talebinde talep ettiği %47 oranındaki temerrüt faizi, yukarıda FİİLEN UYGULANAN akdi faiz oranına göre tartışılıp tespit edilen %47 faiz oranıyla ile aynı seviyededir. Bu nedenle davacı bankanın talep ettiği temerrüt faiz oranı kaynak maliyeti ve piyasa koşullarına göre her ne kadar bir miktar yüksek gibi gözükse de, sözleşme serbestisi nazara alındığında yerinde sayılabileceği değerlendirilmektedir. Diğer yandan TBK'nun 26. ve 27. m. (mülga: B.K. 19. Ve 20.m) ile TMK. 2. m, göre aykırılık teşkil edip etmediği hususları sayın Mahkemenin takdirleri dahilinde kalmaktadır. " denilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya içeriği ile usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporları hep birlikte değerlendirildiğine;
Gerçek kişi kefiller şirket ortağı ve/veya yöneticisi oldukları anlaşıldığından, eş muvafakatine gerek bulunmayıp, TBK'nın 583. maddesinde belirtilen gerekli şekli koşullar da mevcut bulunduğundan kefaletlerin geçerli olduğu kabul edilmiştir.
Bir günlük verilen süre ve ihtarnamelerin tebliğ tarihine göre temerrüt tarihinin 10/11/2018 tarihi olduğu, müteselsil kefillere başvurabilmek için BK 586. madde gereğince gerekli olan borçluya kat ihtarı tebliğinin yerine getirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı kredi lehtarı şirket ve davalı kefillerin sözleşmede gösterilen açık adreslerine tebligat çıkarıldığı, dosya münderacatında davalıların adres değişikliği yapıldığını davacı bankaya ihbar/ihtar ettiğine dair bir delil bulunmadığı, İİK'nun 68/b-1. fıkrası son cümlesi hükmü ile yukarıda belirtilen bu yöndeki emsal Y. 19. HD. 12.12.2012 T. 2012/13110 E. ve 2012/18922 K.'na göre davalı kredi lehtarı şirketin sözleşmede gösterilen adres değişikliğini davacı bankaya bildirmediği için, sözleşmede yazılı olan adrese çıkarılan tebligatın özellikle davalı kredi lehtarı şirket bakımından tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı kefillerin TBK'nun 589. m. hükmü uyarınca davalı kredi lehtarının kusur ve temerrüdü ile bunun hukuki sonuçlarından sorumlu sayılacakları gözönüne alındığında, davalı/kefillerin temerrüt faizinden ve ferilerinden kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Kredi mevduat hesabı açısından temerrüt faizi oranı TC Merkez Bankasının 01.10.2018 tarihinde yayınladığı tebliğlerine uygun olarak hesaplanmıştır.
Usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporlarında da yukarıda teknik ayrıntısı anlatıldığı üzere, hesap kat ihtarıyla asıl alacaklının temerrüde düşürüldüğü; kefillerin de TBK 589. maddesi gereğince asıl borçlunun kusur ve temerrüdünden kefalet limitince sorumlu olduğu kabul edilerek takip tarihi itibariyle;
Alacak kalemleri Talep edilen Hesaplanan Talep edilmesi gereken
Asıl alacak 639.054,97 636.133,85 636.133,85
İşlemiş tem.faizi 6.583,14 15.779,65 6.583,14
BSMV 329,16 788,98 329,16
TOPLAM ALACAK 645.967,27 652.702,48 643.046,15
Şeklinde yapılan hesaplamaya itibar edilmiş ve takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 636.133,85TL'na sözleşmesel olarak yıllık %47 oranında işleyecek temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte toplam 643.046,15TL üzerinden ve ayrıca %47 sözleşmesel sabit işleyecek temerrüt faiz oranına itirazların iptaline, 2.912,12-TL açısından davanın reddine, davalıların, takibe konu edilen kredi borçlarının ödeme günlerini ve miktarını bilebilecek durumda oldukları gözönüne alınarak, takibe konu edilen alacağın likit ve muayyen olduğu ancak fiilen uygulanan faizi davalıların bilmesi mümkün olmadığından (icra dosyasına buna ilişkin belgede ibraz edilmemiş olduğundan) asıl alacak miktarı olan 636.133,85-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının,
636.133,85-TL asıl alacak,
6.583,14-TL işlemiş temerrüt faizi,
329,16-TL BSMV olmak üzere,
toplamda 643.046,15-TL üzerinden ve ayrıca %47 sözleşmesel sabit işleyecek temerrüt faiz oranına itirazlarının iptaline, bu şekilde ödeme emrindeki koşullarla devamına,
2.912,12-TL açısından davanın REDDİNE,
636.133,85-TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 127.226,77-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Hüküm altına alınan kabul edilen toplam miktar üzerinden hesaplanan 43.454,30-TL ilam harcından peşin alınan 7.684,43-TL'nin mahsubu ile bakiye 35.769,87-TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 7.684,43-TL peşin harç ve 35,90-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.720,33-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 48.856,69-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalılar, kendilerini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 4.080,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.467,40-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 1.460,70-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; var ise arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.04/02/2021
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”