T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/293 Esas
KARAR NO: 2018/1240
DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: 02/04/2018
KARAR TARİHİ: 27/12/2018
YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davalı vekilin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ticari merkezi İstanbul ... adresinde bulunan ve ...nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... vergi dairesinin ... vergi sicil numaralı ... limitid Şirketi unvanlı şirketin pay ve devir sözleşmesi sonucunda %60 hissesine sahip olduğunu, bu şirketin yukarıda verilen adreste anılan ... ismi altında restoran ve yiyecek içecek hizmetleri sunan bir işletme olduğunu, tek şubeli bir şirket olduğunu, ... ve ... isimli kişilerin davalı şirketin diğer ortakları olduğunu, ... 'in şirket ana sözleşmesi ile 10 yıllığına şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, ancak ... 'in uzun süredir şirketteki müdürlük görevlerini gereği gibi yerine getirmediğini, idari ve mali konularda şirket ortağı olan müvekkiline bilgi vermekten kaçındığını, birçok yönden şirketin işleyişine ve düzenine zarar verdiğini, şirket borçlarının zamanında ödenmediğini, bu borçlardan dolayı müdüre ulaşamadıklarından dolayı şirket ortağı olan müvekkilini aradıklarını, alacaklarının kendisinin ödemesi gerektiğini, şirketle iş ilişkisi kuran tedarikçilerin şirkete karşı icra takibi başlatıklarını, şirket müdürünün bulunduğu gayrimenkule ait kiraları halen ödemediğini, 2017 ekim ve kasım ayı kira bedelleri için .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı doyasından ve 2017 aralık kira bedeli için ... icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından müvekkilinin de ortağı olduğu şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, şirkete ait yaklaşık 50.000,00 TL'ye yakın SGK ve vergi borçlarının da şirket müdürü tarafnıdan ödenmediğini, hiçbir şekilde ödenmeyen kira bedelleri için 19/01/2018 tarihinde davalı şirkete karşı ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayalı dosyası ile tahliye davası açıldığını, açalın tahliye davasına ilişkin tebligatların şirkete tebliğ edilmesine ve durumdan haberdar olmasına rağmen şirket müdürü ...'in açılan tahsiye davasına hiçbir şekilde cevap vermediğine, 01/03/2018 tarihinde ilk celsede söz konusu taşınmazın tahliyesine karar verildiğini, tahliye kararı çıktıktan sonra da şirket müdürü ...'in kira borçlarını ödemedğini, yasal süresinde dahi istinaf başvurusu dahi yapmadığını, şirket haklarını savunmadığını, 28/03/2018 tarihinde şirket icra edildiğini, şirket mallarının yediemin deposuna bırakıldığını, tahliye aşamasında şirket müdürünün hiçbir şeklide şirket menfaatine dair bir girişimde bulunmadığını, yediemin deposu nakliye ücreti, yedieminin kira ücreti gibi ücretleri de müvekkiline rücu etmek kaydı ile şahsi malvarlığından ödediğini, şirketin kira borcunun bu aşamada dahi ödenmediğini, müvekkilinin fatura ödeme merkezlerinden edindiği bilgilere göre 765,00 TL doğalgaz, 13.000,00 TL elektirk ve 3.860,00 Tl toplamda 17.625,00 TL borcu mevcut olduğunu, şirket müdürünün şahsi borçları nedeniyle de şirket hissesine ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yaklaşık 50.000,00 TL borca karşılık haciz konulduğunu, taşınmazın tahliye edilmesi sebebi ile de şirket faaliyetlerinin son bulduğunu ve bu aşamadan sonra bir gelir elde edemeyeceğini, şirket müdürünün özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, kafenen işletilemez hale gelmesine neden olduğunu, şirketin borca batık hale gelmesine sebebiyet verdiğini belirterek bu süreç tamamlanıncaya kadar şirketin ortağı ve müdürü olan ...'in şirket adına işlem yapma yetkisinin kaldırılmasını, yediemin deposunda bulunan malladın satışı ve amme borçlarının ödenmesi açısından şirkete terbiren kayyım atanmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya cevap vermediği anlaşıldı.
Mahkememizin 09/04/2018 tarihli tensip tutanağının 8. Ara kararı gereğince, davalı şirkete kayyum atanmaya ilişkin tedbir talebi ve iddialarının yerinde olup olmadığının, fesih ve tasfiye olgularına ilişkin olmak üzere, şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılması için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin 18/04/2018 tarihli raporunda özetle; işletmenin 2016 ve 2017 yılların sonu ile 2018 yılı ilk çeyrek döneminde borca batık dumuda olduğunu, işletme yetkilisi müdürün borca batıklığı ilişkin yükümlülüklerini ifa etmediği, görevini layıkı ile yerine getirmediğini, işletme müdürüne ulaşılamaması sebebiyle resmi defterlerin ibraz edilmediğini, işbu sebeple sürecin davalı tarafın aleyhine delil olma niteliğinde haiz olduğunu, şirket müdürünün dava sürecinde müdahil olmaması sebebiyle savunmasının dikkate alınmadığı, bu yüzden davacı tarafın iddasının yersiz olduğunu, işletme müdürünün şirket varlıklarını kendi şahsi ihtiyatçları adına kullandığı iddiasının ispatlanamadığı, ancak sürekli borç yaratılması ve işletmeye zarara yönlendirme sebebiyle azli talebinin doğru olduğunu, şirket müdürünün şirket kaşesini kullanarak 3. Bir kişiye senet verdiği iddiasını ispatlayıcı bir nitelikte herhangi bilgi ve döküman mevcut olmadığını konunun duyumadan ibaret olduğunu bu sebeple davacı tarafın iddasının yersiz olduğunu, işletmenin sürekli olarak karı sağlayamamasının işletmenin feshi talebine cevaz verdiği bu kapsamda davacı tarafın şirket müdürünün yetkilerinin iptali ve azli ile şirketin feshine ilişkin talebinin doğru ve yerinde olduğunu, fesih ve tasfiye süreçlerini yürütmek ve yönetmek üzere şirkete Kayyım atanması talebinin yerinde olduğunu bildirmiştir.
Netice-i talepte şirket yöneticinin azli talebi bulunmamakta, dava süreci tamamlanıncaya kadar yetkisinin kaldırılması ve kayyım atanmasına yönelik tedbir talebi bulunmaktadır.
Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/18022E.2015/3494 K. Ve 2015/12197 E. 2016/2357 K. sayılı emsal kararları)
TTK 636 . Madde şu şekildedir :" (1) Limited şirket aşağıdaki hallerde sona erer:
a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
b) Genel kurul kararı ile.
c) İflasın açılması ile.
d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hallerinde.
(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hale getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.
(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır."
Şirketin 2016 ve 2017 yılların sonu ile 2018 yılı ilk çeyrek döneminde borca batık durumda olduğu, şirketin tek işletmesinin kapalı ve boş durumda olduğu, limited şirketin faaliyetinin tamamen durmuş olması, merkezinin tahliye edilip, mallarının haczedilmesinin şirketin feshi için haklı sebep teşkil edeceği, şirketin devamında haklı bir gerekçenin kalmamış olduğu anlaşılmış ve tüm bu nedenlerle sonuçta aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda ayrıntısı açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile, davalı ... nin ... noda kayıtlı ...'nin feshine ve tasfiyesine,
Fesih ve tasfiyenin, bu kararın kesinleşmesinden itibaren geçerli olmasına,
Karar kesinleşinceye kadar şirket müdürü görevlerini münhasıran ifa etmek üzere ...'in yönetim kayyımı olarak atanmasına,
Mevcut kayyımın kararın kesinleşmesinden itibaren aynı şartlarla tasfiye memuru olarak görev yapmasına,
Tasfiye memurlarına ve kararın kesinleşmesinden itibaren tasfiye memuruna aylık 700,00 TL ücret takdirine,
Bu ücretin davacılar tarafından karşılanarak tasfiye bilançosunda nazara alınmasına,
TTK'nın 533. maddesi uyarınca tasfiye sonuna kadar şirketin unvanına "Tasfiye halinde" ibaresinin eklenmesine,
Karar kesinleştikten sonra keyfiyetin tescil ve ilanına,
2-Harç peşin alındığından başkacada harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 71,80 TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.180,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 906,50 TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.maddesi ile Yönetmeliğin 207.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep halinde hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 27/12/2018
Başkan ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı